bugün

entry'ler (17)

gelmiş geçmiş en felsefi söz

felsefi etkinlik ''en''likler üzerine kurulmadığından felsefi olduğu sanılıp özlü sözler yığınına fırlatılmış yeni bi sözdür muhtemelen yeni bile değildir söylediği.

cendere

bundan böyle şahsımı da karşılayan olaylı lakin gümbürtüsü geç duyulan bir kelime.
hoş gelmişim.

ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim

yine o ülkünün kurgusunu taşıyacak isimdir.

niye oğlu olmuş özellikle onu anlamadım yalnız.

türkçe katli

merkez çevre ilişkisi adına değerlendirecek olursak gerçekleştirici öznelerin bir isyanı olarak tezahür etme hakkı daima saklı yıkım ve yeniden inşa halisidir.

marjinal sözlük yazarları

marjinalliklerini hangi üst kuruldan tahsis ettikleri henüz belirlenememiş yazarlardır.

dogville

kasabaların yığınları arttıkça drama kayıtsızlık büyüyor bu nedenle finalini dünya tümelinde hayal etmekten kendimi alamadığım kasaplı kasabalı, insanlı insansız bir film.

insanları insan yapan nedir

kuşları kuş yapan kanatsa insanı insan yapan zihninin kanatları yardımıyla gizli birer kuş olmalarıdır.

dut ağacı

çocukluğumda tırmanlışlığım olan güzel ağaç.
üzerinden topladıklarım kadar tatlı dutları bir daha bulamadım iyi ki de bulamamışım çocukluğumdan eksilmesin bugünümde hatırlansın yeter.

yitirmeden

ona söylemek istediğim her şeyi ve kendime söylemek istediklerimi de bu şarkıda buluyorum ne zaman tazelemek istesem ikimizi.
yitirmemize mani olan şarkı. yitirmeden dinleyiveriyoruz beraberce.
''güzel günlerimizin bittiğini sanma.'' diyor daha ne olsun.

canım kardeşim

''bak senin ellerinde hayatımız...'' diye devam ediyor ya şarkı, o zaman ister istemez filme gidiyor aklım ve ''uçan kuştaki güzelliği kaybettik hastayız...'' hatırlıyorum ki hep beraber hastayız,
bu bizi hep beraber umut etmeye zorlarsa iyi, çünkü o filmde yaşamak tarafı ağır basmıştı ölüme birkaç dakika kalmışken bile.
uyanmasına uğraşmış bir film ve yine aynı amaçta bir şarkı yaptırmış canımızın ta içidir o.

yan kalbim

külden adam/kadın olmak konusunda azimlilerin gecesine bir müzikli sızıntı.

turgut uyar

akçaburgazlı yekta'yı içimizde kanatan bıçaklı şair.

adalet

yokluğunda kaybolanlar üzerine az biraz düşünecek olursak her ne yapıyorsak onu artık sürdüremeyeceğimizi anlayabilir ve kendisine erişmenin yollarını aramaya koyulabiliriz nihayet kendisi de bir kayıptır.

basit

bir serçenin su birikintisine eğilmişliğidir, karmaşası derinlemesine baktıça gözünüze sıçrayacaktır.

ötanazi

ölümü beklemek sancılı bir hal almışken katalizör gibi devreye girip süreci hızlıca reaksiyona bağlayan hayati eleman.

apaçi

anti kimlikler her daim birilerinin kurtarıcısı,
asla olmak isteyeceğiniz türden bir yerde sizlere sınırlarınızı veren biricik zıt kardeşiniz.

kaplumbağalar da uçar

çocukların bünyesinde çocukluktan başka her şeyi deneyimledikleri film.
© copyright 2005 - 2026