bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı59
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim23
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar8
- traveler of secret moments sakso sözü6
- kale3112 ifşa8
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar7
- kassız erkek neye benzer6
- sözlüğün en şık erkeği12
- sözlükte kim kimle sevgili25
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- istanbul cin kaynıyor3
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- suyolu bileklik hediye edecek erkek yazarlar3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- nervio43
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- yanlışlıkla travelerla fingirdemek3
- fenerbahçeli yazarlar2
- fenerbahçe 3 liverpool 22
- gece gece eve acılı tantuni söylemek3
- tebrikler fenerbahçem2
- sözlükte fingirdemek yerine yapılacak şeyler3
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- herif olmanın zorlukları2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- aşk9
- sözlük erkeklerinin göğüsleri2
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- final destination 73
- judas'ın ölmesi4
- 31 aralık 2026 uludağ sözlük yılbaşı partisi5
- fener 3 yaptı2
- cinle alay edenlere hodri meydan2
- fener attı2
- irfan can'ın meksikalılara benzemesi2
- televizyonun bozulması2
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- kafe açma fikri4
- tır şoförleri3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- çilekli gofret yiyen erkek3
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- eski cumhurbaşkanlarını mumla aramak3
- karıya şiddet7
- fon vurgununu yazana 18 yıl hapis istenmesi2
- 1 aralık 2026 amedspor karşıyaka maçı3
- anın görüntüsü32
- mason greenwood2
selim temo'nun bir şiiridir.
'mızgın ve frok için'
ah! tamara
(bitmemiş bir şiirin ipuçları)
yaşam ve ölüm
iki hasım şimdi
iki şüpheli şahıs
her an birisindir
her an ikisi
ı
samanyolu uzanmış sereserpe
hasat bitmiş
erzak, kuruyarı istif
geriye bir şairin hüznü kalmış biçilmedik
boy vermiş, başak uçları göbekte!
incecik bileklerime batıyor ah, tamara!
büyüdükçe mi yitiriyoruz saflığımızı?
samanyolu çırılçıplak, gece yıldızlı
dut yaprakları hışırdıyor, orda mısın?
ıı
meyva dalları ağır, yorgun
ersabah doğuracaklar yarın
şimdi geceye karışıyorlar simsiyah yapraklarıyla
kapımın yüzyıllık mavisi
bir sağımlık çiyi çiçeklerimin
-en çok şafakta tazedirler
hep tükenmez bir umudun habersiz sebepleridir
ağzımda dağılan toran üzümü
sapsarı tınazlarla sağılmayı bekleyen harman
saçları tutuşan dağlar
havaya akan kuru buhar!
hep bu umudun dirilişidir tamara!
bundan tenim bu kadar esmer
ve savrulup gidişim
adı geri verilen diyarlara..
ııı
tandırdan ahker eksilmez olmuş
yapışmış hamuru yakıyor, bu koku ordan
batman çayı, malabadênin ayaklarını öpüyor
ve tutsaklığının farkında
bunca yıllık kalıbında böyle aktığı görülmemiştir
bezgin, biteviye..
ve sesler eksiliyor geceden
hasretlik bir fa vurulmuş en son
dört mi yaralı requiemden
re teslim olmuş, pişmanmış
diğerleri karanlıktan..
ama alev aydınlatır dumanı da
saçılmış bir beyinden içeri
kara burunlu kara postal
işte her şey bu kadar açık, tamara..
ıv
adım, soyadım da söyleniyormuş gibi uzundu
çok dövdüler beni, çok ağaçtan düştüm
kafamda on dört kırık izi var, sıyrıkları saymadım
katlayıp katlayıp boyuma uydururdu annem
yine de çıplak ayaklarımı gizleyemezdi pantalon
derken kırmızı bir kundura aldılar bir yaz çermikten dönerken
eskimesin diye hiç giymedim
sonra ayağıma dar geldi..
yüzlerce bilye bulurdum düşlerimde
uyanınca hiçbiri olmazdı
hep ütüldüğüm günlerde görürdüm
karışım büyüdü, düşler seyreldi..
bir sabah ayrı bir dünya, intizam!
öğretmenin yazısı kadar yabancı..
paydosta kendi harfleriyle ağlayan annem
hangisi bendim.. ben hangisiyim..
biraz kafka okumak gibi bir şey galiba
kapkara olmak belki
belki ismin ne? hâli
v
- a ha! bu atlı mıhlısodur
ilerde itirafçı olacak!
nuro bir kolcu daha vurur
bu kırkıncı!
sıtma çaputuna birebir ellerinin şifası..
edip vurulmuş.
edip vurulmuş..
edip vurulmuş... hawaaar!
jandarma.
sıkıyönetim..
harekât...
ictima.
işkence..
terörist...
sıtma.
verem..
kolera...
ölüm.
yas..
taziye...
vı
dört parçalı göğsümü
paletler çiğner her gün
yürür giderler kirpiklerim boyunca
önüme atılan kardeş başları
taşırır yoksul gözlerimi de
inadına ağlamam işte
acım, yaşadığımca ağlasam bitecek değil!
birilerinin kahır doluyor içi tamara!
birileri yakıyor kendini yunmak için acılardan
yeter
yeteeer
y e e e t e e e e e e e e e r r r...
vıı
kaç çiçek kurusu
kaç kelebek ölüsü
kaç yüz buruşuğu
yaşanamayan kaç aşk
olası kaç heyecan
kaç eksik ürperti
hiç saramayacak kaç beden
bir
taş
oynuyor
yerinden
bir adam güç bela öpebiliyor sevgilisini
bir saz kırılıyor
bir civan uçuruma salıyor ağırlığını
bir köprü uçuyor bakmaktan
ellerim yanıyor kâğıtta
ellerime ağustos yağıyor durmadan
en çok baharları ağlıyorum
bir yanardağın batısında
vııı
beklemek zamanı çoğaltır tamara!
belki bir deprem, hadi bir deprem
taşırır yoksul denizleri
ilk kurşun.
ilk sağım..
ilk ağızsütü...
dışarda fırtına var:
bütün pencereleri açın!
ve kederli bir yüze kapanır kapı
tanrı kadar mağrur kadınlar bekler
köylerde, şehirlerde acır yalnızlık
başkasının ölümü: tek gerçek felaket!
sapsarı bir endişeyle sokaklara çıkılır:
agit vurulmuş.
agit vurulmuş..
agit vurulmuş... ah, heval!
hiçbir romana sığmayacak
hiçbir yüzyıla hasretimiz
alnımdan kırgın sloganlarla bir şehir geçer her gün
bültenler kelle başı söz eder öldüğümüz ülkeden
ıx
soğuk olur anneciğim.. soğuktur beklemek
soğuktur kör umut biriktirmek sağır beyinlerde
yeni yükünü yıkmaya benzemez
ama en az senden eksilen kanlar kadar kutsal
ve yardan, yarenden yoksun, öylece,
birbaşına, sebepli bir intihar
sebepli bir koyveriş kendini, arkadan geleceklere..
yani anneciğim soğuk olur dizinden uzak her yer
ölüler.. ölümler artar ömründe
kaygıyla bültenleri izlersin.. soğuktur bahar gelmez
soğuktur, ihanet artar.. soğuktur, iftira..
ve ben cüzamlı bir yolcuyumdur kimsenin konuk etmediği
düşümde bir sevda bulurum, adı: tamara!
uzar, uzar sesim sessizlikte, bıkkınlığında sessizliğin
derken yarına inanmaya başlar birileri
düşlerinde umut bulur
saçlarında bölünmüş bir şefkatin sımsıcak izi
dudaklarında kaçak tütün tebessümü
ve tokalaşmaları sertçedir, samimidir
kendi renginde akar kızılırmak
dicle kendi dilinde çalkanır
ansızın hatırlanmış bir şey gibi
x
a a h, tamara!
niye mi tutuyorum ellerini
niye mi dönüyorum köklerime
sen ki birden çok, çoktan fazla
ve kelimenin birkaç anlamıyla dişi
ve ben tutuşmalıyım tamara
bir aşk da mutlu bitsin!
xı
ayışığı sonatını çaldığımız akşam..
tabanlarım ağrıyor
bıyıklarım gürültüyle uzuyor
hışmımdan korkuyorum tamara!
bir namlu ucundaki darağacında
tepinir, tepinir kesilmiş bir kuş gibi içim
bıraksalar sulardım, dallarına çıkardım yeşilken
şimdi savaşçılık oynar içimdeki çocuk
artık hep ebe değil
ve oyunlarına almıyor bekoyu..
korkarak
üşenerek büyüyen feyzoyu vurmuşlar!
ensesine ölüm sıkılmış, iki el!
feyzo vuruldu.
feyzo vuruldu..
feyzo vuruldu... a a h, heval!
yaşam ve ölüm
iki hasım şimdi
iki şüpheli şahıs
her an biriyim, tamara
her an ikisi.
'mızgın ve frok için'
ah! tamara
(bitmemiş bir şiirin ipuçları)
yaşam ve ölüm
iki hasım şimdi
iki şüpheli şahıs
her an birisindir
her an ikisi
ı
samanyolu uzanmış sereserpe
hasat bitmiş
erzak, kuruyarı istif
geriye bir şairin hüznü kalmış biçilmedik
boy vermiş, başak uçları göbekte!
incecik bileklerime batıyor ah, tamara!
büyüdükçe mi yitiriyoruz saflığımızı?
samanyolu çırılçıplak, gece yıldızlı
dut yaprakları hışırdıyor, orda mısın?
ıı
meyva dalları ağır, yorgun
ersabah doğuracaklar yarın
şimdi geceye karışıyorlar simsiyah yapraklarıyla
kapımın yüzyıllık mavisi
bir sağımlık çiyi çiçeklerimin
-en çok şafakta tazedirler
hep tükenmez bir umudun habersiz sebepleridir
ağzımda dağılan toran üzümü
sapsarı tınazlarla sağılmayı bekleyen harman
saçları tutuşan dağlar
havaya akan kuru buhar!
hep bu umudun dirilişidir tamara!
bundan tenim bu kadar esmer
ve savrulup gidişim
adı geri verilen diyarlara..
ııı
tandırdan ahker eksilmez olmuş
yapışmış hamuru yakıyor, bu koku ordan
batman çayı, malabadênin ayaklarını öpüyor
ve tutsaklığının farkında
bunca yıllık kalıbında böyle aktığı görülmemiştir
bezgin, biteviye..
ve sesler eksiliyor geceden
hasretlik bir fa vurulmuş en son
dört mi yaralı requiemden
re teslim olmuş, pişmanmış
diğerleri karanlıktan..
ama alev aydınlatır dumanı da
saçılmış bir beyinden içeri
kara burunlu kara postal
işte her şey bu kadar açık, tamara..
ıv
adım, soyadım da söyleniyormuş gibi uzundu
çok dövdüler beni, çok ağaçtan düştüm
kafamda on dört kırık izi var, sıyrıkları saymadım
katlayıp katlayıp boyuma uydururdu annem
yine de çıplak ayaklarımı gizleyemezdi pantalon
derken kırmızı bir kundura aldılar bir yaz çermikten dönerken
eskimesin diye hiç giymedim
sonra ayağıma dar geldi..
yüzlerce bilye bulurdum düşlerimde
uyanınca hiçbiri olmazdı
hep ütüldüğüm günlerde görürdüm
karışım büyüdü, düşler seyreldi..
bir sabah ayrı bir dünya, intizam!
öğretmenin yazısı kadar yabancı..
paydosta kendi harfleriyle ağlayan annem
hangisi bendim.. ben hangisiyim..
biraz kafka okumak gibi bir şey galiba
kapkara olmak belki
belki ismin ne? hâli
v
- a ha! bu atlı mıhlısodur
ilerde itirafçı olacak!
nuro bir kolcu daha vurur
bu kırkıncı!
sıtma çaputuna birebir ellerinin şifası..
edip vurulmuş.
edip vurulmuş..
edip vurulmuş... hawaaar!
jandarma.
sıkıyönetim..
harekât...
ictima.
işkence..
terörist...
sıtma.
verem..
kolera...
ölüm.
yas..
taziye...
vı
dört parçalı göğsümü
paletler çiğner her gün
yürür giderler kirpiklerim boyunca
önüme atılan kardeş başları
taşırır yoksul gözlerimi de
inadına ağlamam işte
acım, yaşadığımca ağlasam bitecek değil!
birilerinin kahır doluyor içi tamara!
birileri yakıyor kendini yunmak için acılardan
yeter
yeteeer
y e e e t e e e e e e e e e r r r...
vıı
kaç çiçek kurusu
kaç kelebek ölüsü
kaç yüz buruşuğu
yaşanamayan kaç aşk
olası kaç heyecan
kaç eksik ürperti
hiç saramayacak kaç beden
bir
taş
oynuyor
yerinden
bir adam güç bela öpebiliyor sevgilisini
bir saz kırılıyor
bir civan uçuruma salıyor ağırlığını
bir köprü uçuyor bakmaktan
ellerim yanıyor kâğıtta
ellerime ağustos yağıyor durmadan
en çok baharları ağlıyorum
bir yanardağın batısında
vııı
beklemek zamanı çoğaltır tamara!
belki bir deprem, hadi bir deprem
taşırır yoksul denizleri
ilk kurşun.
ilk sağım..
ilk ağızsütü...
dışarda fırtına var:
bütün pencereleri açın!
ve kederli bir yüze kapanır kapı
tanrı kadar mağrur kadınlar bekler
köylerde, şehirlerde acır yalnızlık
başkasının ölümü: tek gerçek felaket!
sapsarı bir endişeyle sokaklara çıkılır:
agit vurulmuş.
agit vurulmuş..
agit vurulmuş... ah, heval!
hiçbir romana sığmayacak
hiçbir yüzyıla hasretimiz
alnımdan kırgın sloganlarla bir şehir geçer her gün
bültenler kelle başı söz eder öldüğümüz ülkeden
ıx
soğuk olur anneciğim.. soğuktur beklemek
soğuktur kör umut biriktirmek sağır beyinlerde
yeni yükünü yıkmaya benzemez
ama en az senden eksilen kanlar kadar kutsal
ve yardan, yarenden yoksun, öylece,
birbaşına, sebepli bir intihar
sebepli bir koyveriş kendini, arkadan geleceklere..
yani anneciğim soğuk olur dizinden uzak her yer
ölüler.. ölümler artar ömründe
kaygıyla bültenleri izlersin.. soğuktur bahar gelmez
soğuktur, ihanet artar.. soğuktur, iftira..
ve ben cüzamlı bir yolcuyumdur kimsenin konuk etmediği
düşümde bir sevda bulurum, adı: tamara!
uzar, uzar sesim sessizlikte, bıkkınlığında sessizliğin
derken yarına inanmaya başlar birileri
düşlerinde umut bulur
saçlarında bölünmüş bir şefkatin sımsıcak izi
dudaklarında kaçak tütün tebessümü
ve tokalaşmaları sertçedir, samimidir
kendi renginde akar kızılırmak
dicle kendi dilinde çalkanır
ansızın hatırlanmış bir şey gibi
x
a a h, tamara!
niye mi tutuyorum ellerini
niye mi dönüyorum köklerime
sen ki birden çok, çoktan fazla
ve kelimenin birkaç anlamıyla dişi
ve ben tutuşmalıyım tamara
bir aşk da mutlu bitsin!
xı
ayışığı sonatını çaldığımız akşam..
tabanlarım ağrıyor
bıyıklarım gürültüyle uzuyor
hışmımdan korkuyorum tamara!
bir namlu ucundaki darağacında
tepinir, tepinir kesilmiş bir kuş gibi içim
bıraksalar sulardım, dallarına çıkardım yeşilken
şimdi savaşçılık oynar içimdeki çocuk
artık hep ebe değil
ve oyunlarına almıyor bekoyu..
korkarak
üşenerek büyüyen feyzoyu vurmuşlar!
ensesine ölüm sıkılmış, iki el!
feyzo vuruldu.
feyzo vuruldu..
feyzo vuruldu... a a h, heval!
yaşam ve ölüm
iki hasım şimdi
iki şüpheli şahıs
her an biriyim, tamara
her an ikisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar