bugün
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı4
- intihar düşüncesi6
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- cumartesi kahvaltısı5
- bara giden erkeğin asıl amacı9
- evliliği zorlaştırmak3
- sözlüğe resim yüklenememesi2
- sözlükte ne değişti5
- idealizm vs materyalizm2
- anneanne3
- at eti yiyen gay2
- insan olmaya ceyrek kala11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- bir kadından hoşlanmak4
- uludağ itiraf17
- zalbert ramstein6
- ölümden korkuyor musunuz12
- yahudi düşmanlığı2
- queen feristah15
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- aşk4
- hafızayı sildirmek7
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor28
- hava su ateş toprak2
- fusya semsiyeli yabanci20
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- gocu41
- işiniz gücünüz yok mu11
- türkşad kunthan uçuk2
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- gecenin şarkısı18
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- ayıyla güreşmek7
- melatonin3
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- erkekler neden evlenmek ister15
- ghost rider2
- apo'nun villası11
- kürdü sevin21
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- sözlükten korkmak5
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
çocukken annemin hastanesine giderdim okul çıkışlarında.. bi tarafta haldır huldur makale toplayıp tez yazan annem , bi tarafta onun masasında reprezantların getirdiği ilaç markalarının oyuncağımsı şeyleriyle oynayan ben.. annem hep küvet ördeği gibi tırt ama çocuklara cezbedici gelen oyuncakları çekmecesine koyardı.. o çekmece benim için bi kutu ülker kare çikolatayla cennet kapısına açılan kapıydı.. ülke çikolata dediğim de şimdinin kare blokları değil.. eskiden , çekmece gibi açılan , içinden 10 tane ayrı ayrı kağıtlara sarılmış çikolatacıklar çıkan kırmızı kutulu mavi ülker yazlı çikolatalardan vardı.. her gün bi tanesini yerdim.. dönüp dönüp çıkarırdım kutusundan kaç tane kaldı diye..
gene o günlerden bi gün , tahta bi kutuda , uzun rengarenk çubuklar çıktı bi ilaç firmasının getirdiği torbadan.. çubukların üstünde o zamanlar asla alamadığım spiral desenli şekerlerin rengi vardı.. alıp elimde oynatsam renklerden başım dönerdi..
annemin önlüğünü çekiştirdim her zamanki gibi döner sandalyemle yanına giderek.. fatma teyze durumu ve annemi sinirini farketti geldi karşma oturdu..
bana nasıl oynanacağını anlattı..bi türlü şu çubukları elimde tutup fatma teyze gibi bırakamıyordum.. o yüzden dağıtma işini hep fatma teyzeye verdim..
artık o günden sonra hep oynadım o oyunu.. kah annemle çay içerken kah arkadaşlarımla kah kuzenlerle kah annemin hastanesindeki hademelerle..
hep zevk aldım.. parmakların o ince hareketleri denge gelecek hamleyi öngörme tam da ucundan bastırıp çubuğu kaldırma..
mikado oynayan insan incedir.. uzun parmaklıdır.. kaba saba değildir.. hırıldamaz.. mikado lan bu ne sandın demeyin.. bi kafaızda canlandırın bakalım uzun cadı tırnaklı ,kırmızı ojeli tiki bi kızı.. onun koca çantasını taktığı koluna , ojeden sararmış olduunu bile fark edemediği tırnaklarına , koca koca küpelerine o mikado çubukları yakışır mı ? ya da karısını döven bi adam düşünün.. koca göbekli kemerinde cep telefon takma yeri asılı.. sürekli terliyo.. kokuyo.. elleri dolma dolma kıllı.. nefes alış verişi bile sert.. o çubukları nefes alışlarıyla düşürür o adam..
işte mikado böyledir.. bi nevi zerafet sahiplerinin indikatörüdür..
çocukluğumdur.. çocuğuma alacağım ilk ilkokul oyuncağıdır..
gene o günlerden bi gün , tahta bi kutuda , uzun rengarenk çubuklar çıktı bi ilaç firmasının getirdiği torbadan.. çubukların üstünde o zamanlar asla alamadığım spiral desenli şekerlerin rengi vardı.. alıp elimde oynatsam renklerden başım dönerdi..
annemin önlüğünü çekiştirdim her zamanki gibi döner sandalyemle yanına giderek.. fatma teyze durumu ve annemi sinirini farketti geldi karşma oturdu..
bana nasıl oynanacağını anlattı..bi türlü şu çubukları elimde tutup fatma teyze gibi bırakamıyordum.. o yüzden dağıtma işini hep fatma teyzeye verdim..
artık o günden sonra hep oynadım o oyunu.. kah annemle çay içerken kah arkadaşlarımla kah kuzenlerle kah annemin hastanesindeki hademelerle..
hep zevk aldım.. parmakların o ince hareketleri denge gelecek hamleyi öngörme tam da ucundan bastırıp çubuğu kaldırma..
mikado oynayan insan incedir.. uzun parmaklıdır.. kaba saba değildir.. hırıldamaz.. mikado lan bu ne sandın demeyin.. bi kafaızda canlandırın bakalım uzun cadı tırnaklı ,kırmızı ojeli tiki bi kızı.. onun koca çantasını taktığı koluna , ojeden sararmış olduunu bile fark edemediği tırnaklarına , koca koca küpelerine o mikado çubukları yakışır mı ? ya da karısını döven bi adam düşünün.. koca göbekli kemerinde cep telefon takma yeri asılı.. sürekli terliyo.. kokuyo.. elleri dolma dolma kıllı.. nefes alış verişi bile sert.. o çubukları nefes alışlarıyla düşürür o adam..
işte mikado böyledir.. bi nevi zerafet sahiplerinin indikatörüdür..
çocukluğumdur.. çocuğuma alacağım ilk ilkokul oyuncağıdır..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar