bugün
- amedspor21
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek7
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı17
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- aleksey batrakov28
- hidrojen bombası3
- akşama ne yemek yapsam8
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- sözlük üzerinden alınan son dm4
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- evde kalmış sözlüğe yemek resmi atıyor3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim35
- iran'a atom bombası atılması3
- sözlüğün en iyi mutfağı2
- 25 yaşında hala çocuk yapmayı başaramamış kadın3
- her biji amedspor2
- galatasaray amed operasyonu7
- melikahmet turanspor3
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- kötü bir insan mıyım ben9
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- siber saldırı 23 ekim 20262
- rafael leao3
- uludağ sözlük mobil site arayüzü3
- hamas denince akla gelenler14
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- günün sözü8
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer6
- yavıdice öğreniyoruz4
- terapi niteliğindeki şeyler16
- nervio31
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak6
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- leş kaktüsü6
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- sözlüğün yeni tasarımı23
- göztepe3
- ismeti siyaset tahsiline lmu'ya göndermek2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek5
- sigara içmeyince sinirlenmek4
Bu akşam itibariyle izlediğim ve senaryo açısından "vasatın üstü", oyuncular ve oyunculuklar açısından "çok iyi" olarak değerlendirebileceğim film.
Senaryoyu vasatın üzerinde, iyinin altında kılan nedenlere gelelim. Öncelikle, hemen herkesin çok iyi bildiği adi bir polisiye vakası cafcaflı bir şekilde işlenerek, sıradanlıktan kurtarılmış. Diyaloglar oldukça başarılı. Filmin finali, özellikle filmin ortalarından itibaren tahmin edilebilir bir hal alıyor. Ama bir polisiye filmi "iyi" yapan, finalde izleyiciyi ters köşe yapmak değildir her zaman.
Peki neden vasatın üzerine çıkan senaryo, bir türlü "iyi" mertebesine ulaşamıyor? Bir kere, bazı açıkları doldurmak ya da kapatmak konusunda eksik kalmış. Battal Çolakzade gibi gücün, iktidarın en tepesine ulaşmış bir karakter, nasıl oluyor da iki gün önce meydan okuduğu koca bir polis teşkilatının (onun gözünde) basit bir memurunun bir çift lafıyla vicdan muhasebesine girişiyor ve intihara karar veriyor? Ferman, aklı başında ama gözü kara bir polis, tamam da, o nasıl bir özgüvendir ki, iki gün önce karşısında el pençe divan durduğu bir adamın karşısına çaylak bir polis memuruyla meydan okurcasına çıkabiliyor? Burada karakterler arası bir mücadele, mecaz anlamda bir çatışma olması gerekmez mi hiç değilse? Bu kısımlar biraz basit kalmış ve final acele bağlanmış gibi geldi bana. işte bunlar da senaryoya "işte budur" dedirtmeyen etkenlerin en önemlisi bana göre.
Senaryoyu bir kenara bırakırsak, başta da söylediğim gibi "cast" çok iyi, hatta mükemmel. Şener Şen, Cem yılmaz, Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Rıza KOcaoğlu, Melisa Sözen hepsi oyunculuklarının hakkını vermişler. Bu yüzden bile bu filme gidilir.
O yüzden de gidilmez diyorsanız "Hayde" sahnesini sinemada izlemek için bile gidilir. Boşverin youtubeu falan...*
Senaryoyu vasatın üzerinde, iyinin altında kılan nedenlere gelelim. Öncelikle, hemen herkesin çok iyi bildiği adi bir polisiye vakası cafcaflı bir şekilde işlenerek, sıradanlıktan kurtarılmış. Diyaloglar oldukça başarılı. Filmin finali, özellikle filmin ortalarından itibaren tahmin edilebilir bir hal alıyor. Ama bir polisiye filmi "iyi" yapan, finalde izleyiciyi ters köşe yapmak değildir her zaman.
Peki neden vasatın üzerine çıkan senaryo, bir türlü "iyi" mertebesine ulaşamıyor? Bir kere, bazı açıkları doldurmak ya da kapatmak konusunda eksik kalmış. Battal Çolakzade gibi gücün, iktidarın en tepesine ulaşmış bir karakter, nasıl oluyor da iki gün önce meydan okuduğu koca bir polis teşkilatının (onun gözünde) basit bir memurunun bir çift lafıyla vicdan muhasebesine girişiyor ve intihara karar veriyor? Ferman, aklı başında ama gözü kara bir polis, tamam da, o nasıl bir özgüvendir ki, iki gün önce karşısında el pençe divan durduğu bir adamın karşısına çaylak bir polis memuruyla meydan okurcasına çıkabiliyor? Burada karakterler arası bir mücadele, mecaz anlamda bir çatışma olması gerekmez mi hiç değilse? Bu kısımlar biraz basit kalmış ve final acele bağlanmış gibi geldi bana. işte bunlar da senaryoya "işte budur" dedirtmeyen etkenlerin en önemlisi bana göre.
Senaryoyu bir kenara bırakırsak, başta da söylediğim gibi "cast" çok iyi, hatta mükemmel. Şener Şen, Cem yılmaz, Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Rıza KOcaoğlu, Melisa Sözen hepsi oyunculuklarının hakkını vermişler. Bu yüzden bile bu filme gidilir.
O yüzden de gidilmez diyorsanız "Hayde" sahnesini sinemada izlemek için bile gidilir. Boşverin youtubeu falan...*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com