bugün
- gömü bulmak7
- melih gökçek'e soruşturma açılması8
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı20
- yaşlı insanlar neden huysuz olur6
- sesli kitap dinlemek3
- yazarların sevdiği sözler2
- gocu abiyi akşamki boks maçına hazırlamak3
- çi çi çi çiçeğum çiçeğum da çiçeğum2
- kendinden biz diye bahsetmek6
- anayasanın ilk 3 maddesi2
- aç karnına kahve içmek8
- aslında 1999 yılında olmamız4
- şive şakası4
- genç yaşta ölen ünlüler2
- hayatının yavaş yavaş düzene girmesi2
- sözlüğün güzel yer olması3
- bu koyden olsam ne olacak20
- melek mosso'dan canlı canlı vazgeç gönlüm dinlemek2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası10
- sarapci koala79
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- doğru insanı bulmak3
- dinlerin yalan olması17
- gocu23
- sarı torba8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı3
- dövüşlü film izleyip gaza gelmek4
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı2
- ağlama melis2
- boğazı yüzerek geçmek3
- sözlükteki botlar4
- cincinnati cini2
- dün gece sözlükte yaşanan terbiyesiz olay2
- nepal'deki sel felaketi6
- sımsıkı sıkı sıkı sıkı sıkı sar beni2
- hayda rinna rinna rinna rinanay3
- istanbul2
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- ekşi sözlük4
- lise yılları kurtlar vadisine denk gelmek3
- güne sporla başlamak3
- uzaylıların sefaköyü istila etmesi3
- otobüsten inerken şoföre teşekkür etmek2
- online listesi3
- erkeksii bayan buse2
- toplu taşımada boş koltuk gören ihtiyar2
- çaylak yapın beni11
- israil'in ateşkese rağmen lübnan'ı vurması3
- girne'deki gemi faciası3
- 30 ağustos zafer bayramı19
IX
Sanıyorum küçük prens gezegeninden ayrılırken, göç etmekte olan bir yabani kuş sürüsünden yararlanmıştı. O sabah gezegenini derleyip toparlamıştı. Etkin volkanları temizlemişti önce. iki taneydiler ve sabahları kahvaltı hazırlarken ocak olarak çok işe yarıyorlardı. Bir tane de sönmüş volkanı vardı küçük prensin. Ama, "Hiç belli olmaz!" diyordu. Bu nedenle onu da temiz tutuyordu. Temiz tutulduğunda volkanlar ağır ağır ve düzgün yanıyorlardı. Öyle patlamaya filan gerek duymadan. Volkanik patlamalar tıpkı evlerin tutuşan bacalarına benzerdi.
Dünya'daki volkanlar bizim için çok fazla büyük; bu nedenle de temizleyemiyoruz ve ikide bir başımıza olmadık işler açıyorlar.
Küçük prens ayrıca son iki baobap sürgününü de sökmuştu içi sıkılarak. Bir daha dönmek istemeyebileceğim düşünüyordu. Ama o sabah her zaman yaptığı işler çok önemliydi onun için. Hele çiçeğini son kez sulayıp cam fanustan koruyucusunu üzerine geçirirken neredeyse ağlayacaktı.
Etkin volkanları temizlemişti önce.
"Elveda," dedi çiçeğine. Çiçekten bir karşılık gelmedi. "Elveda," dedi bir kez daha. Çiçek öksürdü, ama soğuk aldığından değildi öksürük.
"Saçmaladım," dedi sonunda küçük prense. "Bağışla beni, mutlu olmaya çalış..."
Küçük prens çiçeğinin ona sitem etmemesine şaşırmış, elinde cam fanusla kalakalmıştı. Bu sessiz tatlılığı anlayamıyordu.
"Tabii, seni çok seviyorum." diye konuştu çiçek. "Bunu şimdiye dek sana belirtmemiş olmam benim hatam. Aslında bu da önemli değil. Ama sen... Sen de benim kadar aptalca davrandın. Mutlu olmaya çalış... Fanusu da istemem."
"Ama rüzgâr..."
"Soğuk algınlığım o kadar kötü değil. Gecenin serinliği iyi gelir bana. Çiçeğim ben."
"Ya hayvanlar?.."
"Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım. Çok güzel olmalılar. Kelebekler de, yani tırtıllar da olmazsa kimle dostluk edeceğim ki?... Sen uzaklarda olacaksın... Büyük hayvanlara gelince... Onlardan korkmuyorum. Pençelerim var benim."
Bunları söyledikten sonra küçük prense dört tanecik dikenini gösterdi. Sonra da, "Haydi sallanma. Gitmeye karar vermiştin. Git!" dedi.
Çok gururluydu. Ağladığını görmesini istemiyordu küçük prensin...
Sanıyorum küçük prens gezegeninden ayrılırken, göç etmekte olan bir yabani kuş sürüsünden yararlanmıştı. O sabah gezegenini derleyip toparlamıştı. Etkin volkanları temizlemişti önce. iki taneydiler ve sabahları kahvaltı hazırlarken ocak olarak çok işe yarıyorlardı. Bir tane de sönmüş volkanı vardı küçük prensin. Ama, "Hiç belli olmaz!" diyordu. Bu nedenle onu da temiz tutuyordu. Temiz tutulduğunda volkanlar ağır ağır ve düzgün yanıyorlardı. Öyle patlamaya filan gerek duymadan. Volkanik patlamalar tıpkı evlerin tutuşan bacalarına benzerdi.
Dünya'daki volkanlar bizim için çok fazla büyük; bu nedenle de temizleyemiyoruz ve ikide bir başımıza olmadık işler açıyorlar.
Küçük prens ayrıca son iki baobap sürgününü de sökmuştu içi sıkılarak. Bir daha dönmek istemeyebileceğim düşünüyordu. Ama o sabah her zaman yaptığı işler çok önemliydi onun için. Hele çiçeğini son kez sulayıp cam fanustan koruyucusunu üzerine geçirirken neredeyse ağlayacaktı.
Etkin volkanları temizlemişti önce.
"Elveda," dedi çiçeğine. Çiçekten bir karşılık gelmedi. "Elveda," dedi bir kez daha. Çiçek öksürdü, ama soğuk aldığından değildi öksürük.
"Saçmaladım," dedi sonunda küçük prense. "Bağışla beni, mutlu olmaya çalış..."
Küçük prens çiçeğinin ona sitem etmemesine şaşırmış, elinde cam fanusla kalakalmıştı. Bu sessiz tatlılığı anlayamıyordu.
"Tabii, seni çok seviyorum." diye konuştu çiçek. "Bunu şimdiye dek sana belirtmemiş olmam benim hatam. Aslında bu da önemli değil. Ama sen... Sen de benim kadar aptalca davrandın. Mutlu olmaya çalış... Fanusu da istemem."
"Ama rüzgâr..."
"Soğuk algınlığım o kadar kötü değil. Gecenin serinliği iyi gelir bana. Çiçeğim ben."
"Ya hayvanlar?.."
"Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım. Çok güzel olmalılar. Kelebekler de, yani tırtıllar da olmazsa kimle dostluk edeceğim ki?... Sen uzaklarda olacaksın... Büyük hayvanlara gelince... Onlardan korkmuyorum. Pençelerim var benim."
Bunları söyledikten sonra küçük prense dört tanecik dikenini gösterdi. Sonra da, "Haydi sallanma. Gitmeye karar vermiştin. Git!" dedi.
Çok gururluydu. Ağladığını görmesini istemiyordu küçük prensin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar