bugün
- nickten isim tahmini yapmak59
- hikayeyi devam ettir19
- yazarların zeka seviyeleri8
- uysaljakoben14
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey10
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler6
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- güzel kızların pizza yemesi7
- ammına koydumun ergenleri6
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- kendini mehdi sanmak5
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
- eğri piramit4
- pizza sehpası2
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- kendi arasında muhabbet eden yazarlar2
- sözlükte şer ittifakı oluşması2
- sözlüğü gerizekalıların istila ettiği gerçeği3
- sözlüğün seviyesinin dibe vurması4
- arkadaşlar hani bir şarkı vardı adı neydi4
- kapalı maraş3
- hayattan zevk alamamak6
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- telefon sapığı5
- her entryimi eksiliyorlar tribi2
- nefret edilen birine sonradan aşık olmak2
- homofobik erkek5
- bilgi içerikli entry giriyorum4
- mehdinin almanyada olma ihtimali4
- bok kokan başlıklar3
- the merich13
- doktor ve mühendislerin iki oy hakkı olmalı5
- ilah3
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- türklerin iyi özellikleri2
- eski foça vs yeni foça3
- ioçk17
- gürbüz'ü ibraniceye çevirince lion çıkması3
- japon denince akla gelenler9
- from dizisi5
- sözlükten hatun kaldırmak4
- sözlüğün seviyesini yükseltme girişimleri2
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- polis geldi polis geldi2
entry'ler (167)
ben o kadar kalmayacağım.
"durgun bir suyun ortasında yemyeşil,
yalnız, çaresiz, kimsesiz olmak var ya,
ne zor."
yalnız, çaresiz, kimsesiz olmak var ya,
ne zor."
ölmek istemiyorum, ama bazen hiç doğmamış olmayı diliyorum.
sevenim çok, çağırsam anında gelirler yanıma, arasam açarlar. sevdiklerim de var. uzun zamandır hep beraber olduklarım.
bazen kaçıyorum hepsinden, sığınmak istiyorum kendime, içimdeki fırtınayı dinlemek, dindirmek istiyorum. bazen kaçıyorum. sonra bir an geliyor. içimin sıkıldığı, nefesimin battığı bir an. kendime katlanamadığım, duygusal olarak acı çektiğim ve nedenini bilmediğim bir an geliyor işte. o zaman çıkmak istiyorum bile isteye sığındığım yalnızlığımdan.
insanların huzuru kendi içlerinde bulduklarına dair duyumlarım var. ben de kendi içimde kendi huzurumu arıyorum çoğu zaman. bütün bu arayışların benim için değişmeyen tek bir sonucu var: benim içimde, huzur yok! hatta ben, kendimi bilerek ve isteyerek huzursuz ediyorum. kendimden uzaklaşıp farklı hayatların sesini dinlediğimde, farklı hikayelere odaklandığımda batmıyorum kendime artık.
bu bir psikolojik sorun mudur ya da bir test midir hayatın bana sunduğu bilmiyorum. bildiğim tek şey, çok uzun zamandır böyle olduğum. siz nasıl yapıyorsunuz, nasıl becerip kalıyorsunuz kendinizle diye okumadığım entry, blog vb. zımbırtı kalmadı. hiçbiri ben değil. hiçbiri hissettiğim gibi değil. içimde büyük, derin ve hiç kapanmayan bir boşluk varmış gibi. hayatıma giren her insanla kapatmayı denediğim kocaman bu boşluk ben her yalnız olduğumda beni yutacakmış gibi.
ağlamak isteyip ağlayamadığım zamanlar, uyumak isteyip uyuyamadığım zamanlar ve ölmek isteyip hiç beceremediğim zamanlar var.
kendimden korumak için kendimi, başka insanların boktan dertlerine çözüm aradığım çok zamanlar var.
ana tema "yalnız kalmak." korktuğum, korktuğuma da hep şaşırdığım durum.
galiba bazı yalnızlıklar tehlikeli. dimi?
bazen kaçıyorum hepsinden, sığınmak istiyorum kendime, içimdeki fırtınayı dinlemek, dindirmek istiyorum. bazen kaçıyorum. sonra bir an geliyor. içimin sıkıldığı, nefesimin battığı bir an. kendime katlanamadığım, duygusal olarak acı çektiğim ve nedenini bilmediğim bir an geliyor işte. o zaman çıkmak istiyorum bile isteye sığındığım yalnızlığımdan.
insanların huzuru kendi içlerinde bulduklarına dair duyumlarım var. ben de kendi içimde kendi huzurumu arıyorum çoğu zaman. bütün bu arayışların benim için değişmeyen tek bir sonucu var: benim içimde, huzur yok! hatta ben, kendimi bilerek ve isteyerek huzursuz ediyorum. kendimden uzaklaşıp farklı hayatların sesini dinlediğimde, farklı hikayelere odaklandığımda batmıyorum kendime artık.
bu bir psikolojik sorun mudur ya da bir test midir hayatın bana sunduğu bilmiyorum. bildiğim tek şey, çok uzun zamandır böyle olduğum. siz nasıl yapıyorsunuz, nasıl becerip kalıyorsunuz kendinizle diye okumadığım entry, blog vb. zımbırtı kalmadı. hiçbiri ben değil. hiçbiri hissettiğim gibi değil. içimde büyük, derin ve hiç kapanmayan bir boşluk varmış gibi. hayatıma giren her insanla kapatmayı denediğim kocaman bu boşluk ben her yalnız olduğumda beni yutacakmış gibi.
ağlamak isteyip ağlayamadığım zamanlar, uyumak isteyip uyuyamadığım zamanlar ve ölmek isteyip hiç beceremediğim zamanlar var.
kendimden korumak için kendimi, başka insanların boktan dertlerine çözüm aradığım çok zamanlar var.
ana tema "yalnız kalmak." korktuğum, korktuğuma da hep şaşırdığım durum.
galiba bazı yalnızlıklar tehlikeli. dimi?
ne olursan ol, hayat zor.
"Ben kendim, iyiyim, sıkılsam giderdim." değil. Ben kendim iyi değilim. Sıkıldım ama gidemedim. Ya yollar kalabalık geldi ya da yalnızlık. Kendimi de ne yapacağımı da bilemedim. Amacına uygun yasayayim derken amacina uygun bi kafeste çürüdü ruhum. Gelecek günler icin bugünümü ertelerken bütün heyecanımla durduğum yerde soldum. Dökülen yapraklarıma basıp geçti gitti herkes. Sesleri sevdim götümden şarkılar uydurdum. Her notanın isyanı vardı. Her sözcüğün verdiği mesaj... Bi ben anlamadım herhalde o mesajı söylediğim her şeyin tersine durdum. Özgürlükten bahsederken uçmaktan korktum. Sadece kitap kahve olmuyor o işler. Bağırmak lazım bazen avazın çıktığı kadar. Kaybolmak lazım ayazına dayanabildiğin kadar gecenin... içinden gelen ne varsa söylemek istemek lazım hayattan hakkını... Oyunlar oynamak lazım durmadan büyümelere inat...
9 crimes.
ağız dolusu küfürler etmek istiyorum gelene geçene. tam bi baş belasi olayim bu gece... sabaha kadar girmedigim gunah kalmasin... öyle boyasin ki beni karanlık. bir daha paklanamayayim...
ben mi cok salagim yoksa cok mu yavas ? o benden adim adim uzaklasirken anlamazdan gelmek daha mi kolaydi... bilmiyorum.
ne zaman cok sevsem kaciyor ya arkasina bakmadan...
icim bi tuhaf oluyor. nefesim daraliyor... sanki hicbi sey yasamaya degmezmis gibi. yuzumde bir tebessum... aklimda tek bir cumle. "sen hic akillanmayacaksin!" bi zahmet akillansam ama olmuyor. ayni halti yemeden, olmuyor.
icim bi tuhaf oluyor. nefesim daraliyor... sanki hicbi sey yasamaya degmezmis gibi. yuzumde bir tebessum... aklimda tek bir cumle. "sen hic akillanmayacaksin!" bi zahmet akillansam ama olmuyor. ayni halti yemeden, olmuyor.
asla var olmayacağını bildiğin bir şeyi hayal etmek yoruyor seni. vazgeç artık... biliyorum. kendi gerçeklerini pek sevmiyorsun. barışman kolay değil bununla. ama bir yerden başlamak lazım. sadece durup zamanın geçmesini, her şeyin yoluna girmesini beklemekle olmuyor. beklemekle değişen hiçbir şey yok zihnin tarihinden başka. ha bir de, nefes almayı unutma!
deniyorum deniyorum sevemiyorum bir türlü... uğraşıyorum olmuyor. sevemedim, sevemiyorum. burada yaşamak ağır geliyor.
diyetisyen, müzisyen, akademisyen...
karşı koyamayacak kadar teslim olmak aşka.
all my days have turned to darkness
and i believe my heart has turned to stone.
and i believe my heart has turned to stone.
itiraf ediyorum. o kadar yalnızlığın içinde gerçekten yalnız kalabilmiş değilim. kafamın içinde dönüp dolaşan, beni yiyip bitiren düşünceler bi türlü beni rahat bırakmıyo.
uzun bir süredir yoktum buralarda. aslında daha uzun bir süredir hiçbir yerde yoktum. hala nefes alıp almadığımı önemseyen kaç insan var bilmiyorum. evet hala birilerinin beni umursadığı mucizesini varsayarak söylüyorum bunu. ben kendimden başka herkesi umursarken aptal benliğim de umursanmayı bekliyor işte. napayım...
yalnız kalmayı beceremeyen yalnızlardanım ben...
lütfen biri bana bununla nasıl başa çıkacağımı anlatsın.
yalnız kalmayı beceremeyen yalnızlardanım ben...
lütfen biri bana bununla nasıl başa çıkacağımı anlatsın.
onların her haltını saklıyorsun da benim şu yalnızlığımı neden yüzüme yüzüme vuruyorsun ?
sen şimdi kafanda bilmem kaç milyon tane tilkiyle uyumaya çalışıyorsun ya. uyuyamayacaksın biliyorum. o yüzden bırak artık. gözlerini kapayınca bitmeyecek bu garip rüya. gerçek olduğuna da inanmıyorsun biliyorum. ama güzel değil mi? yaşadığın... ya da... yaşadığını sandığın. sadece sen mi anlamlar yüklüyorsun olanlara yoksa gerçekten bir anlamı var mı? bilemiyorsun. kimse bilemiyor. bekleyip görmekten başka yapabileceğin hiçbir şey yok ki... beklemek derken... gerçekten beklemeyeceğini de biliyorsun. akışına bırak işte... bırak, ne olacaksa olsun.