bugün
- şu an ne isterdin13
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler3
- bir beden küçük kıyafet almak8
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- doğum günüm halloviin unutma diyen kezo3
- edep sen ne güzel şeysin6
- açım aç9
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı3
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- yulaf lapası vs tost9
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- mekke savunma anlaşması2
- mustafa sarıgül pornosu4
- gece sevgilinin penceresinden içeri girmek2
- cinler5
- dilekçeye nasıl başlanır9
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- fon vurgunu54
- platon un mağara alegorisi4
- kaçak çay18
- from gold from dust34
- borsa istanbul19
- galatasaray vs akp12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- kopya çekmenin etiği2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- kolye119
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- nas suresini duyunca cinler4
- gaddar kerim2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- tavuklu pilav13
- berat albayrak'a iftira atılması11
- iltica19
- en iyi çakmak markası10
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
vakti zamanında yurtdışında yatılı bir okuldayım, yeni yeni adam oluyoruz. okul disiplinli ama sikimizde mi? asi, okulun karizmatik çocuklarıyız. dört rus arkadaş ve bir adet türk'den(bu ben oluyorum)oluşan grubumuz o gece saat 01.00'den sonra, klasikleşen poker ve viski seansımızı düzenlemişiz. içtikçe saçmalıyoruz, muhabbet koyulaşıp okulun güzel kızlarına geliyor. okulda bir de türk kızı var. çok hoş, efendi, benimle ilişkiyi bırakın arkadaş olmaya bile tenezzül etmeyecek kalitede bir kız.
poker'de kaybediyorum. kazanan arkadaş ''saçlar 3 numaraya vurulacak dostum. kaybettin. sözünün arkasında dur'' temalı konuşmasını bir saat boyunca sürdürüyor. ''bak bratan*, yapma etme gözünü seveyim. ne istersen yaparım, yeter ki kıyma saçlarıma, başka bir şey iste'' diyorum. çocuk halime acıyor. ''tamam ulan o zaman. x'e (türk kızı oluyor) çıkma teklif edeceksin'' diyor. sikimde mi? saçları kurtarmışım. tamam ulan diyorum. red edileceğini bilmenin dayanılmaz hafifliği var üstümde. hayatımda ciddi bir ilişki olmamış o zamana kadar. bir haftasonu rus bir kızla, diğer hafta sonu isviçre'li bir kızla, ondan sonraki hafta sonu italyan bir kızla yiyişmenin gururu var.
ertesi gün kız kafeterya'da piyano çalarken yanına gidiyorum. ağaçların arasına gizlenip beni takip eden 5 tane kazma da dikiz halinde. oflayıp, poflayıp bana 2-3 dakikasını ayırmasını rica ediyorum. arkadaşlarının yanından ayırıp bizim kazmaların görüş mesafesi olan bir alana getiriyorum ve 'çıkma teklifini' yapıyorum. beklenildiği gibi sonuç 'ben seni arkadaş olarak görüyorum' oluyor. ''meğer kız beni öyle görüyormuş en azından'' diye sevinip kazmalarımın yanına geri dönüyorum. bir hafta süren taşşak muhabbetinin ardından durum tüm erkek kampüsüne yayılıyor. okul müdürü ve sahibi bile taşşak geçiyor ve bir müddet sonra olay kapanıyor.
bu olayın ardından 2 ay kadar geçiyor. yaşandığını unutmuşum. kız ile ara sıra konuşuyoruz, sohbet ediyoruz ama ne o ne ben bunun muhabbetini yapıyoruz. günlerden bir cumartesi, cenevre'nin güzel bir kulubunde içkimi yudumlarken, dans etmeye çalışıyorum. telefonum çalıyor birden. arayan güzel kız. x otelinde kaldığını, canının sıkkın olduğunu, konuşacak bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu söylüyor. insani yanı ağır basan bir insandım o zamanlar. kör kütük sarhoş halde kulüpten çıkıp yanına gidiyorum. ağlıyor, zırlıyor ama sebebini söylemiyor. en nihayetinde ''ben sana aşık oldum'' gibi hiç beklemediğim kelimeler dökülüyor ağzından. 'hahaha dalga geçme kızım ahhahah' diye gülüyorum. daha beter ağlamaya başlıyor. sarhoşluğun etkisiyle 'ne yapacaz şimdi' gibi mal mal sorular soruyorum. en sonunda karı tribi atıp 'benim gitmem lazım kusura bakma' diyip ayrılıyorum. leman gölü civarında hiç uyumadan 3-4 saat yürüdüğümü hatırlarım.
daha sonra bu güzel kızla 3.5 sene kadar, lise bittikten sonra bile bir ilişki yürütmeye çalıştık. sevdik birbirimizi ama tabii ilişkiden zerre anlamayan, kanı kaynayan, denyonun önde gideni olan bir bünye olarak değerini bilemedim kızın. aklım fikrim başka kızlarda, arkadaşlarımda. dünyanın bir ucundan diğer ucuna sözde 'kız arkadaşımı ziyaret' için ayda bir sefer düzenleyip kızı sadece bir gün görüp, kalan üç günümü arkadaşlarımla harcıyordum. akabinde kız bu duruma pek fazla dayamayıp kıçıma tekmeyi vurdu.
işin özü şudur ki, ben kıçıma o tekmeyi yiyeli 2.5 sene oluyor ve ben şu anda bırakın bir ilişki düşünmeyi, hiç bir kız ile yakınlaşamıyorum bile. nasıl bir beddua aldıysam 2.5 senedir kendimi bok gibi hissediyorum. eğer o poker oyunu ve içki olmasaydı böyle sikimsonik bir olay hayatta başıma gelmezdi. demek ki neymiş, içki ve kumar tüm kötülüklerin anasıymış. ama yine de vazgeçemiyorum amına koyim.
poker'de kaybediyorum. kazanan arkadaş ''saçlar 3 numaraya vurulacak dostum. kaybettin. sözünün arkasında dur'' temalı konuşmasını bir saat boyunca sürdürüyor. ''bak bratan*, yapma etme gözünü seveyim. ne istersen yaparım, yeter ki kıyma saçlarıma, başka bir şey iste'' diyorum. çocuk halime acıyor. ''tamam ulan o zaman. x'e (türk kızı oluyor) çıkma teklif edeceksin'' diyor. sikimde mi? saçları kurtarmışım. tamam ulan diyorum. red edileceğini bilmenin dayanılmaz hafifliği var üstümde. hayatımda ciddi bir ilişki olmamış o zamana kadar. bir haftasonu rus bir kızla, diğer hafta sonu isviçre'li bir kızla, ondan sonraki hafta sonu italyan bir kızla yiyişmenin gururu var.
ertesi gün kız kafeterya'da piyano çalarken yanına gidiyorum. ağaçların arasına gizlenip beni takip eden 5 tane kazma da dikiz halinde. oflayıp, poflayıp bana 2-3 dakikasını ayırmasını rica ediyorum. arkadaşlarının yanından ayırıp bizim kazmaların görüş mesafesi olan bir alana getiriyorum ve 'çıkma teklifini' yapıyorum. beklenildiği gibi sonuç 'ben seni arkadaş olarak görüyorum' oluyor. ''meğer kız beni öyle görüyormuş en azından'' diye sevinip kazmalarımın yanına geri dönüyorum. bir hafta süren taşşak muhabbetinin ardından durum tüm erkek kampüsüne yayılıyor. okul müdürü ve sahibi bile taşşak geçiyor ve bir müddet sonra olay kapanıyor.
bu olayın ardından 2 ay kadar geçiyor. yaşandığını unutmuşum. kız ile ara sıra konuşuyoruz, sohbet ediyoruz ama ne o ne ben bunun muhabbetini yapıyoruz. günlerden bir cumartesi, cenevre'nin güzel bir kulubunde içkimi yudumlarken, dans etmeye çalışıyorum. telefonum çalıyor birden. arayan güzel kız. x otelinde kaldığını, canının sıkkın olduğunu, konuşacak bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu söylüyor. insani yanı ağır basan bir insandım o zamanlar. kör kütük sarhoş halde kulüpten çıkıp yanına gidiyorum. ağlıyor, zırlıyor ama sebebini söylemiyor. en nihayetinde ''ben sana aşık oldum'' gibi hiç beklemediğim kelimeler dökülüyor ağzından. 'hahaha dalga geçme kızım ahhahah' diye gülüyorum. daha beter ağlamaya başlıyor. sarhoşluğun etkisiyle 'ne yapacaz şimdi' gibi mal mal sorular soruyorum. en sonunda karı tribi atıp 'benim gitmem lazım kusura bakma' diyip ayrılıyorum. leman gölü civarında hiç uyumadan 3-4 saat yürüdüğümü hatırlarım.
daha sonra bu güzel kızla 3.5 sene kadar, lise bittikten sonra bile bir ilişki yürütmeye çalıştık. sevdik birbirimizi ama tabii ilişkiden zerre anlamayan, kanı kaynayan, denyonun önde gideni olan bir bünye olarak değerini bilemedim kızın. aklım fikrim başka kızlarda, arkadaşlarımda. dünyanın bir ucundan diğer ucuna sözde 'kız arkadaşımı ziyaret' için ayda bir sefer düzenleyip kızı sadece bir gün görüp, kalan üç günümü arkadaşlarımla harcıyordum. akabinde kız bu duruma pek fazla dayamayıp kıçıma tekmeyi vurdu.
işin özü şudur ki, ben kıçıma o tekmeyi yiyeli 2.5 sene oluyor ve ben şu anda bırakın bir ilişki düşünmeyi, hiç bir kız ile yakınlaşamıyorum bile. nasıl bir beddua aldıysam 2.5 senedir kendimi bok gibi hissediyorum. eğer o poker oyunu ve içki olmasaydı böyle sikimsonik bir olay hayatta başıma gelmezdi. demek ki neymiş, içki ve kumar tüm kötülüklerin anasıymış. ama yine de vazgeçemiyorum amına koyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar