bugün
- komşuya kahveye gitmek7
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak10
- yağmurcu neden akpli8
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- erdal beşikçioğlu15
- nervio hamferdi10
- kızlar naber6
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi3
- sinem dedetaş10
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- bacanak3
- borsa4
- yanlış ata oynamak3
- mod geldi mod geldi2
- ateizm3
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- smallville'deki konuk oyuncular6
- çay içen kız13
- arıların biraz mallaşmış olması4
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- galatasaray10
- isana3
- iş hayatı4
- en son gelen mesaj2
- günün şarkısı2
- ali vefa10
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- yazıp yazıp silmek2
- bir şeyler söyle5
- anın fotoğrafı14
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- en tehlikeli insan tipleri3
- uludağ sözlük çeteleri9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- doruklara sevdalanmak2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- en boktan on yıl7
- oralet içen erkek5
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- yunanistan29
- çaya şeker atan erkek5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
entry'ler (6)
spor yaptığım dönemde, gayet güzel beslenerek aç kalmadan 2 ayda 10 kilo vermiş birisi olarak bizzat kendi tecrübelerimden yola çıkarak bir iki kelam edeyim.
öncelikle günde 2 öğün yemek yiyip şişmeden masadan kalkmama fikrinden vazgeçmek gerekiyor. yemek yeme olayını gün içerisinde 5-6 öğüne yayarak mideyi küçültmek önemli.
madde madde yazayım, daha anlaşılır olacağını düşünüyorum.
- uyku düzeni önemli.
- ekmeği hiçbir öğünde tüketmedim, tamamen bıraktım.
- ilk 1 ayda şekeri neredeyse tamamen kestim. "neredeyse" deme nedenim; sabah öğününde yediğim lifalifin içine bir çay kaşığı bal atmam, saat 19:00'dan sonra çok fazlaya kaçmadan yeteri kadar meyve tüketmem ve saat 17:00'de yediğim günün son ana öğününde bir kutu cola zero tüketmemdir.
- gün içerisinde fazlasıyla yürüdüm. eskişehir gibi kışların çok soğuk olduğu bir şehirde öğrenci olmama rağmen tramwaya 4-5 durak öteden biniyordum, o aradaki mesafede yürüyordum.
- bol bol su tükettim. yaptığım her yürüyüşte elimde muhakkak bir pet şişe su oluyordu ve dibi görüyordum.
- diyet yaptığım dönemde spor da yapıyordum ve mide egzersizlerine özen gösteriyordum. spor yapmıyor olsanız da yukarıda saydığım maddelerin sizde vereceği sonuçlarda çok önemli bir fark olacağını düşünmediğimi belirtmeden geçmemem gerekiyor. belki benzer sonuçları siz daha uzun sürede alırsınız, eksisi bu olur.
- gün içerisinde çok fazla yürüdüğüm ve spor da yaptığım için makarna, pilav gibi yemeklerden günde 2-3 porsiyon yediğimi ekleyeyim.
ayrıca şekerli yiyecekleri çok seven biri olmama rağmen şekerden belirli bir süre uzak durabildikten bir süre sonra gerçekten canımın da çekmediğini farkettim, diyet esnasında en çok şaşırdığım şey bu oldu. yani "diyet bitse ve şeker verseler almaz mısın" deselerdi "almam" derdim o derece.
özetle; bol bol hareket edin, bol bol su tüketin, hamur işiyle, kızartmayla ve şekerle aranıza mesafe koyun. açlığa yenik düşeceğiniz anlarda dahi gözünüzün açlığını değil, karnınızın açlığını dikkate alın. yavaş yavaş yiyin.
diyete bakış açınız her şeyden uzak durmak ve aç gezmek değil; daha sağlıklı şeylerle daha kolay doymak olsun. diyet 1-2 ay vücudu terbiye edecek bir disiplin değil, vücuda yaşamın genelinde iyi davranma halidir. her şeyden uzak durmak değil, zararları olanları mümkün olduğu kadar mideye az alabilme durumudur.
bu işte profesyonel olmadan size şöyle şöyle yapın diyemem. sonuçta bunlar her ne kadar genel bilgiler olsa da insandan insana farkedebileceği için sizi yönlendirmekten ziyade kendi uyguladığım metodları paylaşmam daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. çünkü bu konularda uzman olan insanlar karşısına her çıkan insana aynı diyeti vermiyor, bünyeden bünyeye çok şey fark edebiliyor. birisinde çok olumlu sonuçlar veren yöntemler bir başkasında olumsuz ve zararlı sonuçlar verebilir.
yine uzun bir yazı oldu ama siz siz olun yapamam diyerek kendinizi soyutlamayın.
bol afiyetler.
öncelikle günde 2 öğün yemek yiyip şişmeden masadan kalkmama fikrinden vazgeçmek gerekiyor. yemek yeme olayını gün içerisinde 5-6 öğüne yayarak mideyi küçültmek önemli.
madde madde yazayım, daha anlaşılır olacağını düşünüyorum.
- uyku düzeni önemli.
- ekmeği hiçbir öğünde tüketmedim, tamamen bıraktım.
- ilk 1 ayda şekeri neredeyse tamamen kestim. "neredeyse" deme nedenim; sabah öğününde yediğim lifalifin içine bir çay kaşığı bal atmam, saat 19:00'dan sonra çok fazlaya kaçmadan yeteri kadar meyve tüketmem ve saat 17:00'de yediğim günün son ana öğününde bir kutu cola zero tüketmemdir.
- gün içerisinde fazlasıyla yürüdüm. eskişehir gibi kışların çok soğuk olduğu bir şehirde öğrenci olmama rağmen tramwaya 4-5 durak öteden biniyordum, o aradaki mesafede yürüyordum.
- bol bol su tükettim. yaptığım her yürüyüşte elimde muhakkak bir pet şişe su oluyordu ve dibi görüyordum.
- diyet yaptığım dönemde spor da yapıyordum ve mide egzersizlerine özen gösteriyordum. spor yapmıyor olsanız da yukarıda saydığım maddelerin sizde vereceği sonuçlarda çok önemli bir fark olacağını düşünmediğimi belirtmeden geçmemem gerekiyor. belki benzer sonuçları siz daha uzun sürede alırsınız, eksisi bu olur.
- gün içerisinde çok fazla yürüdüğüm ve spor da yaptığım için makarna, pilav gibi yemeklerden günde 2-3 porsiyon yediğimi ekleyeyim.
ayrıca şekerli yiyecekleri çok seven biri olmama rağmen şekerden belirli bir süre uzak durabildikten bir süre sonra gerçekten canımın da çekmediğini farkettim, diyet esnasında en çok şaşırdığım şey bu oldu. yani "diyet bitse ve şeker verseler almaz mısın" deselerdi "almam" derdim o derece.
özetle; bol bol hareket edin, bol bol su tüketin, hamur işiyle, kızartmayla ve şekerle aranıza mesafe koyun. açlığa yenik düşeceğiniz anlarda dahi gözünüzün açlığını değil, karnınızın açlığını dikkate alın. yavaş yavaş yiyin.
diyete bakış açınız her şeyden uzak durmak ve aç gezmek değil; daha sağlıklı şeylerle daha kolay doymak olsun. diyet 1-2 ay vücudu terbiye edecek bir disiplin değil, vücuda yaşamın genelinde iyi davranma halidir. her şeyden uzak durmak değil, zararları olanları mümkün olduğu kadar mideye az alabilme durumudur.
bu işte profesyonel olmadan size şöyle şöyle yapın diyemem. sonuçta bunlar her ne kadar genel bilgiler olsa da insandan insana farkedebileceği için sizi yönlendirmekten ziyade kendi uyguladığım metodları paylaşmam daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. çünkü bu konularda uzman olan insanlar karşısına her çıkan insana aynı diyeti vermiyor, bünyeden bünyeye çok şey fark edebiliyor. birisinde çok olumlu sonuçlar veren yöntemler bir başkasında olumsuz ve zararlı sonuçlar verebilir.
yine uzun bir yazı oldu ama siz siz olun yapamam diyerek kendinizi soyutlamayın.
bol afiyetler.
isveç'in güneyinde bulunan, baltık denizi kıyısına kurulu şehir.
1666 yılında isveç kralı charles x gustav tarafından "karl'ın limanı" anlamına gelen karlshamn adıyla onurlandırılmıştır.
kentte, baltık denizi kıyılarında bir kent kalesi yer almaktadır. gelişmiş sanayi dallarına sahip olan şehir, günümüzde 18.000'den fazla bir nüfusa sahiptir.
alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/karlshamn
1666 yılında isveç kralı charles x gustav tarafından "karl'ın limanı" anlamına gelen karlshamn adıyla onurlandırılmıştır.
kentte, baltık denizi kıyılarında bir kent kalesi yer almaktadır. gelişmiş sanayi dallarına sahip olan şehir, günümüzde 18.000'den fazla bir nüfusa sahiptir.
alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/karlshamn
kendisini herkesten çok seven insan tarafından izlenildiğinden bihaber olduğu andır.
her kış sıvası dökülen bir duvara uygulanan badananın aşkıyla aynı yoğunluktaki aşktır.
kraldan çok kralcı zihniyete sahip şahısların yönettiği medyadır. yarın öbürgün hükümet değiştiğinde sıradaki liderin açıklarını unutacaklardır. şahsi değil makamsal bir takıntıdır.