bugün
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak17
- petzold'un aynalar no 3 filmi4
- reha muhtar27
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi9
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar4
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- uysaljakoben25
- nasıl bir kadınla evlenilmeli9
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- soul calibur3
- beyaz tenli olmak2
- murat soner4
- dünyanın sonu5
- yazlıkçı teyzeler4
- istiklal partisi2
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler2
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- ezdirmem sana kendimi den sonra yapilabilecekler2
- ispanyolca seviyesini bir cümle ile belli etmek3
- evlilik masrafları17
- masumiyet körlüğü5
- gece yıldızları izlemek5
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- kadınların aradığı erkek modeli11
- vincenzo italiano5
- sözlüğe yeni gelmiş numarası yapan eski yazar4
- mafyaya özenmek3
- bitcoin2
- katatespizartmasi9
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- kendini dinlemek5
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- penis deliğinden içeri giren kene10
- mokv geldi mi8
- özgür özel mallığı6
- fedoncu terör örgütü2
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf6
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- göt deliği yalatmak11
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba22
- gocu34
- ezdirmem sana kendimi2
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- gül gibi kız olma kriterleri9
- en gey özelliğiniz10
- üniversite hayatı8
türkiye deki en tezat iki argümandır.
bir meslek düşünün ki, insanlığın mesaileri içinde bence en kutsalı olsun.
ve yine bir kurum düşünün ki, dünyanın en kutsal mesleğini, dünyanın en olumsuz ve dengesiz doktrinler sistemiyle, yerin dibine batırsın.
öğretmen olmak isteyen onlu yaşlarındaki çocukların iyi niyetine, yüreğinde ve beynindeki cevhere bakıyorum da, maalesef o idealist çocukları alıp, böylesine mantıktan uzak bir sistemin içinde öğüte öğüte, yokediyoruz.
inatla, sistemin olumsuzluklarına direnip, öğretmenlik idealini ve bilincini koruyan bir avuç öğretmenimizde, terkedilmiş kaleler gibi, meslektaşlarının düşüncesizlikleri, vurdumduymazlıkları, haysiyetsizlikleri, kabiliyetsizlikleri ve art niyetleri arasında ayakta kalmayı insan üstü bir meziyetle sürdürüyorlar.
bana, bu sözlerim yüzünden çoğunuz kızacaksınız biliyorum ama, o bir avuç deha ve özveri kalesi olmasa, ülkemde hakiki öğretmenden ve meziyetlerinden bahsetmek mümkün olmazdı.
ülkemiz, solmayan çiçeklerin himayesinde yeşeren fidanları muhteva ettiği gibi, kurumayan bataklıklarında, nesilleri yutan, ziyan olmuşlukları da ihtiva etmektedir.
öğrencisini döven, taciz eden, rencide eden, aşağılayan, sürekli cezalandıran, hor gören, küçümseyen öğretmenlerden bahsediyorum.
öğrencisine, para olarak bakan bilgi sermayedarlarından bahsediyorum.
kabiliyete ve özgür düşünceye değil, yalakalığa ve esarete prim veren zihinlerden bahsediyorum.
onlara o kadar kızıyor ve acıyorum ki bu sistem ve zümrenin içinde tertemiz ve aydınlık bir güneş gibi parıldayan, hakettiği için eli öpülesi, baş tacı edilesi bir avuç eğitim cengaverinin destanını yazasım geliyor.
onlar, bu ülkenin gerçek savaşçıları, yılmaz bekçileri ve gerçek sahipleri.
bu millet ancak ve ancak onların omuzları üstünde yükselebilir.
hÂl bu ülkede aydınlık zihinli, hür yürekli gençler yetişiyorsa, işte bu azim, bu coşku ve inanca borçluyuz.
borcunu ödeyebileceğini düşüneniniz varsa bir daha düşünsün çünkü bazı borçlar asla ödenmez.
bir meslek düşünün ki, insanlığın mesaileri içinde bence en kutsalı olsun.
ve yine bir kurum düşünün ki, dünyanın en kutsal mesleğini, dünyanın en olumsuz ve dengesiz doktrinler sistemiyle, yerin dibine batırsın.
öğretmen olmak isteyen onlu yaşlarındaki çocukların iyi niyetine, yüreğinde ve beynindeki cevhere bakıyorum da, maalesef o idealist çocukları alıp, böylesine mantıktan uzak bir sistemin içinde öğüte öğüte, yokediyoruz.
inatla, sistemin olumsuzluklarına direnip, öğretmenlik idealini ve bilincini koruyan bir avuç öğretmenimizde, terkedilmiş kaleler gibi, meslektaşlarının düşüncesizlikleri, vurdumduymazlıkları, haysiyetsizlikleri, kabiliyetsizlikleri ve art niyetleri arasında ayakta kalmayı insan üstü bir meziyetle sürdürüyorlar.
bana, bu sözlerim yüzünden çoğunuz kızacaksınız biliyorum ama, o bir avuç deha ve özveri kalesi olmasa, ülkemde hakiki öğretmenden ve meziyetlerinden bahsetmek mümkün olmazdı.
ülkemiz, solmayan çiçeklerin himayesinde yeşeren fidanları muhteva ettiği gibi, kurumayan bataklıklarında, nesilleri yutan, ziyan olmuşlukları da ihtiva etmektedir.
öğrencisini döven, taciz eden, rencide eden, aşağılayan, sürekli cezalandıran, hor gören, küçümseyen öğretmenlerden bahsediyorum.
öğrencisine, para olarak bakan bilgi sermayedarlarından bahsediyorum.
kabiliyete ve özgür düşünceye değil, yalakalığa ve esarete prim veren zihinlerden bahsediyorum.
onlara o kadar kızıyor ve acıyorum ki bu sistem ve zümrenin içinde tertemiz ve aydınlık bir güneş gibi parıldayan, hakettiği için eli öpülesi, baş tacı edilesi bir avuç eğitim cengaverinin destanını yazasım geliyor.
onlar, bu ülkenin gerçek savaşçıları, yılmaz bekçileri ve gerçek sahipleri.
bu millet ancak ve ancak onların omuzları üstünde yükselebilir.
hÂl bu ülkede aydınlık zihinli, hür yürekli gençler yetişiyorsa, işte bu azim, bu coşku ve inanca borçluyuz.
borcunu ödeyebileceğini düşüneniniz varsa bir daha düşünsün çünkü bazı borçlar asla ödenmez.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
