bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği43
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi5
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi4
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması4
- en iyi çakmak markası4
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür3
- from gold from dust32
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak3
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni3
- vurdurmaya meyilli araba3
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi3
- sabahları sevilen şeyler3
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- eski yazarların profilinde dolaşmak2
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- bu saatte uyumama sebebi4
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- queen ravenna ifşası15
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- kolye143
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- saat12
- akepe dönemi15
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- la loba21
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- pudra kokusu6
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- tavuklu pilav8
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- fırın sütlaç8
- crystal palace8
- izmirin en güzel semtleri10
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- futbol20
- beşiktaş18
- nickin yanında yaş da yazsın16
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- ben geldim naneler12
- nervio'nun ayakları16
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak...evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin... sokağa fırlayacaksın...sokaklar da dar gelecek...tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi... ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan ...da kaybolacak kadar küçüleceksin.. birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan..."önemli olan sağlık."
"yaşamak güzel." "boş ver, her şey unutulur."sen hiçbirini duymayacaksın... göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin... ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
hep ondan bahsetmek isteyeceksin..."ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp ne dedin?" diye sormayacaksın...yalnız kalmak isteyeceksin...hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... ikisi de yetmeyecek...
geçmişi düşüneceksin...neredeyse dakika dakika...ama kötüleri atlayarak...onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... gittiğin yerlere gitmek... bu sana hiç iyi gelmeyecek...ama bile bile yapacaksın... biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin... hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... herkesi ona benzetip...kimseyi onun yerine koyamayacaksın...hiçbir şey oyalamayacak seni...ilaçlara sığınacaksın... birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...uyumak zor, uyanmak kolay olacak... sabahı iple çekeceksin...bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin...ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.
nafile...düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin... her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... telefonun çalmasını bekleyeceksin... aramayacağını bile bile...her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... yüreğin burkulacak...canın yanacak...bir daha sevmemeye yemin edeceksin... hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin... yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut...onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın...buna yaşamak denirse...
razı mısın bütün bunlara? hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? o halde aşık olabilirsin.
charles bukowski
"yaşamak güzel." "boş ver, her şey unutulur."sen hiçbirini duymayacaksın... göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin... ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
hep ondan bahsetmek isteyeceksin..."ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp ne dedin?" diye sormayacaksın...yalnız kalmak isteyeceksin...hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... ikisi de yetmeyecek...
geçmişi düşüneceksin...neredeyse dakika dakika...ama kötüleri atlayarak...onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... gittiğin yerlere gitmek... bu sana hiç iyi gelmeyecek...ama bile bile yapacaksın... biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin... hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... herkesi ona benzetip...kimseyi onun yerine koyamayacaksın...hiçbir şey oyalamayacak seni...ilaçlara sığınacaksın... birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...uyumak zor, uyanmak kolay olacak... sabahı iple çekeceksin...bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin...ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.
nafile...düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin... her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... telefonun çalmasını bekleyeceksin... aramayacağını bile bile...her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... yüreğin burkulacak...canın yanacak...bir daha sevmemeye yemin edeceksin... hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin... yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut...onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın...buna yaşamak denirse...
razı mısın bütün bunlara? hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? o halde aşık olabilirsin.
charles bukowski
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar