bugün
- ekşi sözlük7
- fusya semsiyeli yabanci10
- türklerin zeka seviyesinin düşük olması4
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı8
- tai lungun semsiyeli olması5
- spor yapmayan erkek13
- true ben hazırım bu gece gel beni kaçır3
- şükür sebepleriniz4
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- büyüyünce ne olacaksın4
- atatürk ün namaz kılan heykelinin olmaması2
- manifest grubu4
- gocu8
- öldükten sonra hiçliğin olma ihtimali4
- oklavayla dövmek3
- pandela28
- kankanın dekoltesine bakmamak2
- demokratik kongo cumhuriyeti8
- ikinci dünya savaşı filmleri2
- tai lung20
- kürt memesi2
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- ibrahim eser2
- dünya kupasında favorilerin dökülmesi2
- mor semsiyelinin beyaz ve fusya semsiyeli olması2
- 6 köşeli yıldız4
- keyifli sözlükler2
- pandela'nın otizm olması4
- gocu abi3
- tai lung'un şkodası4
- vize vermiyorlar ühü ühü4
- babam hiç dövmezdi insanı11
- kongo2
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- kürtlerin atatürk ü3
- 2026 dünya kupası38
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- van barosu'nun rojin kabaiş dosyasından çekilmesi2
- fake hesap sevdiğine kıyar mı2
- buddy dude ile ip atlamak4
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- yeşil kuşak projesi2
- olası israil türkiye savaşı6
- herkesln direksiyonda telefonla oynaması3
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- cinsel başlık açanı sikeyim2
- bir erkeğin keko olduğunu gösteren detaylar2
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
entry'ler (351)
Uzun saç ve siyah gözlüklerin oluşturduğu bir karizma. içinde çok zeki bir çocuk taşıyan yan yana geldiğimde sadece pantolonunun kemerini görebildiğim yazar. Hafızamda atan alır spor olarak yaşayacak, nickine hayran olduğum yazar
Karanlık gecelerinin korkulu rüyası olduğum yazar. Verdiğim ayarlarla beş düşünüp bir konuşan, beni çok eğlendiren, samimiyeti ve güzel yüreğiyle beni etkileyen yazar
Asker yazar. Tanıştığımız anda bana ne gibi şeyler hissetti bilemiyorum ama hayatındaki önemli bir olayın sanal alem üzerinden de olsa gerçek olmasına vesile olduğum için çok mutlu olduğum yazar. *
ankara eşrafının en komik insanı.yüz yüze gelmesek de henüz, samimiyetinin farkında olduğum yegane insanlardan biri.*
Beşiktaş sahilinde oturup lafladığım ikinci insan.esprili, eğlenceli, eğlenceli olduğu kadar da içten, sevecen yakışıklı yazar.bayanlara duyurulur gözlerindeki ışığı yaptığı abdest esprisiyle hemen fark ettiğim, beni gülmekten öldüren yazar. iyi ki tanımışım dediğim yazarlardan.
Mavi gözün ve buğday tenin, insanın içini gösteren bir aynası olan yüzünde bu kadar güvenli ve bu kadar samimi durduğunu başka bir insanda göremeyeceğiniz yazar.*
ilk bakışta soğuk bulduğum ama tanıdıkça yüzünün güzelliği kadar güzel bir kalbe sahip olduğunu çok ama çok iyi anladığım yazar.yayınlarında olmaktan, onunla kısa da olsa vakit geçirip sohbet etmekten çok büyük haz aldığım yazar.iyi ki tanımışım dediğim yazar.
sürprizlerle devam eden yayın.hemen gelmenin gerektiği yayin. çok sey kaçirabilirsiniz.
intikam hırsıyla yapılabilecek, ancak * çift cinsiyetli olmayı gerektiren eylem.
nazım hikmet in 11 eylül 1961 de doğu berlin'de kaleme aldığı, yaşamını şiirimsi bir dille anlattığı metnidir.
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum Pırağ'dan Havana'ya
Lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de
961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır
partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim
951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü
sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın
içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söyledim
bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falıma baktırdığım oldu
yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasak
kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir.
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum Pırağ'dan Havana'ya
Lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de
961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır
partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim
951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü
sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın
içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söyledim
bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falıma baktırdığım oldu
yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasak
kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir.
darısı ankara'ya olsun dedirten olaydır.daha da olmazsa buharlaşıp ucacağızdır.
sıradaki parça şırnakta vatani görevini yapmakta olan tüm er ve erbaşlara gelsin.
yaratıcı beşiktaş taraftarının her yerde her şeye karşı olduğununun göstergesi pankarttır.
edit: barışarock 2006'da açılan pankarttır.
edit: barışarock 2006'da açılan pankarttır.
aşk bir vişne, ye ye kişne.
aşk bir sudur, iç iç kudur.
ibrahim tatlıses in deyimiyle detone olmak.