bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat15
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması5
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler6
- butlancıların birbirine girmesi5
- nervio14
- devran dönecek8
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- din silah para2
- tai gay3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- alevi kızların alev alev yanması11
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken6
- garip başlıklar5
- ülke gündemini umursamamak6
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- idam cezasının geri gelmesi6
- aslan gibi adam7
- kılıçdaroğlu alevi değil etnik bölücüdür2
- victor osimhen17
- murat 1312
- yeni parti7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak3
- shell2
- lan ın ingilizcesi4
- cumartesi pazarı4
- gs yine yanak okşatacak mı2
- ayakkabıları ters giymek4
- bakırköy4
- sözlükteki galatasaraylılar7
- okan buruk11
- ahmet baran yazgan8
- kemal kılıçdaroğlu4
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- biranın üstüne rakı içmek6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- kuşbaşılı pide3
entry'ler (577)
mavi : yurtdışı (özellikle doğu blok ülkeleri) ve yurtiçinde var olan en prestijli türk markasıdır.
lcw : operasyonel olarak kusursuz bir kurum olması, ihtiyaçlara çok hızlı cevap veren; pazar alışkanlığını avmlere taşıyan türkiye'nin lider tekstil firması.
lcw : operasyonel olarak kusursuz bir kurum olması, ihtiyaçlara çok hızlı cevap veren; pazar alışkanlığını avmlere taşıyan türkiye'nin lider tekstil firması.
inanılmaz bir tespit.
yıllar yılı kafamı kurcalayan ama bir türlü çözüme ulaştıramadığım paradoksun basit çözümü.
yıllar yılı kafamı kurcalayan ama bir türlü çözüme ulaştıramadığım paradoksun basit çözümü.
fight club tarzı film önerileri başlığıyla alanında çığır açtığını bir kez daha bize gösteren nicelik.
123.. ulan neydi. dur bi dk 1234 hmm. heh 1231 ok. bunu kullanabilirsiniz.
acaip dinlerdir.
mesela,
Druidler
Paflikyanlar
Tapınak Şövalyeleri
Ezoterizm
Yahudi Tasavvufu
Kabbala
Dürziler
Hurufilik
Anadolu'da Babailik
mesela,
Druidler
Paflikyanlar
Tapınak Şövalyeleri
Ezoterizm
Yahudi Tasavvufu
Kabbala
Dürziler
Hurufilik
Anadolu'da Babailik
eksi oy alamamak entrysi ile ulaşılabilecek mastar.
homofobik insanların eşcinsel insanlar karşısında söylediği ırkçı söz.
içten içe üzen hadise olmakla beraber inatla almaya çalışacağın eylem.
geçen gün bild gazetesini okurken karşıma çıkan önerme.
hangisinin daha desirable olduğunu merak ettiğim meslek türü.
ortamlarda yapılması çok hoş olmayan eylem.
inanılmayacak kadar çok olan insanlardır.
Ezoterizm, asıl gerçeklerin yalnızca anlayabilecek yetenek ve bilgide olanlara bildirilebileceği görüşü üzerine temellenen bir öğreti sistemidir. Genel olarak, Arapça ve Eski Türkçe' de "Batiniyye", Fransızca' da "Esotérisme" ve ingilizce' de "Esoterism" ya da "Esotericism" karşılığıdır. Bu sözcügün Türkçe' de yeni kullanılan karsılığı "içrekçilik" tir.
Ezoterizm, asıl gerçeklerin yalnızca anlayabilecek yetenek ve bilgide olanlara bildirilebileceği görüşü üzerine temellenen bir öğreti sistemidir. Genel olarak, Arapça ve Eski Türkçe' de "Batiniyye", Fransızca' da "Esotérisme" ve ingilizce' de "Esoterism" ya da "Esotericism" karşılığıdır. Bu sözcügün Türkçe' de yeni kullanılan karsılığı "içrekçilik" tir.
lakin istanbul'lu olmamak gibi bir paradoksu betimleyen menşei belirteci.
"dostum bu piliçler dude restaurant'ta bir harika" olarak aldığım yemeksepeti.com edvörtoriıl mail.
hosteslerin rahat çalışmasını sağlayacak üniforma.
ne güzel olurdu değil mi? bak heyecanlandım yazamıyorum.
ne güzel olurdu değil mi? bak heyecanlandım yazamıyorum.
sene 2007.
