bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- duyulan en ilginç isim5
- mutsuz olmak3
- anın fotoğrafı14
- oralet içen erkek5
- galatasaray6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- uludağ sözlük çeteleri9
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- en tehlikeli insan tipleri2
- çaya şeker atan erkek5
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- kalem4
- rennes2
- yıkık yazarlar4
- en boktan on yıl7
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- latte içen erkek4
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- yerinde dur3
- patates kızartması4
- erdal beşikçioğlu8
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- ona bir şey söyle13
- gocu bak bi5
- telefona cevap vermeyen kız3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- ayrılık8
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- en gey özelliğiniz3
- selam sözlük2
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
çocukken annemin hastanesine giderdim okul çıkışlarında.. bi tarafta haldır huldur makale toplayıp tez yazan annem , bi tarafta onun masasında reprezantların getirdiği ilaç markalarının oyuncağımsı şeyleriyle oynayan ben.. annem hep küvet ördeği gibi tırt ama çocuklara cezbedici gelen oyuncakları çekmecesine koyardı.. o çekmece benim için bi kutu ülker kare çikolatayla cennet kapısına açılan kapıydı.. ülke çikolata dediğim de şimdinin kare blokları değil.. eskiden , çekmece gibi açılan , içinden 10 tane ayrı ayrı kağıtlara sarılmış çikolatacıklar çıkan kırmızı kutulu mavi ülker yazlı çikolatalardan vardı.. her gün bi tanesini yerdim.. dönüp dönüp çıkarırdım kutusundan kaç tane kaldı diye..
gene o günlerden bi gün , tahta bi kutuda , uzun rengarenk çubuklar çıktı bi ilaç firmasının getirdiği torbadan.. çubukların üstünde o zamanlar asla alamadığım spiral desenli şekerlerin rengi vardı.. alıp elimde oynatsam renklerden başım dönerdi..
annemin önlüğünü çekiştirdim her zamanki gibi döner sandalyemle yanına giderek.. fatma teyze durumu ve annemi sinirini farketti geldi karşma oturdu..
bana nasıl oynanacağını anlattı..bi türlü şu çubukları elimde tutup fatma teyze gibi bırakamıyordum.. o yüzden dağıtma işini hep fatma teyzeye verdim..
artık o günden sonra hep oynadım o oyunu.. kah annemle çay içerken kah arkadaşlarımla kah kuzenlerle kah annemin hastanesindeki hademelerle..
hep zevk aldım.. parmakların o ince hareketleri denge gelecek hamleyi öngörme tam da ucundan bastırıp çubuğu kaldırma..
mikado oynayan insan incedir.. uzun parmaklıdır.. kaba saba değildir.. hırıldamaz.. mikado lan bu ne sandın demeyin.. bi kafaızda canlandırın bakalım uzun cadı tırnaklı ,kırmızı ojeli tiki bi kızı.. onun koca çantasını taktığı koluna , ojeden sararmış olduunu bile fark edemediği tırnaklarına , koca koca küpelerine o mikado çubukları yakışır mı ? ya da karısını döven bi adam düşünün.. koca göbekli kemerinde cep telefon takma yeri asılı.. sürekli terliyo.. kokuyo.. elleri dolma dolma kıllı.. nefes alış verişi bile sert.. o çubukları nefes alışlarıyla düşürür o adam..
işte mikado böyledir.. bi nevi zerafet sahiplerinin indikatörüdür..
çocukluğumdur.. çocuğuma alacağım ilk ilkokul oyuncağıdır..
gene o günlerden bi gün , tahta bi kutuda , uzun rengarenk çubuklar çıktı bi ilaç firmasının getirdiği torbadan.. çubukların üstünde o zamanlar asla alamadığım spiral desenli şekerlerin rengi vardı.. alıp elimde oynatsam renklerden başım dönerdi..
annemin önlüğünü çekiştirdim her zamanki gibi döner sandalyemle yanına giderek.. fatma teyze durumu ve annemi sinirini farketti geldi karşma oturdu..
bana nasıl oynanacağını anlattı..bi türlü şu çubukları elimde tutup fatma teyze gibi bırakamıyordum.. o yüzden dağıtma işini hep fatma teyzeye verdim..
artık o günden sonra hep oynadım o oyunu.. kah annemle çay içerken kah arkadaşlarımla kah kuzenlerle kah annemin hastanesindeki hademelerle..
hep zevk aldım.. parmakların o ince hareketleri denge gelecek hamleyi öngörme tam da ucundan bastırıp çubuğu kaldırma..
mikado oynayan insan incedir.. uzun parmaklıdır.. kaba saba değildir.. hırıldamaz.. mikado lan bu ne sandın demeyin.. bi kafaızda canlandırın bakalım uzun cadı tırnaklı ,kırmızı ojeli tiki bi kızı.. onun koca çantasını taktığı koluna , ojeden sararmış olduunu bile fark edemediği tırnaklarına , koca koca küpelerine o mikado çubukları yakışır mı ? ya da karısını döven bi adam düşünün.. koca göbekli kemerinde cep telefon takma yeri asılı.. sürekli terliyo.. kokuyo.. elleri dolma dolma kıllı.. nefes alış verişi bile sert.. o çubukları nefes alışlarıyla düşürür o adam..
işte mikado böyledir.. bi nevi zerafet sahiplerinin indikatörüdür..
çocukluğumdur.. çocuğuma alacağım ilk ilkokul oyuncağıdır..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar