bugün
- sözlüğün reisi kim8
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir9
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi8
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır16
- günaydın küçük ipneler9
- yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek4
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- islamda namaz yoktur28
- iç ısıtan fotoğraflar4
- ilk buluşmada amuda kalkarak tost basan kız2
- durduk yere 2027 yılına girmek2
- arkadaş grubundaki herkesin psikoloğu olan deli2
- dünyayı değiştirecek kadar yarına inanmak2
- warp motoru ile ışık hızını aşmak5
- ed sheeran'ın abd turnesinde toplu ayrılma5
- sakarya4
- kedi kumu temizlemek2
- evli ama mutsuz insan4
- güne bir şarkı sözü bırak5
- oğuz sasi3
- hep ileriye doğru bakmak2
- gocu33
- çağla idi20
- nervio13
- ezgi yen4
- yani yenecek et de kuzu etidir3
- gündem3
- iran'ın hürmüz boğazı nda mq 9 iha düşürmesi3
- şiir yazan erkek16
- true neden sevilmiyor sorunsalı27
- sevişmek istenen ünlüler11
- gokyuzunun silinen rengi17
- kadınları susturmanın en iyi yolu12
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- enayimiknatisii10
- sarapci koala hatayi29
- aynı anda iki kişiye aşık olmak12
- penisin kas olması3
- ışıklı saat2
- geylerden saklanan gerçek2
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması9
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- viski kola15
- iltica5
- arkadaşlar özür dilerim10
entry'ler (95)
ne sünneti ya hu. yalanla iman bir arada bulunmaz diye hadis bile vardır.
damar tıkanıklığı yapma ihtimali var.
kişi ne yediğidir derler. hayvansal gıdalar her gün tüketilmemeli...
kişi ne yediğidir derler. hayvansal gıdalar her gün tüketilmemeli...
çok güzel yağmakta. bu yağmurda insan yanında sevdiği ve elinde kahvesi olsun istiyor.
elinde ufacık kovalarla su taşıyan karıncalar görmüş ibrahim aleyhisselam. o suların ne için olduğunu sormuş. karıncalarda, Nemrutun senin için hazırladığı ateşe atacağız, demiş. ibrahim aleyhisselam gülümsemiş. E işe yaramasa da safımız belli olsun demiş karıncalar da. (geleneksel anlatılan hikayelerdendir doğruluğu hakkında vebal kabul etmem.) konu şu ki, tarafımı belli etmek adına barajı geçemeyecek partilerden birine vereceğimiz. kim bilir belki bi oy bile umut olur o insanlara, gelecek nesillere.
haliyle oyum akpye gidecek.
edit:eksileyen yazar niye eksi verdiğini yazsada onun gözünden hatamızı görsek.
haliyle oyum akpye gidecek.
edit:eksileyen yazar niye eksi verdiğini yazsada onun gözünden hatamızı görsek.
(bkz: replikasyon)
http://www.kuranmeali.org...urani_kerim_mealleri.aspx nur suresi 3. ayeti kaynak göstermek isterim.
erkekler iyi olsun iyi kızlarla evlendinler zira herkes kendiyle eş olana layıktır. Allahın izniyle kendi gibi biriyle evlenip mutluluklarını taçlandırırlar. ilkler her zaman farklıdır.
erkekler iyi olsun iyi kızlarla evlendinler zira herkes kendiyle eş olana layıktır. Allahın izniyle kendi gibi biriyle evlenip mutluluklarını taçlandırırlar. ilkler her zaman farklıdır.
lisedeyken bir hocamdan hoşlanırdım. herkesin başına gelir ya. hele bir de kız lisesindeyseniz. kendimi yanlış anlatırım ya da bir hata yaparım diye hiç konuşamazdım derslerinde. yüzüne bakıp günaydın hocam bile diyemezdim.
(bkz: bir müslümana kadın haklarını anlatmak) sanırım yazar başörtüsü takan kişilerin dini hassasiyetlerinin daha fazla olduğunu düşünüp türbanlı ifadesini kullanmıştır.
edit:imla
edit:imla
kafatasçı biri. karması 'sokaktaki adam'. çok manidar geldi okuyunca. türkiye'deki insanların mutluluk düzeyinin dünya sıralamasında(50 kadar ülke mi vardı hatırlamıyorum) sondan 3. çıkmasına şaşmamalı.
en büyük nedeni bence bilgisizlik. okullardaki eğitimin de payı var haliyle. TC'nin ululuğunu aşılayacağız diye geçmişimizi küçülttükçe küçülttü bazı hocalar.
Türk edebi metinlerimizde türlü veciz ifadeler çeşit çeşit karakterler, araştırılsa tüm hafta okunacaklar ve karakterleri varken; ben gidip saçma sapan sayılabilecek ingilizce bir kullanıcı adı seçmişim. hadi ingilizceye hakim olsam o dili konuşanların kültürlerini çok iyi bilsem o ayrı, ama benimki tamamen özentilik.
Türk edebi metinlerimizde türlü veciz ifadeler çeşit çeşit karakterler, araştırılsa tüm hafta okunacaklar ve karakterleri varken; ben gidip saçma sapan sayılabilecek ingilizce bir kullanıcı adı seçmişim. hadi ingilizceye hakim olsam o dili konuşanların kültürlerini çok iyi bilsem o ayrı, ama benimki tamamen özentilik.
sinemada fragmanı verilen dizi*
trtnin dizilerini bilmiyorum ama diğer kanallardaki gibi beyni boş yere yoranlardan birisiyse doğru da bulamıyorum. devletin parasıyla dönen bir kanal her haliyle örnek olmalı. vatandaşın sırtını dayadığı, çoğu kişinin güvencesi olan devlet her yönden sağlığa hizmet etmeli.
trtnin dizilerini bilmiyorum ama diğer kanallardaki gibi beyni boş yere yoranlardan birisiyse doğru da bulamıyorum. devletin parasıyla dönen bir kanal her haliyle örnek olmalı. vatandaşın sırtını dayadığı, çoğu kişinin güvencesi olan devlet her yönden sağlığa hizmet etmeli.
istanbul üniversitesiyle birlikte bilim üniversitesinin de kullandığı okul. yalnızca staj yapılan yerler aynı sanırım. ama aynı ismi kullanıyorlar.
belki de parası yoktur.
hatırlıyorum evdekiler izin vermeyince annemin verdiği haftalıkları biriktirmeye başladım ben allahın emrini yerine getirmek için... tabii annemin yiyip içeyim, arkadaşlarımın yanında mahcup olmayayım diye verdiği parayı biriktirmeme izin verilmedi ve bir yığın sorun oldu. ben de mecburen daha önceleri çalışıp kazandığım paramla aldığım kolyemi sattım. ufak bir miktar para geçti elime . gittim bir tesettür mağazasına. burda övülmeye çalışılan böyle olması gerek denen kıyafetlerin hiçbirine yetmedi param. ağladım. müslüman gibi görünmeliydim ama... biri bana baktığında rahatlıkla allahın selamını vermeliydi. gittim ve çoğu yerde tukaka diye eleştirilen kıyafetlerden aldım.
belki de birilerine göre basma etek giyip çıkmalıydım dışarı... bilmiyorum ne düşünürler bu yazıyı okurlarsa eğer.
hatırlıyorum evdekiler izin vermeyince annemin verdiği haftalıkları biriktirmeye başladım ben allahın emrini yerine getirmek için... tabii annemin yiyip içeyim, arkadaşlarımın yanında mahcup olmayayım diye verdiği parayı biriktirmeme izin verilmedi ve bir yığın sorun oldu. ben de mecburen daha önceleri çalışıp kazandığım paramla aldığım kolyemi sattım. ufak bir miktar para geçti elime . gittim bir tesettür mağazasına. burda övülmeye çalışılan böyle olması gerek denen kıyafetlerin hiçbirine yetmedi param. ağladım. müslüman gibi görünmeliydim ama... biri bana baktığında rahatlıkla allahın selamını vermeliydi. gittim ve çoğu yerde tukaka diye eleştirilen kıyafetlerden aldım.
belki de birilerine göre basma etek giyip çıkmalıydım dışarı... bilmiyorum ne düşünürler bu yazıyı okurlarsa eğer.
hep yazsın okunacak kaliteli entry sayısını arttırsın istediğim yazar.
geçen aylarda ataşehir belediyesinin bu konuyla ilgili yaptığı eğitime katıldım. 1 tam gün boyunca bu konuyla ilgili yönetmeliklerden, köpek davranışlarından vs. bahsedildi, tartışıldı. gün sonunda da bu görevi yerine getirmemiz için sahip olmamız gereken kartları evimize göndereceklerini söylediler. neyse sertifikalarımızı alırken sordum ne zaman gelecek ne yapacağız kartları vs. neymiş efendim bu konuyla ilgili veteriner işleriyle görüşecekmişim benim başvurmam gerekiyormuş gibi şeyler söylediler hatırladığım kadarıyla. sözde anlatılan konular e-mail olarak gönderilecekti. o da yok.
neyse sonraki günlerde araştırdım biraz. bu konuyla ilgili yapılan çalışmaların belgesi vs olması gerekiyormuş yerel hayvan koruma görevlisi olmak için, yattı, dedim benim iş. sokaktaki patilerimi kendi imkanlarımla beslemeye devam edeyim.
yaklaşık 1 ay sonra arandım, kartım gelmiş. demek istediğim öyle zorlu yollardan geçmedim bu konuda.
bu arada ataşehir belediyesinin sokak hayvanları konusundaki duyarlılığınıda tebrik ediyorum buradan. 'sokak hayvanları mahalle sakinidir.' afişi hazırlamışlar. lafta da kalmıyor bu söyledikleri onlar için uğraş veriyorlar bildiğim kadarıyla. diğer belediyelere de örnek olması dileğiyle.
edit: imla imla imla imla....... :D çok aceleciyim
neyse sonraki günlerde araştırdım biraz. bu konuyla ilgili yapılan çalışmaların belgesi vs olması gerekiyormuş yerel hayvan koruma görevlisi olmak için, yattı, dedim benim iş. sokaktaki patilerimi kendi imkanlarımla beslemeye devam edeyim.
yaklaşık 1 ay sonra arandım, kartım gelmiş. demek istediğim öyle zorlu yollardan geçmedim bu konuda.
bu arada ataşehir belediyesinin sokak hayvanları konusundaki duyarlılığınıda tebrik ediyorum buradan. 'sokak hayvanları mahalle sakinidir.' afişi hazırlamışlar. lafta da kalmıyor bu söyledikleri onlar için uğraş veriyorlar bildiğim kadarıyla. diğer belediyelere de örnek olması dileğiyle.
edit: imla imla imla imla....... :D çok aceleciyim
gogolun paltosu.
6 sene kadar önceydi. yeni yeni , bakalım ülkede neler oluyor şu haberleri günü gününe takip edeyim araştırayım, demişim. sanırım1 ayı aşkın süre istikrarla takip ettim. sürekli şehit haberleri vb. o kadar monoton geldi ki bir süre sonra, bunları izleyip üzüleceğime hiç izlemeyeyim dedim.( ülkenin refah seviyesini gençlerin siyasete ilgisine bakarak anlayabilirsiniz diyen adam beni ayrı tutardı bu durumu görse.)
keşke o günlerim şimdiye denk gelseydi. kesin siyasetçi olurdum. tiyatro dönüyor sanki. siyasiler canımız sıkılmasın diye ellerinden geleni yapıyorlar mı ne?
keşke o günlerim şimdiye denk gelseydi. kesin siyasetçi olurdum. tiyatro dönüyor sanki. siyasiler canımız sıkılmasın diye ellerinden geleni yapıyorlar mı ne?
hiç unutmam ingilizce dersindeyiz lise 2 falan.
konu ne hatırlamıyorum fakat ya anlamamışız ya da örnek vermek istedi hoca.
-ben kindness'ın çirkin olduğu gerçeğini ... gibi bir cümle kurdu. sonra bu cümleyi daha iyi anlaşılması için tekrarladı. hiçbir şey diyemedim. güzel olduğumu düşünseydim sorardım ya da yinelerdim ya da ders bittiğinde arkadaşıma 'ne dedi ya' diye tekrar konuyu açmaya çalışırdım ama yapmadım...
bi kaç sene sonra, çoğu arkadaşım yeni yeni kendini keşfetmeye başlamış soruyorlar sürekli ben güzel miyim kaşım gözüm saçım nasıl olmuş diye. ben de sorayım dedim bir gün en yakın arkadaşıma 'peki ben sence güzel miyim.' 'herkesin bir güzel tarafı olduğunu düşünüyorum.' dedi. sonrasında da sorma cesaretim olmadı kimseye, sence ben güzel miyim, diye. herkesi güzel gördüm. ama kendime baktığımda güzel olduğumu düşündüğüm anlarda bile aklıma bu olaylar gelir. dahası da var tabii.
konu ne hatırlamıyorum fakat ya anlamamışız ya da örnek vermek istedi hoca.
-ben kindness'ın çirkin olduğu gerçeğini ... gibi bir cümle kurdu. sonra bu cümleyi daha iyi anlaşılması için tekrarladı. hiçbir şey diyemedim. güzel olduğumu düşünseydim sorardım ya da yinelerdim ya da ders bittiğinde arkadaşıma 'ne dedi ya' diye tekrar konuyu açmaya çalışırdım ama yapmadım...
bi kaç sene sonra, çoğu arkadaşım yeni yeni kendini keşfetmeye başlamış soruyorlar sürekli ben güzel miyim kaşım gözüm saçım nasıl olmuş diye. ben de sorayım dedim bir gün en yakın arkadaşıma 'peki ben sence güzel miyim.' 'herkesin bir güzel tarafı olduğunu düşünüyorum.' dedi. sonrasında da sorma cesaretim olmadı kimseye, sence ben güzel miyim, diye. herkesi güzel gördüm. ama kendime baktığımda güzel olduğumu düşündüğüm anlarda bile aklıma bu olaylar gelir. dahası da var tabii.