bugün
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması9
- sevişmek istediğiniz yazarlar7
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke16
- yarın mala vuracak olmak3
- bik bik abla vs vurduranlar4
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi24
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu10
- sevişilen en ilginç yer6
- vurduranlar klübü3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- milliyet gazetesi onun arabası var şarkısı reklamı4
- penisden kot pantolunun belli olması2
- cehennem korkusu12
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği4
- 3 temmuz 2026 avustralya mısır maçı5
- kalçasına kelebek dövmesi yaptıran erkek4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- biraderikos6
- geliyorum diyen kız5
- geceye bir kadın yalanı bırak2
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- sözlük ibnelerine çok mühim bir soru2
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- mesajlara geç cevap veren kız5
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu12
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- ölü balık eli7
- gündelik hayatta felsefenin gereksizliği2
- cem yılmaz4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları10
- yunus emrenin sik gibi şair olması4
- günün iddaa kuponu4
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- cuckold4
- yeğen ile dondurma yemeye gitmek3
- deniz göktaş25
- hardcore ne demek sorunsalı7
- zara'nın müşteriden giysi askılamasını istemesi2
- penis boyuna göre sıralama yapmak2
- arkadaşlar bitlendim3
- gulmekicinyaratilmis2
- ankara3
- sözlükte flörtleşmek22
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun5
- karışık kızartma6
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- mutsuz insan kendisine zarar verir4
- severus snape4
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
entry'ler (49)
diplomamı alırken, mezun olduğumdan çok, kurtulduğuma sevindiğim yerdir. altyapısı itibarıyla bir lise, eğitim kalitesi itibarıyla ise anadolu'nun bir ilçesindeki meslek yüksekokulu seviyesindedir. hoca kadrosu felakettir. lisedeki canım hocalarımdan sonra buradakiler şok yaşatmıştı bana. sadece yemekhanede öğle yemeğini yemek için gelen hoca vardı yahu.
17 ağustos 2011 günü saat 14:00'te başlamış etkinliktir. galatasaray üniversitesi'nden doç. dr. volkan demir, http://www.facebook.com/garanti adresinde, yeni türk ticaret kanunu ile ilgili soruları canlı olarak cevaplamaktadır. uzman var dediler, geldik.
şalvar kesimli, koyu renk, her tarafı cepli kot; "o" harfi gibi içe kıvrık bacaklar; düz tabanlı spor ayakkabılar (işe gidiliyorsa siyah ve upuzun sivri burunlu deri ayakkabı); ayak burunları dışa dönük paytak basış; kanat gibi iki yana açılmış, damarlı kollar; bir elde cep telefonu, diğerinde sigara paketi; kirli sakal; horoz kuyruğu modeli, kabarık ve jöleli saçlar; sık sık yere atılan çöpler (genelde sigara paketi veya izmarittir); her cümleye amq diyerek başlamak, "fesbuk", futbol ve kız dışında konu konuşmama; yanından geçtiği ağaç ve çalıların yapraklarını yolma; periyodik olarak yere tükürme; durupdururken yanındaki arkadaşlarının ensesine, sırtına tokat atma...
taşındıktan sonra pişmanlık denizlerinde boğulduğum ilçe. "merkezi yerdir, biraz daha medenidir" diye kiraladığım, çarşı içinde evceğizimin içinde oturmuş, kira kontratımın bitmesi için gün sayıyorum. dışarı çıkmayı sinirlerim kaldırmıyor. hele haftasonu akşamları... neden mi?
1- yanınızda bir genç ve güzel bayan varsa, hele hele tek başına sokağa çıkma cesareti göstermiş bir bayansanız, cumartesi ve pazar akşamları çarşı içinde yürümenizi asla tavsiye etmem. sözkonusu bayan kapalı giyinse de farketmiyor. arizona eyaletinden daha fazla apaçi var burada. çoğu dörtlü gruplar halinde dolaşıyorlar. bayanları rahatsız etmek ve insanlarla alay etmek dışında hiçbir şey yapmadan, dirsekleriyle birbirlerini dürte dürte, yayık yayık gülerek çarşıyı bir baştan diğerine arşınlıyorlar. yanınızdaki bayana laf atılması, çirkin hareketlerle ve bakışlarla taciz edilmesi, tek bayansanız canınızdan bezmeniz, bu akşam değilse yarın akşam gerçekleşecektir. bedensel bir özürünüz veya giyiminizde bir farklılık varsa da aynı kader sizi beklemektedir. gözümün önünde, kırk-elli yaşlarında evli bir çifti taciz edip bayanı rahatsız ettiler. adamcağızın sinirden dudakları titredi.
2- şalvar kotlu apaçi kopilleri, ikili-üçlü gruplar halinde siyah bir köpek gezdiriyor ve bu köpeği yirmi metre önde yürüyen arkadaşlarının üzerine salıyorlar. kaldırımda yürürken, arkanızda havlayarak gelen, tasması -daha doğrusu boynundaki ipi- çıkarılmış siyah bir köpek ve bu köpekten korkup kaçışan kadın ve çocuklar sık rastlayacağınız bir görüntüdür. dün gece iki yüz metre mesafe içinde üç tane saydım bu köpeklerden.
beni ümraniye'ye taşınmaktan caydırmaya çalışmış olan tüm dost ve akrabalarım. çok haklıymışsınız. sözünüzü dinlemediğim için pişmanım. katil olmadan şuradan kurtulursam, yaş farkına bakmadan hepinizin ellerinden öpeceğim.
1- yanınızda bir genç ve güzel bayan varsa, hele hele tek başına sokağa çıkma cesareti göstermiş bir bayansanız, cumartesi ve pazar akşamları çarşı içinde yürümenizi asla tavsiye etmem. sözkonusu bayan kapalı giyinse de farketmiyor. arizona eyaletinden daha fazla apaçi var burada. çoğu dörtlü gruplar halinde dolaşıyorlar. bayanları rahatsız etmek ve insanlarla alay etmek dışında hiçbir şey yapmadan, dirsekleriyle birbirlerini dürte dürte, yayık yayık gülerek çarşıyı bir baştan diğerine arşınlıyorlar. yanınızdaki bayana laf atılması, çirkin hareketlerle ve bakışlarla taciz edilmesi, tek bayansanız canınızdan bezmeniz, bu akşam değilse yarın akşam gerçekleşecektir. bedensel bir özürünüz veya giyiminizde bir farklılık varsa da aynı kader sizi beklemektedir. gözümün önünde, kırk-elli yaşlarında evli bir çifti taciz edip bayanı rahatsız ettiler. adamcağızın sinirden dudakları titredi.
2- şalvar kotlu apaçi kopilleri, ikili-üçlü gruplar halinde siyah bir köpek gezdiriyor ve bu köpeği yirmi metre önde yürüyen arkadaşlarının üzerine salıyorlar. kaldırımda yürürken, arkanızda havlayarak gelen, tasması -daha doğrusu boynundaki ipi- çıkarılmış siyah bir köpek ve bu köpekten korkup kaçışan kadın ve çocuklar sık rastlayacağınız bir görüntüdür. dün gece iki yüz metre mesafe içinde üç tane saydım bu köpeklerden.
beni ümraniye'ye taşınmaktan caydırmaya çalışmış olan tüm dost ve akrabalarım. çok haklıymışsınız. sözünüzü dinlemediğim için pişmanım. katil olmadan şuradan kurtulursam, yaş farkına bakmadan hepinizin ellerinden öpeceğim.
Ey Oğul,
Bir merak ile gugül* tahkik motörü*ne "hala 3.1" lafzınu girüb aratdukta çıkan yiğitdür kim namı Mehmet Berkil'dür.
Bakasun: http://www.facebook.com/g...=wall&gid=50905580231
Kocamış olmayaydum, üşenmez gider alnundan öper idüm. Anın gibi başka bir civanmerd mevcud mudur bilmem.
Vesselam
Bir merak ile gugül* tahkik motörü*ne "hala 3.1" lafzınu girüb aratdukta çıkan yiğitdür kim namı Mehmet Berkil'dür.
Bakasun: http://www.facebook.com/g...=wall&gid=50905580231
Kocamış olmayaydum, üşenmez gider alnundan öper idüm. Anın gibi başka bir civanmerd mevcud mudur bilmem.
Vesselam
Sözlüğe geldikte hatırımu ilk sorandur. Cin gibidür. Nasıl da hemen gördün geldiğimi ey oğul? Daha eşikden yeni girmiş idüm. Selametle...
Bana "sözlüğe hoşgeldin" deyüb ağurlamış, efendi bir yazardur. Uykulu gözler ile nik'ini "Mesut Börek" sanub börekçiden ikram var diye heveslendiysem de heyhat... Yine de sağolasın ey oğul.
Ey Kızım,
"Hoşgeldün" demişsin, misafirperverliğin için sağolasun. Entiri yazan ellerin dert görmesün.
Vesselam
"Hoşgeldün" demişsin, misafirperverliğin için sağolasun. Entiri yazan ellerin dert görmesün.
Vesselam
Yüzevler (istanbul), Beşyüzevler (istanbul), Beşevler (Bursa, Ankara)
Ey Oğul,
Televizyon alatında seyretdiğümü hatırlarım. Saçsız başı her gün muntazaman bir mandaya yaladunca saç çıkıyor deyi bir haber yabılmış idü. Hatta bir adamın kellesinde tecrübe eyediler (gerçi manda bu işin hikmeti nedür deyi biraz tereddüd etdi gibi gördüydüm). Arkadan da bir hekime sual edildikte, hekim "Mandanın dili zımpara kibindir, belki kan deveranını artdurur. Tükürüğünde de kimyevi bir hususiyed olabilür" dediydi. Bir başka zaman da saçsız başa sarmusak püresi yayıb demir bir tarak ile kazıya kazıya tarayarak saç çıkarduğunu iddia eden bir kadın çıkmış idi. Başa sarmusak püresi sürülende saç çıkar mı bilinmez amma abartumandakileri ardçı deprem bekleyenler kibin sokağa çıkaracağı muhakkakdır.
Vesselam
Televizyon alatında seyretdiğümü hatırlarım. Saçsız başı her gün muntazaman bir mandaya yaladunca saç çıkıyor deyi bir haber yabılmış idü. Hatta bir adamın kellesinde tecrübe eyediler (gerçi manda bu işin hikmeti nedür deyi biraz tereddüd etdi gibi gördüydüm). Arkadan da bir hekime sual edildikte, hekim "Mandanın dili zımpara kibindir, belki kan deveranını artdurur. Tükürüğünde de kimyevi bir hususiyed olabilür" dediydi. Bir başka zaman da saçsız başa sarmusak püresi yayıb demir bir tarak ile kazıya kazıya tarayarak saç çıkarduğunu iddia eden bir kadın çıkmış idi. Başa sarmusak püresi sürülende saç çıkar mı bilinmez amma abartumandakileri ardçı deprem bekleyenler kibin sokağa çıkaracağı muhakkakdır.
Vesselam
Ey Oğul,
Her neden ise haber bültenlerinde
- Sınırdan girilmez, "giriş yapılır",
- Hadiseler "saniye saniye görüntülenir",
- "Flaş haber" ve "detay haber" ler verilir
Vesselam
Her neden ise haber bültenlerinde
- Sınırdan girilmez, "giriş yapılır",
- Hadiseler "saniye saniye görüntülenir",
- "Flaş haber" ve "detay haber" ler verilir
Vesselam
Ey Oğul,
Mektebteki tarih kitablarımızda, ecnebi isimler okunduğu gibin yazar idü. Hiç unudmam, Haçlı seferlerine katılan bir "Fılandır Kontu Boduvan" dan bahsedilürdü. Aynen böyle yazularak... Soylu bir ailenin oğlu imiş. Pederi en bahalısundan bir zırh yapdurmuş ona sefere çıkar iken. Anadolu'da bir akarsuyu geçer iken, bu zırhun ağırlığundan atıyla beraber çamura gömülüp boğulmuş kafir.
Vesselam
Mektebteki tarih kitablarımızda, ecnebi isimler okunduğu gibin yazar idü. Hiç unudmam, Haçlı seferlerine katılan bir "Fılandır Kontu Boduvan" dan bahsedilürdü. Aynen böyle yazularak... Soylu bir ailenin oğlu imiş. Pederi en bahalısundan bir zırh yapdurmuş ona sefere çıkar iken. Anadolu'da bir akarsuyu geçer iken, bu zırhun ağırlığundan atıyla beraber çamura gömülüp boğulmuş kafir.
Vesselam
Breakfast at Tiffany's filminin açılış sahnesinde Binnur Kaya, Vakko'nun önüne gelir elindeki poşetten simit çıkarıp vitrine bakarak yerdi.
Ey Oğul,
Kendisü zenci olan Maykıl Ceksın nam muganninin dahi Hitler hayranı olduğu söylenür. Bizde kendülerine bu vasıf yakışturulan iki meşhur isim Nihal Atsız ve Yunus Nadi'dür. O kadar kim, Yunus Nadi'ye "Yunus Nazi" derler imüş.
Vesselam
Kendisü zenci olan Maykıl Ceksın nam muganninin dahi Hitler hayranı olduğu söylenür. Bizde kendülerine bu vasıf yakışturulan iki meşhur isim Nihal Atsız ve Yunus Nadi'dür. O kadar kim, Yunus Nadi'ye "Yunus Nazi" derler imüş.
Vesselam
bil-et-kesmeyil
Ey Oğul,
Altan Erbulak nam sanatkar yeni çıkan icadlara ek meraklı idi.Hem VHS hemi de Beta video oynaducularını ilk çıkdığı zemanlarda memlekede ilk getürdenlerden idi. Kendü gibin meraklı bir de tamircisi var idi. Video oynaducuları bozuldukta ol tamirciye gödürmüş. Tamirci VHS'yi de Beta'yı da ayrı zemanlarda incelemiş ve dahi tamir edebilmüş. Hem de her iki formadın da iyi kötü yönlerini söylemiş kim, Erbulak bu tamirciyi "geleceği gören ademoğlu" deyi anar idi.
Vesselam
Altan Erbulak nam sanatkar yeni çıkan icadlara ek meraklı idi.Hem VHS hemi de Beta video oynaducularını ilk çıkdığı zemanlarda memlekede ilk getürdenlerden idi. Kendü gibin meraklı bir de tamircisi var idi. Video oynaducuları bozuldukta ol tamirciye gödürmüş. Tamirci VHS'yi de Beta'yı da ayrı zemanlarda incelemiş ve dahi tamir edebilmüş. Hem de her iki formadın da iyi kötü yönlerini söylemiş kim, Erbulak bu tamirciyi "geleceği gören ademoğlu" deyi anar idi.
Vesselam
Ey Oğul,
Bal Mahmud nam şahıs Atatürk'ün sofra ve sohbet arkadaşı idü. Yeşilköy'deki Baler Motel isimli bir moteli var idü. Bilmem hala durur mu? Televizyon alatında da gözükürdü pir-i fani olarak. Bir fıkra anladmışdu yaklaşık şöyle:
Eski zamanlarda Mesdan ile Hüsmen Hacca gideceklerdür. Yürüye yürüye...ikisi de her gördüğü nesne üzerinden diğerüne bilgiçlik taslar idi. Kırklareli'ni geçip istanbul'a gelürler. Bir faydon görürler. Hüsmen "bakasın" der "buna faydon derler. Çok binmişimdir buna"... izmid'e gelürler, bişmaniye görürler. Mestan "bakasın" der "buna bişmaniye derler. Çok yemişimdir bundan". Nihayed, gide gide Hicaz'a varurlar Burada develeri görürler kim ikisi de hayrete garkolur. Lakin birbirine belli edmek istemezler. Hüsmen bilmiş bilmiş, develeri gösterip "nelere bak nelere!" der. Hüsmen dahi altda kalmaz cevab verür: "te be ööle olur onlar be yav".
Vesselam
Bal Mahmud nam şahıs Atatürk'ün sofra ve sohbet arkadaşı idü. Yeşilköy'deki Baler Motel isimli bir moteli var idü. Bilmem hala durur mu? Televizyon alatında da gözükürdü pir-i fani olarak. Bir fıkra anladmışdu yaklaşık şöyle:
Eski zamanlarda Mesdan ile Hüsmen Hacca gideceklerdür. Yürüye yürüye...ikisi de her gördüğü nesne üzerinden diğerüne bilgiçlik taslar idi. Kırklareli'ni geçip istanbul'a gelürler. Bir faydon görürler. Hüsmen "bakasın" der "buna faydon derler. Çok binmişimdir buna"... izmid'e gelürler, bişmaniye görürler. Mestan "bakasın" der "buna bişmaniye derler. Çok yemişimdir bundan". Nihayed, gide gide Hicaz'a varurlar Burada develeri görürler kim ikisi de hayrete garkolur. Lakin birbirine belli edmek istemezler. Hüsmen bilmiş bilmiş, develeri gösterip "nelere bak nelere!" der. Hüsmen dahi altda kalmaz cevab verür: "te be ööle olur onlar be yav".
Vesselam
Ey Oğul,
Bahçelievler semtinde icra-i sanat eyleyen Küçükahmedoğlu Osman nam müderris, ben fakiri ilim irfan sınıfına girmek niyyedinden cayduran zatdır. Kendisiyle müşerref oldukta "böyle mi olur alim, yazık!" dedirtmişdür. Sayesinde memleked benim gibi bir molla namzedi kaybedmiş, amma bir muhasebeci kazanmışdur. Ders anladurken zorlanur, cümle kurmakda eziyyet çeker idi. Hem şivesinden, hemi de kelime haznesinün darluğundan, ziyadesiyle işkence yaşadurdu talebeye. iktisad ilmine aid olduğunu zannetdiğüm bir kısım malumatı saatlerce lazca dinlemek azabına duçar olurduk. Kendisün okulda bulmak ne mümkün!... Lakin öğle yemekleri içün muntazaman ve koşar adımla yemekhaneye gelür idi kim, anı görmek isteyen talebe yemekhane kapısunda Medine dilencileri gibi bekleşirdü. Kız talebeye hususi alaka gösderirdü. Telif etdiği bir risale, bir kitab var mıdur bilmem. Kendisini medreseden kim mezun eylemiş, kim el vermiş, kuşağınu kim bağlamıştur merak ederim.
Vesselam
Bahçelievler semtinde icra-i sanat eyleyen Küçükahmedoğlu Osman nam müderris, ben fakiri ilim irfan sınıfına girmek niyyedinden cayduran zatdır. Kendisiyle müşerref oldukta "böyle mi olur alim, yazık!" dedirtmişdür. Sayesinde memleked benim gibi bir molla namzedi kaybedmiş, amma bir muhasebeci kazanmışdur. Ders anladurken zorlanur, cümle kurmakda eziyyet çeker idi. Hem şivesinden, hemi de kelime haznesinün darluğundan, ziyadesiyle işkence yaşadurdu talebeye. iktisad ilmine aid olduğunu zannetdiğüm bir kısım malumatı saatlerce lazca dinlemek azabına duçar olurduk. Kendisün okulda bulmak ne mümkün!... Lakin öğle yemekleri içün muntazaman ve koşar adımla yemekhaneye gelür idi kim, anı görmek isteyen talebe yemekhane kapısunda Medine dilencileri gibi bekleşirdü. Kız talebeye hususi alaka gösderirdü. Telif etdiği bir risale, bir kitab var mıdur bilmem. Kendisini medreseden kim mezun eylemiş, kim el vermiş, kuşağınu kim bağlamıştur merak ederim.
Vesselam
Ey Oğul,
Heyhat... Ol parkın içinde, akvaryumların olduğun yamaçda, her tarafı camla kablı bir küçüçük yapı var idi. içerisi, doldurulmuş, kurudulmuş bilumum hayvanad ile dolu idi. Sincablar, admacalar, rengarenk kuşlar sankim canlu gibin gözükürdü. Bu fakir tıfıl iken, canlı hayvanlardan ziyade buradaki doldurulmuş mahlukadı merak ederdi. Parmak uclarında yükselib burnunu cama dayar hayred ile bakurdu içeri. Gelmez mi geri ol eyyam ya pir Moonlight sonata!
Vesselam
Heyhat... Ol parkın içinde, akvaryumların olduğun yamaçda, her tarafı camla kablı bir küçüçük yapı var idi. içerisi, doldurulmuş, kurudulmuş bilumum hayvanad ile dolu idi. Sincablar, admacalar, rengarenk kuşlar sankim canlu gibin gözükürdü. Bu fakir tıfıl iken, canlı hayvanlardan ziyade buradaki doldurulmuş mahlukadı merak ederdi. Parmak uclarında yükselib burnunu cama dayar hayred ile bakurdu içeri. Gelmez mi geri ol eyyam ya pir Moonlight sonata!
Vesselam