bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- medine2
- var olmak için ne yaptınız12
- kuş5
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- billie eilish'in memeleri7
- gece gece sinirlenmek4
- fil9
- mavi4
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- at6
- rüzgar türbini2
- kaplan17
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- flamingo3
- aslan15
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- dua6
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- sevgili nedir7
- brezilya7
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları2
- tabiat4
- gül7
- bileklik19
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- z kusagi4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- kötüyü alaşağı etmek4
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- anın görüntüsü22
- yogartiksen39
- pıtı atma4
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- elma5
entry'ler (19)
kimin çocuğunu kınadım da böyle oldun acaba.
parfüme 200-300 tl (hatta daha fazlasını) yatıranları anlayamıyorum. he, aslında 100 tl yatıranı da anlamıyorum ben ama, en azından 200-300 kadar abartı bulmuyorum. hayır, altı üstü koku veren bir şey; bu kadar abartmaya ne gerek var? anlıyorum, sosyal statü falan filan da, değer mi be! sanki sapığın biri sizi koklayacak da, mmmm, gucci mi bu? diyecek. hem, o kadar para verilen parfüm için kim bilir hangi balinaları öldürmüş, hangi hayvanın kökünü kurutmuşlardır.
hem zeki hem yakışıklı hem sadık hem fedakar erkek olmadığı için muhtemelen yalnız kalacak kızdır.
yeni anılar, yeni hatalar, yeni insanlar, yeni gözyaşları demektir.
yanlarında olduğumda kendime olan güvenimin arttığı, her hareketi yapabileceğim, saatlerce düşünmeyeceğim, umursamadan uzun uzun gülebileceğim, nazımın geçtiği, her şımarıklığı yapabileceğim, çok sevdiğim birkaç insan için söyleyebileceğim söz.
hemen sağında solunda kapat düğmesi aramaya sürükleyen anketlerdir. sinir bozucudur, can sıkıcıdır, gereksizdir.
eve gidip koltukta uyuyakalmak ve uyandığımda üstümün annem tarafından örtüldüğünü görmek istiyorum.
fazla megalomandır büyük ihtimalle. çekilmez.
ankara'nın tek eksiği deniz muhabbeti biterdi.
birine değere verirsem, tam anlamıyla değer veririm. hayatında kimseden görmediği kadar değer görür tarafımdan. en ince ayrıntısına kadar iyiliğini düşünürüm. kendisinin bile aklına gelemeyecek kadar ince ayrıntılar. bir de güvendiysem, tamam. hayatımın en içinde, değerli bir yerinde. kimsenin umursamadığı kadar umursarım. aklı şaşar. şaşırıyor da. bu kadar şeye ben sadece ufak karşılıklar bekliyorum. bunlar yerine suistimalle ya da salak salak hareketlerle karşılaşırsam her şey donuyor. daha az umursuyorum. bırakmıyorum. son nokta ne mi? en kaba tabirle artık ben de siklemiyorum. kimsenin annesi değilim. bana hak ettiğim değeri vermeyen insanlarla da daha fazla uğraşamam.
Bazı insanları ve bazı insanların hareketlerinin altında yatan sebepleri hiç anlamıyorum. ellerinde açıklamaların bulunduğu bir tabelayla gezseler keşke. çünkü hayatım zaten yeterince zor.
ben bazen o kadar mutsuz oluyorum ki yanımda mutlu insanların varlığına tahammül edemiyorum.
sevdiğim şarkıları sevmediğim insanlar sevince sevdiğim şarkılar da sevmediğim şarkılar oluyor.
sevdiğim şarkıları sevmesenize.
sevdiğim şarkıları sevmesenize.
Bazen kaybetmekten korktuğumuz için kırdığımız insanlardır.
ben kendime bakamazken benden ilgi bekleyen insanların olması çok tuhaf.
Bu dünyada birilerinin işleri hep düzgün gidecek. birileri hep doğuştan gelen şanslarıyla ipi göğüsleyecek. elinde olmayan şeyler, senin hayatını etkileyecek. mesela az önce geçen muhabbet gibi. voleybolda biri, sırf boyu senden uzun diye senden daha iyi bir yerde olacak ki boyun için yapacak pek bir şeyin yok. mesela biri güzel olduğu için model olup parayı götürecek, sen dergiden bakacaksın. senin elinde mi? değil. eşitlik diye bir şey yok.
kesinlikle ihtiyaç listesidir. neye ihtiyacın olduğunu bilmeden alışveriş yapıp, eve gittiğinde saçma sapan şeylerle karşılaşmak çok kötü bi durum. neye ihtiyacın olduğunu bilmeden saçma sapan şeylere sarılıyorsun. ne karnın tok, ne sırtın pek.
ihtiyaç listesi en önemli ihtiyaç.
ihtiyaç listesi en önemli ihtiyaç.
insanı çok kırıyor, çok yoruyor. planlardan nefret ediyorsun. bazen hayatına öyle insanlar geliyor ki, bütün planları, programları silip atıyor. otururken hadi diye kalkıp yarım saat yol gidip 2 bira içip geliyorsun. kendiliğinden olan şeyler hep güzel oldu zaten. zaten hayatından şu planları, programları, hayalleri atsan, zaman da olduğu yere sinip kalacak. hayatına bu kadar müdahale etmek ne haddine o zaman onun. olmuyor ama işte o da.
Ne hissettiğini bilmiyor. Ablamla evde salak salak giyinip fotoğraf çekildiğimiz ya da ablamın evde olmadığı, olduğunda uyuduğu, babamın başka bir odada televizyon izlediği, annemle kavga ettiğimiz günleri özleyeceğim aklıma gelmezdi. Bu monotonluğun burnumda tüteceği hiç aklıma gelmezdi.