1. .
    Sızlıyorsa yüreğin dünya gailesinden
    Yaralı kartalleyin dönüp duran yerlerde
    Tutsak kanatlarında taşıyarak benleyin
    Yazılı bir dünya, soğuk ezici hem de

    Eğer ancak kanadıkça yaran atıyorsa
    Aşkının ışıtmaz olduğunu görüyorsa
    O biricik yıldızının o yitik ufkunu
    Bu tutsak ruhum gibi senin de ruhun sonra

    Usanıp o kulluktan, kara, acı, ekmekten
    Tutup o kürekleri bırakmışsa bir yana
    Eğilmiş ağlıyorsa sulara bakaraktan
    Arayarak uzak bir yol sonsuz dalgalarda

    Ve korkuyla omuzunda birden farkedip sonra
    O damgayı hani o demirle vurmuşlar
    Titriyorsa vücudun giz tutkularla eğer
    Üzülüyorsa o kötü kem bakışlardan

    Ulu yalnızlıklarda bulmak salt bir yer
    Gizlemek güzelliğini tüm o hayasızlardan
    Kuruyosa dudağın zehiriyle yılanların
    Kızarıyorsa eğer alnın geçerken düşlerinden

    Gözü sendeki o pis o hayasız yabancının
    Yürü git korkusuzca, şehirleri ko git
    Uzat tut ayaklarını o tozlu yolladan
    işte uzak kentler, bizim gözümüzle bak git

    Yazılı kayaları gibi tutsak insanlığın
    Geniş barınaklardır o tarlalar, ormanlar
    Karanlık adalarla çevrili deniz gibi hür
    Yürü elinde çiçekler tarlalar arasından *
    ... mulayim