En yakın arkadaşlarımdan birinin kız arkadaşının doğum günü. Ne yapılacak ne edilecek diye mekan ararken en sonunda "karaoke bar a gidelim hahaah çok eğlenceli olur" diyen bir güzelliğin sözünü dinledik. (kızın dediklerini dinleyen yoktu aramızda kıza bakmaktan o ara bayrampaşa imparator bilardo salonunda kutlayalım deseydi hepimiz ok derdik)
Aradan 2 gün geçer ve doğum günü gelir. Olağanca kuğl bir insan olduğum için mekana her zaman yaptığım taktik olan "geç gelmek" ile teşrif etmeyi düşünüyorum. Hayatımda hiç karaoke bara gitmemişim ortamın dinamikleri hakkında tek bir bilgim yok.
içeri girilir. Uzun bir masa, bayan populasyonunun erkek populasyonuna oranı baya fazla... (3 e 1 kanka sen okurken şeyaptın orada şeyapma) Herkese selam falan insanlarla tanışma, alkol tüketimi derken 1 saat geçer ve karaoke event i başlar. Kızlar saçma sapan justin timberlake ne bileyim enrique işte madonna şarkılarıyla boy gösterirken, erkekler metallica, slayer ve megadeth performanslarıyla olağanca "sert" tavırlarını göstermektedir.
Kuğl insan ben, millete güler ama hiçbir şekilde karaoke olayına girmez onun yerine yanımda duran zenci ve türk kızla muhabbeti koyulaştırmaktadır.* (zenci ve türk evet) Kafaların çok ama çok iyi olmasıyla beraber nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde kendimi sahnede elimde mikrofonla bulmam ve salakça etrafa gülümesemem kafamda şimşekleri çaktırmıştır.
Şarkının bile ne olduğunu bilmiyorken sözlerin aktığı ekrana bakar ve "la bamba" şarkısının latin ezgilerine kendime kaptırıp kıvrak figurler sergilemem işin dibe vuracağının sinyaliydi aslında. Şarkı başlar ve sözleri takip etmek yerine "ananın ..ında lamba ne lambası gaz lambası , ebenin ..ında bomba ne bombası el bombası" seslenişlerim bütün bardaki insanların bana bakmasına neden olur.
Bunun üzerine mikrofonu atıp, koşarak dışarı çıkmaya çalışırken de ayağım takılıp merdivenlerden yuvarlanmam aynı ana tekabul eder.
Kısacası bu yaşanmışlıktan sonra karaoke barlara karşı bir fobim oluşmuştur.
tanım: içki şişede durduğu gibi söylemiyor.
En yakın arkadaşlarımdan birinin kız arkadaşının doğum günü. Ne yapılacak ne edilecek diye mekan ararken en sonunda "karaoke bar a gidelim hahaah çok eğlenceli olur" diyen bir güzelliğin sözünü dinledik. (kızın dediklerini dinleyen yoktu aramızda kıza bakmaktan o ara bayrampaşa imparator bilardo salonunda kutlayalım deseydi hepimiz ok derdik)
Aradan 2 gün geçer ve doğum günü gelir. Olağanca kuğl bir insan olduğum için mekana her zaman yaptığım taktik olan "geç gelmek" ile teşrif etmeyi düşünüyorum. Hayatımda hiç karaoke bara gitmemişim ortamın dinamikleri hakkında tek bir bilgim yok.
içeri girilir. Uzun bir masa, bayan populasyonunun erkek populasyonuna oranı baya fazla... (3 e 1 kanka sen okurken şeyaptın orada şeyapma) Herkese selam falan insanlarla tanışma, alkol tüketimi derken 1 saat geçer ve karaoke event i başlar. Kızlar saçma sapan justin timberlake ne bileyim enrique işte madonna şarkılarıyla boy gösterirken, erkekler metallica, slayer ve megadeth performanslarıyla olağanca "sert" tavırlarını göstermektedir.
Kuğl insan ben, millete güler ama hiçbir şekilde karaoke olayına girmez onun yerine yanımda duran zenci ve türk kızla muhabbeti koyulaştırmaktadır.* (zenci ve türk evet) Kafaların çok ama çok iyi olmasıyla beraber nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde kendimi sahnede elimde mikrofonla bulmam ve salakça etrafa gülümesemem kafamda şimşekleri çaktırmıştır.
Şarkının bile ne olduğunu bilmiyorken sözlerin aktığı ekrana bakar ve "la bamba" şarkısının latin ezgilerine kendime kaptırıp kıvrak figurler sergilemem işin dibe vuracağının sinyaliydi aslında. Şarkı başlar ve sözleri takip etmek yerine "ananın ..ında lamba ne lambası gaz lambası , ebenin ..ında bomba ne bombası el bombası" seslenişlerim bütün bardaki insanların bana bakmasına neden olur.
Bunun üzerine mikrofonu atıp, koşarak dışarı çıkmaya çalışırken de ayağım takılıp merdivenlerden yuvarlanmam aynı ana tekabul eder.
Kısacası bu yaşanmışlıktan sonra karaoke barlara karşı bir fobim oluşmuştur.
tanım: içki şişede durduğu gibi söylemiyor.