bugün
- diamond bosphorus23
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası5
- tai lung24
- nickten isim tahmini yapmak29
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- kavga etmekten korkan erkek7
- abberline4
- en sevilen su markası7
- gel mel mele gel mele bitsin bu gurbet2
- ne olacak bu ülkenin hali4
- habire12 adamdır37
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı7
- server'ın naneyi yemesi5
- habire1259
- gammazlığı alınan yazarın ilk söylemleri2
- yunan adaları5
- kirazın kilosunun 150 tl olması7
- kan sırası4
- yokuş aşağı yuvarlanmak3
- tememda kenka nalaka8
- aldığınız en ilginç iltifat5
- atatürk düşmanı it sürüsü5
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek6
- sözlük kızlarının kombinleri23
- insan kaynakları5
- sssilvermist19
- ipkis efendi2
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- bir bankta akşama kadar oturmak3
- izmirli kızların verici olması17
- ben geldim naneler13
- az yakar diye dizel araba alan memur2
- robot moderatör3
- fil8
- iş bulamamak5
- kaplan7
- almanlarin orduya guvensizligi3
- otosan p1003
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- claudian clouds kadındır12
- kartal6
- aslan8
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- mutlu ama uzak olsun4
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- timsah5
- tas kafa traşlı hırt sorunu4
- cilgincapkin11
- çok konuşan kedi2
entry'ler (199)
Kuvveti Kara Kuvvetleri Komutanlığı
Sınıfı MUHABERE
Statüsü Kısa Dönem Er
Branşı -
ilk Katılışını Yapacağı Sınıf Okulu / Eğitim Merkezi is. Okl. ve EM K.lığı
NARLIDERE iZMiR
ilk Katılışını Yapacağı Tarih 12.12.2012
Temel Eğitimini Müteakip Katılış Yapacağı Esas Birliği / Görev Yeri EGE Or. MEBS Tb. K.lığı
NARLIDERE iZMiR
yardımcı olacak dedelerime müteşekkirim. bekliyorum efenim.
Sınıfı MUHABERE
Statüsü Kısa Dönem Er
Branşı -
ilk Katılışını Yapacağı Sınıf Okulu / Eğitim Merkezi is. Okl. ve EM K.lığı
NARLIDERE iZMiR
ilk Katılışını Yapacağı Tarih 12.12.2012
Temel Eğitimini Müteakip Katılış Yapacağı Esas Birliği / Görev Yeri EGE Or. MEBS Tb. K.lığı
NARLIDERE iZMiR
yardımcı olacak dedelerime müteşekkirim. bekliyorum efenim.
selçuk' un yine çılgın atacağı ve fenerbahçe de yerini bir kez daha sağlamlaştıracağı maç olacak en azından. Bir galatasaraylı olarak bu duruma üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim!?
edit: selçuk sakatlığından dolayı oynayamayacakmış malesef.
edit: selçuk sakatlığından dolayı oynayamayacakmış malesef.
usandıkları halde, hala o başlığa girip okuma ihtiyacı hisseden yazarlardır aynı zamanda.
+ufff çok usandım gireyim de sözlük yazarlarının itiraflarını okuyayım. Lan!?
edit: başlığı açan kaçmış lan.
+ufff çok usandım gireyim de sözlük yazarlarının itiraflarını okuyayım. Lan!?
edit: başlığı açan kaçmış lan.
sevgilisine ağda yapan midesiz erkek versiyonu vardır bir de bunun. Ama midesiz demek yersiz olur. Gayet de hoş aktivite olur, dadından yenmez.
samuel-l-jackson-mısta.
göçmenlerin çokca kullandığı kelime-ler. Tecrübelerime göre göçmenler çoğunlukla böyle konuşuyor.
karı koca arasında gayet normal olan durum. Ne yani türbanlı diye zevk almayacak mı? Kadını orgazma götürmek, dinimizce zaten mübah olan bi' şey. Bir kaç yasaklanmış ilişki dışında, çiftler istediklerini yapmakta özgür. Bunu türbanlı yahut türbansız diye ayırmak eşşeklikten başka bi' şey değildir. Hiç bir sikim bilmeden, '' aho ahoo türbanlı lan bu kocasına da vermiyodur, aho aho'' diye düşünen zeka özürlüleri azıcık araştırın, ölçün, tartın öyle kurnazlık yapmaya çalışın.
Orospu çocuğunun somut örneği, fiziksel betimlemesidir bu fotoğraf.
abazan.
-arda turan' ı sevmiyorum.
+kıçımın kenarı.
- kıçımın kenarını seviyorum ama pipimin şeyisini sevmiyorum.
yiğit özgür' e selam osun. ne diyem!
+kıçımın kenarı.
- kıçımın kenarını seviyorum ama pipimin şeyisini sevmiyorum.
yiğit özgür' e selam osun. ne diyem!
Siyah ve Beyazın hikayesi...
Siyah, karanlıktır. Bazen korku, bazen kin, bazen çaresizlik...
Beyaz, ışıktır. Bazen umut, bazen mutluluk, bazen aşk...
Siyahtan beyaza doğru...
Küçük bir oda; karanlık ve ıssız.
Küçük bir oda ve bir adam; siyah ve yalnız.
Küçük bir oda, bir adam ve hiç; karanlık, yalnız ve hiç.
Küçük bir oda, adam ve yaşam; siyah, yalnız ve kıvılcım.
Küçük bir oda, bir adam ve ışık; siyah, yalnız ve umut.
Küçük bir oda, bir adam ve kapı; siyah, yalnız ve aşk.
Küçük bir oda, bir adam ve aşk...
Küçük bir odadan çıktı adam, yalnız.
Karanlık ve küçük bir odanın esiri, yalnız ve siyah adam.
Odadan çıktı adam.
Siyahtı, yalnız ve ürkek.
Küçük bir odaydı karanlık, yalnız ve siyah.
Bir ışık girdi sonra, bir kıvılcım; umut ve telaş.
Siyahtı adam, karanlık.
Adam odadan çıktı, ışık arkasından ve umut.
Adam odadan çıktı karanlıktı, telaşlıydı.
Bir ışık, odaya giren umut.
Adam yürüdü.
Adam yürüdü, umut yürüdü.
Adam yürüdü ışık ona yol oldu.
Bir yol, uzun ve beyaz.
Beyaz bir yol, uzun ve ihtişamlı.
Devam etti adam.
Işık büyüdü, umut büyüdü.
Yürüdükçe ışık daha bi' beyaz, yol bembeyazdı.
Siyahtı adam, karanlık. Işık yol gösterdi ona.
Işığa yürüdü.
Yol gitti, adam gitti.
Adam durdu.
Bir ışık, bembeyaz bir ışık.
Baktı adam, yürüdü.
Gördü, bembeyazdı; ihtişamlı ve eşsiz.
Daha önce görmediği bir beyaz.
Daha önce hiç görmediği bir beyaz.
Beyaza gitti, her adımda kurtuldu karanlıktan, her adımda daha da yaklaştı beyaza.
Her adım onu uzaklaştırdı siyahtan.
Beyazdı, bembeyaz.
Aşktı.
Kocaman bembeyaz bir aşk.
Durmadı adam, yürüdü.
Adam yürüdü, aşk büyüdü.
Bir adam, simsiyah bir odadan çıkıp beyaza koşan.
Bir adam, aşkı beyazda bulan.
Adam siyahtı, O beyaz.
Bir aşktı, siyahı beyaz yapan.
Bir aşktı karanlığına ışık tutan.
Bir aşktı, işte o adamı adam yapan.
Bir adam, aşk; Beyaz ve sonsuz.
Bir adam, O ve Aşk...
Ve aşk...
Siyah, karanlıktır. Bazen korku, bazen kin, bazen çaresizlik...
Beyaz, ışıktır. Bazen umut, bazen mutluluk, bazen aşk...
Siyahtan beyaza doğru...
Küçük bir oda; karanlık ve ıssız.
Küçük bir oda ve bir adam; siyah ve yalnız.
Küçük bir oda, bir adam ve hiç; karanlık, yalnız ve hiç.
Küçük bir oda, adam ve yaşam; siyah, yalnız ve kıvılcım.
Küçük bir oda, bir adam ve ışık; siyah, yalnız ve umut.
Küçük bir oda, bir adam ve kapı; siyah, yalnız ve aşk.
Küçük bir oda, bir adam ve aşk...
Küçük bir odadan çıktı adam, yalnız.
Karanlık ve küçük bir odanın esiri, yalnız ve siyah adam.
Odadan çıktı adam.
Siyahtı, yalnız ve ürkek.
Küçük bir odaydı karanlık, yalnız ve siyah.
Bir ışık girdi sonra, bir kıvılcım; umut ve telaş.
Siyahtı adam, karanlık.
Adam odadan çıktı, ışık arkasından ve umut.
Adam odadan çıktı karanlıktı, telaşlıydı.
Bir ışık, odaya giren umut.
Adam yürüdü.
Adam yürüdü, umut yürüdü.
Adam yürüdü ışık ona yol oldu.
Bir yol, uzun ve beyaz.
Beyaz bir yol, uzun ve ihtişamlı.
Devam etti adam.
Işık büyüdü, umut büyüdü.
Yürüdükçe ışık daha bi' beyaz, yol bembeyazdı.
Siyahtı adam, karanlık. Işık yol gösterdi ona.
Işığa yürüdü.
Yol gitti, adam gitti.
Adam durdu.
Bir ışık, bembeyaz bir ışık.
Baktı adam, yürüdü.
Gördü, bembeyazdı; ihtişamlı ve eşsiz.
Daha önce görmediği bir beyaz.
Daha önce hiç görmediği bir beyaz.
Beyaza gitti, her adımda kurtuldu karanlıktan, her adımda daha da yaklaştı beyaza.
Her adım onu uzaklaştırdı siyahtan.
Beyazdı, bembeyaz.
Aşktı.
Kocaman bembeyaz bir aşk.
Durmadı adam, yürüdü.
Adam yürüdü, aşk büyüdü.
Bir adam, simsiyah bir odadan çıkıp beyaza koşan.
Bir adam, aşkı beyazda bulan.
Adam siyahtı, O beyaz.
Bir aşktı, siyahı beyaz yapan.
Bir aşktı karanlığına ışık tutan.
Bir aşktı, işte o adamı adam yapan.
Bir adam, aşk; Beyaz ve sonsuz.
Bir adam, O ve Aşk...
Ve aşk...
Bir çok tanımı yapılabilir özlemin. Uzaktaki sevgiliyi özlemek, çocukluk arkadaşını özlemek, bindiğin ilk bisikleti, kazandığın ilk sporcu kartını özlemek.
Özlemek sevmekle alakalı. Sevdiğin için mi anlarsın özlediğini, yoksa özlediğin zaman mı anlarsın sevdiğini?
Her ikiside...
Bir yaşam düşünün, bir adam. Rutin bir çalışma hayatı olan bir adam.Yılda bir defaya mahsus tatili olan bir adam. Dinlenmek, tatil zamanı geldiğinde rutin yaşamına verdiği küçük bir aradan ibarettir. o tatil yıl boyu yaşadıklarını unutacağı, bir ruh terapisidir. Terapi ne kadar başarılı olursa o kadar zinde başlar çalışmaya. Sonra yine aynı yaşam.
işte özlemek bazen bu adamın işine benzer. Bazen bir tatile çıkarsın. Çıkman gerikir belki de. eğer ruhunu terapi edebilirsen daha zinde döneceğini de bilirsin.
--spoiler--
Özlemekte olan bir adamın hikayesi...
Sevdiğine ara vermek zorunda kalacaktı. Yapılan hatalar, tekrar tekrar yapılan hatalar derin kalp kırıklıkları oluşturmuştu onda. Hataların bir türlü gerçekleşmeyen telafisi, yine ve yeniden tekrar eden hatalar tarif edilemez kırgınlıklarla doluyordu. Bu kırgınlıklar kızgınlıklara dönüşüyor ve git gide sevdiğinden uzaklaşmasına neden oluyordu. Canından bir parçanın kopuşu, tarif edilemez yaralar açmıştı. Kesip atmak olanaksız olan bir yara. Ne sevdiğinden vazgeçebildi ne de kırgınıklarından. Güven duygusu tamamen kaybolmuştu. işte bu yüzden ara verdi. Uzunca bir ara.
Kızgınlığı onu özlemesini engellediği her defasında. Beynini boşaltmaya çalışıyor, başaramadığında her defasında yeniden başlıyordu. Bir ara başarmak üzere olduğunu hissetti. Galiba artık onu unutuyordu. Açılan yara yavaş yavaş kuruyor yerini yeni bir dokuya bırakıyordu. Kaybolan güven duygusu bu yaranın kabuklaşmasında en önemli rolü oynuyordu. Güven kaybolduğu zaman yerine o duygunun geri geleceğinin ne denli zor olduğunu çok iyi biliyordu.
Aradan çok uzun zaman geçmiş, yapılan hatalar çok geride kalmıştı. Artık hatalar tekrarlanmıyordu, ama kızgınlığı ve kırgınlığı hala geçmek bilmiyordu. Bir set örmüştü adeta duygularına. Kaybolan güven duygusu tekrarlanmayan hataların önüne geçmeye yetiyordu. Tek eksik olan güvendi.
Çok uzun bir aradan sonra ilk defa sesini duydu o gün. Telefonu kapattıktan sonra, gözlerinin dolduğunu anladı. Gözleri uzaklara daldı. Kendine geldikten sonra özlediğini hissetti. Sanırım özlüyordu artık onu. Sevdiğini yeniden özlemeye başlamıştı. Yeni bir başlangıçtı belki de...
Bazen ufacık bir detay bile güven duygusunu filizlendirmeye yetebiliyor. Bu filizlenme, güven duygusunun çektiği seti yararak büyümeye ve koca bir çınar olamaya yetebilir. işte yaşanılan o küçük detay yeni bir çınarın yetişmesine yardımcı olacak belki de.
--spoiler--
Özlemek sevmekle alakalı. Sevdiğin için mi anlarsın özlediğini, yoksa özlediğin zaman mı anlarsın sevdiğini?
Her ikiside...
Bir yaşam düşünün, bir adam. Rutin bir çalışma hayatı olan bir adam.Yılda bir defaya mahsus tatili olan bir adam. Dinlenmek, tatil zamanı geldiğinde rutin yaşamına verdiği küçük bir aradan ibarettir. o tatil yıl boyu yaşadıklarını unutacağı, bir ruh terapisidir. Terapi ne kadar başarılı olursa o kadar zinde başlar çalışmaya. Sonra yine aynı yaşam.
işte özlemek bazen bu adamın işine benzer. Bazen bir tatile çıkarsın. Çıkman gerikir belki de. eğer ruhunu terapi edebilirsen daha zinde döneceğini de bilirsin.
--spoiler--
Özlemekte olan bir adamın hikayesi...
Sevdiğine ara vermek zorunda kalacaktı. Yapılan hatalar, tekrar tekrar yapılan hatalar derin kalp kırıklıkları oluşturmuştu onda. Hataların bir türlü gerçekleşmeyen telafisi, yine ve yeniden tekrar eden hatalar tarif edilemez kırgınlıklarla doluyordu. Bu kırgınlıklar kızgınlıklara dönüşüyor ve git gide sevdiğinden uzaklaşmasına neden oluyordu. Canından bir parçanın kopuşu, tarif edilemez yaralar açmıştı. Kesip atmak olanaksız olan bir yara. Ne sevdiğinden vazgeçebildi ne de kırgınıklarından. Güven duygusu tamamen kaybolmuştu. işte bu yüzden ara verdi. Uzunca bir ara.
Kızgınlığı onu özlemesini engellediği her defasında. Beynini boşaltmaya çalışıyor, başaramadığında her defasında yeniden başlıyordu. Bir ara başarmak üzere olduğunu hissetti. Galiba artık onu unutuyordu. Açılan yara yavaş yavaş kuruyor yerini yeni bir dokuya bırakıyordu. Kaybolan güven duygusu bu yaranın kabuklaşmasında en önemli rolü oynuyordu. Güven kaybolduğu zaman yerine o duygunun geri geleceğinin ne denli zor olduğunu çok iyi biliyordu.
Aradan çok uzun zaman geçmiş, yapılan hatalar çok geride kalmıştı. Artık hatalar tekrarlanmıyordu, ama kızgınlığı ve kırgınlığı hala geçmek bilmiyordu. Bir set örmüştü adeta duygularına. Kaybolan güven duygusu tekrarlanmayan hataların önüne geçmeye yetiyordu. Tek eksik olan güvendi.
Çok uzun bir aradan sonra ilk defa sesini duydu o gün. Telefonu kapattıktan sonra, gözlerinin dolduğunu anladı. Gözleri uzaklara daldı. Kendine geldikten sonra özlediğini hissetti. Sanırım özlüyordu artık onu. Sevdiğini yeniden özlemeye başlamıştı. Yeni bir başlangıçtı belki de...
Bazen ufacık bir detay bile güven duygusunu filizlendirmeye yetebiliyor. Bu filizlenme, güven duygusunun çektiği seti yararak büyümeye ve koca bir çınar olamaya yetebilir. işte yaşanılan o küçük detay yeni bir çınarın yetişmesine yardımcı olacak belki de.
--spoiler--
Hindilerde -ki çoğu hayvanda olduğu gibi- gösterişli olanı erkektir. Kabaran erkek olduğu için, bu söz yanlış kullanılıyor o vakit. doğrusu; kabaramazsın kel mahmut baban güzel sen çirkin. *
ağzının tadını bilen insan zihniyetinin ürünüdür eti pişirerek yemek. çiğ et yemeyi denemişliği olanlar, pişirerek yemenin hazzını kavrayan insanlardır. Hiç çiğ et yemeden, eti niye pişiriyorsun arkadaş? diye sorulursa tekme tokat dalınması ise dinimizde vaciptir. teaa eski çağlarda ateş mi vardı da eti pişirerek yiyecen. Çiğ et yiyenlerin pişmanlığına son noktayı ise mağarada doğan ibo koymuştur efendim; '' mağarada ateş vardı da biz mi pişirmedik?''