bugün

dunyadan uzak

Sızlıyorsa yüreğin dünya gailesinden
Yaralı kartalleyin dönüp duran yerlerde
Tutsak kanatlarında taşıyarak benleyin
Yazılı bir dünya, soğuk ezici hem de

Eğer ancak kanadıkça yaran atıyorsa
Aşkının ışıtmaz olduğunu görüyorsa
O biricik yıldızının o yitik ufkunu
Bu tutsak ruhum gibi senin de ruhun sonra

Usanıp o kulluktan, kara, acı, ekmekten
Tutup o kürekleri bırakmışsa bir yana
Eğilmiş ağlıyorsa sulara bakaraktan
Arayarak uzak bir yol sonsuz dalgalarda

Ve korkuyla omuzunda birden farkedip sonra
O damgayı hani o demirle vurmuşlar
Titriyorsa vücudun giz tutkularla eğer
Üzülüyorsa o kötü kem bakışlardan

Ulu yalnızlıklarda bulmak salt bir yer
Gizlemek güzelliğini tüm o hayasızlardan
Kuruyosa dudağın zehiriyle yılanların
Kızarıyorsa eğer alnın geçerken düşlerinden

Gözü sendeki o pis o hayasız yabancının
Yürü git korkusuzca, şehirleri ko git
Uzat tut ayaklarını o tozlu yolladan
işte uzak kentler, bizim gözümüzle bak git

Yazılı kayaları gibi tutsak insanlığın
Geniş barınaklardır o tarlalar, ormanlar
Karanlık adalarla çevrili deniz gibi hür
Yürü elinde çiçekler tarlalar arasından *
© copyright 2005 - 2026