bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı51
- milli maçı izlemeyen erkek17
- migros ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar4
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni8
- avustralya6
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak15
- bir kızı doyurmak6
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll8
- kadınlar neyden hoşlanır8
- türkiye13
- kerkük türküleri2
- futbol6
- kemalizm3
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi2
- tanrıyı görmek için 12 yıldır oturmayan adam5
- yunan adalarına gitmek2
- kızımız olacaktı2
- avustralyalıların iri yarı olması5
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık4
- vincenzo montella6
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı20
- arda güler6
- abd iranın anlaş ama ması 14 haziran 20263
- nestory irankunda3
- türkiye'nin avustralya'ya 2 0 yenilmesi3
- 14 haziran 2026 brezilya fas maçı2
- ruh eşin nerede3
- çaylak yazarlara temiz iç çamaşırı götürme timi2
- çok fena boşladım3
- avustralya milli futbol takımı4
- avustralya 0 türkiye 74
- aylık 346 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- su molası4
- zall yüzünden gol yememiz5
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi18
- futbol maçı izleyen sözlük kızı4
- en iyi antidepresan18
- özşen madencilik işçilerinin direnişi11
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- migros anal market2
- chp'nin hali ne olacak58
- devşirme türk2
- new york knicks3
- milli takım gruptan çıksın soyunurum3
- istiridye mantarı2
- kürdistan a milli futbol takımı2
- ozan güven ahmet kural ikilisi2
- türk bayraklı tişört2
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
entry'ler (95)
ne sünneti ya hu. yalanla iman bir arada bulunmaz diye hadis bile vardır.
damar tıkanıklığı yapma ihtimali var.
kişi ne yediğidir derler. hayvansal gıdalar her gün tüketilmemeli...
kişi ne yediğidir derler. hayvansal gıdalar her gün tüketilmemeli...
çok güzel yağmakta. bu yağmurda insan yanında sevdiği ve elinde kahvesi olsun istiyor.
elinde ufacık kovalarla su taşıyan karıncalar görmüş ibrahim aleyhisselam. o suların ne için olduğunu sormuş. karıncalarda, Nemrutun senin için hazırladığı ateşe atacağız, demiş. ibrahim aleyhisselam gülümsemiş. E işe yaramasa da safımız belli olsun demiş karıncalar da. (geleneksel anlatılan hikayelerdendir doğruluğu hakkında vebal kabul etmem.) konu şu ki, tarafımı belli etmek adına barajı geçemeyecek partilerden birine vereceğimiz. kim bilir belki bi oy bile umut olur o insanlara, gelecek nesillere.
haliyle oyum akpye gidecek.
edit:eksileyen yazar niye eksi verdiğini yazsada onun gözünden hatamızı görsek.
haliyle oyum akpye gidecek.
edit:eksileyen yazar niye eksi verdiğini yazsada onun gözünden hatamızı görsek.
(bkz: replikasyon)
http://www.kuranmeali.org...urani_kerim_mealleri.aspx nur suresi 3. ayeti kaynak göstermek isterim.
erkekler iyi olsun iyi kızlarla evlendinler zira herkes kendiyle eş olana layıktır. Allahın izniyle kendi gibi biriyle evlenip mutluluklarını taçlandırırlar. ilkler her zaman farklıdır.
erkekler iyi olsun iyi kızlarla evlendinler zira herkes kendiyle eş olana layıktır. Allahın izniyle kendi gibi biriyle evlenip mutluluklarını taçlandırırlar. ilkler her zaman farklıdır.
lisedeyken bir hocamdan hoşlanırdım. herkesin başına gelir ya. hele bir de kız lisesindeyseniz. kendimi yanlış anlatırım ya da bir hata yaparım diye hiç konuşamazdım derslerinde. yüzüne bakıp günaydın hocam bile diyemezdim.
(bkz: bir müslümana kadın haklarını anlatmak) sanırım yazar başörtüsü takan kişilerin dini hassasiyetlerinin daha fazla olduğunu düşünüp türbanlı ifadesini kullanmıştır.
edit:imla
edit:imla
kafatasçı biri. karması 'sokaktaki adam'. çok manidar geldi okuyunca. türkiye'deki insanların mutluluk düzeyinin dünya sıralamasında(50 kadar ülke mi vardı hatırlamıyorum) sondan 3. çıkmasına şaşmamalı.
en büyük nedeni bence bilgisizlik. okullardaki eğitimin de payı var haliyle. TC'nin ululuğunu aşılayacağız diye geçmişimizi küçülttükçe küçülttü bazı hocalar.
Türk edebi metinlerimizde türlü veciz ifadeler çeşit çeşit karakterler, araştırılsa tüm hafta okunacaklar ve karakterleri varken; ben gidip saçma sapan sayılabilecek ingilizce bir kullanıcı adı seçmişim. hadi ingilizceye hakim olsam o dili konuşanların kültürlerini çok iyi bilsem o ayrı, ama benimki tamamen özentilik.
Türk edebi metinlerimizde türlü veciz ifadeler çeşit çeşit karakterler, araştırılsa tüm hafta okunacaklar ve karakterleri varken; ben gidip saçma sapan sayılabilecek ingilizce bir kullanıcı adı seçmişim. hadi ingilizceye hakim olsam o dili konuşanların kültürlerini çok iyi bilsem o ayrı, ama benimki tamamen özentilik.
sinemada fragmanı verilen dizi*
trtnin dizilerini bilmiyorum ama diğer kanallardaki gibi beyni boş yere yoranlardan birisiyse doğru da bulamıyorum. devletin parasıyla dönen bir kanal her haliyle örnek olmalı. vatandaşın sırtını dayadığı, çoğu kişinin güvencesi olan devlet her yönden sağlığa hizmet etmeli.
trtnin dizilerini bilmiyorum ama diğer kanallardaki gibi beyni boş yere yoranlardan birisiyse doğru da bulamıyorum. devletin parasıyla dönen bir kanal her haliyle örnek olmalı. vatandaşın sırtını dayadığı, çoğu kişinin güvencesi olan devlet her yönden sağlığa hizmet etmeli.
istanbul üniversitesiyle birlikte bilim üniversitesinin de kullandığı okul. yalnızca staj yapılan yerler aynı sanırım. ama aynı ismi kullanıyorlar.
belki de parası yoktur.
hatırlıyorum evdekiler izin vermeyince annemin verdiği haftalıkları biriktirmeye başladım ben allahın emrini yerine getirmek için... tabii annemin yiyip içeyim, arkadaşlarımın yanında mahcup olmayayım diye verdiği parayı biriktirmeme izin verilmedi ve bir yığın sorun oldu. ben de mecburen daha önceleri çalışıp kazandığım paramla aldığım kolyemi sattım. ufak bir miktar para geçti elime . gittim bir tesettür mağazasına. burda övülmeye çalışılan böyle olması gerek denen kıyafetlerin hiçbirine yetmedi param. ağladım. müslüman gibi görünmeliydim ama... biri bana baktığında rahatlıkla allahın selamını vermeliydi. gittim ve çoğu yerde tukaka diye eleştirilen kıyafetlerden aldım.
belki de birilerine göre basma etek giyip çıkmalıydım dışarı... bilmiyorum ne düşünürler bu yazıyı okurlarsa eğer.
hatırlıyorum evdekiler izin vermeyince annemin verdiği haftalıkları biriktirmeye başladım ben allahın emrini yerine getirmek için... tabii annemin yiyip içeyim, arkadaşlarımın yanında mahcup olmayayım diye verdiği parayı biriktirmeme izin verilmedi ve bir yığın sorun oldu. ben de mecburen daha önceleri çalışıp kazandığım paramla aldığım kolyemi sattım. ufak bir miktar para geçti elime . gittim bir tesettür mağazasına. burda övülmeye çalışılan böyle olması gerek denen kıyafetlerin hiçbirine yetmedi param. ağladım. müslüman gibi görünmeliydim ama... biri bana baktığında rahatlıkla allahın selamını vermeliydi. gittim ve çoğu yerde tukaka diye eleştirilen kıyafetlerden aldım.
belki de birilerine göre basma etek giyip çıkmalıydım dışarı... bilmiyorum ne düşünürler bu yazıyı okurlarsa eğer.
hep yazsın okunacak kaliteli entry sayısını arttırsın istediğim yazar.
geçen aylarda ataşehir belediyesinin bu konuyla ilgili yaptığı eğitime katıldım. 1 tam gün boyunca bu konuyla ilgili yönetmeliklerden, köpek davranışlarından vs. bahsedildi, tartışıldı. gün sonunda da bu görevi yerine getirmemiz için sahip olmamız gereken kartları evimize göndereceklerini söylediler. neyse sertifikalarımızı alırken sordum ne zaman gelecek ne yapacağız kartları vs. neymiş efendim bu konuyla ilgili veteriner işleriyle görüşecekmişim benim başvurmam gerekiyormuş gibi şeyler söylediler hatırladığım kadarıyla. sözde anlatılan konular e-mail olarak gönderilecekti. o da yok.
neyse sonraki günlerde araştırdım biraz. bu konuyla ilgili yapılan çalışmaların belgesi vs olması gerekiyormuş yerel hayvan koruma görevlisi olmak için, yattı, dedim benim iş. sokaktaki patilerimi kendi imkanlarımla beslemeye devam edeyim.
yaklaşık 1 ay sonra arandım, kartım gelmiş. demek istediğim öyle zorlu yollardan geçmedim bu konuda.
bu arada ataşehir belediyesinin sokak hayvanları konusundaki duyarlılığınıda tebrik ediyorum buradan. 'sokak hayvanları mahalle sakinidir.' afişi hazırlamışlar. lafta da kalmıyor bu söyledikleri onlar için uğraş veriyorlar bildiğim kadarıyla. diğer belediyelere de örnek olması dileğiyle.
edit: imla imla imla imla....... :D çok aceleciyim
neyse sonraki günlerde araştırdım biraz. bu konuyla ilgili yapılan çalışmaların belgesi vs olması gerekiyormuş yerel hayvan koruma görevlisi olmak için, yattı, dedim benim iş. sokaktaki patilerimi kendi imkanlarımla beslemeye devam edeyim.
yaklaşık 1 ay sonra arandım, kartım gelmiş. demek istediğim öyle zorlu yollardan geçmedim bu konuda.
bu arada ataşehir belediyesinin sokak hayvanları konusundaki duyarlılığınıda tebrik ediyorum buradan. 'sokak hayvanları mahalle sakinidir.' afişi hazırlamışlar. lafta da kalmıyor bu söyledikleri onlar için uğraş veriyorlar bildiğim kadarıyla. diğer belediyelere de örnek olması dileğiyle.
edit: imla imla imla imla....... :D çok aceleciyim
gogolun paltosu.
6 sene kadar önceydi. yeni yeni , bakalım ülkede neler oluyor şu haberleri günü gününe takip edeyim araştırayım, demişim. sanırım1 ayı aşkın süre istikrarla takip ettim. sürekli şehit haberleri vb. o kadar monoton geldi ki bir süre sonra, bunları izleyip üzüleceğime hiç izlemeyeyim dedim.( ülkenin refah seviyesini gençlerin siyasete ilgisine bakarak anlayabilirsiniz diyen adam beni ayrı tutardı bu durumu görse.)
keşke o günlerim şimdiye denk gelseydi. kesin siyasetçi olurdum. tiyatro dönüyor sanki. siyasiler canımız sıkılmasın diye ellerinden geleni yapıyorlar mı ne?
keşke o günlerim şimdiye denk gelseydi. kesin siyasetçi olurdum. tiyatro dönüyor sanki. siyasiler canımız sıkılmasın diye ellerinden geleni yapıyorlar mı ne?
hiç unutmam ingilizce dersindeyiz lise 2 falan.
konu ne hatırlamıyorum fakat ya anlamamışız ya da örnek vermek istedi hoca.
-ben kindness'ın çirkin olduğu gerçeğini ... gibi bir cümle kurdu. sonra bu cümleyi daha iyi anlaşılması için tekrarladı. hiçbir şey diyemedim. güzel olduğumu düşünseydim sorardım ya da yinelerdim ya da ders bittiğinde arkadaşıma 'ne dedi ya' diye tekrar konuyu açmaya çalışırdım ama yapmadım...
bi kaç sene sonra, çoğu arkadaşım yeni yeni kendini keşfetmeye başlamış soruyorlar sürekli ben güzel miyim kaşım gözüm saçım nasıl olmuş diye. ben de sorayım dedim bir gün en yakın arkadaşıma 'peki ben sence güzel miyim.' 'herkesin bir güzel tarafı olduğunu düşünüyorum.' dedi. sonrasında da sorma cesaretim olmadı kimseye, sence ben güzel miyim, diye. herkesi güzel gördüm. ama kendime baktığımda güzel olduğumu düşündüğüm anlarda bile aklıma bu olaylar gelir. dahası da var tabii.
konu ne hatırlamıyorum fakat ya anlamamışız ya da örnek vermek istedi hoca.
-ben kindness'ın çirkin olduğu gerçeğini ... gibi bir cümle kurdu. sonra bu cümleyi daha iyi anlaşılması için tekrarladı. hiçbir şey diyemedim. güzel olduğumu düşünseydim sorardım ya da yinelerdim ya da ders bittiğinde arkadaşıma 'ne dedi ya' diye tekrar konuyu açmaya çalışırdım ama yapmadım...
bi kaç sene sonra, çoğu arkadaşım yeni yeni kendini keşfetmeye başlamış soruyorlar sürekli ben güzel miyim kaşım gözüm saçım nasıl olmuş diye. ben de sorayım dedim bir gün en yakın arkadaşıma 'peki ben sence güzel miyim.' 'herkesin bir güzel tarafı olduğunu düşünüyorum.' dedi. sonrasında da sorma cesaretim olmadı kimseye, sence ben güzel miyim, diye. herkesi güzel gördüm. ama kendime baktığımda güzel olduğumu düşündüğüm anlarda bile aklıma bu olaylar gelir. dahası da var tabii.