bugün
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- sözlükteki ilişki skandalı21
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz13
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- gokyuzunun silinen rengi3
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz13
- bu saatte uyumayan yazarlar9
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv10
- filistin54
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi9
- anın görüntüsü25
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği8
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz7
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- camın başında oturup karı kız kesen tip6
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- bana onu sormayin32
- en iyi kadir inanır filmi9
- şu an sahip olduğunuz sosyal uygulamalar6
- ne kadar yaşlısın22
- yazarların ilk arabası10
- ehliyetsiz araba kullanmak4
- macron adamdır14
- para mı saygınlık mı6
- kim jong un'a darbe yapmak2
- bu nasıl bir gün resmen bitti amk4
- kartoncu ibnesi4
- antipanik'in sözlüğe vedası4
- karton toplayan piç4
- gece sohbet edilecek meslek grupları4
- joseph shomolo kuschca8
- tenha bir bar bulup barmenle sohbet etmek4
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
- hay senin 31 vardı öldü mü4
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- royall stars5
- et döner dürüm3
- silvermist16
- hımm ok5
- marmaris3
- gelinim mutfakta final yaptıktan sonra kanal d4
- sözlükteki fiziği güzel yazarlar3
- sevgilim dediğin kisiyi satar mısın7
- sophie dee'nin memeleri5
- pazar akşamı gelen iç daralmasının başlaması5
entry'ler (110)
oreo. dümdüz şişirilmiş balon.
sürekli yaşadığım durum. hangi yılda olursam olayım hep bu üstümdeki eskiyi özleme olayını atamıyorum. 3-4 yıl geçince de muhtemelen bu yılları özleyeceğim. muhtemelen anı yaşayamamaktan dolayı eskiyi özlüyoruz, nolcak bu işler?
ev taşımak zor işmiş vesselam, kolilemem gereken bissürü eşya varken uzun zamandan sonra nadir olarak ruhen bu kadar dingin hissettiğim için içimdeki klasik yazma isteğine engel olamadım ve elime kalemi almak o kadar zor geldi ki mecbur sözlüğe düştüm. ilk göz ağrım, ilk evimden taşınıyorum içimdeki buruk, hüzünle karışık huzura engel olamıyorum. saatlerdir her zamanki kurulduğum köşeme kuruldum sigaramı yaktım ve sanki bir buçuk yıldır bütün ağlama krizlerim, sevinçten havaya uçmalarım, sarhoş olup sabaha kadar halıda yuvarlanmalarım, sabahlara kadar dostlarımla ettiğim sohbetler, yapayalnızken kendime verdiğim teselliler, sabahlara kadar "yetişmeyecek" telaşıyla sınavlara çalışırken yaşadığım stresler, sevinçten havaya uçarak hazırladığım bavullar kimi zaman ağlayarak boşalttığım bavullar, ağlarken sarhoşken o ikili koltukta sızmalarım, sevdiklerime hazırladığım kahvaltılar, kahkahalarin birbirine karistigi geceler ve daha niceleri gozumun onunden sanki film seridiymiscesine geciyor. ne cok lanetler ettim bu eve tasindigim gune ama bu ev belki de hayatimdaki en guzel anlara sahit oldu en huzurlu oldugum anlari paylasti benimle, bu duvarlar hayatimda yalnizliktan ölüyormuscasina hissettigimde kimsenin asla bilmeyecegi sohbetlerime sahit oldu. simdiyse gecmisimden kacarcasina kaciyorum bu evden, ben daha fazla bu anilara direnemedim guzel minik evim. umarim benden sonra bu evde yasayacak kisi benim yasadigim kadar huzurlu gunler yasar bu evde.
kazigin en sillelisini yedirmis bu yuzden hayatimizda bir sekilde yer edinmis ve hayatimizdan atsak da hafizamizdan atamayacagimiz -malesef ki-, onu affetmenin kendine yapilacak en buyuk saygisizlik oldugunu hatirlatan sahislardir.
