bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe25
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması31
- sözlük yazarlarının lahmacunları7
- her gün söylenen ufak tefek yalanlar7
- abd'nin kucağında siyaset yapmak4
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı7
- f 35 leri kendimiz yapalım6
- güne bir şarkı bırak8
- kadinlarin erkekleri dm den taciz etmesi7
- akp bitince ne olacak8
- aquila bicipite6
- nike'yi nayk diye okuyan hırbo5
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler6
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek4
- uzun entry giren yazar enayiliği11
- macron koştu diye kavga etmek4
- her yazarın eşit olmaması6
- ideal erkek poposu3
- z kuşağı kızları4
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması9
- karşıyakalı kızlar3
- lahmacunu elle yiyen kız4
- ölümün en iyi tanımı14
- ronaldocu erkek messici kız ilişkisi3
- gündelik hayatta felsefe yapmanın gereksizliği2
- omron3
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı14
- hazret ktç2
- otel odasında ölü bulunmak7
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar8
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği5
- raikagetokatlayan4
- erling braut haaland12
- pısırık2
- macron'a koşamazsın dersen sana neler yapar2
- yol yabdı2
- 2026 dünya kupası26
- diyetle kilo almak2
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- fusya semsiyeli yabanci12
- mini etekli kız isimleri top 103
- arjantin5
- sevgiliyle tatile gitmek7
- belçika8
- ispanya7
- ingiltere7
- norveç6
- yorgun mermi7
- isviçre4
- fas6
derin bir nefes alıyorum bu başlığa her girdiğimde. Önce yazılanlara biraz bakıyorum sonra uzun uzun yazıyorum söylemek istediklerimi. Sonra yollayamadan çıkıyorum. Eksik kaldım ben sözlük. Büyük bir parçam kayboldu, gitti. Verdiğim sözleri, ettiğim yeminleri tutamadım.
O kız o aşık olduğum kadın gittikten sonra hiç bir şey koyamadım yerine. Hayatı yaşamaya baktım sadece dünyanın döndüğünü unutmadım. Ama onuda unutmadım sözlük. 137 gün sonra bile hala ne bir kimseyi sevebildim, ne bir kimseye dokunabildim, nede birilerinin karşısına çıkabildim. Gözlerimi kapattığımda hala onun yüzü geliyor aklıma. onun o gülümsemesini her hatırladıgımda pır pır ediyor yüreğim. Bir çok insanda olduğu gibi eskileri hatırlıyorum sürekli. Durmaksızın yaşanılan o zamanları. Bazen ettiğimiz kavgaları, bazen minik cilveli tartışmaları, bazende masum bir öpücüğü, sarılarak uyumayı. Düşünüyorum sadece. Onu her unutamadığımda her onu hatırlatacak bir şey buldugumda toplayıp eşyalarımı çekip gitmek istiyorum. Yapamıyorum. Tek nedeni ise korkuyor olmam. Bir gün ola ki bana ihtiyacı olursa ve aradığı yerde olmazsam ben? O zaman daha kötü olur sözlük. Tahammül edemem. Ne zaman ki sevgilisine kavuşacak ondan sonra tamamen gidiyorum sözlük onun hayatından elimi ayağımı çekiyorum. şuandada yok gerçi pek bir elim ayağım ama en azından benim sürekli burda olduğumu biliyor. ihtiyacı olduğunda yardımına koşmam gerek çünkü öyle bir insan o. O denli kıymetli. Kömür madenimdeki elmas o. 10 Şubatta türkiyeye geleceğini biliyorum. Çok düşündüm acaba uzaktanda olsa karşılamaya gidebilirmiyim diye ama o cesaret yok bende. Çünkü hazırlayamıyorum kendimi. karşımda sevgilisiyle onu görmek, birbirlerine yeni tanışırmış gibi bir heycanla sarılmaları, bir okadarda özlemle sarılmaları bitirir beni. Olacakları biliyorum ama bu herhangi bir şeyi değiştirmiyor. Türkiyeye geldiği zaman hayatında beni hiç bulamayacak. Ne zaman ki sevgilisine kavustu, ne zaman ki sevgilisi onu kollarının altına alıp korumaya başladı o zaman ardıma bakarak çıkıp gidicem sözlük. Tamamen, temelli gidiyorum sözlük. Nereye ? Bilmiyorum. Türkiyenın her yerıne gidebilirim. Ama galiba ben yine istanbula gidicem. Gittiğim oşehirde belki bir gün dizilerdeki filmlerdeki gibi karşılaşırız onunla. Ansızın çıkar karşıma, susarız ikimzide söyleyemeyiz birbirimize düşündüklerimizi. Hissettiklerimizi anlatamayız belki. Sade bir merhaba, altında binlerce soru işareti barındıran. sade bir nasılsın ile anlatılmaya çalışılanlar...
tarifi mümkün değil herhalde hissettiklerimin. sadece bir umut tanımı bunlar tabi. ama umut değilmidir insanı hayata bağlayan. Hayatımda korktuğum karanlığın içerisinde yapayalnız kaldım. Ben bir cennet kaybettim, ellerimin arasından kayıp gitti. Kurduğum cümleler yarım kaldı. Sahipsiz kaldı satırlarım. Ve ısınamadı bir daha kalbim.
bir 4 ay daha sonra görüşmek üzere diyorum sana. özlemek berbat bir şey sözlük özellikle özlediğin başkasını özlüyorsa.
