bugün
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler17
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi11
- sözlükte hedef göstermeden yazabilmek4
- memeleri füze gibi kadın10
- sözlüğün eski tadının olmaması6
- enayimiknatisii12
- beyaz tenli kızların mal olması2
- uysaljakoben17
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- yeğen5
- osmanlı yı yeniden kuracağız2
- chp bölünürse olacaklar6
- beypazarı maden suyu2
- zeki olmadığı halde sinsilik peşinde koşan insan5
- 11 haziran 2026 youtube premium zammı2
- yiğit bulut2
- buddy dude17
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- san fransisco niggasi5
- sigara içen kızla öpüşülür mü9
- cilgincapkin213
- gurbetçilerden nefret etme sebepleri2
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- gammazlar çetesi18
- tolga ağar2
- 11 haziran 2026 ünlülere uyuşturucu operasyonu7
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- chp'nin hali ne olacak46
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- masklavi'nin düşünceleri18
- şövalye modu3
- mor semsiyeli yabanci2
- otobüsün son seferini kaçırmak5
- yeşil gözlü kız11
- chp kapatılsın kampanyası10
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması8
- true'nun aslında iyi biri olması4
- bu sen misin7
- aylık 274 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- çizgili pijamalı çocuk5
- kemal kılıçdaroğlu'nun amacı'ne sorunsalı3
- sarapci koala2
- sözlükteki seferoğulları ile tellioğulları3
- gözyaşı ile boğulan gözler3
- kabuksuz kaplumbaga2
- true nickli namussuz kadın düşkünü4
- dam ittifakı7
- gençler isyan ediyor6
- kabak tatlısı kapatılsın6
vakti zamanında yurtdışında yatılı bir okuldayım, yeni yeni adam oluyoruz. okul disiplinli ama sikimizde mi? asi, okulun karizmatik çocuklarıyız. dört rus arkadaş ve bir adet türk'den(bu ben oluyorum)oluşan grubumuz o gece saat 01.00'den sonra, klasikleşen poker ve viski seansımızı düzenlemişiz. içtikçe saçmalıyoruz, muhabbet koyulaşıp okulun güzel kızlarına geliyor. okulda bir de türk kızı var. çok hoş, efendi, benimle ilişkiyi bırakın arkadaş olmaya bile tenezzül etmeyecek kalitede bir kız.
poker'de kaybediyorum. kazanan arkadaş ''saçlar 3 numaraya vurulacak dostum. kaybettin. sözünün arkasında dur'' temalı konuşmasını bir saat boyunca sürdürüyor. ''bak bratan*, yapma etme gözünü seveyim. ne istersen yaparım, yeter ki kıyma saçlarıma, başka bir şey iste'' diyorum. çocuk halime acıyor. ''tamam ulan o zaman. x'e (türk kızı oluyor) çıkma teklif edeceksin'' diyor. sikimde mi? saçları kurtarmışım. tamam ulan diyorum. red edileceğini bilmenin dayanılmaz hafifliği var üstümde. hayatımda ciddi bir ilişki olmamış o zamana kadar. bir haftasonu rus bir kızla, diğer hafta sonu isviçre'li bir kızla, ondan sonraki hafta sonu italyan bir kızla yiyişmenin gururu var.
ertesi gün kız kafeterya'da piyano çalarken yanına gidiyorum. ağaçların arasına gizlenip beni takip eden 5 tane kazma da dikiz halinde. oflayıp, poflayıp bana 2-3 dakikasını ayırmasını rica ediyorum. arkadaşlarının yanından ayırıp bizim kazmaların görüş mesafesi olan bir alana getiriyorum ve 'çıkma teklifini' yapıyorum. beklenildiği gibi sonuç 'ben seni arkadaş olarak görüyorum' oluyor. ''meğer kız beni öyle görüyormuş en azından'' diye sevinip kazmalarımın yanına geri dönüyorum. bir hafta süren taşşak muhabbetinin ardından durum tüm erkek kampüsüne yayılıyor. okul müdürü ve sahibi bile taşşak geçiyor ve bir müddet sonra olay kapanıyor.
bu olayın ardından 2 ay kadar geçiyor. yaşandığını unutmuşum. kız ile ara sıra konuşuyoruz, sohbet ediyoruz ama ne o ne ben bunun muhabbetini yapıyoruz. günlerden bir cumartesi, cenevre'nin güzel bir kulubunde içkimi yudumlarken, dans etmeye çalışıyorum. telefonum çalıyor birden. arayan güzel kız. x otelinde kaldığını, canının sıkkın olduğunu, konuşacak bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu söylüyor. insani yanı ağır basan bir insandım o zamanlar. kör kütük sarhoş halde kulüpten çıkıp yanına gidiyorum. ağlıyor, zırlıyor ama sebebini söylemiyor. en nihayetinde ''ben sana aşık oldum'' gibi hiç beklemediğim kelimeler dökülüyor ağzından. 'hahaha dalga geçme kızım ahhahah' diye gülüyorum. daha beter ağlamaya başlıyor. sarhoşluğun etkisiyle 'ne yapacaz şimdi' gibi mal mal sorular soruyorum. en sonunda karı tribi atıp 'benim gitmem lazım kusura bakma' diyip ayrılıyorum. leman gölü civarında hiç uyumadan 3-4 saat yürüdüğümü hatırlarım.
daha sonra bu güzel kızla 3.5 sene kadar, lise bittikten sonra bile bir ilişki yürütmeye çalıştık. sevdik birbirimizi ama tabii ilişkiden zerre anlamayan, kanı kaynayan, denyonun önde gideni olan bir bünye olarak değerini bilemedim kızın. aklım fikrim başka kızlarda, arkadaşlarımda. dünyanın bir ucundan diğer ucuna sözde 'kız arkadaşımı ziyaret' için ayda bir sefer düzenleyip kızı sadece bir gün görüp, kalan üç günümü arkadaşlarımla harcıyordum. akabinde kız bu duruma pek fazla dayamayıp kıçıma tekmeyi vurdu.
işin özü şudur ki, ben kıçıma o tekmeyi yiyeli 2.5 sene oluyor ve ben şu anda bırakın bir ilişki düşünmeyi, hiç bir kız ile yakınlaşamıyorum bile. nasıl bir beddua aldıysam 2.5 senedir kendimi bok gibi hissediyorum. eğer o poker oyunu ve içki olmasaydı böyle sikimsonik bir olay hayatta başıma gelmezdi. demek ki neymiş, içki ve kumar tüm kötülüklerin anasıymış. ama yine de vazgeçemiyorum amına koyim.
poker'de kaybediyorum. kazanan arkadaş ''saçlar 3 numaraya vurulacak dostum. kaybettin. sözünün arkasında dur'' temalı konuşmasını bir saat boyunca sürdürüyor. ''bak bratan*, yapma etme gözünü seveyim. ne istersen yaparım, yeter ki kıyma saçlarıma, başka bir şey iste'' diyorum. çocuk halime acıyor. ''tamam ulan o zaman. x'e (türk kızı oluyor) çıkma teklif edeceksin'' diyor. sikimde mi? saçları kurtarmışım. tamam ulan diyorum. red edileceğini bilmenin dayanılmaz hafifliği var üstümde. hayatımda ciddi bir ilişki olmamış o zamana kadar. bir haftasonu rus bir kızla, diğer hafta sonu isviçre'li bir kızla, ondan sonraki hafta sonu italyan bir kızla yiyişmenin gururu var.
ertesi gün kız kafeterya'da piyano çalarken yanına gidiyorum. ağaçların arasına gizlenip beni takip eden 5 tane kazma da dikiz halinde. oflayıp, poflayıp bana 2-3 dakikasını ayırmasını rica ediyorum. arkadaşlarının yanından ayırıp bizim kazmaların görüş mesafesi olan bir alana getiriyorum ve 'çıkma teklifini' yapıyorum. beklenildiği gibi sonuç 'ben seni arkadaş olarak görüyorum' oluyor. ''meğer kız beni öyle görüyormuş en azından'' diye sevinip kazmalarımın yanına geri dönüyorum. bir hafta süren taşşak muhabbetinin ardından durum tüm erkek kampüsüne yayılıyor. okul müdürü ve sahibi bile taşşak geçiyor ve bir müddet sonra olay kapanıyor.
bu olayın ardından 2 ay kadar geçiyor. yaşandığını unutmuşum. kız ile ara sıra konuşuyoruz, sohbet ediyoruz ama ne o ne ben bunun muhabbetini yapıyoruz. günlerden bir cumartesi, cenevre'nin güzel bir kulubunde içkimi yudumlarken, dans etmeye çalışıyorum. telefonum çalıyor birden. arayan güzel kız. x otelinde kaldığını, canının sıkkın olduğunu, konuşacak bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu söylüyor. insani yanı ağır basan bir insandım o zamanlar. kör kütük sarhoş halde kulüpten çıkıp yanına gidiyorum. ağlıyor, zırlıyor ama sebebini söylemiyor. en nihayetinde ''ben sana aşık oldum'' gibi hiç beklemediğim kelimeler dökülüyor ağzından. 'hahaha dalga geçme kızım ahhahah' diye gülüyorum. daha beter ağlamaya başlıyor. sarhoşluğun etkisiyle 'ne yapacaz şimdi' gibi mal mal sorular soruyorum. en sonunda karı tribi atıp 'benim gitmem lazım kusura bakma' diyip ayrılıyorum. leman gölü civarında hiç uyumadan 3-4 saat yürüdüğümü hatırlarım.
daha sonra bu güzel kızla 3.5 sene kadar, lise bittikten sonra bile bir ilişki yürütmeye çalıştık. sevdik birbirimizi ama tabii ilişkiden zerre anlamayan, kanı kaynayan, denyonun önde gideni olan bir bünye olarak değerini bilemedim kızın. aklım fikrim başka kızlarda, arkadaşlarımda. dünyanın bir ucundan diğer ucuna sözde 'kız arkadaşımı ziyaret' için ayda bir sefer düzenleyip kızı sadece bir gün görüp, kalan üç günümü arkadaşlarımla harcıyordum. akabinde kız bu duruma pek fazla dayamayıp kıçıma tekmeyi vurdu.
işin özü şudur ki, ben kıçıma o tekmeyi yiyeli 2.5 sene oluyor ve ben şu anda bırakın bir ilişki düşünmeyi, hiç bir kız ile yakınlaşamıyorum bile. nasıl bir beddua aldıysam 2.5 senedir kendimi bok gibi hissediyorum. eğer o poker oyunu ve içki olmasaydı böyle sikimsonik bir olay hayatta başıma gelmezdi. demek ki neymiş, içki ve kumar tüm kötülüklerin anasıymış. ama yine de vazgeçemiyorum amına koyim.
güncel Önemli Başlıklar
