bugün

gizdusum

gizdü$üm.. kaan ince $iiri.

Bo$lukta kemiklerin kanattığı karanlık: Sürekli,
geceye bölünen saatlerin asıldığı yer. Kıyı boyunca
çalınan sabah: Esrik tin. Sehpada unuttum ba$ımı, us yitik.
Divansızların bembeyaz ayetleri gibi pe$in hüküm giydik.
Gözlerim deniziğnesi.
Kırıl benliğimin benli gözenekleri
içinde, sürgünlerin gizli sessizliği.
Alnıma dayarım güz görümlük ömrümü, seherin cılız eliyle.
Uzaktaki vah$i güle hüzün kokarım. Ve ölüm ardıma leke
dü$er, gözlerimden çekilen sıcaklık korkuluk yüzümde
soğur soğur, iki ka$ arasında yenilir kendine uzun yol.
Çiçek tüter dü$ler karanlığı kısıp pencerede
gök uçurtma çeker yıldız çölüne
Bir ı$ık örtüsü açılacak göğe, acılaşan gecede; suya ate$
dü$üp kirpiklerime gömülecek, yüzüme sıkı$mı$ erguvan
ölüleri. Dilenci kızlara serpinti yağmurun kırık sesi.
Ay batı$ı gözlere iki ezgi gibi hüzün çökerim, tetikte
yalnız kalan gölgemle. Sıkıntımın yıldız sefası, n'olur
kapatma kollarını, sakalıma basma sabah. Denk cepheli
çalışmalar ederi kadar başlık paramız, asmayın bizi.
Güvencin uçu$u, alabildiğine rüzgâr;
gez arpacık göz tetikte.
Ölüm açmazda bekleyen ku$ seslerine sağanak: Bakire
umutlar. Görünmez viranlığım. Çiğ damlacıkları...
Soluğunda sevi$en fesleğenlerin, üç kulaç kur$uni sudan
gözlerini saran kokusu; sendeleyen ho$ bir ya$am,
inanç yüklü gülü$lerde. Gecenin sararmı$ mühründe billurla$an
sessizliğe dolunay doğarım.
Dü$ artık yakamdan
güne$ kırıklarına dadanan sevda.
© copyright 2005 - 2026