bugün
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı14
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak9
- sözlükteki kardeşlik ortamı7
- çelik tencere3
- kedi kavgası arasında kalmak4
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- kendine bir not bırak4
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı31
- ağzıyla içemeyen insan3
- çocuklara verilen farklı isimler9
- delileri sevmeli miyiz3
- bakırköy de otelde çıkan yangın4
- tai lung50
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması5
- paris saint germain5
- gününüz nasıl geçiyor2
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı2
- zorunlu eğitim11
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- güne bir şarkı bırak4
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- gabriel sara3
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- galatasaray12
- enayimiknatisii21
- sarapci koala55
- büyü yapan sözlük yazarları10
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- salça yapan sözlük kızı10
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- dünyayı kimler yönetiyor6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- arkadaşlar bir şey dicem7
- s'i l v'e r m'i s t29
- sözlükte cin var mı6
sevdiği entry'ler
'Sana elveda diyemedim ki,sadece bu yakar içimi'
Arka Sokaklar'ın müziklerinden birinde vardı..Evet gerçekten en acısı da bu.Babamı ilkokuldayken kaybettim.
Annemle babam zaten ayrıydı.Babamın kendine hayrı yoktu ki anneme nafaka versin,abime bana para göndersin.işleri hiçbir zaman yolunda gitmedi.Boş duracak hali yok ya,sürekli farklı işleri deniyordu.En sonunda güvenlik görevlisi olarak istanbul'da iş buldu.Beşiktaş inönü stadında..Has beşiktaşlıdır kendisi,bende öyle.Şehirler de ayrılınca hiçten görüşemez olduk.Ayda bir bazen 2 ayda bir...Kendi için gitmedi yaban ellere eminim,kendine yeterdi her halükarda.Kimin için olacak,bizim için gitti tabii ki.
En son amcamın dükkanında sarıldık vedalaştık babamla,abim en azından otogara kadar onu uğurlamaya gitmişti.Bense amcamın yanında kalmıştım.Görünürden kaybolana kadar arkasından el sallamıştım sadece.Gidiş o gidiş,babamı son görüşüm oydu.Üstünden yaklaşık 1 ay geçti bu süre zarfında 1 yada en fazla 2 kez telefonla konuşmuşuzdur.Bir gün okuldan çıktım ve abimle beraber amcamın dükkanına gittik.Halam da orada çalışıyordu bizimle konuşmak istedi,çocuklar dedi,babanız hastalanmış,bursa'ya hastaneye kaldırılmış,göz yaşlarını tutamadı.Bizde üzüldük fakat babam daha öncede 2-3 defa ciddi ameliyatlar olmuş,yüzde 60-70 ölüm risklerini atlatmıştı.Bu yüzden 'babamızın öleceği' aklımızın ucundan bile geçmezdi.Eve döndük.Ertesi gün okuluma gittim,okul çıkışı 18 mart cuma,çanakkale-anma törenleri yapıldı daha sonra cuma namazını kıldım,ve koyuldum amcamın dükkanının yoluna...
Bu kez gittiğimde dükkan boştu,sizinkiler yan tarafta dediler.Gittim yan dükkana,eniştem vardı.Gel dedenlerin evine gidiyoruz dedi.Orda anlamışsındır zaten ne olduğunu,demeyin!Demeyin çünkü küçük bir çocuğun babasının öldüğünü aklının ucundan geçirmesi sandığınız kadar kolay değildir.Bindik eniştemin arabasına gittik dedemlerin evine,hiç bir şey getirmemiştim ki aklıma sadece öyle toplanıp sohbet edicektik dedemler de ne var ki.içeri girdik ve her taraf insan kaynıyor.Baş örtülü ablalar teyzeler.Ne işiniz vardı lan orada ne diye geldiniz ki siz?Baktım şöyle bir,işte o zaman bir şeyler donk etmeye başladı kafamda.Hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordum millete.Kadının biri gelip enişteme ' başınız sağolsun ' demez mi?Yutkundum..e-e-enişte? ?
dedim.yüz ifadesini de görünce anladım.tamam,tamam oğlum dedi şöyle bir ucundan sarıldı.Ben hemen koltuğa fırladım kafamı yastığa gömdüm ve ağlamaya başladım.Abim benden sonra öğrendi,onuda alıp eve geldiler.Abim ağlayarak içeri girdi,sarıldık..
Öyle işte,öğrenme faslı böyleydi.En zor kısımda bu zaten.Sonrası alışıyorsun...En çok üzüldüğüm iki şeyden biri,en başta da dediğim gibi bir elveda bile diyememem,Diğeri ise babamın tabutunu,sırtlanıp taşıyamamam ve tabutu mezara indirip son bir kez tabutuna dokunamamamdır.Ufacık çocuğum ne bileyim,cenaze namazı biter bitmez millet kapıp götürüverdi,benim akrabaların taa aq,niye unuttunuz ulan beni,oğluyum ben onun.Bende bir akrabanın arabasına biniverip gittim işte peşlerinden.Çok şükür ki bir kürek toprak atabildik onu attırdılar.Bunlar önemli şeyler öyle demeyin,son görev ve veda vakti.Beni bunlardan mahrum bırakan tüm akraba ve yakınlarıma hala kırgın ve kızgınımdır.Dedem evladını,halalarım ve amcalarım kardeşini kaybetmişti.Onlar içinde zordur elbet,fakat babasını kaybedip 'hep eksik' ve 'boynu bükük' kalan çocuklar kadar olduğunu sanmıyorum.
işin komik yanı ya,babam öldükten sonra maddi açıdan babamın bize verdiği destekten daha çoğunu,yetim maaşı denen sosyal yardımı aldık.Abime de bana da birer maaş.'Kör olasıca para' kazanmak için gitmişti babam.Daha çok kör olasıca paramız olmuştu,her ay yatan maaşımız.Ama diyorum ya işte kör olasıca..Milyarlar verseler ne ki,baban olmadıktan sonra.
