bugün
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat6
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- mansur yavaş9
- islam yekpare biçimde doğru mu sahiden3
- en son neye çok üzüldünüz12
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya3
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- cem yılmaza gülenler sözlük3
- gocu32
- true yaşıyor mu6
- arkadaşlar ben ayrılmak istiyorum3
- israil seviciliği5
- kendinizi on yıl sonra nerede görüyorsunuz2
- mamudo gurban niye doğdun9
- nuh ve ibrahimle yapılan antlaşma6
- yehova şahitleri5
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
- başkent istanbul olsun11
- hoca2
- allah ı görmek3
- ibrahim'in allah'ı elestirmesi4
- her şeyin çözümü var demek4
- tablet mi pc mi telefon mu4
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- kadının en güzel olduğu yaş3
- 34 yaşına kadar eline erkek eli değmemiş erkek2
- yahudilerin mesih seviciliği3
- true nickli yazar23
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- ak parti2
- queen ravennanın cinleri5
- yan tuvalette sesli osurarak sıçan insan2
- inci sözlük4
- hiçbir şeyi bilmeden hayvan gibi yasamak3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- kürtlerin aslında iyi olduğu gerçeği4
- nasıl nude istenir4
- piyasanın en ağır sigarası4
- göksel in memeleri3
- amedspor6
- türklerin tartışma kültürü2
- eskiyen gocuğu çöpe atmak2
- truelaşmak5
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin6
- uludağ sözlük premium hesabı3
- istanbul3
- insanların sizden uzak durması5
Bu akşam itibariyle izlediğim ve senaryo açısından "vasatın üstü", oyuncular ve oyunculuklar açısından "çok iyi" olarak değerlendirebileceğim film.
Senaryoyu vasatın üzerinde, iyinin altında kılan nedenlere gelelim. Öncelikle, hemen herkesin çok iyi bildiği adi bir polisiye vakası cafcaflı bir şekilde işlenerek, sıradanlıktan kurtarılmış. Diyaloglar oldukça başarılı. Filmin finali, özellikle filmin ortalarından itibaren tahmin edilebilir bir hal alıyor. Ama bir polisiye filmi "iyi" yapan, finalde izleyiciyi ters köşe yapmak değildir her zaman.
Peki neden vasatın üzerine çıkan senaryo, bir türlü "iyi" mertebesine ulaşamıyor? Bir kere, bazı açıkları doldurmak ya da kapatmak konusunda eksik kalmış. Battal Çolakzade gibi gücün, iktidarın en tepesine ulaşmış bir karakter, nasıl oluyor da iki gün önce meydan okuduğu koca bir polis teşkilatının (onun gözünde) basit bir memurunun bir çift lafıyla vicdan muhasebesine girişiyor ve intihara karar veriyor? Ferman, aklı başında ama gözü kara bir polis, tamam da, o nasıl bir özgüvendir ki, iki gün önce karşısında el pençe divan durduğu bir adamın karşısına çaylak bir polis memuruyla meydan okurcasına çıkabiliyor? Burada karakterler arası bir mücadele, mecaz anlamda bir çatışma olması gerekmez mi hiç değilse? Bu kısımlar biraz basit kalmış ve final acele bağlanmış gibi geldi bana. işte bunlar da senaryoya "işte budur" dedirtmeyen etkenlerin en önemlisi bana göre.
Senaryoyu bir kenara bırakırsak, başta da söylediğim gibi "cast" çok iyi, hatta mükemmel. Şener Şen, Cem yılmaz, Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Rıza KOcaoğlu, Melisa Sözen hepsi oyunculuklarının hakkını vermişler. Bu yüzden bile bu filme gidilir.
O yüzden de gidilmez diyorsanız "Hayde" sahnesini sinemada izlemek için bile gidilir. Boşverin youtubeu falan...*
Senaryoyu vasatın üzerinde, iyinin altında kılan nedenlere gelelim. Öncelikle, hemen herkesin çok iyi bildiği adi bir polisiye vakası cafcaflı bir şekilde işlenerek, sıradanlıktan kurtarılmış. Diyaloglar oldukça başarılı. Filmin finali, özellikle filmin ortalarından itibaren tahmin edilebilir bir hal alıyor. Ama bir polisiye filmi "iyi" yapan, finalde izleyiciyi ters köşe yapmak değildir her zaman.
Peki neden vasatın üzerine çıkan senaryo, bir türlü "iyi" mertebesine ulaşamıyor? Bir kere, bazı açıkları doldurmak ya da kapatmak konusunda eksik kalmış. Battal Çolakzade gibi gücün, iktidarın en tepesine ulaşmış bir karakter, nasıl oluyor da iki gün önce meydan okuduğu koca bir polis teşkilatının (onun gözünde) basit bir memurunun bir çift lafıyla vicdan muhasebesine girişiyor ve intihara karar veriyor? Ferman, aklı başında ama gözü kara bir polis, tamam da, o nasıl bir özgüvendir ki, iki gün önce karşısında el pençe divan durduğu bir adamın karşısına çaylak bir polis memuruyla meydan okurcasına çıkabiliyor? Burada karakterler arası bir mücadele, mecaz anlamda bir çatışma olması gerekmez mi hiç değilse? Bu kısımlar biraz basit kalmış ve final acele bağlanmış gibi geldi bana. işte bunlar da senaryoya "işte budur" dedirtmeyen etkenlerin en önemlisi bana göre.
Senaryoyu bir kenara bırakırsak, başta da söylediğim gibi "cast" çok iyi, hatta mükemmel. Şener Şen, Cem yılmaz, Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Rıza KOcaoğlu, Melisa Sözen hepsi oyunculuklarının hakkını vermişler. Bu yüzden bile bu filme gidilir.
O yüzden de gidilmez diyorsanız "Hayde" sahnesini sinemada izlemek için bile gidilir. Boşverin youtubeu falan...*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar