bugün
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü7
- türkiye a milli futbol takımı2
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- türk erkeklerindeki rus ve ukraynalı kız merakı4
- dijital oyunların içine girmek2
- mısır2
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- 2026 dünya kupası6
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- 1 euro 53 50 tl3
- chp seçmeni5
- uysaljakoben21
- boşnak kızları mı yunan kızları mı15
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- kemal kılıçdaroğlu36
- reha muhtar25
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir5
- gammaz olmuşum13
- ekşi sözlük ün mason locası olması2
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- gece yarısı çalan telefon7
- aquila bicipite8
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- 4 haziran 20262
- doğu türkistan'ın ülke olması2
- çay2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız3
- gocu26
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- elit olmak için gerekenler13
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- minyon kadın siniri5
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- tutku2
- kadınların zeka seviyesi3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- gey görünce gey olmaktan korkan erkek21
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- turkei kıymentini bilin19
- geceye bir söz bırak3
- tek arkadaşının olmaması10
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- ona bir şey söyle16
sevdiği entry'ler
ülkemizde genellikle pısırık olmaktır.
karşıdaki adam pısırık olduğunuzu anladığı an ise çok geçtir, welcome to asgari ücret, daha sonra beğenmiyorsan bırak kardeşim bu paranın yarısına çalışacak memlekette milyon tane işsiz var zırvaları.
iş yapıyorsunuz kardeşim, iş. yaptığınız iş muhtemelen ne atomu parçalamak, ne de devlet yönetmek. belli prosedürleri olan işler.
işte bu yüzden , iş görüşmesine gittiğiniz yerde pısırık durmayın, efendim bu işe çok ihtiyacım var gibi cümlelere girmeyin. eğer tecrübeniz yoksa, bilmiş ve biraz ukala bir tavır sergileyerek '' beyefendi siz burada ... işi için eleman aramıyor musunuz, bu da işe alacağınız kişilerin şu tarz işleri yapabilecek bilgiye sahip olmasını gerektirir gibi söylemler ifade edin.
bakın, bu her zaman sökmese bile çoğunlukla olumlu sonuç verir. çünkü türkiye şartlarında patronların %90 ının lise mezunu bile olmadığını, ayrıca iş hakkında bir çok bilgiye sahip olmadığını , sadece para yönetimini iyi yapan kimseler olduğunu belirtebilirim. ayrıca, velev ki patron üniversite mezunu olsun, eğer çok çok büyük bir firma değilse, bu patron üniversite mezunu olsa bile en fazla 90 ların başında üniversiteyi bitirmiş, o zamandan bu zamana gelen teknolojik gelişimleri çokta takip etmemiş kişilerdir.bu yüzden kendinizi biraz janjanlı paket yapın. cümleleriniz süslü olsun. yeri geldiğinde hafif ukalalık yapın. ama dozunu aşmaması kaydıyla.
gelelim ücret konusuna. kozu ilk başta, yaa ücret çok önemli değil benim için, ben iş deneyimi istiyorum dediğiniz an patrona verdiniz. alacağınız ücret, asgari ücret ve muhtemelen sigortasızlık.
eğer biraz kendinize güveniniz varsa ve az çok kendinizi mesleki bilgiler konusunda geliştirmişseniz, ve özellikle mühendislik için konuşuyorum , piyasayı çok iyi takip edin. neredeyse, alanınızla alakalı çalışan tüm işçilerin aldığı ücretler hakkında bilgi sahibi olun. asgari ücret dayatmasına, kusura bakmayın, siz x işi için eleman arıyorsunuz, bu x işçisi şu şu işleri yapacak, muhtemelen işin en önemli sac ayağını oluşturacak ve siz asgari ücret vermeye kalkıyorsunuz. ya şaka yapıyorsunuz, ya bu işlerden hiç anlamıyorsunuz, ya da görüşmemiz gözünüzde olumsuz bir intiba bıraktı beni pes ettirmeye çalışıyorsunuz gibi bilgiç cümleler kurun. öyle paat diye gitmeyin.