Bende durumlar böyle,biraz rahatlamış olduk konuyu açan arkadaşa teşekkürler..
Arka Sokaklar'ın müziklerinden birinde vardı..Evet gerçekten en acısı da bu.Babamı ilkokuldayken kaybettim.
Annemle babam zaten ayrıydı.Babamın kendine hayrı yoktu ki anneme nafaka versin,abime bana para göndersin.işleri hiçbir zaman yolunda gitmedi.Boş duracak hali yok ya,sürekli farklı işleri deniyordu.En sonunda güvenlik görevlisi olarak istanbul'da iş buldu.Beşiktaş inönü stadında..Has beşiktaşlıdır kendisi,bende öyle.Şehirler de ayrılınca hiçten görüşemez olduk.Ayda bir bazen 2 ayda bir...Kendi için gitmedi yaban ellere eminim,kendine yeterdi her halükarda.Kimin için olacak,bizim için gitti tabii ki.
En son amcamın dükkanında sarıldık vedalaştık babamla,abim en azından otogara kadar onu uğurlamaya gitmişti.Bense amcamın yanında kalmıştım.Görünürden kaybolana kadar arkasından el sallamıştım sadece.Gidiş o gidiş,babamı son görüşüm oydu.Üstünden yaklaşık 1 ay geçti bu süre zarfında 1 yada en fazla 2 kez telefonla konuşmuşuzdur.Bir gün okuldan çıktım ve abimle beraber amcamın dükkanına gittik.Halam da orada çalışıyordu bizimle konuşmak istedi,çocuklar dedi,babanız hastalanmış,bursa'ya hastaneye kaldırılmış,göz yaşlarını tutamadı.Bizde üzüldük fakat babam daha öncede 2-3 defa ciddi ameliyatlar olmuş,yüzde 60-70 ölüm risklerini atlatmıştı.Bu yüzden 'babamızın öleceği' aklımızın ucundan bile geçmezdi.Eve döndük.Ertesi gün okuluma gittim,okul çıkışı 18 mart cuma,çanakkale-anma törenleri yapıldı daha sonra cuma namazını kıldım,ve koyuldum amcamın dükkanının yoluna...
Bu kez gittiğimde dükkan boştu,sizinkiler yan tarafta dediler.Gittim yan dükkana,eniştem vardı.Gel dedenlerin evine gidiyoruz dedi.Orda anlamışsındır zaten ne olduğunu,demeyin!Demeyin çünkü küçük bir çocuğun babasının öldüğünü aklının ucundan geçirmesi sandığınız kadar kolay değildir.Bindik eniştemin arabasına gittik dedemlerin evine,hiç bir şey getirmemiştim ki aklıma sadece öyle toplanıp sohbet edicektik dedemler de ne var ki.içeri girdik ve her taraf insan kaynıyor.Baş örtülü ablalar teyzeler.Ne işiniz vardı lan orada ne diye geldiniz ki siz?Baktım şöyle bir,işte o zaman bir şeyler donk etmeye başladı kafamda.Hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordum millete.Kadının biri gelip enişteme ' başınız sağolsun ' demez mi?Yutkundum..e-e-enişte? ?
dedim.yüz ifadesini de görünce anladım.tamam,tamam oğlum dedi şöyle bir ucundan sarıldı.Ben hemen koltuğa fırladım kafamı yastığa gömdüm ve ağlamaya başladım.Abim benden sonra öğrendi,onuda alıp eve geldiler.Abim ağlayarak içeri girdi,sarıldık..
Öyle işte,öğrenme faslı böyleydi.En zor kısımda bu zaten.Sonrası alışıyorsun...En çok üzüldüğüm iki şeyden biri,en başta da dediğim gibi bir elveda bile diyememem,Diğeri ise babamın tabutunu,sırtlanıp taşıyamamam ve tabutu mezara indirip son bir kez tabutuna dokunamamamdır.Ufacık çocuğum ne bileyim,cenaze namazı biter bitmez millet kapıp götürüverdi,benim akrabaların taa aq,niye unuttunuz ulan beni,oğluyum ben onun.Bende bir akrabanın arabasına biniverip gittim işte peşlerinden.Çok şükür ki bir kürek toprak atabildik onu attırdılar.Bunlar önemli şeyler öyle demeyin,son görev ve veda vakti.Beni bunlardan mahrum bırakan tüm akraba ve yakınlarıma hala kırgın ve kızgınımdır.Dedem evladını,halalarım ve amcalarım kardeşini kaybetmişti.Onlar içinde zordur elbet,fakat babasını kaybedip 'hep eksik' ve 'boynu bükük' kalan çocuklar kadar olduğunu sanmıyorum.
işin komik yanı ya,babam öldükten sonra maddi açıdan babamın bize verdiği destekten daha çoğunu,yetim maaşı denen sosyal yardımı aldık.Abime de bana da birer maaş.'Kör olasıca para' kazanmak için gitmişti babam.Daha çok kör olasıca paramız olmuştu,her ay yatan maaşımız.Ama diyorum ya işte kör olasıca..Milyarlar verseler ne ki,baban olmadıktan sonra.
Bende durumlar böyle,biraz rahatlamış olduk konuyu açan arkadaşa teşekkürler..