bugün
- serhat kılıç16
- kurusıkı2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- en sevmediğin insan tipleri8
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tai lung42
- ikinci defa askere gitmek7
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- bir kızla dalga geçmek6
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- claudian clouds22
- mavi göz7
- gizli hesap6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- sözlük whatsapp grupları13
- friedrich hegel la bi cay icek12
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- sarapci koala47
- millet dediğin2
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- islam'ın hak dini olması6
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- melissa vargas7
- namazın amacı6
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- sabahları nefret edilen şeyler3
- gece vardiyası yazarlar4
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- anın görüntüsü25
- geceye bir mesaj birak2
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- enayimiknatisii32
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- kahverengi gözlü olmak4
- akrep3
- deccal internetten çıkacak9
- yalnız ölmek4
entry'ler (658)
an itibariyle yayın aşkımın gelmesi dolayısıyla yayına girdiğim radyodur. bekleriz ki.
ha! bi de taşınmış bu radyo yaf, ben bile zor buldum! *
yeni adresi: http://www.kopush.tr.cc
ha! bi de taşınmış bu radyo yaf, ben bile zor buldum! *
yeni adresi: http://www.kopush.tr.cc
sevmekten ölen bir balıktım sadece, bilmediğim bir şehrin bilmediğim sularında yüzen. her vapur sesinden irkilen, her martıyı uzun uzun takip eden küçük bir kızdım bu şehirde. kalabalığına, sıcağına, yollarına alışkın olmayan, ama bir süre boyunca bunlarla da yaşayabileceğini düşünen bir yabancıydım. tek bir tanıdığım vardı, o da gitti.
irili ufaklı hayallerim vardı. gece yatmadan önce birini seçip yaşattığım karanlığımda. hayal kırıklıklarım da vardı, avutulduğumda hemencecik unutuverdiğim. hayal kurmuyorum artık yatarken, rahat uyuyabilmek için geceleri. büyük bir hayal kırıklığı kaldı elimde sadece içimi dolduran. her nefesimde göğsüme batan, her fırsatta kendini hatırlatan. yolumu kaybetmiş, denizde boğulmuş gibi hissediyorum biraz. bu noktaya neden geldiğimi biliyorum, nasıl döneceğimi bulamıyorum.
ayrı şehirlerde, birbirini seven, bir şekilde ortak bir hayat tutturmaya çalışan ayrı insanlardık eskiden. hiç olmadığımız kadar yakın olacakken, hiç olmadığımız kadar uzaklaştık birbirimizden. düşünsem de, senin hayatımda olmadığın bir anım gelmese de aklıma, günlerdir bütün anılarım sensiz. güçlüyüm, biliyorum. yine de son kez yazdığım için üzülüyorum.
"bir varmıştı, şimdi bir yokmuş"
sevdiğim masal artık bitmiş...
irili ufaklı hayallerim vardı. gece yatmadan önce birini seçip yaşattığım karanlığımda. hayal kırıklıklarım da vardı, avutulduğumda hemencecik unutuverdiğim. hayal kurmuyorum artık yatarken, rahat uyuyabilmek için geceleri. büyük bir hayal kırıklığı kaldı elimde sadece içimi dolduran. her nefesimde göğsüme batan, her fırsatta kendini hatırlatan. yolumu kaybetmiş, denizde boğulmuş gibi hissediyorum biraz. bu noktaya neden geldiğimi biliyorum, nasıl döneceğimi bulamıyorum.
ayrı şehirlerde, birbirini seven, bir şekilde ortak bir hayat tutturmaya çalışan ayrı insanlardık eskiden. hiç olmadığımız kadar yakın olacakken, hiç olmadığımız kadar uzaklaştık birbirimizden. düşünsem de, senin hayatımda olmadığın bir anım gelmese de aklıma, günlerdir bütün anılarım sensiz. güçlüyüm, biliyorum. yine de son kez yazdığım için üzülüyorum.
"bir varmıştı, şimdi bir yokmuş"
sevdiğim masal artık bitmiş...
sol frame'deki başlıkların üstüne gelindiği zaman, nasıl denir, fosforlu kalemle çizilmiş gibi olmadan sadece yazının renginin değiştiği sayılı temalardan.
an itibariyle kullanmaya başlamamla birlikte canım kahve çekti. nasıl yapcaz artık, bilmiyorum.
an itibariyle kullanmaya başlamamla birlikte canım kahve çekti. nasıl yapcaz artık, bilmiyorum.
bir şeyleri sırf başkaları da yapıyor diye yapmaya başladığınız an içinde bulunduğunuzu anladığınız durumdur. uyandığınızda herkesin kalkmış olduğunu fark edip yataktan çıkmak, herkesin yemek yediğini görüp masaya oturmak, sınıftaki herkesin ödevi yapacağını bildiğiniz için saatlerce ödevle uğraşmak, msne çevrimdışı girip hiç konuşasınız olmamasına rağmen fazladan birkaç kişi görünce çevrimiçi olmak... daha da çoğaltılabilir tabi bu örnekler. insanın kendini ciddiye almamasına kadar varır bu olay, yaptıklarının rol olduğunu gördükçe, teoman'ın da vurguladığı gibi.
(bkz: gündüz tarifesi)
(bkz: gündüz tarifesi)
her gün iki doz olarak dinlenildiğinde bünyeyi sakinleştirdiği tarafımca kanıtlanmıştır. henüz herhangi bir yan etkisi bulunmuş olmasa da, the rasmus'un en güzel şarkısı olması dolayısıyla fazla dinlenmesi bağımlılık yaratabilir. aman diyeyim...
junon'un başlatarak gecemi kurtardığı oyundur. sinirliyken, acı çekerken, kafanızı dağıtabilir, sorunlarınızdan bir süreliğine uzaklaşabilirsiniz sonunda. göründüğü kadar da basit değildir, hele ingilizce oynanıyorsa... nitekim, ain't cidden hiçbir şey çağrıştırmıyor, deli olcam ya.
bir senedir kullanmakta olduğum ses ve görüntü kalitesiyle, görüntüsüyle, kullanışlığıyla aşmış telefon. yine de içime dert olan bir iki özelliği var ki, bi gün canıma tak edecek diye korkuyorum. ilki, mesaj hafızası 150 falan, mesaj silmekten, "mesaj bekliyor" uyarısı almaktan bıktım. diğeri ise, kulaklık ve şarj portunun * aynı yerde olması. kulaklığın walkman özelliği olan bu telefonda fazlaca kullanılacağı barizken, böyle bir yapısının olması telefon şarjdayken walkman ya da radyo dinlenilmesini imkansızlaştırıyor.
kulaklık demişken... ipod kulaklıklarını beğenmez oldum, o nasıl bir yapıdır. çevredeki hiçbir sesi duymuyorsunuz ve dinledikleriniz içinize işliyor.
düzenleme: anlatım bozukluğu.
kulaklık demişken... ipod kulaklıklarını beğenmez oldum, o nasıl bir yapıdır. çevredeki hiçbir sesi duymuyorsunuz ve dinledikleriniz içinize işliyor.
düzenleme: anlatım bozukluğu.
hemen tekrar modunu kapatması gereken çünkü evdeki ve/ya odadaki insanlardan "yeter be" tepkisini alması muhtemel olan kişidir, zira bir süre sonra şarkıdan aynı derecede etkilenmeyen insanlar için, olay çin işkencesine dönüşmektedir.
yine de; üçnoktabir'den iki mutsuz'un yaklaşık 1.5 saattir tekrar modunda çalmasına engel olamıyorum...
yine de; üçnoktabir'den iki mutsuz'un yaklaşık 1.5 saattir tekrar modunda çalmasına engel olamıyorum...
'sadece doğurmuş anne'ye kıyasla daha fazla annedir. en azından, onun çocuğa gerçekten isteyerek ve severek bakacağına emin olabiliriz.
sigara içerken fark etmeden yapılan nefes egzersizlerinin ve fark ederek içe çekilen nikotinin insanı rahatlatıp hissedilen acıyı azaltmasıyla olumsuz pekiştireç görevi görmesinin sonucudur.
doğum günü kızı! çok teşekkür ederim izlememe vesile olduğun her film, paylaştığın her şarkı, yanımızda uyuyanlara rağmen saatler süren gece sohbetleri, msnde karşılıklı girdiğimiz gülme krizleri ve benimle olduğunu hissettirdiğin her an için... iyi ki hayatımdasın! çok seviyorum seni...
son kez (bkz: msn iletim)
son kez (bkz: msn iletim)
16 kasım pazar günü, gölge bar'da angel metal fest kapsamında sahne alacak odtülü grup.
7/24 hayatımda olan yazar; okul, msn, mesajlar, facebook yorumları...
j gördüm mü aklıma ilk gelen, eğlenceli kişilik...
fransızca öğrenmeye pek hevesli değil, o kadarı da olur artık! *
j gördüm mü aklıma ilk gelen, eğlenceli kişilik...
fransızca öğrenmeye pek hevesli değil, o kadarı da olur artık! *
evet, belki olabilirdi. ama üstünde ne kadar konuşulursa konuşulsun doğruluğu ispatlanamaz, çünkü önerme falan değildir. bilim de böyle şeylerle uğraşmaz zaten. "kurtuluş savaşı'nı kaybetseydik çok kötü olurdu", "birinci dünya savaşı'nda itilaf devletleri yenilseydi tam süper olurdu" gibi bi şey. hayır, bi de gerçekten olmuş gibi başlık açılmıyor mu?...