bugün
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası29
- gina carano11
- katatespizartmasi15
- yorgun mermi8
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- kılıçdar'ın chp'nin oyunu yükselttiği yalanı5
- diamond bosphoruss denen yazar3
- g35
- anın görüntüsü20
- intikam almanın çok keyifli olması2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- chp'lilerin gene kılıçdaroğlu'na oy verme ihtimali6
- baba olmak istemeyen erkek3
- sözlüğün kırbacı5
- koç holdinge kayyum atanırsa olacaklar3
- türkiye'nin mavi vatan hazırlığı3
- libido yükselten şeyler4
- 7 haziran 2026 fenerbahçe başkanlık seçimleri2
- futbol9
- sokak düğünlerinin geleneksel özellikleri3
- bu son entry2
- ona bir şey söyle15
- türkiye17
- uysaljakoben32
- fenerbahçe8
- en son ne yediniz10
- kene vs ktç6
- ateist görünce korkan dinci5
- bir ulu yazarına sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlamak2
- kiralar2
- arnavutluk2
- anne olmak istemeyen kadın2
- venezuela3
- hakan çalhanoğlu4
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı11
- havaların ısınmasıyla çok fena azmak7
- birini özlememek için yapılan şey3
- chatgpt4
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- pilates3
- avrupa birliği2
- manifest3
- toplum içinde sözlüğe girmekten utanmak6
- sende kalmış2
- arkadaşlar bakar mısınız bi5
- genç yaşta ölen ünlüler9
- komşu semra teyze vs ben4
- devlet aklı7
- rahmi koç'un anlattığı kürt kadın fıkrası3
- god of war laufey4
entry'ler (154)
Umberto Eco - Baudolino. mümkünse Ingilizce versiyonunun okuyun; çevirisinin kötü olduğu ile ilgili duyumlar aldım.
maaşın 4 bin tl'ye çıkınca heyecandan "lan insanlar ne düşünüyor acaba" diye burada başlık açtıktan sonra hayal kırıklığı yaşamak.
geç farketmiş olmaktan dolayı üzüldüğüm dizilerden biri. başrolünde Ricky Gervais oynuyor. Abd versiyonuna göre kötü olanlar kötü, aptal olanlar aptal kalıyor. en hoşuma giden şeylerden biri de bu. alice harikalar diyarında gibi bir durum söz konusu değil. kötüyse kötü; o kadar. ülkemde de böyle özgürce mizah yapılabilmesini çok isterdim.
beyin olmadan yazı yazılıp başlık açılabildiğine göre; içli köfte yapmadan da gayet güzel kadın olunabilir gibi geldi bana.
hiçbir külfetin altına girmeden yaşamak tatlı geliyor insana. ödenecek yüzbinlerce liralık borç; okul masrafları ve geleceği için para biriktirmek zorunda olduğun bir çocuğun olmadan yaşamak. türkiye standartlarının bir hayli dışında ancak sanıyorum ki oldukça konforlu bir hayat. bu dediğim nakit olarak ev alabilecek parası olanlar için geçerli değil sanırım.
edit: çocuğum da evim de yok.
edit: çocuğum da evim de yok.
ilimden irfandan uzak, fazla duygusal dostlar kendilerini %100 "arap" "türk" "bilmem ne" zannediyor. gerçek şu ki dünya'da hiç kimse %100 bir kökenden gelmiyor. gen haritası çıkarıldığında herkesin içinde biraz da olsa herkesten var. tabii bunlar biyolojik olarak doğru. duygusal olarak %100 hissedebilirsin.
her millet biraz şeydir. ancak araplarda tavır olarak "din bize indi" tavrından dolayı gereksiz fazla ve altı boş bir ego var.
pisliğin halk ile bir alakası yoktur. bunu böyle söylemek ırkçılıktır. bir metrobüse binip derin derin nefes al bakayım düşüncelerinde ne gibi değişiklikler olacak.
bu sözü söyleyen ve inanan insanlara Falih rıfkı atay'ın "zeytindağı" kitabını okumalarını tavsiye ederim. o dönemki "arap" halkının zor zamanımızda neler yaptıklarını net bir şekilde görebilirsiniz. o günkü araplardan yola çıkıp bütün bir milleti kötülemek de asla doğru değil ancak hemen herkese "canım kardeşim, müslüman kardeşim" gibi sarılmak da asla doğru değil.