bakın burada yaşadığım tecrübeleri paylaştım, bunların hepsini bizzat yaşadım. ve üniversite öğrencisiyken, asgari ücret 800 lira civarında iken bile 1300 tl den aşağı ücretle çalışmadım.
işsiz nüfusa tavsiyedir, piyasada pısırık eleman çok. patronun baktığı ilk şey aslında tecrübe değildir. onun gözünde tecrübe, o adamın karşısında nasıl bir tavır takındığınızmış. bunu ilk olarak iş alımı yaptığımda anladım.
yeni mezun olarak çok kızardım tecrübeniz var mı sorusuna . ilk olarak, şantiyeye eleman alımı yaptığım an anladım ki, tecrübeniz var mı aslında bir şaşırtma sorusu. ''tecrübem yok ama çok çabuk öğrenirim'' gibi abuk subuk laflar bir işe yaramıyor. bunu diyen en az 12 kişi gördüm. tecrübem var diyen arkadaşa ise, ne tarz işler yaptınız, bu yaptığınız işlerde sizin göreviniz neydi, iş yaparken tüzüğün durumu nedir, ve ya bahsettiği işle alakalı kafada tasarlanan saçma sapan bir soruyu yönelttiğinizde , o adam şaşırıp, kekelemeye falan başlıyorsa o adam gözünüzde olumsuz damgası yiyor. bir soru sorduğunuzda hiç duraksamadan size yarım yamalakta olsa bir cevap veren, başka bir soruya ise aa şöyle şöyle bir durum da var, bilmiyorum burada bu tarz şekilde çalışıyor musunuz ama diyen , kendisine güven duyan kişiler tercih sebebi oluyor. mantık şu ; üniversite mezunu insan, aslında yönetici olarak işe alınıyor. ondan istenen iş halletmesi değil, sorunları çözebilme kapasitesi. yoksa zaten iş bir türlü yürüyor, önemli olan işin yürümediği anlarda bu sorunu en kısa sürede halledip çarkı işler hale getirebilecek kişiyi bulmak. eğer böyle bir kişi bulunamıyorsa, diğerleri arasından , en çok işte çalışan ve ya tecrübesi olan adam, o işi yapacak (!) eleman olarak işe alınıyor.
bu dediklerimi ister dikkate alırsınız, ister almazsınız. denemekte fayda var diyorum, işe alınırsanız karlı çıkarsınız, işe alınmazsanız zaten kaybedilecek bir durum yok.
karar sizin.
karşıdaki adam pısırık olduğunuzu anladığı an ise çok geçtir, welcome to asgari ücret, daha sonra beğenmiyorsan bırak kardeşim bu paranın yarısına çalışacak memlekette milyon tane işsiz var zırvaları.
iş yapıyorsunuz kardeşim, iş. yaptığınız iş muhtemelen ne atomu parçalamak, ne de devlet yönetmek. belli prosedürleri olan işler.
işte bu yüzden , iş görüşmesine gittiğiniz yerde pısırık durmayın, efendim bu işe çok ihtiyacım var gibi cümlelere girmeyin. eğer tecrübeniz yoksa, bilmiş ve biraz ukala bir tavır sergileyerek '' beyefendi siz burada ... işi için eleman aramıyor musunuz, bu da işe alacağınız kişilerin şu tarz işleri yapabilecek bilgiye sahip olmasını gerektirir gibi söylemler ifade edin.
bakın, bu her zaman sökmese bile çoğunlukla olumlu sonuç verir. çünkü türkiye şartlarında patronların %90 ının lise mezunu bile olmadığını, ayrıca iş hakkında bir çok bilgiye sahip olmadığını , sadece para yönetimini iyi yapan kimseler olduğunu belirtebilirim. ayrıca, velev ki patron üniversite mezunu olsun, eğer çok çok büyük bir firma değilse, bu patron üniversite mezunu olsa bile en fazla 90 ların başında üniversiteyi bitirmiş, o zamandan bu zamana gelen teknolojik gelişimleri çokta takip etmemiş kişilerdir.bu yüzden kendinizi biraz janjanlı paket yapın. cümleleriniz süslü olsun. yeri geldiğinde hafif ukalalık yapın. ama dozunu aşmaması kaydıyla.
gelelim ücret konusuna. kozu ilk başta, yaa ücret çok önemli değil benim için, ben iş deneyimi istiyorum dediğiniz an patrona verdiniz. alacağınız ücret, asgari ücret ve muhtemelen sigortasızlık.
eğer biraz kendinize güveniniz varsa ve az çok kendinizi mesleki bilgiler konusunda geliştirmişseniz, ve özellikle mühendislik için konuşuyorum , piyasayı çok iyi takip edin. neredeyse, alanınızla alakalı çalışan tüm işçilerin aldığı ücretler hakkında bilgi sahibi olun. asgari ücret dayatmasına, kusura bakmayın, siz x işi için eleman arıyorsunuz, bu x işçisi şu şu işleri yapacak, muhtemelen işin en önemli sac ayağını oluşturacak ve siz asgari ücret vermeye kalkıyorsunuz. ya şaka yapıyorsunuz, ya bu işlerden hiç anlamıyorsunuz, ya da görüşmemiz gözünüzde olumsuz bir intiba bıraktı beni pes ettirmeye çalışıyorsunuz gibi bilgiç cümleler kurun. öyle paat diye gitmeyin.
bakın burada yaşadığım tecrübeleri paylaştım, bunların hepsini bizzat yaşadım. ve üniversite öğrencisiyken, asgari ücret 800 lira civarında iken bile 1300 tl den aşağı ücretle çalışmadım.
işsiz nüfusa tavsiyedir, piyasada pısırık eleman çok. patronun baktığı ilk şey aslında tecrübe değildir. onun gözünde tecrübe, o adamın karşısında nasıl bir tavır takındığınızmış. bunu ilk olarak iş alımı yaptığımda anladım.
yeni mezun olarak çok kızardım tecrübeniz var mı sorusuna . ilk olarak, şantiyeye eleman alımı yaptığım an anladım ki, tecrübeniz var mı aslında bir şaşırtma sorusu. ''tecrübem yok ama çok çabuk öğrenirim'' gibi abuk subuk laflar bir işe yaramıyor. bunu diyen en az 12 kişi gördüm. tecrübem var diyen arkadaşa ise, ne tarz işler yaptınız, bu yaptığınız işlerde sizin göreviniz neydi, iş yaparken tüzüğün durumu nedir, ve ya bahsettiği işle alakalı kafada tasarlanan saçma sapan bir soruyu yönelttiğinizde , o adam şaşırıp, kekelemeye falan başlıyorsa o adam gözünüzde olumsuz damgası yiyor. bir soru sorduğunuzda hiç duraksamadan size yarım yamalakta olsa bir cevap veren, başka bir soruya ise aa şöyle şöyle bir durum da var, bilmiyorum burada bu tarz şekilde çalışıyor musunuz ama diyen , kendisine güven duyan kişiler tercih sebebi oluyor. mantık şu ; üniversite mezunu insan, aslında yönetici olarak işe alınıyor. ondan istenen iş halletmesi değil, sorunları çözebilme kapasitesi. yoksa zaten iş bir türlü yürüyor, önemli olan işin yürümediği anlarda bu sorunu en kısa sürede halledip çarkı işler hale getirebilecek kişiyi bulmak. eğer böyle bir kişi bulunamıyorsa, diğerleri arasından , en çok işte çalışan ve ya tecrübesi olan adam, o işi yapacak (!) eleman olarak işe alınıyor.
bu dediklerimi ister dikkate alırsınız, ister almazsınız. denemekte fayda var diyorum, işe alınırsanız karlı çıkarsınız, işe alınmazsanız zaten kaybedilecek bir durum yok.
karar sizin.
