bugün
- utanmadan şort giyen erkek6
- gocudan lezzet içmek3
- lahmacunu elle yiyen kız20
- patates kızartmasına yapışan biber tohumu3
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- san marino nun dünya kupasını alması2
- israil'in lübnan da işgali sürdürme mesajı3
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı8
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız13
- ismet gurbuz 202418
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur4
- aylık 375 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- küfreden kız iticiliği7
- lionel messi3
- öndeki bir tutam saçına çok özen gösteren kel2
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi3
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı5
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması15
- bir kadını araba park ederken izlemek2
- rte'nin 2028 adaylığının açıklanması2
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler8
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması3
- beyaz otomobil satın almak15
- 2002 dünya kupası üçüncülük maçı2
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek3
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak5
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- lise defteri7
- yürüyüş partisi8
- ankara da nato zirvesi tedbirleri5
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- bakire kızla evlenmeyi savunmak5
- bugün de meme atan olmaması13
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- ankara4
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı4
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek4
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler5
- yeniden üretilse satın alınacak eski arabalar4
- türkiye6
- saba makamı ile okunan ezan4
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- wine me dine me2
- ilgi3
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
entry'ler (58)
sözlük ben aradım ahanda bunlar. para mı sonra canım lafı bile olmaz.
http://www.e-kardelen.com/kiz-msn-si.html
http://www.e-kardelen.com/kiz-msn-si.html
az önce gördüm moderasyon kendi için açılan bir başlıkta bile kahkaha atsam tavana yapışır kalırımvari bir yönlendirme yapmış, cidden bu yönlendirmeleri sistem kendi yapıyorsa beyni sulanmış olmalı. hadin gülelim o zaman.
öpücüğe susamış kızdır. ay pardon kimse öpmemiştir.
dilimiz gibi esnektir, kim nasıl anlarsa o şekilde sistem yürütür.
öyle sevgiliye can kurban, beni de dövsün! *
neticede sorun bir dili bilmek değil yarım yamalak öğrendiğin diline sahip çıkmaktır. bu bağlamda soruyorum hangi üniversiteli ana dilini gerektiği gibi konuşuyor?
bu konuya aslında başka bir açıdan yaklaşırsak ömrümüzün sonuna dek aynı şeyleri yaşamamış oluruz.
örneğin; bir türk vatandaşı yurt dışında bir eğitim almak için mecburen ingilizce yahut başka bir dili bilmek zorundadır, bu konuda her birimizi mutabıkız fakat aynı durum o ülkenin insanları bizim ülkemize geldiğinde neden farklı oluyor?, neden biz onlarla anlaşmak için yine onların dilini bilmemiz gerekiyor? işte burada yollarımız ayrılır.
bu konuyu bilimsel öğretiler yönünden de değerlendirmek, yanlışları bu boyutta düzeltmek gereklidir. ben veya sen yahut bir başkasının iyi derece ingilizce bilmesi değil sorun asıl sorun önce kendi diline sahip çıkmandır sonra tercih senindir.
bir başka sorunda kimse anasının karnından ingilizce bilerek çıkmıyor, ekonomik gücü çok yerinde olmayan ki bugün bir ingilizce kursunun tek kuru bilmem kaç bin ytl nin üzerindedir. buda türkiye şartlarında bir çocuğun ingilizce kursuna gitmesinin; babasının ve annesinin çalışması halinde yine neredeyse imkansızdır. burada suç yine yeniden devlete kalır o zaman ilk okuldan itibaren adam gibi dilini öğretebilen bir branş öğretmeni temin eder sorunda kökünden çözümlenir. bu ülkenin her şehrine bilmem kaç yüz tane müezzin atayacağına adam akıllı branş öğretmeni atar, yetiştirir. haftasonu, akşam, sabah öğretmenini evinde yatırmaz etüdle açığını kapatır.
bu konuya aslında başka bir açıdan yaklaşırsak ömrümüzün sonuna dek aynı şeyleri yaşamamış oluruz.
örneğin; bir türk vatandaşı yurt dışında bir eğitim almak için mecburen ingilizce yahut başka bir dili bilmek zorundadır, bu konuda her birimizi mutabıkız fakat aynı durum o ülkenin insanları bizim ülkemize geldiğinde neden farklı oluyor?, neden biz onlarla anlaşmak için yine onların dilini bilmemiz gerekiyor? işte burada yollarımız ayrılır.
bu konuyu bilimsel öğretiler yönünden de değerlendirmek, yanlışları bu boyutta düzeltmek gereklidir. ben veya sen yahut bir başkasının iyi derece ingilizce bilmesi değil sorun asıl sorun önce kendi diline sahip çıkmandır sonra tercih senindir.
bir başka sorunda kimse anasının karnından ingilizce bilerek çıkmıyor, ekonomik gücü çok yerinde olmayan ki bugün bir ingilizce kursunun tek kuru bilmem kaç bin ytl nin üzerindedir. buda türkiye şartlarında bir çocuğun ingilizce kursuna gitmesinin; babasının ve annesinin çalışması halinde yine neredeyse imkansızdır. burada suç yine yeniden devlete kalır o zaman ilk okuldan itibaren adam gibi dilini öğretebilen bir branş öğretmeni temin eder sorunda kökünden çözümlenir. bu ülkenin her şehrine bilmem kaç yüz tane müezzin atayacağına adam akıllı branş öğretmeni atar, yetiştirir. haftasonu, akşam, sabah öğretmenini evinde yatırmaz etüdle açığını kapatır.
istanbul tıp fakültesi yanında bulunan, dersten canı sıkılan öğrencilerinin istanbul tıp fakültesi bahçesine kız, erkek farketmez küçük bir tel örgü arasından kaçmaya çalıştıkları öğrencileri ile geleceğe umut vermeye çalışan lise. kaçan öğrencilerini eshefle kınıyorum..
son zamanlarda sözlük yazarlarının birbirlerine yapıştırmaya çalıştığı etiket. aslında anlam bakımından hoş olmasına ragmen sözlükte bir takım bünyeler tarafından ters algılanmakta.
adına çok sevindiğim yazar, çaylakmış *
pembe pembe anlamına gelen bişi.
yerine göre iyi ve kötü olan, kontrol edilemeyen his.
ilk okul kitaplarının vazgeçilmez ismi.
zor bulunan, bulunduğunda kaybedilmeyen sevgidir.
bir adet sözlük güzeli ile indi bindiyi öğrenmeye çalışan yazar. bunu da bilmiyorsa kendini gıdıklasın.
kimsenin intihar etmesine gerek yok, sözlüğü kapatın yazarlar kendiliğinden yok olur zaten.
kısa sürede ünlenmiş, ünü dolayısıyla yanınıa sıvıştığım, sözlüğü beraberce kalkındırmak istediğim nesildaşımdır, yakınlığım nesildaşlıktan öteye gitmemektedir.