bugün
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz8
- dokuzuncu nesil yazar karizması7
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı28
- gocu29
- ekşi sözlük7
- gocu abiyi akşamki boks maçına hazırlamak8
- fiat ın en iyi arabası4
- gömü bulmak8
- azerbaycan a yerleşmek2
- bir milyon dolarim olsaydi4
- melih gökçek'e soruşturma açılması8
- erkek döven kadın2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı6
- karton toplama arabasıyla yokuş aşağı kaymak3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı9
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek3
- uludağ sözlük entry kotası3
- virginia'dan arizona'ya gitmek3
- yaşlı insanlar neden huysuz olur6
- sincan uygur özerk bölgesi3
- sesli kitap dinlemek4
- rehberdeki bütün kadınlara toplu mesaj atan erkek2
- dövüşlü film izleyip gaza gelmek5
- aç karnına kahve içmek8
- claudian clouds9
- anayasanın ilk 3 maddesi3
- yazarların sevdiği sözler3
- bu koyden olsam ne olacak20
- denizde isyan davası filmi2
- hayatının yavaş yavaş düzene girmesi3
- sarapci koala79
- kendinden biz diye bahsetmek6
- ibrahim ethem hacıosmanoğlu3
- çi çi çi çiçeğum çiçeğum da çiçeğum3
- dinlerin yalan olması17
- ford explorer2
- aslında 1999 yılında olmamız4
- şive şakası4
- iş yerinde entry girmek2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- sarı torba8
- ermeniler2
- zorunlu eğitim20
- paris saint germain2
- sözlüğün güzel yer olması3
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- doğru insanı bulmak3
- sözlükteki botlar4
- genç yaşta ölen ünlüler2
entry'ler (658)
an itibariyle yayın aşkımın gelmesi dolayısıyla yayına girdiğim radyodur. bekleriz ki.
ha! bi de taşınmış bu radyo yaf, ben bile zor buldum! *
yeni adresi: http://www.kopush.tr.cc
ha! bi de taşınmış bu radyo yaf, ben bile zor buldum! *
yeni adresi: http://www.kopush.tr.cc
sevmekten ölen bir balıktım sadece, bilmediğim bir şehrin bilmediğim sularında yüzen. her vapur sesinden irkilen, her martıyı uzun uzun takip eden küçük bir kızdım bu şehirde. kalabalığına, sıcağına, yollarına alışkın olmayan, ama bir süre boyunca bunlarla da yaşayabileceğini düşünen bir yabancıydım. tek bir tanıdığım vardı, o da gitti.
irili ufaklı hayallerim vardı. gece yatmadan önce birini seçip yaşattığım karanlığımda. hayal kırıklıklarım da vardı, avutulduğumda hemencecik unutuverdiğim. hayal kurmuyorum artık yatarken, rahat uyuyabilmek için geceleri. büyük bir hayal kırıklığı kaldı elimde sadece içimi dolduran. her nefesimde göğsüme batan, her fırsatta kendini hatırlatan. yolumu kaybetmiş, denizde boğulmuş gibi hissediyorum biraz. bu noktaya neden geldiğimi biliyorum, nasıl döneceğimi bulamıyorum.
ayrı şehirlerde, birbirini seven, bir şekilde ortak bir hayat tutturmaya çalışan ayrı insanlardık eskiden. hiç olmadığımız kadar yakın olacakken, hiç olmadığımız kadar uzaklaştık birbirimizden. düşünsem de, senin hayatımda olmadığın bir anım gelmese de aklıma, günlerdir bütün anılarım sensiz. güçlüyüm, biliyorum. yine de son kez yazdığım için üzülüyorum.
"bir varmıştı, şimdi bir yokmuş"
sevdiğim masal artık bitmiş...
irili ufaklı hayallerim vardı. gece yatmadan önce birini seçip yaşattığım karanlığımda. hayal kırıklıklarım da vardı, avutulduğumda hemencecik unutuverdiğim. hayal kurmuyorum artık yatarken, rahat uyuyabilmek için geceleri. büyük bir hayal kırıklığı kaldı elimde sadece içimi dolduran. her nefesimde göğsüme batan, her fırsatta kendini hatırlatan. yolumu kaybetmiş, denizde boğulmuş gibi hissediyorum biraz. bu noktaya neden geldiğimi biliyorum, nasıl döneceğimi bulamıyorum.
ayrı şehirlerde, birbirini seven, bir şekilde ortak bir hayat tutturmaya çalışan ayrı insanlardık eskiden. hiç olmadığımız kadar yakın olacakken, hiç olmadığımız kadar uzaklaştık birbirimizden. düşünsem de, senin hayatımda olmadığın bir anım gelmese de aklıma, günlerdir bütün anılarım sensiz. güçlüyüm, biliyorum. yine de son kez yazdığım için üzülüyorum.
"bir varmıştı, şimdi bir yokmuş"
sevdiğim masal artık bitmiş...
sol frame'deki başlıkların üstüne gelindiği zaman, nasıl denir, fosforlu kalemle çizilmiş gibi olmadan sadece yazının renginin değiştiği sayılı temalardan.
an itibariyle kullanmaya başlamamla birlikte canım kahve çekti. nasıl yapcaz artık, bilmiyorum.
an itibariyle kullanmaya başlamamla birlikte canım kahve çekti. nasıl yapcaz artık, bilmiyorum.
bir şeyleri sırf başkaları da yapıyor diye yapmaya başladığınız an içinde bulunduğunuzu anladığınız durumdur. uyandığınızda herkesin kalkmış olduğunu fark edip yataktan çıkmak, herkesin yemek yediğini görüp masaya oturmak, sınıftaki herkesin ödevi yapacağını bildiğiniz için saatlerce ödevle uğraşmak, msne çevrimdışı girip hiç konuşasınız olmamasına rağmen fazladan birkaç kişi görünce çevrimiçi olmak... daha da çoğaltılabilir tabi bu örnekler. insanın kendini ciddiye almamasına kadar varır bu olay, yaptıklarının rol olduğunu gördükçe, teoman'ın da vurguladığı gibi.
(bkz: gündüz tarifesi)
(bkz: gündüz tarifesi)
her gün iki doz olarak dinlenildiğinde bünyeyi sakinleştirdiği tarafımca kanıtlanmıştır. henüz herhangi bir yan etkisi bulunmuş olmasa da, the rasmus'un en güzel şarkısı olması dolayısıyla fazla dinlenmesi bağımlılık yaratabilir. aman diyeyim...
junon'un başlatarak gecemi kurtardığı oyundur. sinirliyken, acı çekerken, kafanızı dağıtabilir, sorunlarınızdan bir süreliğine uzaklaşabilirsiniz sonunda. göründüğü kadar da basit değildir, hele ingilizce oynanıyorsa... nitekim, ain't cidden hiçbir şey çağrıştırmıyor, deli olcam ya.
bir senedir kullanmakta olduğum ses ve görüntü kalitesiyle, görüntüsüyle, kullanışlığıyla aşmış telefon. yine de içime dert olan bir iki özelliği var ki, bi gün canıma tak edecek diye korkuyorum. ilki, mesaj hafızası 150 falan, mesaj silmekten, "mesaj bekliyor" uyarısı almaktan bıktım. diğeri ise, kulaklık ve şarj portunun * aynı yerde olması. kulaklığın walkman özelliği olan bu telefonda fazlaca kullanılacağı barizken, böyle bir yapısının olması telefon şarjdayken walkman ya da radyo dinlenilmesini imkansızlaştırıyor.
kulaklık demişken... ipod kulaklıklarını beğenmez oldum, o nasıl bir yapıdır. çevredeki hiçbir sesi duymuyorsunuz ve dinledikleriniz içinize işliyor.
düzenleme: anlatım bozukluğu.
kulaklık demişken... ipod kulaklıklarını beğenmez oldum, o nasıl bir yapıdır. çevredeki hiçbir sesi duymuyorsunuz ve dinledikleriniz içinize işliyor.
düzenleme: anlatım bozukluğu.
hemen tekrar modunu kapatması gereken çünkü evdeki ve/ya odadaki insanlardan "yeter be" tepkisini alması muhtemel olan kişidir, zira bir süre sonra şarkıdan aynı derecede etkilenmeyen insanlar için, olay çin işkencesine dönüşmektedir.
yine de; üçnoktabir'den iki mutsuz'un yaklaşık 1.5 saattir tekrar modunda çalmasına engel olamıyorum...
yine de; üçnoktabir'den iki mutsuz'un yaklaşık 1.5 saattir tekrar modunda çalmasına engel olamıyorum...
'sadece doğurmuş anne'ye kıyasla daha fazla annedir. en azından, onun çocuğa gerçekten isteyerek ve severek bakacağına emin olabiliriz.
sigara içerken fark etmeden yapılan nefes egzersizlerinin ve fark ederek içe çekilen nikotinin insanı rahatlatıp hissedilen acıyı azaltmasıyla olumsuz pekiştireç görevi görmesinin sonucudur.
doğum günü kızı! çok teşekkür ederim izlememe vesile olduğun her film, paylaştığın her şarkı, yanımızda uyuyanlara rağmen saatler süren gece sohbetleri, msnde karşılıklı girdiğimiz gülme krizleri ve benimle olduğunu hissettirdiğin her an için... iyi ki hayatımdasın! çok seviyorum seni...
son kez (bkz: msn iletim)
son kez (bkz: msn iletim)
16 kasım pazar günü, gölge bar'da angel metal fest kapsamında sahne alacak odtülü grup.
7/24 hayatımda olan yazar; okul, msn, mesajlar, facebook yorumları...
j gördüm mü aklıma ilk gelen, eğlenceli kişilik...
fransızca öğrenmeye pek hevesli değil, o kadarı da olur artık! *
j gördüm mü aklıma ilk gelen, eğlenceli kişilik...
fransızca öğrenmeye pek hevesli değil, o kadarı da olur artık! *
evet, belki olabilirdi. ama üstünde ne kadar konuşulursa konuşulsun doğruluğu ispatlanamaz, çünkü önerme falan değildir. bilim de böyle şeylerle uğraşmaz zaten. "kurtuluş savaşı'nı kaybetseydik çok kötü olurdu", "birinci dünya savaşı'nda itilaf devletleri yenilseydi tam süper olurdu" gibi bi şey. hayır, bi de gerçekten olmuş gibi başlık açılmıyor mu?...