bugün
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum8
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- sözlükte kavga etmek6
- mor semsiyeli yabanci8
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- bana wp den yazdı3
- cilgincapkin219
- karton toplayan abi7
- memeleri füze gibi kadın13
- kabuksuz kaplumbaga7
- buddy dude21
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- bisiklet marka tavsiyesi10
- bir kızı bin kişi ister bir kişi alır2
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- afrika'ya kurban bağışı furyası2
- mermi abla4
- yazarların göbek adları3
- kızıl cin4
- gecenin şiiri4
- musallada duran kendini beğenmiş tabut3
- yaz insanları vs kış insanları3
- aylık 277 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- sözlüğün kırbacı10
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- rüzgarın yönünün terse dönmesi4
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- dünyanın en güçlü nükleer olmayan bombası3
- neden herkes aynı şeyi söylüyor2
- zaman baba11
- plajda yakınlaşan çifte kızıp sitem eden kadın4
- gocu25
- enayimiknatisii12
- tanışır tanışmaz burç soran kadın4
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- değmeyecek konular için zaman harcamak3
- dergi hakemi olmak2
- özet geç3
- chp'nin hali ne olacak46
- gelinen noktanın keyif vermesi3
- uysaljakoben17
- cevdet arıkan2
- ali şen2
- masklavi'nin düşünceleri18
vakti zamanında yurtdışında yatılı bir okuldayım, yeni yeni adam oluyoruz. okul disiplinli ama sikimizde mi? asi, okulun karizmatik çocuklarıyız. dört rus arkadaş ve bir adet türk'den(bu ben oluyorum)oluşan grubumuz o gece saat 01.00'den sonra, klasikleşen poker ve viski seansımızı düzenlemişiz. içtikçe saçmalıyoruz, muhabbet koyulaşıp okulun güzel kızlarına geliyor. okulda bir de türk kızı var. çok hoş, efendi, benimle ilişkiyi bırakın arkadaş olmaya bile tenezzül etmeyecek kalitede bir kız.
poker'de kaybediyorum. kazanan arkadaş ''saçlar 3 numaraya vurulacak dostum. kaybettin. sözünün arkasında dur'' temalı konuşmasını bir saat boyunca sürdürüyor. ''bak bratan*, yapma etme gözünü seveyim. ne istersen yaparım, yeter ki kıyma saçlarıma, başka bir şey iste'' diyorum. çocuk halime acıyor. ''tamam ulan o zaman. x'e (türk kızı oluyor) çıkma teklif edeceksin'' diyor. sikimde mi? saçları kurtarmışım. tamam ulan diyorum. red edileceğini bilmenin dayanılmaz hafifliği var üstümde. hayatımda ciddi bir ilişki olmamış o zamana kadar. bir haftasonu rus bir kızla, diğer hafta sonu isviçre'li bir kızla, ondan sonraki hafta sonu italyan bir kızla yiyişmenin gururu var.
ertesi gün kız kafeterya'da piyano çalarken yanına gidiyorum. ağaçların arasına gizlenip beni takip eden 5 tane kazma da dikiz halinde. oflayıp, poflayıp bana 2-3 dakikasını ayırmasını rica ediyorum. arkadaşlarının yanından ayırıp bizim kazmaların görüş mesafesi olan bir alana getiriyorum ve 'çıkma teklifini' yapıyorum. beklenildiği gibi sonuç 'ben seni arkadaş olarak görüyorum' oluyor. ''meğer kız beni öyle görüyormuş en azından'' diye sevinip kazmalarımın yanına geri dönüyorum. bir hafta süren taşşak muhabbetinin ardından durum tüm erkek kampüsüne yayılıyor. okul müdürü ve sahibi bile taşşak geçiyor ve bir müddet sonra olay kapanıyor.
bu olayın ardından 2 ay kadar geçiyor. yaşandığını unutmuşum. kız ile ara sıra konuşuyoruz, sohbet ediyoruz ama ne o ne ben bunun muhabbetini yapıyoruz. günlerden bir cumartesi, cenevre'nin güzel bir kulubunde içkimi yudumlarken, dans etmeye çalışıyorum. telefonum çalıyor birden. arayan güzel kız. x otelinde kaldığını, canının sıkkın olduğunu, konuşacak bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu söylüyor. insani yanı ağır basan bir insandım o zamanlar. kör kütük sarhoş halde kulüpten çıkıp yanına gidiyorum. ağlıyor, zırlıyor ama sebebini söylemiyor. en nihayetinde ''ben sana aşık oldum'' gibi hiç beklemediğim kelimeler dökülüyor ağzından. 'hahaha dalga geçme kızım ahhahah' diye gülüyorum. daha beter ağlamaya başlıyor. sarhoşluğun etkisiyle 'ne yapacaz şimdi' gibi mal mal sorular soruyorum. en sonunda karı tribi atıp 'benim gitmem lazım kusura bakma' diyip ayrılıyorum. leman gölü civarında hiç uyumadan 3-4 saat yürüdüğümü hatırlarım.
daha sonra bu güzel kızla 3.5 sene kadar, lise bittikten sonra bile bir ilişki yürütmeye çalıştık. sevdik birbirimizi ama tabii ilişkiden zerre anlamayan, kanı kaynayan, denyonun önde gideni olan bir bünye olarak değerini bilemedim kızın. aklım fikrim başka kızlarda, arkadaşlarımda. dünyanın bir ucundan diğer ucuna sözde 'kız arkadaşımı ziyaret' için ayda bir sefer düzenleyip kızı sadece bir gün görüp, kalan üç günümü arkadaşlarımla harcıyordum. akabinde kız bu duruma pek fazla dayamayıp kıçıma tekmeyi vurdu.
işin özü şudur ki, ben kıçıma o tekmeyi yiyeli 2.5 sene oluyor ve ben şu anda bırakın bir ilişki düşünmeyi, hiç bir kız ile yakınlaşamıyorum bile. nasıl bir beddua aldıysam 2.5 senedir kendimi bok gibi hissediyorum. eğer o poker oyunu ve içki olmasaydı böyle sikimsonik bir olay hayatta başıma gelmezdi. demek ki neymiş, içki ve kumar tüm kötülüklerin anasıymış. ama yine de vazgeçemiyorum amına koyim.
poker'de kaybediyorum. kazanan arkadaş ''saçlar 3 numaraya vurulacak dostum. kaybettin. sözünün arkasında dur'' temalı konuşmasını bir saat boyunca sürdürüyor. ''bak bratan*, yapma etme gözünü seveyim. ne istersen yaparım, yeter ki kıyma saçlarıma, başka bir şey iste'' diyorum. çocuk halime acıyor. ''tamam ulan o zaman. x'e (türk kızı oluyor) çıkma teklif edeceksin'' diyor. sikimde mi? saçları kurtarmışım. tamam ulan diyorum. red edileceğini bilmenin dayanılmaz hafifliği var üstümde. hayatımda ciddi bir ilişki olmamış o zamana kadar. bir haftasonu rus bir kızla, diğer hafta sonu isviçre'li bir kızla, ondan sonraki hafta sonu italyan bir kızla yiyişmenin gururu var.
ertesi gün kız kafeterya'da piyano çalarken yanına gidiyorum. ağaçların arasına gizlenip beni takip eden 5 tane kazma da dikiz halinde. oflayıp, poflayıp bana 2-3 dakikasını ayırmasını rica ediyorum. arkadaşlarının yanından ayırıp bizim kazmaların görüş mesafesi olan bir alana getiriyorum ve 'çıkma teklifini' yapıyorum. beklenildiği gibi sonuç 'ben seni arkadaş olarak görüyorum' oluyor. ''meğer kız beni öyle görüyormuş en azından'' diye sevinip kazmalarımın yanına geri dönüyorum. bir hafta süren taşşak muhabbetinin ardından durum tüm erkek kampüsüne yayılıyor. okul müdürü ve sahibi bile taşşak geçiyor ve bir müddet sonra olay kapanıyor.
bu olayın ardından 2 ay kadar geçiyor. yaşandığını unutmuşum. kız ile ara sıra konuşuyoruz, sohbet ediyoruz ama ne o ne ben bunun muhabbetini yapıyoruz. günlerden bir cumartesi, cenevre'nin güzel bir kulubunde içkimi yudumlarken, dans etmeye çalışıyorum. telefonum çalıyor birden. arayan güzel kız. x otelinde kaldığını, canının sıkkın olduğunu, konuşacak bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu söylüyor. insani yanı ağır basan bir insandım o zamanlar. kör kütük sarhoş halde kulüpten çıkıp yanına gidiyorum. ağlıyor, zırlıyor ama sebebini söylemiyor. en nihayetinde ''ben sana aşık oldum'' gibi hiç beklemediğim kelimeler dökülüyor ağzından. 'hahaha dalga geçme kızım ahhahah' diye gülüyorum. daha beter ağlamaya başlıyor. sarhoşluğun etkisiyle 'ne yapacaz şimdi' gibi mal mal sorular soruyorum. en sonunda karı tribi atıp 'benim gitmem lazım kusura bakma' diyip ayrılıyorum. leman gölü civarında hiç uyumadan 3-4 saat yürüdüğümü hatırlarım.
daha sonra bu güzel kızla 3.5 sene kadar, lise bittikten sonra bile bir ilişki yürütmeye çalıştık. sevdik birbirimizi ama tabii ilişkiden zerre anlamayan, kanı kaynayan, denyonun önde gideni olan bir bünye olarak değerini bilemedim kızın. aklım fikrim başka kızlarda, arkadaşlarımda. dünyanın bir ucundan diğer ucuna sözde 'kız arkadaşımı ziyaret' için ayda bir sefer düzenleyip kızı sadece bir gün görüp, kalan üç günümü arkadaşlarımla harcıyordum. akabinde kız bu duruma pek fazla dayamayıp kıçıma tekmeyi vurdu.
işin özü şudur ki, ben kıçıma o tekmeyi yiyeli 2.5 sene oluyor ve ben şu anda bırakın bir ilişki düşünmeyi, hiç bir kız ile yakınlaşamıyorum bile. nasıl bir beddua aldıysam 2.5 senedir kendimi bok gibi hissediyorum. eğer o poker oyunu ve içki olmasaydı böyle sikimsonik bir olay hayatta başıma gelmezdi. demek ki neymiş, içki ve kumar tüm kötülüklerin anasıymış. ama yine de vazgeçemiyorum amına koyim.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
