bugün
- yılbaşı gecesinin diğer gecelerden farkı olmaması5
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- rusya'nın ingiltere'yi tek tuşla haritadan silmesi2
- kadınların güçlü erkek tercihi19
- çeçenistan danışmanının cübbeli ahmet'i ziyareti2
- anın fotoğrafı20
- para tip fizik olmadan bir kız nasıl etkilenir11
- fantastik sinemanın sıkıcılığı5
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- 14 eylül 20262
- sarapci koala hatayi13
- tolkien2
- sözlükte eğlence arayan yazarlar10
- çok iyi birisin diyen ama ayrılan kız9
- sözlük erkeklerinin kol kasları8
- üzülünce halıya uzanmak10
- telegram kullanan erkek8
- yazarların en sevdiği şeyler15
- uludağ itiraf10
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem7
- kolları damarlı erkek6
- aşk nedir8
- dövmesiz bir kızı gelin getirmek5
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- islamda namaz yoktur21
- silvermist'in mutfağına konuk olmak26
- iremga7
- sözlük yazarlarının yaşadığı mistik olaylar7
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası7
- haydi yorgun mermi okula6
- aragorn'un düğününde damatlık giyen cüce4
- jalapeno6
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- partiden partiye giden erkekle evlenir misiniz5
- aragornun düğününde havaya ok sıkan terbiyesiz elf4
- galatasaray12
- zorbalanmaya alışkın insan6
- yarın okulların açılacak olması5
- çok zeki olup belli etmemek4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- whatsapp grubu kuralım5
- akçomarların beynini açıp incelemek4
- futbol8
- s'i l v'e r m'i s t21
- fenerbahçe14
- özgür özel9
- reddit kullanan erkek4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler6
- ortak2
entry'ler (222)
insanlara bakınca karakterlerini görememesi tek kusurudur.
Kolay unutmamak
Kolay inanmak
Kolay güvenmek
Hayır diyememek.
Kolay inanmak
Kolay güvenmek
Hayır diyememek.
Güzelce sıçtıktan sonra yapılmasının daha muhtemel olduğu eylemdir.
Sürekli gülmeye, ayakta durmaya çalışmalarıdır.
Hep içimde taşıdığım, peşimi bırakmayan lanet bir histir kendileri.
Bu tam olarak bir itiraf olmamakla beraber aslına bakılırsa kendimle dertleşmek için yazacağım yazıdır
4 Mart Çarşamba günü... Eskişehir'de güneş bulutların arkasından gülümsüyor bizlere fakat yine de bir soğukluk var şehirde. O gün de, 4 arkadaş olarak birlikte geçirdiğimiz son 3 hafta gibi kabus olarak başlıyordu işte, öyle ya da böyle, bir şekilde başlıyordu. 3'ümüz çoktan kalkmış kahvaltı ediyorduk. Hasta olduğunu bildiğimiz Emre hala yatıyordu, bir mahsuru yoktu zaten. Bırakalım yatsındı. Biz kahvaltıları bitirdik, Caner ve ben okullarımıza gidiyoruz. Caner geçerken beni de atıyor okuluma.
Okulum sıradan bir lise, ne iyi ne kötü. ilk 4 dersi atlatıyorum bir şekilde. Aklım bir karış havada eve dönmek istiyorum. Emre'nin yanına dönmek ona 6 sene boyunca söyleyemediklerimi söylemek istiyorum, sarılmak, ağlamak, bağırmak istiyorum onunla birlikte.
Öğle arası 2. sigaramı yakarken birden bir telefon geliyor. Arayan Batuhan. Hayırdır inşallah diyerek açıyorum telefonu. Alo diyorum, biraz geçtikten sonra cevap geliyor. Alo diyor. Tekrar susuyoruz, konuşmak istemiyoruz. Emre diyor Batuhan, Emre... O an anlıyorum ne olduğunu. Hayat 17 yaşındaki arkadaşımı benden almıştı. Kapatıyorum telefonumu, gözümden yaşlar damlarken uzaklara dalıyorum. 17 yaşındaki arkadaşımı hayat benden mide kanseri denen illetle almıştı. inanması çok güç, fakat bir o kadar gerçekti.
