bugün
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- en iyi antidepresan5
- deli olduğunun farkına varmak5
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- true denilen yazar10
- arkadaşlar nasılsınız6
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- acıkmamak için öneriler4
- iç sesin sürekli konuşması3
- ışınlanma2
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite5
- diyanetin abd'deki villaları8
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- adalet duygusu2
- sürekli aynı şeyleri yapmanın can sıkması2
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı6
- kötü biri olduğunu bilmek2
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- gecenin şarkısı4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor3
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- gammazlar çetesi18
- şato sahibi olunsa yapılacak ilk şey2
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- cilgincapkin221
- iyi geceler arkadaşlar2
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- cibali sahil3
- parası olduğu halde işe giden insan2
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- otobüs muavini3
- ölümü merak edip ölmek2
- giden gider2
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- en iyi türkçe klip3
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- can sıkıntısından kendine sarmak2
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- clydeless bonnie7
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- bir sözlük kızını aşırı seksi bulmak3
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- kitaplıktan ödünç kitap vermemek4
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
Karınca Kolonisi:
Karıncalar, bizim nöronlarımızdan biraz zeki, fakat algı açısından son derece basit ve aptal varlıklardır. Yani çok az nörona sahiptirler. Tek bildikleri belli kokulara tepki vermektir. Türlü organları ile bu kokulara ve kimyasallara (feromonlar) tepki vererek yaşarlar.
iki karıncayı alıp bir yere koyarsanız ne yaptıkları belli değildir. Öyle salak salak dolaşır, türlü şeyler kemirir, yerler boşaltırlar falan.
Sonra her dakika bu karıncalara kendileri kadar daha katmaya karar verelim.
2. dakikada 4 tane oldular hala salaklar. 3. dakikada 8, 4. dakikada 16.... 10. dakikada 1024,... 13. dakikada ortamda 8192 karıncamız oldu. Bu heralde yeter. Olsun bir o kadar daha bulup katalım 14. dakikada 16384 karınca bıraktık uygun ortama (Bazı yiyebilecekleri şeyler olmalı tabi) ve gittik.
Bir süre sonra geri dönüp bakıyoruz bir de ne görelim! Aman tanrım? Hayır hiç ilgisi yok tanrıyla. Ama bunlar meğer ne zekiymiş de haberimiz yokmuş, tasarımcı beyinlerine neler koymuş böyle? Hayır onla da ilgisi yok birazdan olmadığını kanıtlayacağız.
Bir kocaman yuva var. Yuvanın içine kamera sokuyoruz. Her şey mükemmel tasarlanmış. Bir çok işçi durmadan bir yerlere gidiyor, birçoğu içerde başka işlemler yapıyor,kimi yavruluyor, kimi döllüyor. Muazzam bir kent kurmuş bu salak dediğimiz canlılar. Üstelik bizim kentlerdeki birçok sorun bunlarda yok çünkü hepsinin karnı doymakta. Ölülerini koydukları yer yiyeceklerden en uzakta falan. Hatta bir yeri bozuyoruz birkaçı ölüyor sonra gelip düzeltiyorlar. Ortamı yaşanmaz hale getirirsek gidip başka yerde yeni mükemmel koloni yuvası yapıyorlar.
Ee? Hani biz zekiydik nöronumuz fazlaydı, bunlar aptaldı?
Alıyoruz bir işçiyi bakıyoruz nolmuş bunlara bir şifre mi harekete geçmiş, yoksa plan mı yapıyorlar artık? Hayır hiç ilgisi yok, hala bildiğin kokulara ve kimyasallara tepki gösteren aptal karınca. Hiç bir değişiklik yok. (insan kentlerini anımsayın)
Acaba olay şu kraliçede mi? Bulup bütün kraliçeleri öldürüyoruz. öldürmeden önce incelediğimizde, onunda diğerleri gibi aptal olduğunu farkediyoruz.
Fakat bir süre sonra yeni kraliçeler doğuyor o odada.
Sinir yaptık diyelim ve başlıyoruz o bölgede katliama. "Kim planladı lan bu mükemmel sistemi" diye bağırarak.
Öldürdük öldürdük, inceledik bulamadık. Bu arada karınca sayısı 10 binlere düşmüş katliamdan ötürü. Neyse diyoruz yarın devam edelim.
Ertesi gün geldiğimizde hala sistem aynen sürüyor. Hatta daha az çalışmaya başlamış, daha büyümüşler çünkü stok fazlaları oluşmuş sayı azalınca. Ulen diyoruz ürünlerini de yok ediyoruz. Bu arada o sinirle elimiz değmişken 2000 tanesini daha telef ediyoruz. Hala tasarımcı kim bulamadık. (Dincilerin katliam nedenini anlamışınızdır artık, çünkü bulamıyorlar tasarımcıyı gerçekte onlarda)
Sonra böyle böyle biz öldürdükçe bunların sistemde bazı problemler çıkmaya başladığını da farkediyoruz. Bazı kavgalar, göçler başlıyor. ilk baştan beri bir yavaşlama vardı öldürdükçe ama dikkate almadık; çünkü hala zeki zeki takılıyorlardı inatla. Sayıyı biraz daha düşürdüğümüzde bir de ne görelim? Aniden bir dağılma başladı. Önceden son derece düzgün işleyen sistemde bozulma başladı. Bir süre sonra hepsinin bildiğimiz aptal karıncalar gibi salak salak dolaştığını farkettik. Belli sayının altındayken Koloni olamıyorlar, zeka yok oluverdi.
Bunun bir kritik noktası var öyleyse.
Evet ve her tür için farklı. Çok basit organizmalar çok sayıda olduklarında karmaşık bir sisteme dönüşüyorlar ve biz bunun düzenli tasarım olduğunu sanıyoruz. Oysa tam tersiymiş. Yani basit birimlerin kendisi o tasarımın sebebiymiş üstelikte bu karmakarışık basit ilişkiler toplamı,o basit ilişkilerce açıklanamadığı için akıllı tasarım diye uydurulmuş. Halbuki tam tersi.
Akıl dediğimiz, bu karmaşık ilişkilere neden olan birimlerin bir araya geldiklerinde ortaya çıkan emergence property lerinden doğmaktadır. Bu fazlalıklar dışardan gelmezler ancak birimlerin toplam biçimi olduklarından tek bir birim veya birkaçının ilişkisi ile açıklanamaz.
Neden mi? Birincisi Eğer ilki doğru olsaydı karıncaları öldürdüğümüzde yine işbirliğini sürdürmeleri sayılarından bağımsız olarak daima olmak zorundaydı.
ikinci ve daha da önemli sonuç ise, eğer evrim olmasaydı ve indirgenemez kompleks olmuş olsaydı, Karıncalardan 5 -10 tane öldürmemiz koloninin dağılmasına neden olurdu. Oysa basit ilişkilerinden doğan karmaşık sistemin sürdürülebilir eşiğinin altına düşmeden ne kadar karınca öldürürseniz öldürün koloni aynen varlığını sürdürmektedir. Behenin tüm varsayımlarının tersini görmek doğada daima mümkündür.
Peki bu sistemin tetikçisi nedir? Bunun bilinç olmadığını, bilincin basit ilişkilerin toplamdaki karmaşık sonucu olduğunu öğrendik.
Eskiden kraliçenin koloni yöneticisi olduğu,daha sonra bazılarının yönettiği bir kast yapılanması olduğu sanılırmış. Ancak bunun doğru olmadığı simülasyon ve bilgisayar teknolojisi gelişince kesinlikle anlaşıldı. Karınca ya da arı kolonilerinin bir tanrısı veya yöneticisi yok. Bu bilince neden olan şey (buraya dikkat) tek tek tüm karıncalardaki yine onları oluşturan organik birimlerin bir sonucu olan basit algı ve tepki mekanizması. Yani karınca kolonisinde bilinç görünümüne benzeyen şeyin tetikleyicisi salgıladıkları ve tepki verdikleri feromonlar.
Karınca bilinci sandığımız şey onların feromonlara tepki vererek giderek çoğalması ve ortak bir bütün oluşturması. Karınca kolonisinin aklı karıncaların işbirliğidir ve koloni aklıdır. Karınca aklı ise koloni aklının nedeni olsa da, koloniyi meydana getirecek akıl tek bir karıncada bulunmaz.
Bu olgu tüm organik sistemlerde geçerli olup, canlının evriminin nedenlerinden de bir tanesidir. Geçmişin kolonileri olan tek hücreliler, kolonilerini geliştirdikçe ve bu koloniler çoğaldıkça kendi neden oldukları sistemin ayrılmaz bir parçası olmuşlar, bunun sonucunda ökaryot hücre yapıları ve onlarında çeşitlenip koloni oluşturarak çeşitli çok hücreli canlı toplulukları ortaya çıkmıştır. Sistemin genel davranışını belirleyen, onu oluşturan yapı taşlarıdır. ancak o yapıtaşları sadece sistemi oluşturan unsur oldukları için hücrelerin ne yapacağını bilmesi gibi bir şey mevzubahis değildir. bu hiç gerekli değildir.
Bir canlı çok hücreli organizma, onu oluşturan sayısız unsurun toplamıdır. Ancak tek bir unsur tüm sistemi açıklamaz. insanlarda Bilinç gibi veya hayvanlardaki davranış ve irade gibi görünen şey budur. Karınca sadece belli olaylara tepki verir. Bunun tetikleyicisi yani feromonlara verdiği tepki karıncayı meydana getiren unsurların ortak sonucudur. Karıncalar ise evrim süreci içersinde bir arada yaşamış, en büyük kolonileri yani aslında en zeki kolonileri oluşturabilenlerin nesilleri sürmüştür. Tek tek aptal olmaları, karıncaların yokolmasına neden olmaz. çünkü bu basit ilişkiler zaten bilincinde nedenini oluştururlar. Bilinç sonuçtur, asla bir sebep olarak düşünülemez. Akıllı tasarım olanaksızdır çünkü tasarımcı akıl, karmaşık ilişkilerin sonucudur. Doğa aklın nedeni olduğu indirgenemez bir karmaşa değil, tam tersine akli tasarıma indirgenemeyecek bir kaos yapısındadır. Yani tam tersine doğa, akli tasarımlara indirgenemeyen bir kaostur. Böylece behe nin karmaşaya dayanarak aklı temellendirdiği önermesinin salt bir kavram karmaşasından ibaret olduğu anlaşılır.
Karıncalar, bizim nöronlarımızdan biraz zeki, fakat algı açısından son derece basit ve aptal varlıklardır. Yani çok az nörona sahiptirler. Tek bildikleri belli kokulara tepki vermektir. Türlü organları ile bu kokulara ve kimyasallara (feromonlar) tepki vererek yaşarlar.
iki karıncayı alıp bir yere koyarsanız ne yaptıkları belli değildir. Öyle salak salak dolaşır, türlü şeyler kemirir, yerler boşaltırlar falan.
Sonra her dakika bu karıncalara kendileri kadar daha katmaya karar verelim.
2. dakikada 4 tane oldular hala salaklar. 3. dakikada 8, 4. dakikada 16.... 10. dakikada 1024,... 13. dakikada ortamda 8192 karıncamız oldu. Bu heralde yeter. Olsun bir o kadar daha bulup katalım 14. dakikada 16384 karınca bıraktık uygun ortama (Bazı yiyebilecekleri şeyler olmalı tabi) ve gittik.
Bir süre sonra geri dönüp bakıyoruz bir de ne görelim! Aman tanrım? Hayır hiç ilgisi yok tanrıyla. Ama bunlar meğer ne zekiymiş de haberimiz yokmuş, tasarımcı beyinlerine neler koymuş böyle? Hayır onla da ilgisi yok birazdan olmadığını kanıtlayacağız.
Bir kocaman yuva var. Yuvanın içine kamera sokuyoruz. Her şey mükemmel tasarlanmış. Bir çok işçi durmadan bir yerlere gidiyor, birçoğu içerde başka işlemler yapıyor,kimi yavruluyor, kimi döllüyor. Muazzam bir kent kurmuş bu salak dediğimiz canlılar. Üstelik bizim kentlerdeki birçok sorun bunlarda yok çünkü hepsinin karnı doymakta. Ölülerini koydukları yer yiyeceklerden en uzakta falan. Hatta bir yeri bozuyoruz birkaçı ölüyor sonra gelip düzeltiyorlar. Ortamı yaşanmaz hale getirirsek gidip başka yerde yeni mükemmel koloni yuvası yapıyorlar.
Ee? Hani biz zekiydik nöronumuz fazlaydı, bunlar aptaldı?
Alıyoruz bir işçiyi bakıyoruz nolmuş bunlara bir şifre mi harekete geçmiş, yoksa plan mı yapıyorlar artık? Hayır hiç ilgisi yok, hala bildiğin kokulara ve kimyasallara tepki gösteren aptal karınca. Hiç bir değişiklik yok. (insan kentlerini anımsayın)
Acaba olay şu kraliçede mi? Bulup bütün kraliçeleri öldürüyoruz. öldürmeden önce incelediğimizde, onunda diğerleri gibi aptal olduğunu farkediyoruz.
Fakat bir süre sonra yeni kraliçeler doğuyor o odada.
Sinir yaptık diyelim ve başlıyoruz o bölgede katliama. "Kim planladı lan bu mükemmel sistemi" diye bağırarak.
Öldürdük öldürdük, inceledik bulamadık. Bu arada karınca sayısı 10 binlere düşmüş katliamdan ötürü. Neyse diyoruz yarın devam edelim.
Ertesi gün geldiğimizde hala sistem aynen sürüyor. Hatta daha az çalışmaya başlamış, daha büyümüşler çünkü stok fazlaları oluşmuş sayı azalınca. Ulen diyoruz ürünlerini de yok ediyoruz. Bu arada o sinirle elimiz değmişken 2000 tanesini daha telef ediyoruz. Hala tasarımcı kim bulamadık. (Dincilerin katliam nedenini anlamışınızdır artık, çünkü bulamıyorlar tasarımcıyı gerçekte onlarda)
Sonra böyle böyle biz öldürdükçe bunların sistemde bazı problemler çıkmaya başladığını da farkediyoruz. Bazı kavgalar, göçler başlıyor. ilk baştan beri bir yavaşlama vardı öldürdükçe ama dikkate almadık; çünkü hala zeki zeki takılıyorlardı inatla. Sayıyı biraz daha düşürdüğümüzde bir de ne görelim? Aniden bir dağılma başladı. Önceden son derece düzgün işleyen sistemde bozulma başladı. Bir süre sonra hepsinin bildiğimiz aptal karıncalar gibi salak salak dolaştığını farkettik. Belli sayının altındayken Koloni olamıyorlar, zeka yok oluverdi.
Bunun bir kritik noktası var öyleyse.
Evet ve her tür için farklı. Çok basit organizmalar çok sayıda olduklarında karmaşık bir sisteme dönüşüyorlar ve biz bunun düzenli tasarım olduğunu sanıyoruz. Oysa tam tersiymiş. Yani basit birimlerin kendisi o tasarımın sebebiymiş üstelikte bu karmakarışık basit ilişkiler toplamı,o basit ilişkilerce açıklanamadığı için akıllı tasarım diye uydurulmuş. Halbuki tam tersi.
Akıl dediğimiz, bu karmaşık ilişkilere neden olan birimlerin bir araya geldiklerinde ortaya çıkan emergence property lerinden doğmaktadır. Bu fazlalıklar dışardan gelmezler ancak birimlerin toplam biçimi olduklarından tek bir birim veya birkaçının ilişkisi ile açıklanamaz.
Neden mi? Birincisi Eğer ilki doğru olsaydı karıncaları öldürdüğümüzde yine işbirliğini sürdürmeleri sayılarından bağımsız olarak daima olmak zorundaydı.
ikinci ve daha da önemli sonuç ise, eğer evrim olmasaydı ve indirgenemez kompleks olmuş olsaydı, Karıncalardan 5 -10 tane öldürmemiz koloninin dağılmasına neden olurdu. Oysa basit ilişkilerinden doğan karmaşık sistemin sürdürülebilir eşiğinin altına düşmeden ne kadar karınca öldürürseniz öldürün koloni aynen varlığını sürdürmektedir. Behenin tüm varsayımlarının tersini görmek doğada daima mümkündür.
Peki bu sistemin tetikçisi nedir? Bunun bilinç olmadığını, bilincin basit ilişkilerin toplamdaki karmaşık sonucu olduğunu öğrendik.
Eskiden kraliçenin koloni yöneticisi olduğu,daha sonra bazılarının yönettiği bir kast yapılanması olduğu sanılırmış. Ancak bunun doğru olmadığı simülasyon ve bilgisayar teknolojisi gelişince kesinlikle anlaşıldı. Karınca ya da arı kolonilerinin bir tanrısı veya yöneticisi yok. Bu bilince neden olan şey (buraya dikkat) tek tek tüm karıncalardaki yine onları oluşturan organik birimlerin bir sonucu olan basit algı ve tepki mekanizması. Yani karınca kolonisinde bilinç görünümüne benzeyen şeyin tetikleyicisi salgıladıkları ve tepki verdikleri feromonlar.
Karınca bilinci sandığımız şey onların feromonlara tepki vererek giderek çoğalması ve ortak bir bütün oluşturması. Karınca kolonisinin aklı karıncaların işbirliğidir ve koloni aklıdır. Karınca aklı ise koloni aklının nedeni olsa da, koloniyi meydana getirecek akıl tek bir karıncada bulunmaz.
Bu olgu tüm organik sistemlerde geçerli olup, canlının evriminin nedenlerinden de bir tanesidir. Geçmişin kolonileri olan tek hücreliler, kolonilerini geliştirdikçe ve bu koloniler çoğaldıkça kendi neden oldukları sistemin ayrılmaz bir parçası olmuşlar, bunun sonucunda ökaryot hücre yapıları ve onlarında çeşitlenip koloni oluşturarak çeşitli çok hücreli canlı toplulukları ortaya çıkmıştır. Sistemin genel davranışını belirleyen, onu oluşturan yapı taşlarıdır. ancak o yapıtaşları sadece sistemi oluşturan unsur oldukları için hücrelerin ne yapacağını bilmesi gibi bir şey mevzubahis değildir. bu hiç gerekli değildir.
Bir canlı çok hücreli organizma, onu oluşturan sayısız unsurun toplamıdır. Ancak tek bir unsur tüm sistemi açıklamaz. insanlarda Bilinç gibi veya hayvanlardaki davranış ve irade gibi görünen şey budur. Karınca sadece belli olaylara tepki verir. Bunun tetikleyicisi yani feromonlara verdiği tepki karıncayı meydana getiren unsurların ortak sonucudur. Karıncalar ise evrim süreci içersinde bir arada yaşamış, en büyük kolonileri yani aslında en zeki kolonileri oluşturabilenlerin nesilleri sürmüştür. Tek tek aptal olmaları, karıncaların yokolmasına neden olmaz. çünkü bu basit ilişkiler zaten bilincinde nedenini oluştururlar. Bilinç sonuçtur, asla bir sebep olarak düşünülemez. Akıllı tasarım olanaksızdır çünkü tasarımcı akıl, karmaşık ilişkilerin sonucudur. Doğa aklın nedeni olduğu indirgenemez bir karmaşa değil, tam tersine akli tasarıma indirgenemeyecek bir kaos yapısındadır. Yani tam tersine doğa, akli tasarımlara indirgenemeyen bir kaostur. Böylece behe nin karmaşaya dayanarak aklı temellendirdiği önermesinin salt bir kavram karmaşasından ibaret olduğu anlaşılır.
güncel Önemli Başlıklar