bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması6
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması13
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var4
- fiziği güzel sözlük kızları4
- fon vurgunu41
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı10
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- nervio adlı yazara uyarı14
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- kaslı sözlük erkekleri3
- izmirbeyfendisi5
- ulu sözlük camiasına duyuru4
- memeleri ile gündeme oturan yazar4
- fiziği kötü sözlük erkekleri3
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir3
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- kale3112 de olup true da olmayan ne var4
- götü en güzel manifestci3
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- from gold from dust10
- yemek yapmayı bilmeyen erkek5
- nohut köftesi6
- kale kardeşimizin objeleştirilmesi3
- kale'nin bicepsleri4
- sol framenin azgınlarla dolu olması2
- fatma betül sayan kaya10
- arkadaşlar3
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- kale3112 ile kız tavlamak2
- sergen yalçın9
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- özelden gelen saçma mesajlar12
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur13
- abur cuburu tamamen bırakmak3
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- sözlük yazarlarının seksi yaprakları2
- bicepsleri ile gündeme oturan yazar2
- boşalırken anıran erkek5
- clemence baptista16
- acı soslu süs domuzu7
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- kolye140
- tofasla 200 basma2
- kim bu erzincanlı9
sevdiği entry'ler
'Sana elveda diyemedim ki,sadece bu yakar içimi'
Arka Sokaklar'ın müziklerinden birinde vardı..Evet gerçekten en acısı da bu.Babamı ilkokuldayken kaybettim.
Annemle babam zaten ayrıydı.Babamın kendine hayrı yoktu ki anneme nafaka versin,abime bana para göndersin.işleri hiçbir zaman yolunda gitmedi.Boş duracak hali yok ya,sürekli farklı işleri deniyordu.En sonunda güvenlik görevlisi olarak istanbul'da iş buldu.Beşiktaş inönü stadında..Has beşiktaşlıdır kendisi,bende öyle.Şehirler de ayrılınca hiçten görüşemez olduk.Ayda bir bazen 2 ayda bir...Kendi için gitmedi yaban ellere eminim,kendine yeterdi her halükarda.Kimin için olacak,bizim için gitti tabii ki.
En son amcamın dükkanında sarıldık vedalaştık babamla,abim en azından otogara kadar onu uğurlamaya gitmişti.Bense amcamın yanında kalmıştım.Görünürden kaybolana kadar arkasından el sallamıştım sadece.Gidiş o gidiş,babamı son görüşüm oydu.Üstünden yaklaşık 1 ay geçti bu süre zarfında 1 yada en fazla 2 kez telefonla konuşmuşuzdur.Bir gün okuldan çıktım ve abimle beraber amcamın dükkanına gittik.Halam da orada çalışıyordu bizimle konuşmak istedi,çocuklar dedi,babanız hastalanmış,bursa'ya hastaneye kaldırılmış,göz yaşlarını tutamadı.Bizde üzüldük fakat babam daha öncede 2-3 defa ciddi ameliyatlar olmuş,yüzde 60-70 ölüm risklerini atlatmıştı.Bu yüzden 'babamızın öleceği' aklımızın ucundan bile geçmezdi.Eve döndük.Ertesi gün okuluma gittim,okul çıkışı 18 mart cuma,çanakkale-anma törenleri yapıldı daha sonra cuma namazını kıldım,ve koyuldum amcamın dükkanının yoluna...
Bu kez gittiğimde dükkan boştu,sizinkiler yan tarafta dediler.Gittim yan dükkana,eniştem vardı.Gel dedenlerin evine gidiyoruz dedi.Orda anlamışsındır zaten ne olduğunu,demeyin!Demeyin çünkü küçük bir çocuğun babasının öldüğünü aklının ucundan geçirmesi sandığınız kadar kolay değildir.Bindik eniştemin arabasına gittik dedemlerin evine,hiç bir şey getirmemiştim ki aklıma sadece öyle toplanıp sohbet edicektik dedemler de ne var ki.içeri girdik ve her taraf insan kaynıyor.Baş örtülü ablalar teyzeler.Ne işiniz vardı lan orada ne diye geldiniz ki siz?Baktım şöyle bir,işte o zaman bir şeyler donk etmeye başladı kafamda.Hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordum millete.Kadının biri gelip enişteme ' başınız sağolsun ' demez mi?Yutkundum..e-e-enişte? ?
dedim.yüz ifadesini de görünce anladım.tamam,tamam oğlum dedi şöyle bir ucundan sarıldı.Ben hemen koltuğa fırladım kafamı yastığa gömdüm ve ağlamaya başladım.Abim benden sonra öğrendi,onuda alıp eve geldiler.Abim ağlayarak içeri girdi,sarıldık..
Öyle işte,öğrenme faslı böyleydi.En zor kısımda bu zaten.Sonrası alışıyorsun...En çok üzüldüğüm iki şeyden biri,en başta da dediğim gibi bir elveda bile diyememem,Diğeri ise babamın tabutunu,sırtlanıp taşıyamamam ve tabutu mezara indirip son bir kez tabutuna dokunamamamdır.Ufacık çocuğum ne bileyim,cenaze namazı biter bitmez millet kapıp götürüverdi,benim akrabaların taa aq,niye unuttunuz ulan beni,oğluyum ben onun.Bende bir akrabanın arabasına biniverip gittim işte peşlerinden.Çok şükür ki bir kürek toprak atabildik onu attırdılar.Bunlar önemli şeyler öyle demeyin,son görev ve veda vakti.Beni bunlardan mahrum bırakan tüm akraba ve yakınlarıma hala kırgın ve kızgınımdır.Dedem evladını,halalarım ve amcalarım kardeşini kaybetmişti.Onlar içinde zordur elbet,fakat babasını kaybedip 'hep eksik' ve 'boynu bükük' kalan çocuklar kadar olduğunu sanmıyorum.
işin komik yanı ya,babam öldükten sonra maddi açıdan babamın bize verdiği destekten daha çoğunu,yetim maaşı denen sosyal yardımı aldık.Abime de bana da birer maaş.'Kör olasıca para' kazanmak için gitmişti babam.Daha çok kör olasıca paramız olmuştu,her ay yatan maaşımız.Ama diyorum ya işte kör olasıca..Milyarlar verseler ne ki,baban olmadıktan sonra.
Bende durumlar böyle,biraz rahatlamış olduk konuyu açan arkadaşa teşekkürler..
Arka Sokaklar'ın müziklerinden birinde vardı..Evet gerçekten en acısı da bu.Babamı ilkokuldayken kaybettim.
Annemle babam zaten ayrıydı.Babamın kendine hayrı yoktu ki anneme nafaka versin,abime bana para göndersin.işleri hiçbir zaman yolunda gitmedi.Boş duracak hali yok ya,sürekli farklı işleri deniyordu.En sonunda güvenlik görevlisi olarak istanbul'da iş buldu.Beşiktaş inönü stadında..Has beşiktaşlıdır kendisi,bende öyle.Şehirler de ayrılınca hiçten görüşemez olduk.Ayda bir bazen 2 ayda bir...Kendi için gitmedi yaban ellere eminim,kendine yeterdi her halükarda.Kimin için olacak,bizim için gitti tabii ki.
En son amcamın dükkanında sarıldık vedalaştık babamla,abim en azından otogara kadar onu uğurlamaya gitmişti.Bense amcamın yanında kalmıştım.Görünürden kaybolana kadar arkasından el sallamıştım sadece.Gidiş o gidiş,babamı son görüşüm oydu.Üstünden yaklaşık 1 ay geçti bu süre zarfında 1 yada en fazla 2 kez telefonla konuşmuşuzdur.Bir gün okuldan çıktım ve abimle beraber amcamın dükkanına gittik.Halam da orada çalışıyordu bizimle konuşmak istedi,çocuklar dedi,babanız hastalanmış,bursa'ya hastaneye kaldırılmış,göz yaşlarını tutamadı.Bizde üzüldük fakat babam daha öncede 2-3 defa ciddi ameliyatlar olmuş,yüzde 60-70 ölüm risklerini atlatmıştı.Bu yüzden 'babamızın öleceği' aklımızın ucundan bile geçmezdi.Eve döndük.Ertesi gün okuluma gittim,okul çıkışı 18 mart cuma,çanakkale-anma törenleri yapıldı daha sonra cuma namazını kıldım,ve koyuldum amcamın dükkanının yoluna...
Bu kez gittiğimde dükkan boştu,sizinkiler yan tarafta dediler.Gittim yan dükkana,eniştem vardı.Gel dedenlerin evine gidiyoruz dedi.Orda anlamışsındır zaten ne olduğunu,demeyin!Demeyin çünkü küçük bir çocuğun babasının öldüğünü aklının ucundan geçirmesi sandığınız kadar kolay değildir.Bindik eniştemin arabasına gittik dedemlerin evine,hiç bir şey getirmemiştim ki aklıma sadece öyle toplanıp sohbet edicektik dedemler de ne var ki.içeri girdik ve her taraf insan kaynıyor.Baş örtülü ablalar teyzeler.Ne işiniz vardı lan orada ne diye geldiniz ki siz?Baktım şöyle bir,işte o zaman bir şeyler donk etmeye başladı kafamda.Hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordum millete.Kadının biri gelip enişteme ' başınız sağolsun ' demez mi?Yutkundum..e-e-enişte? ?
dedim.yüz ifadesini de görünce anladım.tamam,tamam oğlum dedi şöyle bir ucundan sarıldı.Ben hemen koltuğa fırladım kafamı yastığa gömdüm ve ağlamaya başladım.Abim benden sonra öğrendi,onuda alıp eve geldiler.Abim ağlayarak içeri girdi,sarıldık..
Öyle işte,öğrenme faslı böyleydi.En zor kısımda bu zaten.Sonrası alışıyorsun...En çok üzüldüğüm iki şeyden biri,en başta da dediğim gibi bir elveda bile diyememem,Diğeri ise babamın tabutunu,sırtlanıp taşıyamamam ve tabutu mezara indirip son bir kez tabutuna dokunamamamdır.Ufacık çocuğum ne bileyim,cenaze namazı biter bitmez millet kapıp götürüverdi,benim akrabaların taa aq,niye unuttunuz ulan beni,oğluyum ben onun.Bende bir akrabanın arabasına biniverip gittim işte peşlerinden.Çok şükür ki bir kürek toprak atabildik onu attırdılar.Bunlar önemli şeyler öyle demeyin,son görev ve veda vakti.Beni bunlardan mahrum bırakan tüm akraba ve yakınlarıma hala kırgın ve kızgınımdır.Dedem evladını,halalarım ve amcalarım kardeşini kaybetmişti.Onlar içinde zordur elbet,fakat babasını kaybedip 'hep eksik' ve 'boynu bükük' kalan çocuklar kadar olduğunu sanmıyorum.
işin komik yanı ya,babam öldükten sonra maddi açıdan babamın bize verdiği destekten daha çoğunu,yetim maaşı denen sosyal yardımı aldık.Abime de bana da birer maaş.'Kör olasıca para' kazanmak için gitmişti babam.Daha çok kör olasıca paramız olmuştu,her ay yatan maaşımız.Ama diyorum ya işte kör olasıca..Milyarlar verseler ne ki,baban olmadıktan sonra.
Bende durumlar böyle,biraz rahatlamış olduk konuyu açan arkadaşa teşekkürler..