bugün
- etnik köken18
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler12
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- en iyi çizgi filmler9
- evde kalmış 30 yaşında kız16
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam3
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- karton toplayan çocuk5
- dünyadaki en kolay meslek7
- sözlük kürdü2
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava4
- karıya gitmek2
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar5
- sözlükteki zengin yazarlar9
- zengin olmak3
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- omnitrixe sahip olmak3
- hangi yazara aşıksınız6
- moralinizi bozmak istemem ama yarın pazartesi2
- flörtte algoritma ve cesaret katsayısı2
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- sözlükte kim kime yürüyor5
- amedspor22
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- müzik haram mıdır7
- bir bela geliyor6
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- fenerbahçe16
- robert greene2
- anın görüntüsü26
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- from gold from dust9
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- ermenisiz kafkasya4
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- inönü'nün devlet başkanlığına daha uygun olması2
- hareket edebilen canlılar2
- asgari ücret4
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- polatlı2
- çare ismail kartal4
sevdiği entry'ler
Bir misilleme harekatidir ancak risklidir. Zira Resmin içeriğine göre sıkıntı oluşabilir.
O yuzden illa da büyük resmi görücem diye hırs yapmayın. Akışına bırakın.
O yuzden illa da büyük resmi görücem diye hırs yapmayın. Akışına bırakın.
gelin size Süveyş Kanalı nın önemini ve her ne kadar tarih kitaplarımızda yazmasa da oraya neden 2 kez saldırdığımızı anlatayım...
neden gerekli bilgi olduğunu anlayacaksınız...
bundan 7 sene önce falan somali de türk gemileriyle alakalı baya bir haber vardı, hatırlar mısınız? Türk tankerleri Somalili korsanlarla başa çıkamayınca, çareyi Kızıldeniz'e, yani Süveyş Kanalı yoluna hiç girmemekte, "Afrika'nın boynuzunu dolanmak" zorunda kalmışlardı. Fakat bu durumda yol 25 gün daha uzuyor ve maliyet de artıyordu tabii... Öte yandan, tehlikeli yolu seçsen, bu sefer de navlun ve sigorta masrafı artacak. Korsanların eline geçersen ödeyeceğin fidye de cabası olacaktı.
Süveyş Kanalı bunun için açılmıştır, ingiltere bu nedenle kanalı elinde tutmaya aşırı önem verdi... Cemal Abdünnasır kanalı millileştirince bunun için ingiltere ve Fransa utanmadan oraya çıkartma, daha doğrusu indirme yapmaya kalktılar ve başta Amerikan başkanı Eisenhover olmak üzere bütün dünyanın tepkisiyle karşılaştılar... Hem de yenildiler ve kös kös geri döndüler. Yıl 1956...
Biz de bu kanala iki kere saldırdık! 1915 ve 1916 yıllarında. Okullarımızda öğretilmez. Çünkü Atatürk bu seferlere katılmamıştır.
Niçin saldırdık? Kanalı ele geçirip Hint Okyanusu'na gemi mi salacaktık?
Hayır, dostumuz ve müttefikimiz Almanya öyle buyurmuştu.
Amaç, ingiliz kuvvetlerini, özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda birliklerini oraya bağlamak, batı cephesine takviye göndermelerini önlemekti. Batı cephesinde daha az Alman askeri ölsün diye doğu cephesinde daha çok Türk askeri ölmeliydi! (Bunu hiç düşünmüş müydü enver ne dersiniz?)
Saldırdık, söktüremedik. Ertesi yıl bir daha saldırdık, bir daha geri çekildik. ilkinde komutan Cemal Paşa... ikincisinde doğrudan bir Alman subayının emrindeydik, Kress von Kressenstein...
ilk ne zaman saldırdık? 14 Ocak 1915... Kanala hangi gün vardık? 3 Şubat... Ne zaman geri çekildik? 15 Şubat...
Buna karşılık ingiliz ve Fransız donanmaları Çanakkale'ye ne zaman saldırdılar? 19 Şubat... Karaya ne zaman asker çıkardılar? Onu bilirsiniz, 18 Mart... Caddesi bile var.
Eee? Demek ki hain emperyalistler Çanakkale'ye "durduk yerde" saldırmamışlar. Bir şeye "karşılık" vermişler. ilk kurşunu sen atmışsın.
Sen "Alman gazına" gelip Mısır'a çullanınca oraları kurtaracak, geri alacak kahraman oluyorsun, onlar bize yanıt verince bizi parçalamak isteyen alçaklar...
Demek ki Çanakkale muharebelerinin de kurtuluş savaşımızla uzaktan yakından hiçbir ilgisi yokmuş! (ikisinin arasında tam beş sene vardır insaf...)
Çanakkale'de bakın ne oldu?
Komutan Liman von Sanders (Atatürk'ün, daha doğrusu Yarbay Mustafa Kemal Bey'in komutanıydı, evet maalesef), ingiliz birliklerinin karaya çıkmalarına izin verdi! Amaç gene onları "bağlamak", batı cephesinin yükünü mümkün olduğunca hafifletmekti. Onları oyalayacak ve bu arada ölecek Türk askeri nasıl olsa elde çoktu...
Atatürk'ün çarpışmalar sırasında Liman von Sanders'e nasıl kızdığını, onunla nasıl kavga ettiğini, memleketi kumara yatıran, ham hayaller uğruna Türk kanını sakınmayan Enver ve "şakşakçılarına" nasıl köpürdüğünü bilirsiniz.
bunu yazıyorum çünkü ortamda feci halde "rusya ile anlaşıldı, idlib'e giriyoruz, birleşik devletlerin koy götüne" gibi bir hava var da, geçmiş tekerrürden ibarettir diyerek bir hatırlatma yapayım dedim...
neden gerekli bilgi olduğunu anlayacaksınız...
bundan 7 sene önce falan somali de türk gemileriyle alakalı baya bir haber vardı, hatırlar mısınız? Türk tankerleri Somalili korsanlarla başa çıkamayınca, çareyi Kızıldeniz'e, yani Süveyş Kanalı yoluna hiç girmemekte, "Afrika'nın boynuzunu dolanmak" zorunda kalmışlardı. Fakat bu durumda yol 25 gün daha uzuyor ve maliyet de artıyordu tabii... Öte yandan, tehlikeli yolu seçsen, bu sefer de navlun ve sigorta masrafı artacak. Korsanların eline geçersen ödeyeceğin fidye de cabası olacaktı.
Süveyş Kanalı bunun için açılmıştır, ingiltere bu nedenle kanalı elinde tutmaya aşırı önem verdi... Cemal Abdünnasır kanalı millileştirince bunun için ingiltere ve Fransa utanmadan oraya çıkartma, daha doğrusu indirme yapmaya kalktılar ve başta Amerikan başkanı Eisenhover olmak üzere bütün dünyanın tepkisiyle karşılaştılar... Hem de yenildiler ve kös kös geri döndüler. Yıl 1956...
Biz de bu kanala iki kere saldırdık! 1915 ve 1916 yıllarında. Okullarımızda öğretilmez. Çünkü Atatürk bu seferlere katılmamıştır.
Niçin saldırdık? Kanalı ele geçirip Hint Okyanusu'na gemi mi salacaktık?
Hayır, dostumuz ve müttefikimiz Almanya öyle buyurmuştu.
Amaç, ingiliz kuvvetlerini, özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda birliklerini oraya bağlamak, batı cephesine takviye göndermelerini önlemekti. Batı cephesinde daha az Alman askeri ölsün diye doğu cephesinde daha çok Türk askeri ölmeliydi! (Bunu hiç düşünmüş müydü enver ne dersiniz?)
Saldırdık, söktüremedik. Ertesi yıl bir daha saldırdık, bir daha geri çekildik. ilkinde komutan Cemal Paşa... ikincisinde doğrudan bir Alman subayının emrindeydik, Kress von Kressenstein...
ilk ne zaman saldırdık? 14 Ocak 1915... Kanala hangi gün vardık? 3 Şubat... Ne zaman geri çekildik? 15 Şubat...
Buna karşılık ingiliz ve Fransız donanmaları Çanakkale'ye ne zaman saldırdılar? 19 Şubat... Karaya ne zaman asker çıkardılar? Onu bilirsiniz, 18 Mart... Caddesi bile var.
Eee? Demek ki hain emperyalistler Çanakkale'ye "durduk yerde" saldırmamışlar. Bir şeye "karşılık" vermişler. ilk kurşunu sen atmışsın.
Sen "Alman gazına" gelip Mısır'a çullanınca oraları kurtaracak, geri alacak kahraman oluyorsun, onlar bize yanıt verince bizi parçalamak isteyen alçaklar...
Demek ki Çanakkale muharebelerinin de kurtuluş savaşımızla uzaktan yakından hiçbir ilgisi yokmuş! (ikisinin arasında tam beş sene vardır insaf...)
Çanakkale'de bakın ne oldu?
Komutan Liman von Sanders (Atatürk'ün, daha doğrusu Yarbay Mustafa Kemal Bey'in komutanıydı, evet maalesef), ingiliz birliklerinin karaya çıkmalarına izin verdi! Amaç gene onları "bağlamak", batı cephesinin yükünü mümkün olduğunca hafifletmekti. Onları oyalayacak ve bu arada ölecek Türk askeri nasıl olsa elde çoktu...
Atatürk'ün çarpışmalar sırasında Liman von Sanders'e nasıl kızdığını, onunla nasıl kavga ettiğini, memleketi kumara yatıran, ham hayaller uğruna Türk kanını sakınmayan Enver ve "şakşakçılarına" nasıl köpürdüğünü bilirsiniz.
bunu yazıyorum çünkü ortamda feci halde "rusya ile anlaşıldı, idlib'e giriyoruz, birleşik devletlerin koy götüne" gibi bir hava var da, geçmiş tekerrürden ibarettir diyerek bir hatırlatma yapayım dedim...