Mide kanseri bu kadar erken yaşta çıkmasının ihtimali oldukça düşüktür bundan dolayı bu haberi bana verdiklerinde ben dalga geçiyorlar, kötü bir şaka yapıyorlar sanmıştım. Keşke kötü bir şaka olsa...
Rahat uyu Emre. Asla unutulmayacaksın.
4 Mart Çarşamba günü... Eskişehir'de güneş bulutların arkasından gülümsüyor bizlere fakat yine de bir soğukluk var şehirde. O gün de, 4 arkadaş olarak birlikte geçirdiğimiz son 3 hafta gibi kabus olarak başlıyordu işte, öyle ya da böyle, bir şekilde başlıyordu. 3'ümüz çoktan kalkmış kahvaltı ediyorduk. Hasta olduğunu bildiğimiz Emre hala yatıyordu, bir mahsuru yoktu zaten. Bırakalım yatsındı. Biz kahvaltıları bitirdik, Caner ve ben okullarımıza gidiyoruz. Caner geçerken beni de atıyor okuluma.
Okulum sıradan bir lise, ne iyi ne kötü. ilk 4 dersi atlatıyorum bir şekilde. Aklım bir karış havada eve dönmek istiyorum. Emre'nin yanına dönmek ona 6 sene boyunca söyleyemediklerimi söylemek istiyorum, sarılmak, ağlamak, bağırmak istiyorum onunla birlikte.
Öğle arası 2. sigaramı yakarken birden bir telefon geliyor. Arayan Batuhan. Hayırdır inşallah diyerek açıyorum telefonu. Alo diyorum, biraz geçtikten sonra cevap geliyor. Alo diyor. Tekrar susuyoruz, konuşmak istemiyoruz. Emre diyor Batuhan, Emre... O an anlıyorum ne olduğunu. Hayat 17 yaşındaki arkadaşımı benden almıştı. Kapatıyorum telefonumu, gözümden yaşlar damlarken uzaklara dalıyorum. 17 yaşındaki arkadaşımı hayat benden mide kanseri denen illetle almıştı. inanması çok güç, fakat bir o kadar gerçekti.
Mide kanseri bu kadar erken yaşta çıkmasının ihtimali oldukça düşüktür bundan dolayı bu haberi bana verdiklerinde ben dalga geçiyorlar, kötü bir şaka yapıyorlar sanmıştım. Keşke kötü bir şaka olsa...
Rahat uyu Emre. Asla unutulmayacaksın.
Diplomasi.
Kendi yatağımdır tabiki. Bilmediğim yerde pijamayla uyanıp ne yapacağım sanki? Para yok, pul yok. Ayrıca yabancı bir yerde uyanırsam belki dilini de bilmemiş olacağım. Kendi yatağım da uyanayım en iyisi.
Dinlediğiniz müzik türünü değiştirin, daha hareketli şarkılar dinleyin. Yapmak istediğiniz şeyleri yapın. Kimseye de kulak asmayın efenim.
Show time, folks.
Günümüz insanlarının yoksun olduğu hede.
içinden elektrik akımı geçen su. O kadar özlemişim allahsızı.
Yanlış olan düşüncedir.
Bu arada güzel ironi.
Bu arada güzel ironi.
Platonik aşkım. Adamın sadece fotoğrafına bakarak 24 saat geçirebilirim.
En incelerinden biri küçük prenstir.
Turuncu.
Saymakla yetinmeyip üstüne yüzdeye vurmuş yazar beyanı.
Mis gibi captain black kokusu.
Adam fawer - Empati.
Yazdığı ve yazacağı kitaplara bir öncekinden daha fazla bir şey koyamayan yazar.