Cem Adrian [Sen Benim]
Hep aynı sessizlikle geliyor gece...
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine...
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde...
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime...
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin...
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim...
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin...
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim...
Sen benim eksik kalan yerimsin...
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim...
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin...
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim...
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin...
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim...
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
Dinlemek isteyenler içinde;
http://vimeo.com/17493837
O kız o aşık olduğum kadın gittikten sonra hiç bir şey koyamadım yerine. Hayatı yaşamaya baktım sadece dünyanın döndüğünü unutmadım. Ama onuda unutmadım sözlük. 137 gün sonra bile hala ne bir kimseyi sevebildim, ne bir kimseye dokunabildim, nede birilerinin karşısına çıkabildim. Gözlerimi kapattığımda hala onun yüzü geliyor aklıma. onun o gülümsemesini her hatırladıgımda pır pır ediyor yüreğim. Bir çok insanda olduğu gibi eskileri hatırlıyorum sürekli. Durmaksızın yaşanılan o zamanları. Bazen ettiğimiz kavgaları, bazen minik cilveli tartışmaları, bazende masum bir öpücüğü, sarılarak uyumayı. Düşünüyorum sadece. Onu her unutamadığımda her onu hatırlatacak bir şey buldugumda toplayıp eşyalarımı çekip gitmek istiyorum. Yapamıyorum. Tek nedeni ise korkuyor olmam. Bir gün ola ki bana ihtiyacı olursa ve aradığı yerde olmazsam ben? O zaman daha kötü olur sözlük. Tahammül edemem. Ne zaman ki sevgilisine kavuşacak ondan sonra tamamen gidiyorum sözlük onun hayatından elimi ayağımı çekiyorum. şuandada yok gerçi pek bir elim ayağım ama en azından benim sürekli burda olduğumu biliyor. ihtiyacı olduğunda yardımına koşmam gerek çünkü öyle bir insan o. O denli kıymetli. Kömür madenimdeki elmas o. 10 Şubatta türkiyeye geleceğini biliyorum. Çok düşündüm acaba uzaktanda olsa karşılamaya gidebilirmiyim diye ama o cesaret yok bende. Çünkü hazırlayamıyorum kendimi. karşımda sevgilisiyle onu görmek, birbirlerine yeni tanışırmış gibi bir heycanla sarılmaları, bir okadarda özlemle sarılmaları bitirir beni. Olacakları biliyorum ama bu herhangi bir şeyi değiştirmiyor. Türkiyeye geldiği zaman hayatında beni hiç bulamayacak. Ne zaman ki sevgilisine kavustu, ne zaman ki sevgilisi onu kollarının altına alıp korumaya başladı o zaman ardıma bakarak çıkıp gidicem sözlük. Tamamen, temelli gidiyorum sözlük. Nereye ? Bilmiyorum. Türkiyenın her yerıne gidebilirim. Ama galiba ben yine istanbula gidicem. Gittiğim oşehirde belki bir gün dizilerdeki filmlerdeki gibi karşılaşırız onunla. Ansızın çıkar karşıma, susarız ikimzide söyleyemeyiz birbirimize düşündüklerimizi. Hissettiklerimizi anlatamayız belki. Sade bir merhaba, altında binlerce soru işareti barındıran. sade bir nasılsın ile anlatılmaya çalışılanlar...
tarifi mümkün değil herhalde hissettiklerimin. sadece bir umut tanımı bunlar tabi. ama umut değilmidir insanı hayata bağlayan. Hayatımda korktuğum karanlığın içerisinde yapayalnız kaldım. Ben bir cennet kaybettim, ellerimin arasından kayıp gitti. Kurduğum cümleler yarım kaldı. Sahipsiz kaldı satırlarım. Ve ısınamadı bir daha kalbim.
bir 4 ay daha sonra görüşmek üzere diyorum sana. özlemek berbat bir şey sözlük özellikle özlediğin başkasını özlüyorsa.
Cem Adrian [Sen Benim]
Hep aynı sessizlikle geliyor gece...
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine...
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde...
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime...
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin...
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim...
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin...
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim...
Sen benim eksik kalan yerimsin...
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim...
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin...
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim...
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin...
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim...
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
Dinlemek isteyenler içinde;
http://vimeo.com/17493837
Gündemdeki Haberler