gözünü seveyim bilgi vermek disindaki basliklara yazi yazma yasagimi kaldir, yok bilgim yok büt haftasından yeni çıktım bari sen yapma.
sana dair tüm umutlarımı, hayallerimi ben o ofis odasında ikili koltukta bıraktım. sana o gün biterse bitireceğim, yakana yapışacak değilim demiştim. sana dair tutamadığım sözler yüzünden o hale geldiysem artık vazifem geri kalan sözlerimi tutmaktır diye düşünüyorum ve dediğim gibi oldu, ben sana dair her umudumu, hayalimi, zaafımı o ikili koltukta o gece bıraktım, ben senden o gece o ankaradan istanbula dönüş yolunda çoktan vazgeçtim. acıdan mutluluğa giden yol kabullenmekten geçermiş, artık eskisi gibi acıtasyon dolu bakmıyorum bitişimize, sen hala beni suçlasan da ben ne seni ne kendimi suçlamayı bıraktım artık, bizim yollarımız ayrıldı ve bu yollarda umarım doğru insanla mutlu yürürüz, ikimiz için de tek temennim bu. hayatıma giren ve çıkan birçok insan gibi, sen de götürdüğün şeyler kadar birçok şey kattın bana, belki de hayatımda bir şeyi öğrenirken hiç bu kadar dizlerimi kanatmamıştım ama artık ben yaraları da sevmeyi öğrendim, insan kendi hatalarını sevebilmeliymiş. biz o tekneyi batırmamaya çalışırken aslında birbirimizi çok ittirdik, çok yaraladık ve ne kadar kabul etmesen de bu ne yazık ki karşılıklıydı ha o teknenin ters çevrilmesine sebep ben oldum evet ama ben yapmasam da bir gün o tekne ters çevrilecekti zaten, şimdi farklı limanlara kürek çekiyoruz ve inan bu artık canımı yakmıyor. dileğim şu ki, vardığın limana dikkat et sen dışardan her ne kadar sürekli gülen koca bir adam gibi gözüksen de içindeki çocuğa hep sahip çık, bu sana seni düşünen kollayan yanımdan kalan bir dilek bir nasihat,hoş sana karşı birçok yanımı törpülemeye çalışsam da içimdeki sana şefkat duyan yanımı törpüleyemiyorum, senden bahsedilince biri seni anlatınca gülümsüyorum deli çocuk diyorum. evimi değiştiriyorum ve iki ay sonra yurtdışına gidiyorum, kaçuv gönüllüsü oldum çareyi gene çocuklarda buldum, daha birçok planlar yaptım mutluyum ve heyecanlıyım. ayrıca arkadaşımın vefatından sonra nefes almanın değerini anladım ve o düşünceden çıkardım kendimi ileride en büyük hayalim olan bir evlada sahip olabilmenin duygusunu yaşayabileyim diye, bu duyguyu tatmadan gidersem çok yazık olur. neyse küçük adam, sağlıcakla kal, sen mutlu olmayı hakeden birisin dilerim ki yüzün hep gülsün, en az bana yakıştırdığın kadar yakışıyor sana da gülmek.
dipnot: saçma bir hareket dipnotun, biz düşman değiliz illa da istiyorum dersen sen bilirsin.
dipnot: saçma bir hareket dipnotun, biz düşman değiliz illa da istiyorum dersen sen bilirsin.
yazasın diye mürekkep yollayacaktım o kalemle , bana yazasın diye değil benim için yazasın diye de değil, o belki de küstüğün kelimelere yeniden ruh veresin umutlarınla edebiyatını barıştırasın diye, öyle kuvvetli kalemin vardır ki senden eser kalmasa bile yıllar geçince, kaleminin hayatıma dokundurduğu izler kalacak. gel gelelim sen mürekkebini kendin bul istedim. umarım zamanla bulursun.
ve umarım ki kendin bulduğun mürekkeple, nice başlangıçlara başarılara mutluluklara imza atarsın o kalemle.
ve umarım ki kendin bulduğun mürekkeple, nice başlangıçlara başarılara mutluluklara imza atarsın o kalemle.
sağlıktır ve ailedir. huzur takip eder bu ikiliyi.
unutmak değil ama belki hatırlamamak mümkün.
halledicem.
yaklaşan finalleri ve daha kitabını bile açmadığım dersleri.
mutsuz. inanılmaz derecede hızlı bir şekilde kilo kaybı yaşamaktayım. ve malesef zaten kilo almaya çalışan birisi olduğum için bu duruma sevinememekte aksine için için üzülmekteyim.
çok gereksiz hareket. beraber bir ömüre evet dediğin, o canı dokuz ay karnında taşıyan kadına da büyük haksızlık. ve ilerisi adına çocuk için de saçma bir davranış.
yarın teee taksime gelmene gerek yok ben bütün işlerini senin yerine hallederim.
kendini sev, kendini sevmezsen hiçbir şeyi ve hiç kimseyi sevemezsin, küçük bir kediyi, gökyüzünü, bir kadını/bir erkeği listelesem sonu gelmeyecek kadar çok olan birçok şeyi dahi sevemezsin, sevdiğini sanırsın, aldanırsın ve unutma ki kendini aldatarak kendine kimsenin yapamayacağı kötülüğü yaparsın, kendine haksızlık etme ama kibirli olma kendini çok beğenmekle kendini çok sevmek arasındaki ince çizgiyi asla unutma.
her ne olursa olsun umudunu kaybetme, unutma ki şimdiye kadar doğan güneşlerin en güzeli büyük fırtınalardan sonrasında doğandır.
vicdanlı ol, bu hayatta çoğu şeyin üstesinden gelirsin de sızlayan bir vicdanın üstesinden gelmek en zorudur.
vicdan demişken, adaletli ol hakkaniyetten asla uzaklaşma, yüz kişi bir kişiyi haksız yere suçlasa dahi sen de o suçlayan yüz birinci kişi olma, gün gelir en sevdiğin en değer verdiğin insan dahi adaletinden şüphe etse de sen ders çıkar, yanlış yollardan doğru yollara yürümekten korkma, her şeyi kaybettiğinde bile yine senin yanında kalan çıkardığın dersler olacaktır.
hatalarına küsme, insanı insan yapan hatalarıdır, hata yapa yapa bul ki doğruyu bir daha o doğrudan kolay kolay ayrılma, hataların kaybın değil kazancın olsun yeter ki ders çıkar.
acılarına isyan etme, herkesin sınavı farklıdır, kimisi acına gülüp geçecek kimisi inanamayacaktır, sen acılarını da seversen o kadar az zarar verebilirler sana, acını dahi sev, sevgisizliğin kimseye faydası yok.
yardım et ihtiyacı olanlara imkanın olduğu sürece, aç çocuk görürsen görmezlikten gelme, benim hayatta en değer verdiğim şey bir çocuğun mutluluğudur, bana göre bir çocuğun mutsuz olduğu dünyada hiçbir mutluluğun anlamı yok.
saygıda kusur etme, saygının olmadığı yerde bazen sevginin dahi önemi kalmaz.
hayallerinin peşinde koş, koşarken takılıp düşsen bile asla vazgeçme, yapmadıklarının pişmanlığı yaptıklarından daha ağır basar, bunu aklından çıkarma.
yargılama kimseyi diniyle, rengiyle, ırkıyla, parasıyla.
oku, zamanla göreceksin, kitaplar verecek sana kimsenin veremediği mutluluğu, sadakati.
sev, korkma sevmekten, uzaktan bile olsa sevmek güzeldir,
ne demişler? dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey!
her ne olursa olsun umudunu kaybetme, unutma ki şimdiye kadar doğan güneşlerin en güzeli büyük fırtınalardan sonrasında doğandır.
vicdanlı ol, bu hayatta çoğu şeyin üstesinden gelirsin de sızlayan bir vicdanın üstesinden gelmek en zorudur.
vicdan demişken, adaletli ol hakkaniyetten asla uzaklaşma, yüz kişi bir kişiyi haksız yere suçlasa dahi sen de o suçlayan yüz birinci kişi olma, gün gelir en sevdiğin en değer verdiğin insan dahi adaletinden şüphe etse de sen ders çıkar, yanlış yollardan doğru yollara yürümekten korkma, her şeyi kaybettiğinde bile yine senin yanında kalan çıkardığın dersler olacaktır.
hatalarına küsme, insanı insan yapan hatalarıdır, hata yapa yapa bul ki doğruyu bir daha o doğrudan kolay kolay ayrılma, hataların kaybın değil kazancın olsun yeter ki ders çıkar.
acılarına isyan etme, herkesin sınavı farklıdır, kimisi acına gülüp geçecek kimisi inanamayacaktır, sen acılarını da seversen o kadar az zarar verebilirler sana, acını dahi sev, sevgisizliğin kimseye faydası yok.
yardım et ihtiyacı olanlara imkanın olduğu sürece, aç çocuk görürsen görmezlikten gelme, benim hayatta en değer verdiğim şey bir çocuğun mutluluğudur, bana göre bir çocuğun mutsuz olduğu dünyada hiçbir mutluluğun anlamı yok.
saygıda kusur etme, saygının olmadığı yerde bazen sevginin dahi önemi kalmaz.
hayallerinin peşinde koş, koşarken takılıp düşsen bile asla vazgeçme, yapmadıklarının pişmanlığı yaptıklarından daha ağır basar, bunu aklından çıkarma.
yargılama kimseyi diniyle, rengiyle, ırkıyla, parasıyla.
oku, zamanla göreceksin, kitaplar verecek sana kimsenin veremediği mutluluğu, sadakati.
sev, korkma sevmekten, uzaktan bile olsa sevmek güzeldir,
ne demişler? dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey!
görsel
twitterda gormustum dunya bu apartmansa, sen o cicekli penceresin diye bi fotografin altina yazmislardi.
simdi ben degistiriyorum,
-dunya bu apartmansa sen o giristeki cicekli dukkansin.
edit: [http:// http://www.ayseunsal.com/...cekli-pencereler.html?m=1 ]
twitterda gormustum dunya bu apartmansa, sen o cicekli penceresin diye bi fotografin altina yazmislardi.
simdi ben degistiriyorum,
-dunya bu apartmansa sen o giristeki cicekli dukkansin.
edit: [http:// http://www.ayseunsal.com/...cekli-pencereler.html?m=1 ]
zaafımdır.
fırtınalar.
(bu şarkıyla aşık olmuştum sana.)
(bu şarkıyla aşık olmuştum sana.)
birincisi bu kimseye düşmez, ahlakı namusu kıyafette arayanlar; biz ne edepli giyinenler gördük görmez olaydık, tanımaz olaydık. veya ben neden kıyafetime çeki düzen veriyorum, sen nefsine hakim ol, sen oğluna öğret ahlakı edebi, karşımdaki ahlakın edebin ne olduğunu gerçekten bildikten sonra benim ne giydiğimin önemi yok. ister pantalon giyerim, ister etek giyerim kimse benim giydiğim kıyafetimle edebimi ölçemez.
edit: şimdi söylediğimi o kadar yanlış yerlere çekeceklerinden o kadar eminim ki, o yüzden siz çekmeden ben ekliyorum; mesele edepse bunu kılıkta kıyafette aramak yerine önce insanın ruhunda, kalbinde arayın. edep demek karakterle bir bütündür kıyafetle değil.
edit: şimdi söylediğimi o kadar yanlış yerlere çekeceklerinden o kadar eminim ki, o yüzden siz çekmeden ben ekliyorum; mesele edepse bunu kılıkta kıyafette aramak yerine önce insanın ruhunda, kalbinde arayın. edep demek karakterle bir bütündür kıyafetle değil.