bugün
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio18
- erkeklerin genç kadınlara ilgi duymasının sebebi4
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- başınıza gelen ilginç olaylar3
- gazdan benzine geçince gelen performans hissi4
- velvet45
- uludağ sözlük gazozu9
- sevgilisini telefona hıdır diye kaydeden erkek5
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- latte macchiato kola ikilisi2
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan9
- 20 gün çaylaklık cezası3
- gününüz nasıl geçiyor3
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- kadınların kendi ayakları üzerinde durma sevdası2
- gizemli sözlük yazarları6
- en merak ettiğin ulu yazarı5
- depoyu fulle diyebilen insan3
- elmas bey birader bruder biraderdir3
- kürt devleti8
- puura10
- ctrlx istesin anında nikahı kıyarım8
- kadınların güzel gözüktüğünü sandığı şeyler3
- komünistlerin allahı peygamberi2
- evli erkeklerin çekici olmasının nedeni5
- komünistlerin aklını peynir eklmekle yemesi2
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması18
- habire1239
- kaşar2
- ukrayna rus savaşını dört yıl sürdüren batı dır6
- true yahudi mi10
- üvey anneyi öldürmek2
- yeni parti24
- puura yetkili olsun kampanyası6
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz5
- yürüyüş sonrası dondurma2
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- denizden gelen ses2
- aşık olmayı bırakmak4
- mastürbasyon yapmayı unutmayın10
- ben eskiden birinci nesildim6
- fiber tekne2
- 7 şişe eker çilekli kefir içmek6
- lezbiyenler kız hakkımızı yiyorlar7
- aylık 476 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- true vs yagmurcu12
- pompeii de eli sikinde taş olan adam5
- nick uzunluğu ile zeka arasındaki ters orantı6
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak...evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin... sokağa fırlayacaksın...sokaklar da dar gelecek...tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi... ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan ...da kaybolacak kadar küçüleceksin.. birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan..."önemli olan sağlık."
"yaşamak güzel." "boş ver, her şey unutulur."sen hiçbirini duymayacaksın... göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin... ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
hep ondan bahsetmek isteyeceksin..."ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp ne dedin?" diye sormayacaksın...yalnız kalmak isteyeceksin...hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... ikisi de yetmeyecek...
geçmişi düşüneceksin...neredeyse dakika dakika...ama kötüleri atlayarak...onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... gittiğin yerlere gitmek... bu sana hiç iyi gelmeyecek...ama bile bile yapacaksın... biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin... hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... herkesi ona benzetip...kimseyi onun yerine koyamayacaksın...hiçbir şey oyalamayacak seni...ilaçlara sığınacaksın... birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...uyumak zor, uyanmak kolay olacak... sabahı iple çekeceksin...bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin...ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.
nafile...düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin... her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... telefonun çalmasını bekleyeceksin... aramayacağını bile bile...her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... yüreğin burkulacak...canın yanacak...bir daha sevmemeye yemin edeceksin... hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin... yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut...onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın...buna yaşamak denirse...
razı mısın bütün bunlara? hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? o halde aşık olabilirsin.
charles bukowski
"yaşamak güzel." "boş ver, her şey unutulur."sen hiçbirini duymayacaksın... göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin... ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
hep ondan bahsetmek isteyeceksin..."ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp ne dedin?" diye sormayacaksın...yalnız kalmak isteyeceksin...hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... ikisi de yetmeyecek...
geçmişi düşüneceksin...neredeyse dakika dakika...ama kötüleri atlayarak...onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... gittiğin yerlere gitmek... bu sana hiç iyi gelmeyecek...ama bile bile yapacaksın... biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin... hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... herkesi ona benzetip...kimseyi onun yerine koyamayacaksın...hiçbir şey oyalamayacak seni...ilaçlara sığınacaksın... birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...uyumak zor, uyanmak kolay olacak... sabahı iple çekeceksin...bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin...ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.
nafile...düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin... her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... telefonun çalmasını bekleyeceksin... aramayacağını bile bile...her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... yüreğin burkulacak...canın yanacak...bir daha sevmemeye yemin edeceksin... hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin... yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut...onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın...buna yaşamak denirse...
razı mısın bütün bunlara? hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? o halde aşık olabilirsin.
charles bukowski
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar