bugün
- manifest dinleyen erkek10
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek39
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak13
- ağlıyorum sözlük14
- 30 yaş üstü erkeklerin patatese dönmes7
- ahmet hakan'ın ben böyle yağmur görmedim yazısı9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- bütün yazarların bir gün öleceklerini düşünmek9
- beni seviyor musun sözlük16
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı18
- platon un mağara alegorisi10
- ilkokul bebesine türbanı savunmak35
- sen farklısın diyen erkek20
- sabahları 2 simit 2 açma 2 poğaça yiyen insan6
- anamgile gittiydim bacı gıı diyen kız2
- sözlük ablası16
- beşiktaş8
- osmanlı dönemiyle gurur duymak7
- yavıdiler cumartesi ışık bile açmıyu2
- 623 000 bin asker kaçağı12
- iddaa oynamayi birakma sebepleri3
- yüksek enflasyon19
- fon vurgunu15
- said nursi denilince akla gelen şeyler18
- imrandy2
- kant'ın ahlak felsefesinde niyetin önemi3
- istanbul'dan uzaklarda2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- volvo ex303
- dünyanın altı günde yaratılması6
- günaydın allahın belası sözlük2
- iltica23
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- ayrıldık36
- 210 olduğunu iddia eden sözlük beyinin 158 çıkması4
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- ikinci kez sünnet olmak11
- lig on altıncısından altı yemek6
- abd israil vs türkiye farkı18
- fon skandalı yasa teklifinin komisyonda kabulü3
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- yazarların sabah kahvaltıları8
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- istanbul mahvoldu19
- alpay6
- queen ravenna ve gücü7
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
- napıyosun bakiyim gece gece7
- affedersiniz ama kartoncu12
- gün 40 saat olsaydı6
IX
Sanıyorum küçük prens gezegeninden ayrılırken, göç etmekte olan bir yabani kuş sürüsünden yararlanmıştı. O sabah gezegenini derleyip toparlamıştı. Etkin volkanları temizlemişti önce. iki taneydiler ve sabahları kahvaltı hazırlarken ocak olarak çok işe yarıyorlardı. Bir tane de sönmüş volkanı vardı küçük prensin. Ama, "Hiç belli olmaz!" diyordu. Bu nedenle onu da temiz tutuyordu. Temiz tutulduğunda volkanlar ağır ağır ve düzgün yanıyorlardı. Öyle patlamaya filan gerek duymadan. Volkanik patlamalar tıpkı evlerin tutuşan bacalarına benzerdi.
Dünya'daki volkanlar bizim için çok fazla büyük; bu nedenle de temizleyemiyoruz ve ikide bir başımıza olmadık işler açıyorlar.
Küçük prens ayrıca son iki baobap sürgününü de sökmuştu içi sıkılarak. Bir daha dönmek istemeyebileceğim düşünüyordu. Ama o sabah her zaman yaptığı işler çok önemliydi onun için. Hele çiçeğini son kez sulayıp cam fanustan koruyucusunu üzerine geçirirken neredeyse ağlayacaktı.
Etkin volkanları temizlemişti önce.
"Elveda," dedi çiçeğine. Çiçekten bir karşılık gelmedi. "Elveda," dedi bir kez daha. Çiçek öksürdü, ama soğuk aldığından değildi öksürük.
"Saçmaladım," dedi sonunda küçük prense. "Bağışla beni, mutlu olmaya çalış..."
Küçük prens çiçeğinin ona sitem etmemesine şaşırmış, elinde cam fanusla kalakalmıştı. Bu sessiz tatlılığı anlayamıyordu.
"Tabii, seni çok seviyorum." diye konuştu çiçek. "Bunu şimdiye dek sana belirtmemiş olmam benim hatam. Aslında bu da önemli değil. Ama sen... Sen de benim kadar aptalca davrandın. Mutlu olmaya çalış... Fanusu da istemem."
"Ama rüzgâr..."
"Soğuk algınlığım o kadar kötü değil. Gecenin serinliği iyi gelir bana. Çiçeğim ben."
"Ya hayvanlar?.."
"Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım. Çok güzel olmalılar. Kelebekler de, yani tırtıllar da olmazsa kimle dostluk edeceğim ki?... Sen uzaklarda olacaksın... Büyük hayvanlara gelince... Onlardan korkmuyorum. Pençelerim var benim."
Bunları söyledikten sonra küçük prense dört tanecik dikenini gösterdi. Sonra da, "Haydi sallanma. Gitmeye karar vermiştin. Git!" dedi.
Çok gururluydu. Ağladığını görmesini istemiyordu küçük prensin...
Sanıyorum küçük prens gezegeninden ayrılırken, göç etmekte olan bir yabani kuş sürüsünden yararlanmıştı. O sabah gezegenini derleyip toparlamıştı. Etkin volkanları temizlemişti önce. iki taneydiler ve sabahları kahvaltı hazırlarken ocak olarak çok işe yarıyorlardı. Bir tane de sönmüş volkanı vardı küçük prensin. Ama, "Hiç belli olmaz!" diyordu. Bu nedenle onu da temiz tutuyordu. Temiz tutulduğunda volkanlar ağır ağır ve düzgün yanıyorlardı. Öyle patlamaya filan gerek duymadan. Volkanik patlamalar tıpkı evlerin tutuşan bacalarına benzerdi.
Dünya'daki volkanlar bizim için çok fazla büyük; bu nedenle de temizleyemiyoruz ve ikide bir başımıza olmadık işler açıyorlar.
Küçük prens ayrıca son iki baobap sürgününü de sökmuştu içi sıkılarak. Bir daha dönmek istemeyebileceğim düşünüyordu. Ama o sabah her zaman yaptığı işler çok önemliydi onun için. Hele çiçeğini son kez sulayıp cam fanustan koruyucusunu üzerine geçirirken neredeyse ağlayacaktı.
Etkin volkanları temizlemişti önce.
"Elveda," dedi çiçeğine. Çiçekten bir karşılık gelmedi. "Elveda," dedi bir kez daha. Çiçek öksürdü, ama soğuk aldığından değildi öksürük.
"Saçmaladım," dedi sonunda küçük prense. "Bağışla beni, mutlu olmaya çalış..."
Küçük prens çiçeğinin ona sitem etmemesine şaşırmış, elinde cam fanusla kalakalmıştı. Bu sessiz tatlılığı anlayamıyordu.
"Tabii, seni çok seviyorum." diye konuştu çiçek. "Bunu şimdiye dek sana belirtmemiş olmam benim hatam. Aslında bu da önemli değil. Ama sen... Sen de benim kadar aptalca davrandın. Mutlu olmaya çalış... Fanusu da istemem."
"Ama rüzgâr..."
"Soğuk algınlığım o kadar kötü değil. Gecenin serinliği iyi gelir bana. Çiçeğim ben."
"Ya hayvanlar?.."
"Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım. Çok güzel olmalılar. Kelebekler de, yani tırtıllar da olmazsa kimle dostluk edeceğim ki?... Sen uzaklarda olacaksın... Büyük hayvanlara gelince... Onlardan korkmuyorum. Pençelerim var benim."
Bunları söyledikten sonra küçük prense dört tanecik dikenini gösterdi. Sonra da, "Haydi sallanma. Gitmeye karar vermiştin. Git!" dedi.
Çok gururluydu. Ağladığını görmesini istemiyordu küçük prensin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar