bugün
- birader beylerin birader beyler olmaları6
- iç sıkıntısından intihar etmek6
- yazarları gülümseten şeyler6
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- 60 saat boyunca uyumayan insan4
- iş sıkıntısı olmasa okuyacağınız bölüm4
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- sarı yeleli aslan trump8
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- yaz günü bira içmek6
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler12
- mardin de bir ağanın inşa ettirdiği ilginç köy evi2
- hababam sınıfı semra hoca7
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı2
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- kontrat fosfor karburator2
- kıçına tekmeyi basmak2
- ya maho ağa feyzo yla anlaşsaydı2
- montla sıçmak3
- klima çarpması2
- olgay'ı pezevenklerin eline vermek3
- zallın fake hesabı var mı9
- kendi kendine konuşmak5
- anın görüntüsü19
- mor semsiyeli yabanci21
- kalmadı3
- en gey özelliğiniz13
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- siyah araba4
- ani gelen can sıkıntısı2
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- gocu26
- özşen madencilik işçilerinin direnişi8
- ben bir hata yaptım4
- 40 yaşında bekar kadın6
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı3
- disclosure day3
- dinciler4
- türkiye a milli futbol takımı2
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- chp'nin hali ne olacak49
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- ben geldim naneler6
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- sözlüğün kırbacı11
- siz hepiniz biz türkiye marşı4
entry'ler (10)
uludağ üniversitesi iibf'de öğretim görevlisi.
öncelikle şunu belirtmek isterim ki, sosyal medya sayesinde önüne gelen herkesin bilinçsizce birbirini eleştirmesini hiç hoş karşılamıyorum çünkü bu girişimlerin çoğu ölçüsüz ve keyfi oluyor.
meryem hocanın makro iktisat derslerini bir süre takip ettim ve bir şeyler yazmak zorunda olduğumu hissettim.
tamamen kişisel, tamamen kendi karakterimden kaynaklı bir sıkıntıyla yazdığımı belirterek diyorum ki:
dersi çok fazla (gerçekten çok fazla) sıkıcı geçiyor. bunun başlıca sebeplerinden birisi: hocanın konuları anlatış tarzı. çok fazla mekanik. her derste şunu hissediyorum: sanki ders kitabı dönüşüm geçirmiş, sesli ve görüntülü bir şekilde kürsü de vücut bulmuş. derste bir enerji yok. sınıfta öğretici ve aydınlatıcı bir atmosfer yok. öyle kuru bir şey işte. derse odaklanayım, öğreneyim ve zevk alayım diyorum ama kürsüde kitabı tekrar eden hocanın hitabıyla karşılaşınca yine içimde hiçbir istek kalmıyor ve başım öne düşüyor.
bence öğretim görevlisi anlattığı konunun arkasında yer alan ilgi çekici şeyleri keşfetmeli ve öğrenciyi teşvik etmeli. yoksa derse gelmenin bir anlamı olmuyor gerçekten.
öncelikle şunu belirtmek isterim ki, sosyal medya sayesinde önüne gelen herkesin bilinçsizce birbirini eleştirmesini hiç hoş karşılamıyorum çünkü bu girişimlerin çoğu ölçüsüz ve keyfi oluyor.
meryem hocanın makro iktisat derslerini bir süre takip ettim ve bir şeyler yazmak zorunda olduğumu hissettim.
tamamen kişisel, tamamen kendi karakterimden kaynaklı bir sıkıntıyla yazdığımı belirterek diyorum ki:
dersi çok fazla (gerçekten çok fazla) sıkıcı geçiyor. bunun başlıca sebeplerinden birisi: hocanın konuları anlatış tarzı. çok fazla mekanik. her derste şunu hissediyorum: sanki ders kitabı dönüşüm geçirmiş, sesli ve görüntülü bir şekilde kürsü de vücut bulmuş. derste bir enerji yok. sınıfta öğretici ve aydınlatıcı bir atmosfer yok. öyle kuru bir şey işte. derse odaklanayım, öğreneyim ve zevk alayım diyorum ama kürsüde kitabı tekrar eden hocanın hitabıyla karşılaşınca yine içimde hiçbir istek kalmıyor ve başım öne düşüyor.
bence öğretim görevlisi anlattığı konunun arkasında yer alan ilgi çekici şeyleri keşfetmeli ve öğrenciyi teşvik etmeli. yoksa derse gelmenin bir anlamı olmuyor gerçekten.
piyasada gezen kötü yönlendirilmiş elektronik altyapılı şarkılar değildir.
-piyasadakilerin ne kadar elektronik olduğu sorgulanır. bu beyonceler, rihannalar elektronik müziğin özünü tatmamış insanların beynini bulandırdı. yapılan "bu da tutar" förmülü müziklerle siyahı beyaz ettiler. ama gerçek işler her zaman dinlenilmeyi bekliyordu. şimdi bu başlıkta hakiki ve elektronik müzik sanatını karşılayan şarkılarla tanışacağız-
sevgili yazarlar sıkılmıyor musunuz ? her yer eşyayla kaplı. her yerde telefonlar, baş ağrıtan cihazlar. insanlar, sesler, kalabalık, kalabalık.... bu dünyayı şöööyle zihninizde bir ele alıp güzel ve garip müziklerle yorumlamak, rahatlamak, dünyaya karşı bir duruş elde etmek (evet, müzikle duruş elde etmek!) hepimizin yükünü az da olsa hafifletmez mi ?
sevgili yazarlar, beynimin süzgecinden yavaş yavaş geçirdiğim, beni ciddi şekilde geliştiren, bedenimi açan, zihnimi açan, hatta madde ötesi dünya dışına çıkıp dalgalar alemiyle flörtleşmeme sebep olan şarkılardan bazılarını sizlerle paylaşayım dedim.
buyrun ateşleyin hayal gücünüzü:
bu kelimeyi yerli yersiz herkes kullandığı için kullanmaktan nefret eder hale gelmiştim ama şimdi cuk oturacak: efsane! : amon tobin, isam ----> https://www.youtube.com/watch?v=tRJ3wQFoMHc
kesinlikle kaçırmayın 1: squarepusher, hard normal daddy -----> https://www.youtube.com/watch?v=LO9y70SDOQM
kesinlikle kaçırmayın 2: daedelus - denies the day's demise -----> https://www.youtube.com/watch?v=i_PamoFDA0o
kesinlikle kaçırmayın 3 : sayag jazz machine, no me digas -----> https://www.youtube.com/watch?v=QwrG52Rg90A
kesinlikle kaçırmayın 4 : rjd2, deadringer -----> https://www.youtube.com/watch?v=OEueZP2nbYM
kesinlikle kaçırmayın 5: dj shadow, endtroducing -----> https://www.youtube.com/watch?v=NgoEPIIZcRs
aklıma geldikçe editlerim.
-piyasadakilerin ne kadar elektronik olduğu sorgulanır. bu beyonceler, rihannalar elektronik müziğin özünü tatmamış insanların beynini bulandırdı. yapılan "bu da tutar" förmülü müziklerle siyahı beyaz ettiler. ama gerçek işler her zaman dinlenilmeyi bekliyordu. şimdi bu başlıkta hakiki ve elektronik müzik sanatını karşılayan şarkılarla tanışacağız-
sevgili yazarlar sıkılmıyor musunuz ? her yer eşyayla kaplı. her yerde telefonlar, baş ağrıtan cihazlar. insanlar, sesler, kalabalık, kalabalık.... bu dünyayı şöööyle zihninizde bir ele alıp güzel ve garip müziklerle yorumlamak, rahatlamak, dünyaya karşı bir duruş elde etmek (evet, müzikle duruş elde etmek!) hepimizin yükünü az da olsa hafifletmez mi ?
sevgili yazarlar, beynimin süzgecinden yavaş yavaş geçirdiğim, beni ciddi şekilde geliştiren, bedenimi açan, zihnimi açan, hatta madde ötesi dünya dışına çıkıp dalgalar alemiyle flörtleşmeme sebep olan şarkılardan bazılarını sizlerle paylaşayım dedim.
buyrun ateşleyin hayal gücünüzü:
bu kelimeyi yerli yersiz herkes kullandığı için kullanmaktan nefret eder hale gelmiştim ama şimdi cuk oturacak: efsane! : amon tobin, isam ----> https://www.youtube.com/watch?v=tRJ3wQFoMHc
kesinlikle kaçırmayın 1: squarepusher, hard normal daddy -----> https://www.youtube.com/watch?v=LO9y70SDOQM
kesinlikle kaçırmayın 2: daedelus - denies the day's demise -----> https://www.youtube.com/watch?v=i_PamoFDA0o
kesinlikle kaçırmayın 3 : sayag jazz machine, no me digas -----> https://www.youtube.com/watch?v=QwrG52Rg90A
kesinlikle kaçırmayın 4 : rjd2, deadringer -----> https://www.youtube.com/watch?v=OEueZP2nbYM
kesinlikle kaçırmayın 5: dj shadow, endtroducing -----> https://www.youtube.com/watch?v=NgoEPIIZcRs
aklıma geldikçe editlerim.
bunlardan biri meşhur oyun kahramanı othello'dur. güzelim mağriplim simsiyah bedeniyle çevresiyle öyle bir tezat oluşturur ki, başına bir sürü iş açılır zaten. okuyun, okutun. othellolar ölmez!
biri aşktır. bu konuyu iletişim kurabilme seviyesine erişmiş ilk insandan günümüzün çılgın tüketici insanına değin ele aldık ve konuşmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.
bir diğeri ego problemi sanırım. karşımızdakine yaptığımız iyiliği vb. gerçekten her şeyden bağımsız saf iyilikten mi yapıyoruz yoksa bütün eylemlerimiz aslında kendimizi mutlu etme, egomuzu tatmin etme paralelinde mi ilerliyor. bu da büyük bir tartışma konusu.
bir diğeri ego problemi sanırım. karşımızdakine yaptığımız iyiliği vb. gerçekten her şeyden bağımsız saf iyilikten mi yapıyoruz yoksa bütün eylemlerimiz aslında kendimizi mutlu etme, egomuzu tatmin etme paralelinde mi ilerliyor. bu da büyük bir tartışma konusu.
amerikan sinemasının gri çiçeğidir. sinema kadar müziği de çok iyi bilmektedir.
öncelikle eğitim okul kurumuna bağımlı olan bir olgu değildir. kişi kitap okuyarak, gözlem yaparak, yazarak, çizerek kendisini rahatlıkla eğitebilir. dolayısıyla eğitimin kurumunun sembolü olan okullarla ilgili bir şey demek istemiyorum.
mesele türk vatandaşlarının kavrayış becerisini, estetik bakış açısını ve vicdan çemberini olabildiğince genişletme meselesidir.
mesele türk vatandaşının sokakta yürürken iki yanında yükselmekte olan binalara bakarak bundan rahatsızlık duyması, çevresindeki çirkinliği algılayabilmesi, güzel olanı sevebilmesi meselesidir.
meseleeeee !!
entry ile alakasızlaşmadan ben kaçayım.
mesele türk vatandaşlarının kavrayış becerisini, estetik bakış açısını ve vicdan çemberini olabildiğince genişletme meselesidir.
mesele türk vatandaşının sokakta yürürken iki yanında yükselmekte olan binalara bakarak bundan rahatsızlık duyması, çevresindeki çirkinliği algılayabilmesi, güzel olanı sevebilmesi meselesidir.
meseleeeee !!
entry ile alakasızlaşmadan ben kaçayım.
dünyadaki çoğu biradan yudumlamış kişilerin cevap verebileceği bir sorudur. ben o kişi değilim ama yine de kendi çerçevemden diyebilirim ki: heineken.
ilk bakışta faydalı olduğu düşünülen bir tutum. fakat bu tutumun geleceğe bıraktığı yaşam biçimi kuru, esinsiz, hissiz bir eylemler bütünü olacaktır.
isam albümüyle elektronik müziğin tanrılarından birisi olduğunu kanıtlamıştır. splinter cell chaos theory soundtrack albümünde de kanıtlamıştı ama üzerine tamamlayıcı bir albüm gerekiyordu ki isam ile yıktı geçti.
kendinden daha akıllı bir insanla sohbet etmektir.