bugün

aşk

sevginin bir fazıydı. yoğunluğu konusunda hemfikirdi insanlar. bazıları konu hakkında çok küfürler etmişti, ederlerdi duyardım. en çok onlar batmıştı o yoğunluğa bence, paçalarından küçük kalpler düşürürlerdi, tıkırtılarına öyle alışmışlardı ki , onları eski istasyonlarda koca koca saatlerin tıkırtısında homurdayarak uyuyan yaşlı amcalara benzetirdim. tik-tak'lardan rahatsız ama uykuda ısrarcı. acırdım ama çok tatlı görünürlerdi gözlerime...

aşk sevginin bir fazıydı, maddeden yoksundu, ama maddede etkisi uzundu. çok kaybolan insan gördüm, sirk misali bir amatör sihirbaz eşliğinde de değil üstelik. önce severlerdi, sonra erirlerdi, sonra kaybolurlardı. alkışlayan olmazdı, sahne arkası bazen olurdu. o da bir arka sokaktaki eski meyhane. meyhaneler tatlıdır aslında, herkesin gözleri hüzünlü bakar, ama ışıldar da vesselam. heyecan bitmemiştir her şarkıya bir ayrı oynar sarhoşlar. aşıkları genelde sevgiliye söverler, içten içe aramıyor değildir elleri maşukun ellerini... ondandır ikide bir gider şişeye elleri...

aşk seviginin bir fazıydı, insana ağır geldi, tanrı üzerinde oynama yapamadı, insanlar yarım kaldı.

yarım...
© copyright 2005 - 2026