"bunları kim ciddiye alıyor acaba?" diye düşünmeme neden olan harekettir.
gerizekalı dediğin "sözelciler" genelde fikirleriyle insanlığın seyrini değiştirir sen de arta kalanları hesaplarsın.
Kendisi, yokluktan ve sefaletten, çürümüş bir devletten, bütün zorluklara rağmen modern devlet kurup gelecek nesillerin atası ve babası olmuş bir öksüzdür. Öyle emek vermeden çakma eğitimler ile göz boyayanlarla, diploması olmayanlarla karşılaştırmak; sadece ona değil eğitim kurumuna hakaret olur. kendisi halen almanca, ingilizce okuyup anlayabilen ayrıca ana dili gibi fransızca konuşabilen tek cumhurbaşkanımızdır. onun kendisinden sonra gelenlere attığı fark 100 yıldır kapanamadı kapanacak gibi de durmuyor.
belki de yapacak daha iyi bir şeyimiz yoktur.
- kimseyi tanıdık diye haketmediği yerlere getirmeyen,
- emeği ile kazanmadığı beş kuruşu boğazından geçirmeyen,
- herkese ve her fikre saygı duyan,
- işe giderken devletin arabasını özel işlerde doğru olmaz diye kendi arabasını kullanan,
- kimseyi hakir görmeyen,
- kendini okuyup geliştiren,
- at gözlüğü takmayan,
- dünyayı ve vatanını en çok da barışı seven,
- devrimci ve dinamik olan,
- koltuk sevdalısı olmayan
herkes atatürk'çüdür. bahsettiğin kişileri bunun bir yerlerine sığdırabilirsen amenna. zira etraf koltuğu için fikrilerini satıp, koltuğa göre fikir değiştiren idealsiz, omurgasız insanlarla dolu.
- emeği ile kazanmadığı beş kuruşu boğazından geçirmeyen,
- herkese ve her fikre saygı duyan,
- işe giderken devletin arabasını özel işlerde doğru olmaz diye kendi arabasını kullanan,
- kimseyi hakir görmeyen,
- kendini okuyup geliştiren,
- at gözlüğü takmayan,
- dünyayı ve vatanını en çok da barışı seven,
- devrimci ve dinamik olan,
- koltuk sevdalısı olmayan
herkes atatürk'çüdür. bahsettiğin kişileri bunun bir yerlerine sığdırabilirsen amenna. zira etraf koltuğu için fikrilerini satıp, koltuğa göre fikir değiştiren idealsiz, omurgasız insanlarla dolu.
"böyle şeylerin konuşulması ne güzel" demek güzel demektir; geçmişte konuşulmuyordu da şimdi konuşuluyor demek değildir. sittin sene sözlükteymiş ne anlatıyorsun? Okuduğunu anla, sonra yaz.
kilo vermek balık tutmak gibidir. hedefin ne kadar büyük olursa balığı çekmek de o kadar zor olacaktır. büyük balığı çekmeye çalışırken misinayı çok gergin tutup sürekli asılıp aşırı zorlarsan misina bir yerde kopar ve balığı alamazsın. o yüzden biraz çekip hafif salmak ama hep gergin bırakıp balığı yormak önemlidir. diyet ve spor yaparken mantıklı ve gerçekçi hedefler koyup arada kendinizi şımartıp rahatlacak molalar vermeniz sporu ve diyeti daha sürdürülebilir hale getirecektir.
böyle konuların özgürce konuşulabilmesi için ne güzel. kabul etmek şart da değil; ancak sırf fikrini söylüyor ve senin fikrine uymuyor diye "bağcılar'da ikamet eden birey" gibi salakça cümlelerle hem orada yaşayan insanları hem de fikrini söyleyenleri küçümsemek kimsenin haddine değil.
dükkandan kovulan bir elemanın intikamı olsa gerek...
