bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- gir içime hünharca9
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- kürt mutfağı5
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- en sevilen meyveler8
- satranç haram yasaklansın12
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- aziz yıldırım 35 ci başkan4
- kalkmayan bir erkeğe ne tavsiye edersiniz4
- bu devirde fes giymek5
- buddy dude20
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- kürdistan2
- kız tavlama garantili çalmalık enstrüman4
- gocu41
- açık renk jean vs koyu renk jean3
- true'nin en sevdiği kedi3
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak9
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- put2
- beddua etmek2
- anadolu mutfağının çok abartılması5
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı5
- beyazsemsiyeliyabanci48
- yagmurcu6
- gammazlar çetesi2
- gammazlama yapmamak13
- tövbe2
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- dizi izleyerek ingilizce öğrendim diyen tip5
- hayatının hangi dönemindesin4
- necip fazıl kısakürek3
- wagyu beef yiyince gelen entelektüellik hissi3
- çocuk yaparsam şerefsizim2
- yapay zeka moderatörü16
- abd'den gelen gurbetçinin yemek porsiyonu isyanı4
- bir erkeğin olgunlaştığını gösteren tek detay4
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler2
- eve usta gelince yaşanan tedirginlik5
- doğanın kanunu dizisi4
- evlilik2
- en saçma yiyecek isimleri7
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak22
- togg'a lpg taktırmak11
- zaman baba8
- edebiyat tarihinin en iyi giriş cümlesi4
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah6
entry'ler (222)
insanlara bakınca karakterlerini görememesi tek kusurudur.
Kolay unutmamak
Kolay inanmak
Kolay güvenmek
Hayır diyememek.
Kolay inanmak
Kolay güvenmek
Hayır diyememek.
Güzelce sıçtıktan sonra yapılmasının daha muhtemel olduğu eylemdir.
Sürekli gülmeye, ayakta durmaya çalışmalarıdır.
Hep içimde taşıdığım, peşimi bırakmayan lanet bir histir kendileri.
Bu tam olarak bir itiraf olmamakla beraber aslına bakılırsa kendimle dertleşmek için yazacağım yazıdır
4 Mart Çarşamba günü... Eskişehir'de güneş bulutların arkasından gülümsüyor bizlere fakat yine de bir soğukluk var şehirde. O gün de, 4 arkadaş olarak birlikte geçirdiğimiz son 3 hafta gibi kabus olarak başlıyordu işte, öyle ya da böyle, bir şekilde başlıyordu. 3'ümüz çoktan kalkmış kahvaltı ediyorduk. Hasta olduğunu bildiğimiz Emre hala yatıyordu, bir mahsuru yoktu zaten. Bırakalım yatsındı. Biz kahvaltıları bitirdik, Caner ve ben okullarımıza gidiyoruz. Caner geçerken beni de atıyor okuluma.
Okulum sıradan bir lise, ne iyi ne kötü. ilk 4 dersi atlatıyorum bir şekilde. Aklım bir karış havada eve dönmek istiyorum. Emre'nin yanına dönmek ona 6 sene boyunca söyleyemediklerimi söylemek istiyorum, sarılmak, ağlamak, bağırmak istiyorum onunla birlikte.
Öğle arası 2. sigaramı yakarken birden bir telefon geliyor. Arayan Batuhan. Hayırdır inşallah diyerek açıyorum telefonu. Alo diyorum, biraz geçtikten sonra cevap geliyor. Alo diyor. Tekrar susuyoruz, konuşmak istemiyoruz. Emre diyor Batuhan, Emre... O an anlıyorum ne olduğunu. Hayat 17 yaşındaki arkadaşımı benden almıştı. Kapatıyorum telefonumu, gözümden yaşlar damlarken uzaklara dalıyorum. 17 yaşındaki arkadaşımı hayat benden mide kanseri denen illetle almıştı. inanması çok güç, fakat bir o kadar gerçekti.
Mide kanseri bu kadar erken yaşta çıkmasının ihtimali oldukça düşüktür bundan dolayı bu haberi bana verdiklerinde ben dalga geçiyorlar, kötü bir şaka yapıyorlar sanmıştım. Keşke kötü bir şaka olsa...
Rahat uyu Emre. Asla unutulmayacaksın.
4 Mart Çarşamba günü... Eskişehir'de güneş bulutların arkasından gülümsüyor bizlere fakat yine de bir soğukluk var şehirde. O gün de, 4 arkadaş olarak birlikte geçirdiğimiz son 3 hafta gibi kabus olarak başlıyordu işte, öyle ya da böyle, bir şekilde başlıyordu. 3'ümüz çoktan kalkmış kahvaltı ediyorduk. Hasta olduğunu bildiğimiz Emre hala yatıyordu, bir mahsuru yoktu zaten. Bırakalım yatsındı. Biz kahvaltıları bitirdik, Caner ve ben okullarımıza gidiyoruz. Caner geçerken beni de atıyor okuluma.
Okulum sıradan bir lise, ne iyi ne kötü. ilk 4 dersi atlatıyorum bir şekilde. Aklım bir karış havada eve dönmek istiyorum. Emre'nin yanına dönmek ona 6 sene boyunca söyleyemediklerimi söylemek istiyorum, sarılmak, ağlamak, bağırmak istiyorum onunla birlikte.
Öğle arası 2. sigaramı yakarken birden bir telefon geliyor. Arayan Batuhan. Hayırdır inşallah diyerek açıyorum telefonu. Alo diyorum, biraz geçtikten sonra cevap geliyor. Alo diyor. Tekrar susuyoruz, konuşmak istemiyoruz. Emre diyor Batuhan, Emre... O an anlıyorum ne olduğunu. Hayat 17 yaşındaki arkadaşımı benden almıştı. Kapatıyorum telefonumu, gözümden yaşlar damlarken uzaklara dalıyorum. 17 yaşındaki arkadaşımı hayat benden mide kanseri denen illetle almıştı. inanması çok güç, fakat bir o kadar gerçekti.
Mide kanseri bu kadar erken yaşta çıkmasının ihtimali oldukça düşüktür bundan dolayı bu haberi bana verdiklerinde ben dalga geçiyorlar, kötü bir şaka yapıyorlar sanmıştım. Keşke kötü bir şaka olsa...
Rahat uyu Emre. Asla unutulmayacaksın.
Diplomasi.
Kendi yatağımdır tabiki. Bilmediğim yerde pijamayla uyanıp ne yapacağım sanki? Para yok, pul yok. Ayrıca yabancı bir yerde uyanırsam belki dilini de bilmemiş olacağım. Kendi yatağım da uyanayım en iyisi.
Dinlediğiniz müzik türünü değiştirin, daha hareketli şarkılar dinleyin. Yapmak istediğiniz şeyleri yapın. Kimseye de kulak asmayın efenim.
Show time, folks.
Günümüz insanlarının yoksun olduğu hede.
içinden elektrik akımı geçen su. O kadar özlemişim allahsızı.
Yanlış olan düşüncedir.
Bu arada güzel ironi.
Bu arada güzel ironi.
Platonik aşkım. Adamın sadece fotoğrafına bakarak 24 saat geçirebilirim.
En incelerinden biri küçük prenstir.
Turuncu.
Saymakla yetinmeyip üstüne yüzdeye vurmuş yazar beyanı.
Mis gibi captain black kokusu.
Adam fawer - Empati.
Yazdığı ve yazacağı kitaplara bir öncekinden daha fazla bir şey koyamayan yazar.
