bugün
- arkadan yanaşıp selektör yapan it11
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor11
- online yazarlar neden yazmıyor8
- sözlük yazarlarının çayları9
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay5
- arabayı yavaş süren tipler5
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite10
- parmak patates vs elma dilim patates10
- velvet56
- şaka maka yakışıklıyım lan sahiden4
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar3
- ilgi isteyen kız4
- havanın buz gibi olması6
- bize hizmet edenlerin listesini allaha bildiriyorz3
- psikopat erkek seven kızlar7
- aloo napıyon yaaa diyen taksici2
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- güvenilir yazar5
- yazarların sözlükle ilgili kehanetleri2
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım3
- mercimek çorbası6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip9
- sözlük kezoları8
- sen yapamazsın beceremezsin diyen arkadaş tipi4
- havanın kapalı olması3
- aranızda doktor var mı3
- sözlük kızlarına nazar değmesi3
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak6
- erkeklerin biraz şey olması8
- iştahın kapanması8
- kızların hızlı araba süren erkeklerden hoşlanması2
- öbür sözlük4
- zam var diye gece benzinciye gitmek2
- acil doktorunun anıları2
- anksiyete2
- soğan salatası7
- sözlüğü gerenler3
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- katatespizartmasi18
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek4
- 35 yaş altı yazarlar2
- johannes kepler2
- uludağ itiraf6
- yaşlandıkça güzelleşmek3
- yeni parti37
- çin3
- atom bombası patlamasından koşarak kaçmak2
- meczup olmanın kötü sanılması2
- tası tarağı toplayıp gidip arsaya kaçak ev yapmak2
- odanın içine baykuş girmesi9
Bu akşam itibariyle izlediğim ve senaryo açısından "vasatın üstü", oyuncular ve oyunculuklar açısından "çok iyi" olarak değerlendirebileceğim film.
Senaryoyu vasatın üzerinde, iyinin altında kılan nedenlere gelelim. Öncelikle, hemen herkesin çok iyi bildiği adi bir polisiye vakası cafcaflı bir şekilde işlenerek, sıradanlıktan kurtarılmış. Diyaloglar oldukça başarılı. Filmin finali, özellikle filmin ortalarından itibaren tahmin edilebilir bir hal alıyor. Ama bir polisiye filmi "iyi" yapan, finalde izleyiciyi ters köşe yapmak değildir her zaman.
Peki neden vasatın üzerine çıkan senaryo, bir türlü "iyi" mertebesine ulaşamıyor? Bir kere, bazı açıkları doldurmak ya da kapatmak konusunda eksik kalmış. Battal Çolakzade gibi gücün, iktidarın en tepesine ulaşmış bir karakter, nasıl oluyor da iki gün önce meydan okuduğu koca bir polis teşkilatının (onun gözünde) basit bir memurunun bir çift lafıyla vicdan muhasebesine girişiyor ve intihara karar veriyor? Ferman, aklı başında ama gözü kara bir polis, tamam da, o nasıl bir özgüvendir ki, iki gün önce karşısında el pençe divan durduğu bir adamın karşısına çaylak bir polis memuruyla meydan okurcasına çıkabiliyor? Burada karakterler arası bir mücadele, mecaz anlamda bir çatışma olması gerekmez mi hiç değilse? Bu kısımlar biraz basit kalmış ve final acele bağlanmış gibi geldi bana. işte bunlar da senaryoya "işte budur" dedirtmeyen etkenlerin en önemlisi bana göre.
Senaryoyu bir kenara bırakırsak, başta da söylediğim gibi "cast" çok iyi, hatta mükemmel. Şener Şen, Cem yılmaz, Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Rıza KOcaoğlu, Melisa Sözen hepsi oyunculuklarının hakkını vermişler. Bu yüzden bile bu filme gidilir.
O yüzden de gidilmez diyorsanız "Hayde" sahnesini sinemada izlemek için bile gidilir. Boşverin youtubeu falan...*
Senaryoyu vasatın üzerinde, iyinin altında kılan nedenlere gelelim. Öncelikle, hemen herkesin çok iyi bildiği adi bir polisiye vakası cafcaflı bir şekilde işlenerek, sıradanlıktan kurtarılmış. Diyaloglar oldukça başarılı. Filmin finali, özellikle filmin ortalarından itibaren tahmin edilebilir bir hal alıyor. Ama bir polisiye filmi "iyi" yapan, finalde izleyiciyi ters köşe yapmak değildir her zaman.
Peki neden vasatın üzerine çıkan senaryo, bir türlü "iyi" mertebesine ulaşamıyor? Bir kere, bazı açıkları doldurmak ya da kapatmak konusunda eksik kalmış. Battal Çolakzade gibi gücün, iktidarın en tepesine ulaşmış bir karakter, nasıl oluyor da iki gün önce meydan okuduğu koca bir polis teşkilatının (onun gözünde) basit bir memurunun bir çift lafıyla vicdan muhasebesine girişiyor ve intihara karar veriyor? Ferman, aklı başında ama gözü kara bir polis, tamam da, o nasıl bir özgüvendir ki, iki gün önce karşısında el pençe divan durduğu bir adamın karşısına çaylak bir polis memuruyla meydan okurcasına çıkabiliyor? Burada karakterler arası bir mücadele, mecaz anlamda bir çatışma olması gerekmez mi hiç değilse? Bu kısımlar biraz basit kalmış ve final acele bağlanmış gibi geldi bana. işte bunlar da senaryoya "işte budur" dedirtmeyen etkenlerin en önemlisi bana göre.
Senaryoyu bir kenara bırakırsak, başta da söylediğim gibi "cast" çok iyi, hatta mükemmel. Şener Şen, Cem yılmaz, Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Rıza KOcaoğlu, Melisa Sözen hepsi oyunculuklarının hakkını vermişler. Bu yüzden bile bu filme gidilir.
O yüzden de gidilmez diyorsanız "Hayde" sahnesini sinemada izlemek için bile gidilir. Boşverin youtubeu falan...*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar