bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması18
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi4
- sevgiliyle tatile gitmek5
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- uzun entry giren yazar enayiliği5
- yazarların en sevdiği hayvan4
- ölümün en iyi tanımı9
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- yorgun mermi5
- kol saati takmanın anlamsızlığı6
- squirtle2
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma2
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı9
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler5
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği3
- beyaz yakalıların yüzde 90'ı işsiz kalacak3
- yazarların mezun olduğu okullar17
- tarık biberovic2
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- kadınların esasında ters dönmüş penis olması2
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- ankara da nato zirvesi13
- sabahın şiiri2
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- ctrlx'in ayakları11
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- günün şiiri25
- saraca finch house19
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- bakire kadını gözünden tanımak6
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- yoğurt11
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- sevgiliyle köpeköldüren içmek5
- şişman kısa tembel kıllı ama egosu tavan kız4
- 23 yaş7
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- döl bankası4
- dövmesi olan erkek9
- 2026 dünya kupası24
- aleyna tilki nin ayakları4
ne okuduğum kitaplar ne de konuştuğum bilgeler... hiç birisi bu düşüncem üzerinde etkili olmadı.
uzun bir otobüs yolculuğum sonrasında düşündüm bunu. akşam otobüse binip sabah olunca başka bir şehirde başka bir günde uyanmıştım. hava bulutlar ve güneş bile farklı. adeta vücudumu a noktasından alıp b noktasına koydular. ve zamanı da ileri aldılar. yada benim böyle düşünmemi istiyorlar.
düşünsenize; uyuyup uyanıyorsunuz ve başka bir şehirdesiniz. belkide vücudunuz hiç hareket etmedi. sadece şehirlerin yerlerini değiştirdiler. yada şehirler yok ve bizim şehir değiştirdiğimizi zannetmemizi istiyorlar. ya gerçekten şehirler yoksa. içtiğimiz su yediğimiz yemekler soluduğumuz hava evet evet belkide hava solumuyoruz. yaşadığımız herşey aslında bize yaşadığımızı sanmamız için oluşturulmuş hayat platolarından ibaret! yemiyoruz içmiyoruz. vücutlarımız başka bi yerde. belkide aynaya baktığımızda gördüğümüz şey aslında onların bize görmemizi dikte ettikleri. hangimiz tavuğun gerçek tadını biliyoruz. aslında tavuğun tadı balığınki gibiyse hangimiz bunu ayırt edebiliceğiz. uyuyo musun uyanık mısın ayırt edemediğiniz hiç olmadı mı? belkide şu an ağzımızda hortumlar bileklerimizde serum yapay bir faunusun içindeyiz ve vücudumuz çürümesin diye peltemsi bir sıvıyla kaplı bir vaziyetteyiz. hiçbirimiz güneşi görmedik, yıllardır uyuyoruz! ve rüyalarımız gerçeğimiz olmuş adeta. ve bu faunuslar adeta bir insan tarlasındaymışızcasına sistemli oluşturulmuş. ve biz uçsuz bir evrende sonsuz bir rüyadayız. rüyadan uyanmamamız için bizlere sanal bir gerçeklik yaratmışlar. vücudumuzun oluşturduğu hayat enerjisini sömürerek yaşıyorlar; yani vücutlarımız onların pilleri. rüyadan uyanmadımız sürece bizim enerjimizle kendi hayatlarını devam ettirecekler. biz ise bu sonsuz rüyada ağzımıza attığımız bir parça etin aslında sulu baharatlı ve lezzetli olduğunu düşünmeye devam edeceğiz.
sonraki yazım: bir şehir efsanesi kendi kendimi nasıl döğdüm.
uzun bir otobüs yolculuğum sonrasında düşündüm bunu. akşam otobüse binip sabah olunca başka bir şehirde başka bir günde uyanmıştım. hava bulutlar ve güneş bile farklı. adeta vücudumu a noktasından alıp b noktasına koydular. ve zamanı da ileri aldılar. yada benim böyle düşünmemi istiyorlar.
düşünsenize; uyuyup uyanıyorsunuz ve başka bir şehirdesiniz. belkide vücudunuz hiç hareket etmedi. sadece şehirlerin yerlerini değiştirdiler. yada şehirler yok ve bizim şehir değiştirdiğimizi zannetmemizi istiyorlar. ya gerçekten şehirler yoksa. içtiğimiz su yediğimiz yemekler soluduğumuz hava evet evet belkide hava solumuyoruz. yaşadığımız herşey aslında bize yaşadığımızı sanmamız için oluşturulmuş hayat platolarından ibaret! yemiyoruz içmiyoruz. vücutlarımız başka bi yerde. belkide aynaya baktığımızda gördüğümüz şey aslında onların bize görmemizi dikte ettikleri. hangimiz tavuğun gerçek tadını biliyoruz. aslında tavuğun tadı balığınki gibiyse hangimiz bunu ayırt edebiliceğiz. uyuyo musun uyanık mısın ayırt edemediğiniz hiç olmadı mı? belkide şu an ağzımızda hortumlar bileklerimizde serum yapay bir faunusun içindeyiz ve vücudumuz çürümesin diye peltemsi bir sıvıyla kaplı bir vaziyetteyiz. hiçbirimiz güneşi görmedik, yıllardır uyuyoruz! ve rüyalarımız gerçeğimiz olmuş adeta. ve bu faunuslar adeta bir insan tarlasındaymışızcasına sistemli oluşturulmuş. ve biz uçsuz bir evrende sonsuz bir rüyadayız. rüyadan uyanmamamız için bizlere sanal bir gerçeklik yaratmışlar. vücudumuzun oluşturduğu hayat enerjisini sömürerek yaşıyorlar; yani vücutlarımız onların pilleri. rüyadan uyanmadımız sürece bizim enerjimizle kendi hayatlarını devam ettirecekler. biz ise bu sonsuz rüyada ağzımıza attığımız bir parça etin aslında sulu baharatlı ve lezzetli olduğunu düşünmeye devam edeceğiz.
sonraki yazım: bir şehir efsanesi kendi kendimi nasıl döğdüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar