bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek4
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak4
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak5
- sude sendromu4
- özenilen şeyler3
- kemal kılıçdaroğlu3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu7
- samed agirbas3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz16
- dindarların çoğunun fakir olması10
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek3
- bir insanı aslında olmadığına ikna etmek2
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- kızları en güzel olan şehir13
- euro 20163
- silver ile evlenecek erkek52
- 30 yaşına girmek5
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- mauro icardi13
- sırrı süreyya önder28
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- sıfır atık vakfı3
- bayern münih2
- hayatinin bittigini fark etmek2
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- claudian clouds4
- devlet bahçeli2
- and the oscar goes to5
- affetmenin gücü6
- sarapci koala58
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı2
- akrostişli şiir6
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- dün gece ne oldu13
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- ilişki yapmaya üşenmek6
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- hristiyanlık7
- ey insan2
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
entry'ler (169)
6 ocak Ceyhanın kurtuluşudur..ve benim uzun zamandan sonra sözlüğe girdiğim ve entry yazdığım ilk tarihdir de..anı ölümsüzleştirmek adına yazıyorum şimdi..özlemişim sözlük seni..geçen gün gönderdiğin doğum günü mailini görünce bugün, çok duygulandım saklayamayacağım. şöyle bir eski/yeni başlıkları, entryleri okudum. nasıl bir ruh haliyle yazmışım bunu dediğim entrylerimi düşündüm. öyle işte..hoşgeldim yine:)
bir zamanlar bu yalana inandım ama farkettim ki bende tam tersi oluyormuş..yeni yıla hangi arkadaşımla girdiysem yıllarca görüşemiyorduk, kitap okuyarak girdim daha çok okuyayım diye ama o da ne? bir haftada bir kitap bitiren ben, bir yılda bir kitap bile okuyamaz oldum..uykuda girdim, uykuya hasret kaldım..korktuğum için bu yıl hiçkimseyle girmeden kendi kendime takılacağım..
Not: aldığım kiloları düşününce, acaba yemek yiyerek mi girsem?
Not: aldığım kiloları düşününce, acaba yemek yiyerek mi girsem?
smile adsl den yediğim kazıkları, çektiğim çileleri, burnumdan getirdikleri anları, astarı yüzünden pahalı gelen kampanyalarını hatırlayınca bu bana küçük bir esinti gibi geldi açıkçası..
nerede? uzayda mı? kusura bakmasın kimse, bu konuda biraz cahilim sanırım. zira şimdiye kadar 3 metrelik kız hiç görmedim de..kaldı ki öyle biri olsa da kendinden çok kısa biriyle birlikte olsa, bu ilişkinin detaylarını kafamızda kurgulamak ne kadar etiktir...düşünmek için çok önemli bir mevzu, hatta böyle bir başlık bile açıldığına göre farkedemediğimden daha önemli bir mevzu..bir yerde birşeyleri kaçırıyorum yine, ama nerede?
hiçbir şey düşünmemeyi düşünüyorum...
insanın kendinde olanı unutması zor tabi...
bugs bunny..ne kadar kurnaz, ne kadar fena, ne kadar sinir bozucu bir tavşandı öyle ya...
video kaydıyla uçarak gelen, seçmen kaydının olmaması ile aynı hızla gider..belki de bu yeni senaryodur..yani deniz baykal daha güçlü gelsin diye yapılmış da olabilir..valla bu türkiyedeki siyaset işlerine akıl erdiremiyorum..kim kime, dum duma, kim kimle ne zaman ne anlaşmasında bulundu, kimin çıkarı kimle ortak vs vs hep değişiyor..o nedenle siyasetten politikacıdan uzak durmak en iyisi...
adam dokunulmazlık olsa evet derdim diyerek bütün kampanyasını zaten çürütmüştü. oy vermedi tam oldu. iyi bir insan olabilir ama, anladım ki bu siyaset aleminde liderlik yarışında hala çok tecrübesiz..belki de hayır değil, boykot dedim ve görüşümü değiştirdim diyerek durumu toparlar..zaten şöyle bir gerçek var: oy kullanmak işe yarasaydı onu da yasaklarlardı..o nedenle durmak yok boykota devam...
evetçiler bir oyla kazanırsa, bunun tek sorumlusu odur..ayrıca kendisi sanırım boykotçulara destek vermeye karar verdi son anda...bunun üzerine çok espiri yapılabilir ama bence bu böyle sade başlı başına komik bir durum...
gecenin bu saatinde dinlerseniz eğer, acayip dokunacaktır size...içinizden nehirler akıp gidecektir..siz bir bakacaksınız ki koltuğunuzdan uçmuşsunuz, bambaşka diyarlardasınız..ne desem bilemiyorum ki bu adama..gece gece fena yaptın beni be abi...
nt'dekileri takdir etmek lazım..en azından gündemi takip ediyorlar, o kitabın ne olduğunu biliyor çalışanları..benim de başıma buna benzer bir olay gelmişti..sema kaygusuz'un yere düşen dualar kitabını arıyordum..d&r a ve dosta gidip sorduğumda eleman bana ne derse beğenirsiniz..hanfendi burası dua kitabı satılan kitapçılardan değil..gidip normal kitapevlerinden alın onları diye ters ters bakıp cevap vermişti..üstelik doğan kitaptan çıkmış bir kitaptı..şimdi düşünüyorum da; niye durup adama kitabı anlatmaya çalıştım ki? keşke bozup çıksaymışım..
biri allah rızası için gelişme butonuna önden baksın ve bir yazar hakkında ölüm vb kötü haberler yoksa haber versin. o zaman açıp bakmak istiyorum..açar açmaz gözüm oraya takılıyor, ama içim kaldırıp da elim gitmiyor..korkar oldum..bir anda bu buton yüzünden kendimi hüzün boşluğunda buluveriyorum...bu gibi haberler için, meymenetsiz buton vb adında ayrı bir buton açılsa nasıl olur acaba?
birde misafir olduklarını unutup: kızım senle aynı evde yaşamak çok süpermiş yeaa!! ben arada sana kaçıp gelirim artık der..yüzüne gülersin ve ağzından; kalbini, dilini ateş gibi yakan kelimeler dökülür: ne demek ya, her zaman kapım açık sana, istediğin zaman çık gel, çekinme..kendi evin say(2-3 gün diye gelip kalan, bir gün daha kalsa tam bir ay kalmış olacak arkadaşıma söylediğim laf..hayır artık onun rahatlığı ve vurdumduymazlığı beni rahatsız ediyordu ama söyleyemiyordum..üstelik benim sayemde canın sıkılmıyor bak, yalnız kalmıyorsun diyerek kendini nimetten sayıyordu ya o zaman nasıl için için ağlayıp kafamı duvarlara vurup çıkıp terastan atlamak geliyordu içimden anlatamam..ne yaparsın misafire hürmet diye susup hizmet ediyorsun da: 3 günü geçince misafirlik hükmü kalmıyor ama..gel gör ki her gün ben bugün eve gideyim laflarını duyuyorsunuz...ama ortada icraat yok..hatırladım ya sinirlerim depreşti yine..)
şaka maka bitti işte yaz..eylül geldi, hoş geldi..kokusuyla, renkleriyle, elemiyle, şiirlerle, şarkılarla....ben çoktan hazırdım, onu bekliyordum..seviyorum bu mevsimi..şimdi bir kahve içerek; hayallere dalma, içlenme vaktidir..sonbaharın en bereketli ayıdır..candır canandır...
ha gayret, biraz cesaret, ben de katılayım derken; 2. entry de okuduğum kadarıyla 7. nesil katılamıyormuş..tabi yanlış bir bilgi değilse..tamam katılmam birşey demiyorum ama sebebini merak ettim doğrusu..biri aydınlatırsa sevinirim..
gelişmelerden gördüm ve üzüldüm..sonra yazdıklarını okudum, hakkında yazılanları okudum..okudukça ağladım..aslında en çok kendime ağladım; yalan söyleyecek değilim..ölecek olsam -ki öleceğim muhakkak- kimsenin haberi bile olmayacak..sözlükteki yazarları geçtim, etrafımdaki insanların, ailemin bile ne zaman haberi olacaktı ki? çok doldum ama ne desem kestiremiyorum...sanki ne desem ne yazsam yeterince içimdeki elemi yansıtamayacağım gibi hissediyorum..iyi dileklerimi, dualarımı arkadaşın ardından yolluyorum yüreğimle sessizce...böyle işte.........
vay be...insanlar medyayı takip ede ede bir yazıyı ne güzel çarpıtabileceğini de öğrenebiliyor..zira başlık ve linkte verilen yazıyla girilen entrye bakınca bunu anlamamak içten değil...ordan burdan kopyala yapıştır al sana ortalığı bulandır...
komşusu açken tok yatan düsturuna sahip bir dinin mensuplarıyız..ama bugün ramazan da bile insanlar evde yemek yapacak hiçbir şey olmadığı için, iftarını bile açamadan çaresizlik içinde kendini asıyor..kendimden utanıyorum..alışveriş merkezlerinde toplu aylık haftalık alışveriş yaparken kapımızın önünden geçen seyyar satıcılar hiç aklımıza gelmiyor nedense..offf ya...tuttuğum bu orucun samimiyetinden bile emin değilim artık..adam gitmiş arkasından hala niye 4 çocuk diye konuşanları da anlayabilmiş değilim..olmuşla ölmüşe çare bulunmuyor ne yazık..ama o çocuklar için, böyle insanlar için çok şey yapılabilir..herkes birkaç komşusundan kendini sorumlu tutsa..zenginler zengin çevresine iftar vermek yerine böyle garibanlara destek olsa...................................ne desem boş...
bu organizasyon işlerinde bir yetenekli kişi de uludağ sözlük için iftar vakti ankara zirvesi yapsın da pazar günü; biz de o gün toplanalım hiç olmazsa..başka bir günde olabilir..