bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- yazlıkçı teyzeler4
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak14
- nasıl bir kadınla evlenilmeli8
- ispanyolca seviyesini bir cümle ile belli etmek3
- dünyanın sonu5
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi7
- uysaljakoben24
- mafyaya özenmek3
- ezdirmem sana kendimi2
- murat soner3
- masumiyet körlüğü5
- gece yıldızları izlemek5
- sözlüğe yeni gelmiş numarası yapan eski yazar4
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- sahte yatırım çetesine dev operasyon2
- kendini dinlemek5
- istanbul'un en dik yokuşları2
- evlilik masrafları17
- katatespizartmasi9
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- kadınların aradığı erkek modeli11
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- özgür özel mallığı6
- milli takım'ın venezuela maçı hazırlığı2
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- nikol paşinyan'ın seçim videoları2
- mokv geldi mi8
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf6
- penis deliğinden içeri giren kene10
- bebe aspirin in tadını çok ama çok özlemek2
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- ıssız adaya düşmek3
- pokemon crystal2
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- soul calibur2
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- sizleri seviyorum çiçeklerim6
- göt deliği yalatmak11
- leonard cohen2
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- gül gibi kız olma kriterleri9
- michael jackson's moonwalker2
- en gey özelliğiniz10
- rümeysa eker6
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba22
- arda güler5
sevdiği entry'ler
'Sana elveda diyemedim ki,sadece bu yakar içimi'
Arka Sokaklar'ın müziklerinden birinde vardı..Evet gerçekten en acısı da bu.Babamı ilkokuldayken kaybettim.
Annemle babam zaten ayrıydı.Babamın kendine hayrı yoktu ki anneme nafaka versin,abime bana para göndersin.işleri hiçbir zaman yolunda gitmedi.Boş duracak hali yok ya,sürekli farklı işleri deniyordu.En sonunda güvenlik görevlisi olarak istanbul'da iş buldu.Beşiktaş inönü stadında..Has beşiktaşlıdır kendisi,bende öyle.Şehirler de ayrılınca hiçten görüşemez olduk.Ayda bir bazen 2 ayda bir...Kendi için gitmedi yaban ellere eminim,kendine yeterdi her halükarda.Kimin için olacak,bizim için gitti tabii ki.
En son amcamın dükkanında sarıldık vedalaştık babamla,abim en azından otogara kadar onu uğurlamaya gitmişti.Bense amcamın yanında kalmıştım.Görünürden kaybolana kadar arkasından el sallamıştım sadece.Gidiş o gidiş,babamı son görüşüm oydu.Üstünden yaklaşık 1 ay geçti bu süre zarfında 1 yada en fazla 2 kez telefonla konuşmuşuzdur.Bir gün okuldan çıktım ve abimle beraber amcamın dükkanına gittik.Halam da orada çalışıyordu bizimle konuşmak istedi,çocuklar dedi,babanız hastalanmış,bursa'ya hastaneye kaldırılmış,göz yaşlarını tutamadı.Bizde üzüldük fakat babam daha öncede 2-3 defa ciddi ameliyatlar olmuş,yüzde 60-70 ölüm risklerini atlatmıştı.Bu yüzden 'babamızın öleceği' aklımızın ucundan bile geçmezdi.Eve döndük.Ertesi gün okuluma gittim,okul çıkışı 18 mart cuma,çanakkale-anma törenleri yapıldı daha sonra cuma namazını kıldım,ve koyuldum amcamın dükkanının yoluna...
Bu kez gittiğimde dükkan boştu,sizinkiler yan tarafta dediler.Gittim yan dükkana,eniştem vardı.Gel dedenlerin evine gidiyoruz dedi.Orda anlamışsındır zaten ne olduğunu,demeyin!Demeyin çünkü küçük bir çocuğun babasının öldüğünü aklının ucundan geçirmesi sandığınız kadar kolay değildir.Bindik eniştemin arabasına gittik dedemlerin evine,hiç bir şey getirmemiştim ki aklıma sadece öyle toplanıp sohbet edicektik dedemler de ne var ki.içeri girdik ve her taraf insan kaynıyor.Baş örtülü ablalar teyzeler.Ne işiniz vardı lan orada ne diye geldiniz ki siz?Baktım şöyle bir,işte o zaman bir şeyler donk etmeye başladı kafamda.Hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordum millete.Kadının biri gelip enişteme ' başınız sağolsun ' demez mi?Yutkundum..e-e-enişte? ?
dedim.yüz ifadesini de görünce anladım.tamam,tamam oğlum dedi şöyle bir ucundan sarıldı.Ben hemen koltuğa fırladım kafamı yastığa gömdüm ve ağlamaya başladım.Abim benden sonra öğrendi,onuda alıp eve geldiler.Abim ağlayarak içeri girdi,sarıldık..
Öyle işte,öğrenme faslı böyleydi.En zor kısımda bu zaten.Sonrası alışıyorsun...En çok üzüldüğüm iki şeyden biri,en başta da dediğim gibi bir elveda bile diyememem,Diğeri ise babamın tabutunu,sırtlanıp taşıyamamam ve tabutu mezara indirip son bir kez tabutuna dokunamamamdır.Ufacık çocuğum ne bileyim,cenaze namazı biter bitmez millet kapıp götürüverdi,benim akrabaların taa aq,niye unuttunuz ulan beni,oğluyum ben onun.Bende bir akrabanın arabasına biniverip gittim işte peşlerinden.Çok şükür ki bir kürek toprak atabildik onu attırdılar.Bunlar önemli şeyler öyle demeyin,son görev ve veda vakti.Beni bunlardan mahrum bırakan tüm akraba ve yakınlarıma hala kırgın ve kızgınımdır.Dedem evladını,halalarım ve amcalarım kardeşini kaybetmişti.Onlar içinde zordur elbet,fakat babasını kaybedip 'hep eksik' ve 'boynu bükük' kalan çocuklar kadar olduğunu sanmıyorum.
işin komik yanı ya,babam öldükten sonra maddi açıdan babamın bize verdiği destekten daha çoğunu,yetim maaşı denen sosyal yardımı aldık.Abime de bana da birer maaş.'Kör olasıca para' kazanmak için gitmişti babam.Daha çok kör olasıca paramız olmuştu,her ay yatan maaşımız.Ama diyorum ya işte kör olasıca..Milyarlar verseler ne ki,baban olmadıktan sonra.
Bende durumlar böyle,biraz rahatlamış olduk konuyu açan arkadaşa teşekkürler..
Arka Sokaklar'ın müziklerinden birinde vardı..Evet gerçekten en acısı da bu.Babamı ilkokuldayken kaybettim.
Annemle babam zaten ayrıydı.Babamın kendine hayrı yoktu ki anneme nafaka versin,abime bana para göndersin.işleri hiçbir zaman yolunda gitmedi.Boş duracak hali yok ya,sürekli farklı işleri deniyordu.En sonunda güvenlik görevlisi olarak istanbul'da iş buldu.Beşiktaş inönü stadında..Has beşiktaşlıdır kendisi,bende öyle.Şehirler de ayrılınca hiçten görüşemez olduk.Ayda bir bazen 2 ayda bir...Kendi için gitmedi yaban ellere eminim,kendine yeterdi her halükarda.Kimin için olacak,bizim için gitti tabii ki.
En son amcamın dükkanında sarıldık vedalaştık babamla,abim en azından otogara kadar onu uğurlamaya gitmişti.Bense amcamın yanında kalmıştım.Görünürden kaybolana kadar arkasından el sallamıştım sadece.Gidiş o gidiş,babamı son görüşüm oydu.Üstünden yaklaşık 1 ay geçti bu süre zarfında 1 yada en fazla 2 kez telefonla konuşmuşuzdur.Bir gün okuldan çıktım ve abimle beraber amcamın dükkanına gittik.Halam da orada çalışıyordu bizimle konuşmak istedi,çocuklar dedi,babanız hastalanmış,bursa'ya hastaneye kaldırılmış,göz yaşlarını tutamadı.Bizde üzüldük fakat babam daha öncede 2-3 defa ciddi ameliyatlar olmuş,yüzde 60-70 ölüm risklerini atlatmıştı.Bu yüzden 'babamızın öleceği' aklımızın ucundan bile geçmezdi.Eve döndük.Ertesi gün okuluma gittim,okul çıkışı 18 mart cuma,çanakkale-anma törenleri yapıldı daha sonra cuma namazını kıldım,ve koyuldum amcamın dükkanının yoluna...
Bu kez gittiğimde dükkan boştu,sizinkiler yan tarafta dediler.Gittim yan dükkana,eniştem vardı.Gel dedenlerin evine gidiyoruz dedi.Orda anlamışsındır zaten ne olduğunu,demeyin!Demeyin çünkü küçük bir çocuğun babasının öldüğünü aklının ucundan geçirmesi sandığınız kadar kolay değildir.Bindik eniştemin arabasına gittik dedemlerin evine,hiç bir şey getirmemiştim ki aklıma sadece öyle toplanıp sohbet edicektik dedemler de ne var ki.içeri girdik ve her taraf insan kaynıyor.Baş örtülü ablalar teyzeler.Ne işiniz vardı lan orada ne diye geldiniz ki siz?Baktım şöyle bir,işte o zaman bir şeyler donk etmeye başladı kafamda.Hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordum millete.Kadının biri gelip enişteme ' başınız sağolsun ' demez mi?Yutkundum..e-e-enişte? ?
dedim.yüz ifadesini de görünce anladım.tamam,tamam oğlum dedi şöyle bir ucundan sarıldı.Ben hemen koltuğa fırladım kafamı yastığa gömdüm ve ağlamaya başladım.Abim benden sonra öğrendi,onuda alıp eve geldiler.Abim ağlayarak içeri girdi,sarıldık..
Öyle işte,öğrenme faslı böyleydi.En zor kısımda bu zaten.Sonrası alışıyorsun...En çok üzüldüğüm iki şeyden biri,en başta da dediğim gibi bir elveda bile diyememem,Diğeri ise babamın tabutunu,sırtlanıp taşıyamamam ve tabutu mezara indirip son bir kez tabutuna dokunamamamdır.Ufacık çocuğum ne bileyim,cenaze namazı biter bitmez millet kapıp götürüverdi,benim akrabaların taa aq,niye unuttunuz ulan beni,oğluyum ben onun.Bende bir akrabanın arabasına biniverip gittim işte peşlerinden.Çok şükür ki bir kürek toprak atabildik onu attırdılar.Bunlar önemli şeyler öyle demeyin,son görev ve veda vakti.Beni bunlardan mahrum bırakan tüm akraba ve yakınlarıma hala kırgın ve kızgınımdır.Dedem evladını,halalarım ve amcalarım kardeşini kaybetmişti.Onlar içinde zordur elbet,fakat babasını kaybedip 'hep eksik' ve 'boynu bükük' kalan çocuklar kadar olduğunu sanmıyorum.
işin komik yanı ya,babam öldükten sonra maddi açıdan babamın bize verdiği destekten daha çoğunu,yetim maaşı denen sosyal yardımı aldık.Abime de bana da birer maaş.'Kör olasıca para' kazanmak için gitmişti babam.Daha çok kör olasıca paramız olmuştu,her ay yatan maaşımız.Ama diyorum ya işte kör olasıca..Milyarlar verseler ne ki,baban olmadıktan sonra.
Bende durumlar böyle,biraz rahatlamış olduk konuyu açan arkadaşa teşekkürler..
