bugün
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı13
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı10
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- tarot falına inanan salak8
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz13
- online yazarlar3
- sedat pekmez17
- futbolun eskiden güzel olması2
- kadınlar neden aldatır16
- fransız arabaları3
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- aldım kabul ettim3
- diamond bosphoruss denen yazar8
- devşirmelik makamı13
- bazı alimler2
- kafaya bir kurşun tüm ağrıyı keserdi2
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba8
- lionel messi11
- cehennemin alt seviyelerine inme sebebi2
- biz arap değiliz biz türk üz8
- portekiz özbekistan maçı saat 20 de trt 1 de2
- erkekler neden aldatır2
- berlin'e gidip sokaklarda kaybolmak2
- türk telekom port zammı4
- ak parti'nin yüzde 37 38 oy oranı6
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- cayenne4
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- işsizliğin muazzam bir şey olması6
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı8
- askerlik9
- yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi2
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti9
- helal olsun be2
- türk siyasetçiliği yapan araplar7
- ithal et2
- kadında güzellik aramayan erkek6
- 0 0 73
- uzun zamandır kimsenin dut yememesi5
- sürekli esnemek6
- sözlük erkekleri aranıyor mu8
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek6
- kıskançlık5
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- ağlama duvarını yıksak ne olur sorunsalı4
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması8
- spora vakit ayıramayan erkek oje sürsün7
- kimyon4
- selahattin demirtaş övücüsü halk tv6
Dar-ül Nasr ( Kıyamete KAdar Yaşayacak Şehir), Dar-ül Saltana ( Sultanların Şehri) vb bir çok ünvanı olan 92 sene Dünya Başkentliği yapmış olan şehir. Şehre d-100 otoyolundan girerken Selimiye Camii'nin sadece iki minaresini görürsünüz. Aynı şekilde şehre giren diğer 3 ana yönden de bakıldığında yine iki minare görünür. insanları sıcak kanlı insanlardır. Yaşamayı seven, hayattan zevk almasını bilen bir yapısı vardır halkının. Genelde vurdumduymaz görünür ancak kesinlikle öyle değillerdir. Eğer siz ters davranmazsanız halkı size kesinlikle ters davranmaz. Ev fiyatları ve kiralar pahalıdır. Ancak kaliteyi ucuza alamazsınız. Geri kalan ihtiyaçlarınızı Türkiye ortalamasının altında karşılayabilirsiniz. Buna biz Edirne halkı ' Edirne'de bir evin olsa ....ni balta kesmez' diye adlandırırız.
Günübirlik gelip Edirne'yi gezmeye çalışan arkadaşlara hiç böyle bir şeye kalkışmayın derim zira bu imkansızdır. Her ne kadar istanbul'un yanında küçük gibi görünse de 1 günde sadece Selimiye Camii'ni ve Bayezid Külliyesi'ni gezebilir ve ancak ciğer yiyebilirsiniz. Edirne'yi ciğer ile tanıştıran abimizin o zaman ki kalfası şimdinin Ciğerci Kazım'ı dır. Bu abimiz ciğeri ilk yapan ustalarımızdandır. istanbul'dan turlarla gelecekler için Aydın Ciğercisi'nin önünde boş yere kuyruk bekleyeceğinize Kazım Usta'ya gidin ve ciğerin hasını yiyin.
Söz ciğerden açılmışken ciğerin yanında verilen tek garnitür kuru biberdir. Maalesef sofra zengin görülsün diye yanında domates, soğan ve hatta yoğurt getirirler, kanmayın... Bu kuru biber yine sadece Edirne ili ve birkaç ilçesinde yetiştirilen özel bir biberdir ve son derece vasıflıdır.
Yemek demişken Edirne'nin öyle köftesi falan meşhur değildir. Sizi aman harika köfte var diye gazlarlarsa sakın yemeyin asıl Uzunköprü'nün köftesi meşhurdur. Trakya'da yiyebileceğiniz en iyi köfte sıralamasında Hayrabolu'nun Çerkezmüsellim Beldesi'ndeki köfteyle beraber ilk sıraya oturur.
Ne yiyelim ne içelim derseniz işkembe çorbası sevenler için Antik Park'ın hemen yanındaki Aydın Köfte ve Çorbayı deneyin derim, tabii yer bulursanız. Şehri gezerken atıştırmalık ya da hediyelik Kavala Kurabiyesi ve Bazem Ezmesini mutlaka denemelisiniz. Eee tabii gelmişken Emirgan'da Meriç Nehri'ne nazır bir iki de bira içersiniz. Ya da siz en iyisi alın bir tane sinek oltası biraları da yanınıza alın gidin Tunca kenarında balık tutarken için biralarınızı.
Bunlar eğer bir gelişmişlik göstergesi ise Edirne hakkında birkaç bilgi vereyim: Edirne'de asayiş sorunu yok denecek kadar azdır. Minibüsler ayakta yolcu almazlar. Tüm pazar yerlerinin üstü kapalıdır. Sokak ve caddeleri temiz sayılabilecek düzeyde ve iltizamdadır. Yayalar kırmızı ışıkta yolda kimse yokken bile beklerler, şöforler dönecekleri zaman sinyal verirler. Trafikte çoğu zaman biri size muhakkak yol verir siz de başınızla selam verirsiniz. Kimse kimseye karışmaz, Ramazan Ayı'nda meyhaneler de doludur camiiler de. Camii demişken eğer yazın Edirne'ye yolunuz düşerse Üç Şerefeli (Burmalı) Camii'nin bahçesinde oturup muhakkak bir çay içmelisiniz.
Saraçlar Caddesi'ni, Kaleiçi Semtindeki en yenisi 100 senelik olan konakları, Şükrü Paşa Anıtı'nı, Karaağaç Semti'ni ve buradaki Lozan Anıtı'nı, Bayezid Külliyesini, IV. Mehmet Av Köşkü'nü ve Sarayiçi'ni ( Kırkpınar burada yapılır), Sırpsındığı Savaşı'nın yapıldığı yeri, Kiliselerini, Ali Paşa, Bedesten ve Arasta Çarşılarını, Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu konağı, yapay gölü ve panaromik Edirne manzarasını ve tabii ki Selimiye Camii'ni muhakkak gezmelisiniz.
Edirne çok garip bir yerdir; bir sevgiliyi özler gibi özletir kendini. Alışanları başka yerde yaşatmaz. Eğer birşey arıyorsanız ya da birşeyden kaçıyorsanız Edirne memnuniyetle kucaklar sizi sonra da kimselere vermez...
Not: Bu arada o kadar yazdım ''te beyav, abe, üj bej'' gibi ifadeler dikkatinizi çekerse kullanmadım. Edirne'de çok da kullanılmaz bu sözcükler ( ya da bize öyle geliyor). Ayrıca Sanıldığı gibi Edirne'de herkes Çingene değildir. Eğer Edirneli biriyle tanıştıysanız ona 'çingene' ya da 'üj bej' esprisi yapmayın, inanın o kişiye bu esprileri yapan ilk kişi siz değilsiniz.
Günübirlik gelip Edirne'yi gezmeye çalışan arkadaşlara hiç böyle bir şeye kalkışmayın derim zira bu imkansızdır. Her ne kadar istanbul'un yanında küçük gibi görünse de 1 günde sadece Selimiye Camii'ni ve Bayezid Külliyesi'ni gezebilir ve ancak ciğer yiyebilirsiniz. Edirne'yi ciğer ile tanıştıran abimizin o zaman ki kalfası şimdinin Ciğerci Kazım'ı dır. Bu abimiz ciğeri ilk yapan ustalarımızdandır. istanbul'dan turlarla gelecekler için Aydın Ciğercisi'nin önünde boş yere kuyruk bekleyeceğinize Kazım Usta'ya gidin ve ciğerin hasını yiyin.
Söz ciğerden açılmışken ciğerin yanında verilen tek garnitür kuru biberdir. Maalesef sofra zengin görülsün diye yanında domates, soğan ve hatta yoğurt getirirler, kanmayın... Bu kuru biber yine sadece Edirne ili ve birkaç ilçesinde yetiştirilen özel bir biberdir ve son derece vasıflıdır.
Yemek demişken Edirne'nin öyle köftesi falan meşhur değildir. Sizi aman harika köfte var diye gazlarlarsa sakın yemeyin asıl Uzunköprü'nün köftesi meşhurdur. Trakya'da yiyebileceğiniz en iyi köfte sıralamasında Hayrabolu'nun Çerkezmüsellim Beldesi'ndeki köfteyle beraber ilk sıraya oturur.
Ne yiyelim ne içelim derseniz işkembe çorbası sevenler için Antik Park'ın hemen yanındaki Aydın Köfte ve Çorbayı deneyin derim, tabii yer bulursanız. Şehri gezerken atıştırmalık ya da hediyelik Kavala Kurabiyesi ve Bazem Ezmesini mutlaka denemelisiniz. Eee tabii gelmişken Emirgan'da Meriç Nehri'ne nazır bir iki de bira içersiniz. Ya da siz en iyisi alın bir tane sinek oltası biraları da yanınıza alın gidin Tunca kenarında balık tutarken için biralarınızı.
Bunlar eğer bir gelişmişlik göstergesi ise Edirne hakkında birkaç bilgi vereyim: Edirne'de asayiş sorunu yok denecek kadar azdır. Minibüsler ayakta yolcu almazlar. Tüm pazar yerlerinin üstü kapalıdır. Sokak ve caddeleri temiz sayılabilecek düzeyde ve iltizamdadır. Yayalar kırmızı ışıkta yolda kimse yokken bile beklerler, şöforler dönecekleri zaman sinyal verirler. Trafikte çoğu zaman biri size muhakkak yol verir siz de başınızla selam verirsiniz. Kimse kimseye karışmaz, Ramazan Ayı'nda meyhaneler de doludur camiiler de. Camii demişken eğer yazın Edirne'ye yolunuz düşerse Üç Şerefeli (Burmalı) Camii'nin bahçesinde oturup muhakkak bir çay içmelisiniz.
Saraçlar Caddesi'ni, Kaleiçi Semtindeki en yenisi 100 senelik olan konakları, Şükrü Paşa Anıtı'nı, Karaağaç Semti'ni ve buradaki Lozan Anıtı'nı, Bayezid Külliyesini, IV. Mehmet Av Köşkü'nü ve Sarayiçi'ni ( Kırkpınar burada yapılır), Sırpsındığı Savaşı'nın yapıldığı yeri, Kiliselerini, Ali Paşa, Bedesten ve Arasta Çarşılarını, Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu konağı, yapay gölü ve panaromik Edirne manzarasını ve tabii ki Selimiye Camii'ni muhakkak gezmelisiniz.
Edirne çok garip bir yerdir; bir sevgiliyi özler gibi özletir kendini. Alışanları başka yerde yaşatmaz. Eğer birşey arıyorsanız ya da birşeyden kaçıyorsanız Edirne memnuniyetle kucaklar sizi sonra da kimselere vermez...
Not: Bu arada o kadar yazdım ''te beyav, abe, üj bej'' gibi ifadeler dikkatinizi çekerse kullanmadım. Edirne'de çok da kullanılmaz bu sözcükler ( ya da bize öyle geliyor). Ayrıca Sanıldığı gibi Edirne'de herkes Çingene değildir. Eğer Edirneli biriyle tanıştıysanız ona 'çingene' ya da 'üj bej' esprisi yapmayın, inanın o kişiye bu esprileri yapan ilk kişi siz değilsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar