bugün

entry'ler (2)

türkiye nin artık bölünmesi gerekliliği

Başlığı açan arkadaşın görüşlerinin birçoğuna katılıyorum, ancak:

Bugün Türkiye de büyük bir Adaletsizlik ve Hukuksuzluk dönemi yaşanıyor. Büyük haksızlıklarla insanlar işlerinden atılıyor, hapse konuluyor, aç bırakılıyor.
Fakat, yarın bu iktidar seçimi kaybetse de hile-hurda yaparak veya seçimi erteleyip, yahut yine terörü azdırıp kazanacak gözüküyor. Ancak eninde sonunda gidecek. Umarım kötü şeyler yaşanmadan GiDERLER ve ülke normalleşir, ancak ne böyle normal bir gidiş gözüküyor, nede gitme ihtimali yakın tarihte gözükmüyor.

ANCAK, YARIN NORMALLEŞME OLUNCA diyelim BU (Cumhuriyet tarihinin en büyük mağduriyetleri) SORUNU DA HALLEDiLiR. Fakat KÜRT SORUNU
nasıl halledilecek?

Traihe bakınca diyorum ki, biz yani Türkiye Toplumu özünde Türk Milleti bir gün YANLIŞ-KÖTÜ bişeyler yaşamadan Adaletin, eşitliğin ve Barışın kıymetini anlamayacak mıyız? içimizdeki en büyük etnik topluluğun insani ve demokratik haklarını vererek, sorunu çözemeyecek miyiz?
Yarın insanlar şapkasını önüne koyar ve Barış için masaya oturur peki o zaman bu KÜRT Sorunu halledilebilir mi?

Tarihi tecrübelerimiz gösteriyor ki, biz Toplum ve Devlet olarak bu meseleleri çözemiyoruz.! Zira, dün Osmanlı zamanında Balkanlarda Sırplara, Bulgarlara verdiğimiz Özerklik hep bağımsızlıkla sonuçlandı.Ancak biz hiçbir Müslüman Topluluğa, etnik halka Özerklik ve yerel haklar falan vermedik.!

Yani bugünkü meseleler yine halledilir fakat KÜRT SORUNUNU bu Devlet ve Toplum felsefesi çözemez. Nasıl Ortadoğuda problemlerin ana problemi FiLiSTiN Sorunu ise Türkiyede ana Problem KÜRT sorunudur.Israrla özellikle sağda Milliyetçi duruşlu olanlar ve Ülkücüler..solda ise ULUSALCILAR bu soruna ''Terör sorunu'' dese de buna ancak dilleri inanır, kalpleri inanmaz yada gerçeğin üstünü örtemezler. Fakat, bu sorunu (içinde azınlık olup, kaynaşan Çerkes, Gürcü,Boşnak,Arnavut vd. unsurlar ile) TÜRK HALKI-TOPLUMU değil bizzat DEVLET bilhassa Derin Devlet doğurdu bugüne getirdi, ancak bugün bunca yaşananlardan sonra birlikte yaşam kültürü zayıfladı. Dün Osmanlıda bir şehirde hem Ermeni ve Rumlarla hemde farklı Müslüman unsurlarla kıyafet, dil, din zenginliği içinde Barış içinde yaşayan bizler bugün artık farklı bir sese tahammül edemiyoruz. Bugünkü yükselen ancak yapay ırkçılıktan öte anlam taşımayan ve iktidar-MHP başta olmak üzere Muhalefette ise Mr.Perinçek liderliğinde Ulusalcıların fişeklediği ancak CHP-iYi Partininde dolaylı destek olduğu suni Türk Milliyetçiliği sorunun çözümünde engeldir.

Atatürkçüler kızabilir ama Dün nasıl MÜBADELE YANLIŞSA, yani RUMLARI ANADOLUDAN GÖNDERMEKLE hiçte iyi yapmadık, Milli-Ulusal Devlet kurmak adına TOPLUM ZENGiNLiĞi ve GAYRi MÜSLiMLERLE BiRARADA YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ kaybettik, aynı şekilde 1915'de TEHCiRLE ERMENiLERi GÖNDERMEK ve karşılıklı birbirimize SOYKIRIM DERECESiNDE BÜYÜK KATLiAMLAR YAPTIYSAK..Çoğu Doğu Anadoluda ki bir kısım isyancı Ermeniye karşılık izmirden, Samsundan, Konyadan, Diyarbakırdan velhasıl Anadoludan suçsuz Ermenileri atmakla yine zenginlik ve hoşgörümüzü yitirdiysek, ''Ne Mutlu türküm'' politikası da YANLIŞTI, ters tepti, Üst kimlik oluşturma adına zorla bir Dili, kültürü inkar etmek, IRKÇI bir yaklaşım ortaya koydu ve iflas etti. Yani, sayısı az olan ve HiÇBiR TC. iLiNDE sayıca ÜSTÜN OLMAYAN Lazlar, Boşankalar, Gürcüler, Arnavutlar, Çerkes ve Abhaz Toplulukları bu kimliği çoğunluk içinde eriyerek kabul ettiler ancak birbirine komşu 16 Vilayette üstün olan yoğun KÜRT-ZAZA nüfusu kabul etmedi.

1925-30'lar da Kürt isyancılara karşılık binlerce Kürt sivilin öldürülmesi, 1937-38 Dersimde 300 isyancıya karşılık resmi rakamlarla öldürülen 13 bin SiViL Yaşlı, Kadın, çocuk Alevi Zaza-Kürt ve nihayet Diyarbakır Cezaevi olayları, 90'larda OHAL ile G. Doğuda faili meçhulle JiTEM ve Ö. Harekat vs. ile öldürülen binlerce Sivil kürt insan vs. ile Kürtlerin DEVLETTEN SOĞUMASI hatta bir kısmının düşman olup dağa çıkması..

Askerin 1500 köyü boşaltıp Defolun demesi ile bir anda istanbul, izmir, Bursa, ADANA ve MERSiNE dolan yüzbinlerce KÜRT Sivil ahali ve bnların varoşlarda suça bulaşması, gayri resmi çeteleşme ile büyük şehrilerde birçok iş kolunu yada bölgeyi ele geçirmesi, mesela belli hatlarda DOLMUŞÇULUK, PAZARCILIK, iNŞAATÇILIK ve TEKSTiL ile Akdeniz, Egede birçok sahili gasbetmeLEri gibi..ve hükümetlerin bunlara siyasi RANT ile Kürt siyasilerin göz yumması..bu SOSYAL BARIŞI bitirdi, Kürtlerle araya nefret soktu. Ancak geçen 25 zamanda bir atkım entegre olmak ve Bugün Suriyelilerin gelmesi bunları unutturdu. iNSANLARIN Çoğu bu kendielri ile alakası olmayan sırf devletin YANLIŞ Güvenlik politikalarının sonucu doğan bu pis yanlışlığın sonuçlarından dolayı gelişen durumdan sorumlu olmasalar da Kürtlerin içinde çok iyi insanlar olsa da dağdan-taştan ve mezraadan gelmiş bu yığınların haliyle çoğunun kaba-saba hallerinden, birine bişey desen on kişinin toplaşmasından, Devlete olan düşmanlıklarını halktan çıkarmaya kalkışmalarından ve bize göre sert olan (zaten ayrı ETNiK Halk olduğunu iSPAT EDEN) yapılarından bıktılar. Hatta sanatçıların çoğunun halleri; misal ESKiDEN BERi başta ibrahim TATLiSES olmak üzere kaba saba mafyavari davranışları, kural tanımayan açıktan hayvanca karı kız ayakları, hızla zenginleşmesi (elbette ona yapılan silahlı yaralamayı asla tasvip etmiyorum) ve bazı Kürt işadamlarının şaibeli hızlı yükselişi..Akdeniz ve Egede Otelleri-sahilleri önemli ölçüde parsellemeleri vs. gibi yıllardır yaşananların neticesinde malesef SOSYAL GERÇEK ŞU Ki; (içinde Lazı, Çerkesi,Gürcüsü,Arnavutu,Boşnağı vs. ile birlikte) TÜRK Halkının önemli çoğu malesef artık Kürtleri sevmiyor.

Haa birde Derin Devletin APO denilen Diyarbakırda çalışan Urfa-Halfetili eski bir Tapu memurunun, sonradan Ankara Hukukta okurken onu elde edip, anlaşması..şimdi AKePe Hökümetçisi kesilen Yazar-Gasteci Avni ÖZGÜREL'in (nedense) onu 1969'da MiT Merdivenlerinde görmesi, 71 Muhtırasında ASKERi SIKIYÖNETiM KOMUTANLIĞINCA Gözaltına alındığı yerden MiT'ten gelen yazıyla salınması..78'de DiYARBAKIR-Licede PKK'yı kurmasına göz yumması ve nedense 80 darbesi ile 83-84 arası askeri yönetim sırasında eylem yapmaması ve adeta KÜRT halkına ÖNDERLiK (?) için hazırlanması..Suriye'den Bekaa Vadisi desteği-ingiliz Servisi ile dış ayağı vs. böylece DEVLETiN KENDi YARATTIĞI Kürt fRANKEŞTAYNA kÜRT HALKINI TESLiM EDEREK tÜRK-kÜRT ARASINI BOZMASI..

neticede bu kürt sorunu bugün yatışmış olsa da yarın karşımıza dipdiri çıkacak. Peki nasıl çözüm yolu var?
Artık çözüm için önümüzde iki yol kalmıştır:
*Ya Kürtlerin istediği
DEMOKRATiK ÖZERKLiK (eyalet sistemi yada topyekun bölge özerkliği vs.)
ANA DiLDE EĞiTiM
KÜRT KiMLiĞiNiN ANYASADA TANINMASI ve iFADE EDiLMESi konularını Medenice tartışıp, ortak bir Çözüm yolu bulacağız..ki bu üniter Devlet yapısı ve Türk toplumu kesimi için kabulü mümkün gözükmeyen bir durum..

**Yada
Bu gerginlik ve görünmeyen ancak artık iyice su yüzüne çıkmaya başlayan iç düşmanlık sonucu yaşanacak dış ve iç kriz-kaos sonrası yaşanması mümkün olabilecek gelişmeler sonucu acı bir şekilde kesin ayrılma, BÖLÜNME
(Bazılarının sandığı gibi nerden ayrılınır gibi meselelrin öyle bir ortamda malesef hükmü kalmaz ama genel olarak hazır coğrafii şartları var; genelde Fırat nehri tarihi ve coğrafi sınır, batıdaki evlilikler hariç yaşadıkları illerde az sayıda kalan Kürtlerin zorla memleketlerine sürülmesi vs.)

1-FORMÜL:
Bunca yaşananlardan (35 senede 50 bin insanımız kaybettikten, milyarca dolar servet heba olduktan, bunca sosyal trvama yaşandıktan, hele de HENDEK ÇATIŞMALARI yaşandıktan sonra bugünkü mevcut siyasi-sosyal gerginlik ve aykırı bir Muhalif sesi olduğu gibi aykırı bir KÜRT SESiNi linç etmeye hazır AKP'li Siyasal islamcı ve MHP destekli Türkçü, VATAN PARTiSi/Ergenekoncu-ULUSALCI NEFRET ortamında 1.Formülü bu iktidar uygular mı?

Cevap-MÜMKÜN DEĞiL..

yada Muhalefette ki ittifak içinde Akşener gibi Kürtlerle sorunu ''AHLATTAN EV TUTMAK, ONLARIN YANINA GiDiP SAMiMi KONUŞMAK ama KÜRT MESELESiNi GÜNDEME GETiRMEMEK'' diyen Milliyetçi bir Lider ve 2.MHP olan Partisi ile iktidara gelebilecek olan Koalisyon ittifakı çözer mi?
Cevap: MÜMKÜN DEĞiL..

Peki, bugünkü Türkiye Toplumun Kürt olmayan kesimi bu hakları (kendisinden bir kişi bile gidip Vanda, Diyarbakırda, Siirtde yaşayamayacağı halde) vermeyi kabul eder mi?
Cevap: MÜMKÜN DEĞiL..

Peki,Ya gelecekte iktidar değişse bile böyle bir ihtimal Devlet ve de Toplum olarak uygulanabilir ihtimali var mı?
Bu formülde tek UMUT yarın, ülke normalleşir ve DEMOKRATiKLEŞiRSE belki olabilir..
Mümkün mü? Zor gözüküyor..

Yoksa, bu sorunu bu formülle (şiddete bulaşmadan) tartışarak ve TBMM. yoluyla yasal-Anayasal formül bulursak, Barışı sağlar mı? Sorunu çözer mi?
Cevap: ÇÖZER, Ülke iç BARIŞI sağlanır. Nerden biliyoruz, 2013 öncesi YANLIŞ yöntemle de olsa bölgede sağlanan Barış ortamından..Ama bu ülkede bu BARIŞ ORTAMI bir daha gelir mi? işte ZOR.

Yukarıda dedik ya; 1914'lere kadar BARIŞ ve HOŞGÖRÜ içinde yaşayan bu toplum artık birlikte ortak yaşam, farklılıkları kabullenme, yanı başında başka yerel dilin konuşulmasına artık tahammül edemiyor.

Peki, bu formülle ülke bölünür mü?
Cevap: Bence bölünmez.Eğer bu Toplum ileride inşallah yaşamaz ama birtakım önyargıların-iç suni düşmanlıkların-önüne geleni ve kendi gibi düşünmeyeni hain ilan etmenin nasıl acı sokak olayları ve kaos-iç çatışma yaşanarak çok acı neticelerle sonuçlanacağını anlarsa -ANCAK- o zaman bir arada yaşama ve ülke bütünlüğünü ve iÇ BARIŞI ve HUZURU sağlamak adına bu Formulü kabul edebilir.
Ha, Kürt tarafı da bu formülün uygulamayı BiLiNMEZ ama bölünmek adına kullanmaya çalışırsa Batıdaki Kürtler sonucuna acı şekilde katlanır, yani bölgelerine döndürülür ve sonuç kesin ayrılık ile neticelenir ki nihayetinde Ermenistan gibi oluruz, bir 100 geçer ve iki kcoğrafi komşu olmak ötesinde hiçbir ticari-insani ilişki kalmaz.

Haa, efendim o zaman ülkede Laz, Çerkes, Gürcü, Aranavut, Boşnak, Pomak diğer unsurlarda özerklik ister.
Cevap: MÜMKÜN DEĞiL..Onu aşağıda açıklayayım.

2.FORMÜL:

Bölünmek, ve Türk olan çoğu Toplum kesiminin birçoğunun nefret duygularına teslim olup, yada yaşanacak dış destekli iç kaos-iç savaş gibi durumlar sonrası Kürtlerin çoğu özerklik bir kısmı bağımsızlık istese de Kürtlerin ayrılıkçı kesiminin dış destekle galip gelerek (ki başka şekilde mümkün değil), ''efendim biz 4 parça Kürdistanız, bizi birbirimizden koparmışlar vs.'' diyenlerin kazanacağı formüldür. En sonunda alın toprağınızı buyrun gidin, demek.

Sınırı da muhtemelen bizim için en kötü ayrılıkçı Kürtler için en ihtimal olarak:
*Fırat nehri tarihi ve coğrafi sınır olarak, Urfa merkez ve Arap nüfus dahil Suruçun batısından başlayarak, Adıyamanın Kürt çoğunluğu olan ilçelerini, Malatyanın az bir kesimi ile (Elbistanı düşünmek gerek, bilinmez) Elazığdan bazı ilçeler ile Elazığ, Malatya Merkez Türk tarafında kalacak şekilde..Dersim dahil, Erzincanın az güneyinden, Bingöl-Muş dahil ERZURUM'un güneyinde Kürt olan ilçelerini, Ağrıyı ve Kars ile (belki bir ihtimal Ardahanın Kürt olan kesimini) alıp, Iğdırın bir kısmını verip, iran ile sınırı kesmeyecek şekilde SINIRLARI ayırmak..

Yine 1 Milyon Kürt-Türk evliliği ve Batıda iyice yerleşmiş Kürtlere rağmen malesef**Diğer bölgeelrdeki Kürt asıllı zengin, fakir, memur, işçi, esnaf herkesi zoraki tehcire tabi tutmak, (ki bu durumda Kürtler ne derse desin burada yaşama şansları çok zorlaşacaktır) ancak Kürt olmayanlarla evlilik yapanları hariç tutup, burada suistimal yapmaya fırsat vermemek. Osmanlı zamanında getirlip Konya, Ankaraya yerleştirilen Kürtlerin durumunu inceleyerek ortak bir karar vermek (belki kalabilirler) şeklinde,
***Kürt olan (Kürdistan) bölgesinde kalan Türkleri, Çerkesleri zoraki batı bölgesine yada daha alışkın olacakları iç Anadoluya yerleştirmek gibi gelişmeler yaşanabilir.

Ben bütün bunları yaşansın diye yazmıyorum.Şunu demek istiyorum; bu meseleyi Demokratik ve Medeni insanlar olarak çözelim, yoksa bu en kötü ve hiç olmasını istemediğimiz formülleri uygulayarak ayrılmak öyle sanıldığı giib zor değil.Hele ki şeytan iki tarafın kanına girsin,
böyle bir şer fırsatı doğsun.Allah muhafaza etsin.Amin.

Haa, efendim böyle olursa; o zaman ülkede Laz, Çerkes, Gürcü, Aranavut, Boşnak, Pomak diğer unsurlarda özerklik ister.
Cevap: MÜMKÜN DEĞiL..
Çünkü, bu kalan unsurların hiçbiri hiçbir ViLAYETDE ÜSTÜN DEĞiLDiR.!

Burada diğer etnik topluluklarla ilgili bir gerçeği ortaya koymak gerek:

Mesela, Karadenizde azınlık olan Laz denilen ayrı etnik halk olan LAZLAR, eski Osmanlı zamanındaki Lazistan Sancağı olan RiZE dahil hiçbir Vilayetde üstün değillerdir. Sadece Rizenin PAZAR ile ARTViN'in HOPA ilçesi arasında yaşarlar. Trabzonlular lakaben Laz denilse de Çoğu Türk, bir kısmı Müslüman Rum ve az kısmı gerçek yani ((Komofti'' denilen Lazdır. Giresun, Ordu, Samsun hiç Laz değildir, Lazlar buralarda yaşıyorsa bilinizki sonradan yerleşmiştir.

Çünkü; bu ülkenin devleti 2009 yılında Elazığ FIRAT Ünversitesine yaptırdığı Bilimsel çalışma sonuçları BAKANLAR KURULUNDA okunmuş ve şu sonuçlar ortaya çıkmıştı:

--Yerli olmayan, Balkanlardan gelmiş Boşnak, Arnavut ve Pomakların toplam nüfusu 3 milyon 400 bin. Hiçbir hiçbir Vilayetde üstün değiller..
--Yerli olmayan, Kafkaslardan gelmiş olan Gürcü, Çerkes ve Abhazların toplam nüfusu 3 milyon 600 bin.
--Tıürkiye Arapları 1 milyon 200 bin. Hiçbir Vialyetde üstün değiller..
--Rum, Ermeni, Yahudi zaten 60 bin civarında..

*KÜRTLER ise akraba, aynı soydan başka koldan oldukları ZAZALARLA birlikte 15+3=18 milyon.(BUGÜN 20 Milyon denebilir)

=Peki,BU FORMÜLÜ SAVUNANLAR ne diyor?

*istanbul -Suriyelilerin, pasaportsuz olan diğer mültecilerinde gönderilemsiyle 10 Milyona iner. Daha rahat, güvenli yaşanabilir şehir olur. trafik rahatlar, emlak fiyatları iner. Yol su toplu taşıma yatırımı yükü azalır.

**Türkiye 60 milyon nüfusu ile gelirleri giderlerini karşılayan ve gittikçe cari açığı azalan bir ülke olur.

***Hiçbir Kürt olmayan hiç kimsenin hatta esnafın bile yerleşmediği (sadece orda görev yapan ırkçı MHPli, iYi Partili Milliyetçilerin veya Ulusalcıların bu Vatan bizim böldürmeyiz gibi duygusal şovlarla bağırıp, görevi bitince BATIYA,KUZEYE,GÜNEYE yani memleketine sıvıştığı) Diyarbakıra, Siirte, Şırnağa, Hakkariye, Vana, Muşa boşuna para akıtmayız. Kaçak elektrik gibi kambur yükü çekmeyiz.

****Su ve petrol ihtiyacımızı Karadeniz bölgesi karşılayabilir. Yağışı bol olan Karadeniz bölgesindeki Barajlar suyumuzu sağlarken, yine 200 metreden altı balçık olan Karadenizin dibi petrol dolu olduğu ancak işleme maliyeti yüksek olduğundan vazgeçildiği malumdur.2010-11 yılında ABD'li Deewaterchampion gemisi ile Samsun-Bafra, Trabzon-Sürmene de, BREZiLY-Petrobras ile Sinop açıklarında 2 yıl petrol arandı. Bu duurm raporlarla sabit..Petrol 8 bin ila 8500 metrede ancak işletme maliyetinden dolayı vazgeçildi. Yinede şart değil, zaten çoğunu dışarıdan alıyoruz, dolar ileride düşünce yine sorun değil.

*****Türkiyenin sınırları küçülmüş..çok ta tın. Ne işine yarıyor Diyarbakır, Van, Siirt* Haa gezmek istersen ilerde iki iyi komşu olursun, turist olarak gider gezer gelirsin. Bugün toprak olarak iNGiLTERE Türkiyenin 3/1'i..ALMANYA yarısı, ancak güçleri ortada..ne olur Van benim olmasa..bu mesele taa baştan hallolsaydı ve Kürtlerle Lozanda Milli Mücadele öncesi ayrılsaydık, Güneydoğuya karşılık öz Türk yurdu olan (yarısı Yunanistanda, yarısı Bulgaristanda olan) BATI Trakyayı alsaydık, daha iyi olmaz mıydı?

Haa bu formül olur mu?
Cevap: BATIDA yani bir ABD veya AVRUPA'da olsa olurdu. Mesela Çekler ile Slovaklar bir günde bir kişinin burnu kanamadan ayrıldı. Ancak bizde bu malesef zor, o medenilik, olgunluk yok. illa iç savaş, çatışma ve niahyetinde çok acı,trajedi ve büyük insanlık dramı malesef yaşanır.

Aslında bütün bunları yazmakla şunu demek istiyoruz:

Demokrasinin kıymetini bilelim, Toplumsal BARIŞI sağlayalım, bu ülkede ADELETi,EŞiTLiĞi, Sokak serserilerine ve Gençlere Cinsel özgürlük anlamında değil DÜŞÜNEN-OKUMUŞ-BELLi SEViYEYE GELMiŞ iNSANLAR BAŞTA OLMAK ZÜERE insanlara FiKiR HÜRRiYETiNi SAĞLAYALAIM.Kendimiz gibi düşünmeyeni HAiN-iŞBiRLiKÇi-ABD Uşağı diye damgalamktan vazgeçelim.

Devlet adamları, siyasiler,asker bu sorunu artık çzösün.elbette bunu başka yönde kullanmak isetmeyenlere fırsat vermesin.Artık bir daha böylece terör olayları ile uğraşmayalım.Ülkeye BARIŞ-HUZUR-ADALET gelsin

Bir sözümde özellikle bir kısım Kürt ve Kürt gençlerine.! YaşAdığınız toprakların, istanbulun-izmirin-Antalyanın-Bursanın-Edirnenin-Adananın-Mersinin kıymetini bilin. ŞIMARMAYIN, yaşadığınız yerlerde AŞiRET BAĞI ile Toplumda sağlanan dengeden, itaat kültüründen çıkıp, BATIYA gelince ipten kazıktan kurtulmuş insanlar (?) olmayın.
Millete çalıştığınız yerde özellikle esnaf olunca kaba saba davranmayın, çeteleşme yapmayın, kimsenin karısına kızına sarkıntılık etmeyin. PKK'yı lanetleyin,lanetlemesenizde sanal alemde övmeyin.PKK'nın hendek olaylarında yaptığını ve şiddetini reddedin, nasıl sonrasında yaşananlarda devlet bazı şehrileri harap etmesi yanlış ise buda yanlıştır.Şiddet değil siyaset yapın, ancak şiddeti ve gerilla dediğiniz militanları desteklemeyin. Dağa adam-genç göndermeyin, örgüte haraçta vermeyin,PKK'ya toplu örgütlü direnin. Yasalara uyun. Esnaflığı adam gibi yapın, millete kaba saba davranarak, zorla mal satmak-hileli satmak,adam kazıklamak gibi işlerinden uzak durun. Adam Kürt, hayatında denizi istanbulda yada izmirde görmüş,,balık satıyor ama döverek, söverek.! iNSANLAR dişini gıcırdatıyor, bişey diyecek ama yanda 5-10 adam var, ona güveniyorsun. Böyle mi olur, bir gün kafana geçirirler tezgahı, onu mu istiyorsun? Bakın nasıl geçen yıllarda Toplum öfkelenince, sokağa çıkınca yaşadığınız yerlerde can-mal korkusu içinde kaldınız, evlerinizden çıkamadınız, demek ki Allah göstermesin, yarın ortalık karışırsa buralarda duramazsınız. Bakın, nereye geldik, millet bezince işte böyle neler akla geliyor.Bak adam ne başlık ile tartışma açmış, halbuki 20-30 yıl önce bu düşünceler yoktu? Demek ki hem Devletin hem de halkın (Türk-Kürt) iki taraflı yanlışları-önyargıları-tavırları durumu hangi sonuca getirmiş.
Elbette BARIŞ isteyip Toplum içinde Ve Hukukla Adaletli biçimde yaşayana lafımız yok, işte o zaman eşitiz. O zaman Kürt sorununu Barış içinde konuşun.Gelin BARIŞA önce Toplum içinde sarılın.

Düşüncelerim bunlardır. Yanlışım olabilir, ancak küfretmeden eleştirin.Bölünmeden değil BARIŞ'tan ve 1.Formülü medenice Demokrasi içinde müzakere etmekten yanayım.

kürtlerin en büyük korkusu türklerden ayrılmaktır

Başlığı açan arkadaşın görüşlerinin birçoğuna katılıyorum, ancak:

Bugün Türkiye de büyük bir Adaletsizlik ve Hukuksuzluk dönemi yaşanıyor. Büyük haksızlıklarla insanlar işlerinden atılıyor, hapse konuluyor, aç bırakılıyor.
Fakat, yarın bu iktidar seçimi kaybetse de hile-hurda yaparak veya seçimi erteleyip, yahut yine terörü azdırıp kazanacak gözüküyor. Ancak eninde sonunda gidecek. Umarım kötü şeyler yaşanmadan GiDERLER ve ülke normalleşir, ancak ne böyle normal bir gidiş gözüküyor, nede gitme ihtimali yakın tarihte gözükmüyor.

ANCAK, YARIN NORMALLEŞME OLUNCA diyelim BU (Cumhuriyet tarihinin en büyük mağduriyetleri) SORUNU DA HALLEDiLiR. Fakat KÜRT SORUNU
nasıl halledilecek?

Traihe bakınca diyorum ki, biz yani Türkiye Toplumu özünde Türk Milleti bir gün YANLIŞ-KÖTÜ bişeyler yaşamadan Adaletin, eşitliğin ve Barışın kıymetini anlamayacak mıyız? içimizdeki en büyük etnik topluluğun insani ve demokratik haklarını vererek, sorunu çözemeyecek miyiz?
Yarın insanlar şapkasını önüne koyar ve Barış için masaya oturur peki o zaman bu KÜRT Sorunu halledilebilir mi?

Tarihi tecrübelerimiz gösteriyor ki, biz Toplum ve Devlet olarak bu meseleleri çözemiyoruz.! Zira, dün Osmanlı zamanında Balkanlarda Sırplara, Bulgarlara verdiğimiz Özerklik hep bağımsızlıkla sonuçlandı.Ancak biz hiçbir Müslüman Topluluğa, etnik halka Özerklik ve yerel haklar falan vermedik.!

Yani bugünkü meseleler yine halledilir fakat KÜRT SORUNUNU bu Devlet ve Toplum felsefesi çözemez. Nasıl Ortadoğuda problemlerin ana problemi FiLiSTiN Sorunu ise Türkiyede ana Problem KÜRT sorunudur.Israrla özellikle sağda Milliyetçi duruşlu olanlar ve Ülkücüler..solda ise ULUSALCILAR bu soruna ''Terör sorunu'' dese de buna ancak dilleri inanır, kalpleri inanmaz yada gerçeğin üstünü örtemezler. Fakat, bu sorunu (içinde azınlık olup, kaynaşan Çerkes, Gürcü,Boşnak,Arnavut vd. unsurlar ile) TÜRK HALKI-TOPLUMU değil bizzat DEVLET bilhassa Derin Devlet doğurdu bugüne getirdi, ancak bugün bunca yaşananlardan sonra birlikte yaşam kültürü zayıfladı. Dün Osmanlıda bir şehirde hem Ermeni ve Rumlarla hemde farklı Müslüman unsurlarla kıyafet, dil, din zenginliği içinde Barış içinde yaşayan bizler bugün artık farklı bir sese tahammül edemiyoruz. Bugünkü yükselen ancak yapay ırkçılıktan öte anlam taşımayan ve iktidar-MHP başta olmak üzere Muhalefette ise Mr.Perinçek liderliğinde Ulusalcıların fişeklediği ancak CHP-iYi Partininde dolaylı destek olduğu suni Türk Milliyetçiliği sorunun çözümünde engeldir.

Atatürkçüler kızabilir ama Dün nasıl MÜBADELE YANLIŞSA, yani RUMLARI ANADOLUDAN GÖNDERMEKLE hiçte iyi yapmadık, Milli-Ulusal Devlet kurmak adına TOPLUM ZENGiNLiĞi ve GAYRi MÜSLiMLERLE BiRARADA YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ kaybettik, aynı şekilde 1915'de TEHCiRLE ERMENiLERi GÖNDERMEK ve karşılıklı birbirimize SOYKIRIM DERECESiNDE BÜYÜK KATLiAMLAR YAPTIYSAK..Çoğu Doğu Anadoluda ki bir kısım isyancı Ermeniye karşılık izmirden, Samsundan, Konyadan, Diyarbakırdan velhasıl Anadoludan suçsuz Ermenileri atmakla yine zenginlik ve hoşgörümüzü yitirdiysek, ''Ne Mutlu türküm'' politikası da YANLIŞTI, ters tepti, Üst kimlik oluşturma adına zorla bir Dili, kültürü inkar etmek, IRKÇI bir yaklaşım ortaya koydu ve iflas etti. Yani, sayısı az olan ve HiÇBiR TC. iLiNDE sayıca ÜSTÜN OLMAYAN Lazlar, Boşankalar, Gürcüler, Arnavutlar, Çerkes ve Abhaz Toplulukları bu kimliği çoğunluk içinde eriyerek kabul ettiler ancak birbirine komşu 16 Vilayette üstün olan yoğun KÜRT-ZAZA nüfusu kabul etmedi.

1925-30'lar da Kürt isyancılara karşılık binlerce Kürt sivilin öldürülmesi, 1937-38 Dersimde 300 isyancıya karşılık resmi rakamlarla öldürülen 13 bin SiViL Yaşlı, Kadın, çocuk Alevi Zaza-Kürt ve nihayet Diyarbakır Cezaevi olayları, 90'larda OHAL ile G. Doğuda faili meçhulle JiTEM ve Ö. Harekat vs. ile öldürülen binlerce Sivil kürt insan vs. ile Kürtlerin DEVLETTEN SOĞUMASI hatta bir kısmının düşman olup dağa çıkması..

Askerin 1500 köyü boşaltıp Defolun demesi ile bir anda istanbul, izmir, Bursa, ADANA ve MERSiNE dolan yüzbinlerce KÜRT Sivil ahali ve bnların varoşlarda suça bulaşması, gayri resmi çeteleşme ile büyük şehrilerde birçok iş kolunu yada bölgeyi ele geçirmesi, mesela belli hatlarda DOLMUŞÇULUK, PAZARCILIK, iNŞAATÇILIK ve TEKSTiL ile Akdeniz, Egede birçok sahili gasbetmeLEri gibi..ve hükümetlerin bunlara siyasi RANT ile Kürt siyasilerin göz yumması..bu SOSYAL BARIŞI bitirdi, Kürtlerle araya nefret soktu. Ancak geçen 25 zamanda bir atkım entegre olmak ve Bugün Suriyelilerin gelmesi bunları unutturdu. iNSANLARIN Çoğu bu kendielri ile alakası olmayan sırf devletin YANLIŞ Güvenlik politikalarının sonucu doğan bu pis yanlışlığın sonuçlarından dolayı gelişen durumdan sorumlu olmasalar da Kürtlerin içinde çok iyi insanlar olsa da dağdan-taştan ve mezraadan gelmiş bu yığınların haliyle çoğunun kaba-saba hallerinden, birine bişey desen on kişinin toplaşmasından, Devlete olan düşmanlıklarını halktan çıkarmaya kalkışmalarından ve bize göre sert olan (zaten ayrı ETNiK Halk olduğunu iSPAT EDEN) yapılarından bıktılar. Hatta sanatçıların çoğunun halleri; misal ESKiDEN BERi başta ibrahim TATLiSES olmak üzere kaba saba mafyavari davranışları, kural tanımayan açıktan hayvanca karı kız ayakları, hızla zenginleşmesi (elbette ona yapılan silahlı yaralamayı asla tasvip etmiyorum) ve bazı Kürt işadamlarının şaibeli hızlı yükselişi..Akdeniz ve Egede Otelleri-sahilleri önemli ölçüde parsellemeleri vs. gibi yıllardır yaşananların neticesinde malesef SOSYAL GERÇEK ŞU Ki; (içinde Lazı, Çerkesi,Gürcüsü,Arnavutu,Boşnağı vs. ile birlikte) TÜRK Halkının önemli çoğu malesef artık Kürtleri sevmiyor.

Haa birde Derin Devletin APO denilen Diyarbakırda çalışan Urfa-Halfetili eski bir Tapu memurunun, sonradan Ankara Hukukta okurken onu elde edip, anlaşması..şimdi AKePe Hökümetçisi kesilen Yazar-Gasteci Avni ÖZGÜREL'in (nedense) onu 1969'da MiT Merdivenlerinde görmesi, 71 Muhtırasında ASKERi SIKIYÖNETiM KOMUTANLIĞINCA Gözaltına alındığı yerden MiT'ten gelen yazıyla salınması..78'de DiYARBAKIR-Licede PKK'yı kurmasına göz yumması ve nedense 80 darbesi ile 83-84 arası askeri yönetim sırasında eylem yapmaması ve adeta KÜRT halkına ÖNDERLiK (?) için hazırlanması..Suriye'den Bekaa Vadisi desteği-ingiliz Servisi ile dış ayağı vs. böylece DEVLETiN KENDi YARATTIĞI Kürt fRANKEŞTAYNA kÜRT HALKINI TESLiM EDEREK tÜRK-kÜRT ARASINI BOZMASI..

neticede bu kürt sorunu bugün yatışmış olsa da yarın karşımıza dipdiri çıkacak. Peki nasıl çözüm yolu var?
Artık çözüm için önümüzde iki yol kalmıştır:
*Ya Kürtlerin istediği
DEMOKRATiK ÖZERKLiK (eyalet sistemi yada topyekun bölge özerkliği vs.)
ANA DiLDE EĞiTiM
KÜRT KiMLiĞiNiN ANYASADA TANINMASI ve iFADE EDiLMESi konularını Medenice tartışıp, ortak bir Çözüm yolu bulacağız..ki bu üniter Devlet yapısı ve Türk toplumu kesimi için kabulü mümkün gözükmeyen bir durum..

**Yada
Bu gerginlik ve görünmeyen ancak artık iyice su yüzüne çıkmaya başlayan iç düşmanlık sonucu yaşanacak dış ve iç kriz-kaos sonrası yaşanması mümkün olabilecek gelişmeler sonucu acı bir şekilde kesin ayrılma, BÖLÜNME
(Bazılarının sandığı gibi nerden ayrılınır gibi meselelrin öyle bir ortamda malesef hükmü kalmaz ama genel olarak hazır coğrafii şartları var; genelde Fırat nehri tarihi ve coğrafi sınır, batıdaki evlilikler hariç yaşadıkları illerde az sayıda kalan Kürtlerin zorla memleketlerine sürülmesi vs.)

1-FORMÜL:
Bunca yaşananlardan (35 senede 50 bin insanımız kaybettikten, milyarca dolar servet heba olduktan, bunca sosyal trvama yaşandıktan, hele de HENDEK ÇATIŞMALARI yaşandıktan sonra bugünkü mevcut siyasi-sosyal gerginlik ve aykırı bir Muhalif sesi olduğu gibi aykırı bir KÜRT SESiNi linç etmeye hazır AKP'li Siyasal islamcı ve MHP destekli Türkçü, VATAN PARTiSi/Ergenekoncu-ULUSALCI NEFRET ortamında 1.Formülü bu iktidar uygular mı?

Cevap-MÜMKÜN DEĞiL..

yada Muhalefette ki ittifak içinde Akşener gibi Kürtlerle sorunu ''AHLATTAN EV TUTMAK, ONLARIN YANINA GiDiP SAMiMi KONUŞMAK ama KÜRT MESELESiNi GÜNDEME GETiRMEMEK'' diyen Milliyetçi bir Lider ve 2.MHP olan Partisi ile iktidara gelebilecek olan Koalisyon ittifakı çözer mi?
Cevap: MÜMKÜN DEĞiL..

Peki, bugünkü Türkiye Toplumun Kürt olmayan kesimi bu hakları (kendisinden bir kişi bile gidip Vanda, Diyarbakırda, Siirtde yaşayamayacağı halde) vermeyi kabul eder mi?
Cevap: MÜMKÜN DEĞiL..

Peki,Ya gelecekte iktidar değişse bile böyle bir ihtimal Devlet ve de Toplum olarak uygulanabilir ihtimali var mı?
Bu formülde tek UMUT yarın, ülke normalleşir ve DEMOKRATiKLEŞiRSE belki olabilir..
Mümkün mü? Zor gözüküyor..

Yoksa, bu sorunu bu formülle (şiddete bulaşmadan) tartışarak ve TBMM. yoluyla yasal-Anayasal formül bulursak, Barışı sağlar mı? Sorunu çözer mi?
Cevap: ÇÖZER, Ülke iç BARIŞI sağlanır. Nerden biliyoruz, 2013 öncesi YANLIŞ yöntemle de olsa bölgede sağlanan Barış ortamından..Ama bu ülkede bu BARIŞ ORTAMI bir daha gelir mi? işte ZOR.

Yukarıda dedik ya; 1914'lere kadar BARIŞ ve HOŞGÖRÜ içinde yaşayan bu toplum artık birlikte ortak yaşam, farklılıkları kabullenme, yanı başında başka yerel dilin konuşulmasına artık tahammül edemiyor.

Peki, bu formülle ülke bölünür mü?
Cevap: Bence bölünmez.Eğer bu Toplum ileride inşallah yaşamaz ama birtakım önyargıların-iç suni düşmanlıkların-önüne geleni ve kendi gibi düşünmeyeni hain ilan etmenin nasıl acı sokak olayları ve kaos-iç çatışma yaşanarak çok acı neticelerle sonuçlanacağını anlarsa -ANCAK- o zaman bir arada yaşama ve ülke bütünlüğünü ve iÇ BARIŞI ve HUZURU sağlamak adına bu Formulü kabul edebilir.
Ha, Kürt tarafı da bu formülün uygulamayı BiLiNMEZ ama bölünmek adına kullanmaya çalışırsa Batıdaki Kürtler sonucuna acı şekilde katlanır, yani bölgelerine döndürülür ve sonuç kesin ayrılık ile neticelenir ki nihayetinde Ermenistan gibi oluruz, bir 100 geçer ve iki kcoğrafi komşu olmak ötesinde hiçbir ticari-insani ilişki kalmaz.

Haa, efendim o zaman ülkede Laz, Çerkes, Gürcü, Aranavut, Boşnak, Pomak diğer unsurlarda özerklik ister.
Cevap: MÜMKÜN DEĞiL..Onu aşağıda açıklayayım.

2.FORMÜL:

Bölünmek, ve Türk olan çoğu Toplum kesiminin birçoğunun nefret duygularına teslim olup, yada yaşanacak dış destekli iç kaos-iç savaş gibi durumlar sonrası Kürtlerin çoğu özerklik bir kısmı bağımsızlık istese de Kürtlerin ayrılıkçı kesiminin dış destekle galip gelerek (ki başka şekilde mümkün değil), ''efendim biz 4 parça Kürdistanız, bizi birbirimizden koparmışlar vs.'' diyenlerin kazanacağı formüldür. En sonunda alın toprağınızı buyrun gidin, demek.

Sınırı da muhtemelen bizim için en kötü ayrılıkçı Kürtler için en ihtimal olarak:
*Fırat nehri tarihi ve coğrafi sınır olarak, Urfa merkez ve Arap nüfus dahil Suruçun batısından başlayarak, Adıyamanın Kürt çoğunluğu olan ilçelerini, Malatyanın az bir kesimi ile (Elbistanı düşünmek gerek, bilinmez) Elazığdan bazı ilçeler ile Elazığ, Malatya Merkez Türk tarafında kalacak şekilde..Dersim dahil, Erzincanın az güneyinden, Bingöl-Muş dahil ERZURUM'un güneyinde Kürt olan ilçelerini, Ağrıyı ve Kars ile (belki bir ihtimal Ardahanın Kürt olan kesimini) alıp, Iğdırın bir kısmını verip, iran ile sınırı kesmeyecek şekilde SINIRLARI ayırmak..

Yine 1 Milyon Kürt-Türk evliliği ve Batıda iyice yerleşmiş Kürtlere rağmen malesef**Diğer bölgeelrdeki Kürt asıllı zengin, fakir, memur, işçi, esnaf herkesi zoraki tehcire tabi tutmak, (ki bu durumda Kürtler ne derse desin burada yaşama şansları çok zorlaşacaktır) ancak Kürt olmayanlarla evlilik yapanları hariç tutup, burada suistimal yapmaya fırsat vermemek. Osmanlı zamanında getirlip Konya, Ankaraya yerleştirilen Kürtlerin durumunu inceleyerek ortak bir karar vermek (belki kalabilirler) şeklinde,
***Kürt olan (Kürdistan) bölgesinde kalan Türkleri, Çerkesleri zoraki batı bölgesine yada daha alışkın olacakları iç Anadoluya yerleştirmek gibi gelişmeler yaşanabilir.

Ben bütün bunları yaşansın diye yazmıyorum.Şunu demek istiyorum; bu meseleyi Demokratik ve Medeni insanlar olarak çözelim, yoksa bu en kötü ve hiç olmasını istemediğimiz formülleri uygulayarak ayrılmak öyle sanıldığı giib zor değil.Hele ki şeytan iki tarafın kanına girsin,
böyle bir şer fırsatı doğsun.Allah muhafaza etsin.Amin.

Haa, efendim böyle olursa; o zaman ülkede Laz, Çerkes, Gürcü, Aranavut, Boşnak, Pomak diğer unsurlarda özerklik ister.
Cevap: MÜMKÜN DEĞiL..
Çünkü, bu kalan unsurların hiçbiri hiçbir ViLAYETDE ÜSTÜN DEĞiLDiR.!

Burada diğer etnik topluluklarla ilgili bir gerçeği ortaya koymak gerek:

Mesela, Karadenizde azınlık olan Laz denilen ayrı etnik halk olan LAZLAR, eski Osmanlı zamanındaki Lazistan Sancağı olan RiZE dahil hiçbir Vilayetde üstün değillerdir. Sadece Rizenin PAZAR ile ARTViN'in HOPA ilçesi arasında yaşarlar. Trabzonlular lakaben Laz denilse de Çoğu Türk, bir kısmı Müslüman Rum ve az kısmı gerçek yani ((Komofti'' denilen Lazdır. Giresun, Ordu, Samsun hiç Laz değildir, Lazlar buralarda yaşıyorsa bilinizki sonradan yerleşmiştir.

Çünkü; bu ülkenin devleti 2009 yılında Elazığ FIRAT Ünversitesine yaptırdığı Bilimsel çalışma sonuçları BAKANLAR KURULUNDA okunmuş ve şu sonuçlar ortaya çıkmıştı:

--Yerli olmayan, Balkanlardan gelmiş Boşnak, Arnavut ve Pomakların toplam nüfusu 3 milyon 400 bin. Hiçbir hiçbir Vilayetde üstün değiller..
--Yerli olmayan, Kafkaslardan gelmiş olan Gürcü, Çerkes ve Abhazların toplam nüfusu 3 milyon 600 bin.
--Tıürkiye Arapları 1 milyon 200 bin. Hiçbir Vialyetde üstün değiller..
--Rum, Ermeni, Yahudi zaten 60 bin civarında..

*KÜRTLER ise akraba, aynı soydan başka koldan oldukları ZAZALARLA birlikte 15+3=18 milyon.(BUGÜN 20 Milyon denebilir)

=Peki,BU FORMÜLÜ SAVUNANLAR ne diyor?

*istanbul -Suriyelilerin, pasaportsuz olan diğer mültecilerinde gönderilemsiyle 10 Milyona iner. Daha rahat, güvenli yaşanabilir şehir olur. trafik rahatlar, emlak fiyatları iner. Yol su toplu taşıma yatırımı yükü azalır.

**Türkiye 60 milyon nüfusu ile gelirleri giderlerini karşılayan ve gittikçe cari açığı azalan bir ülke olur.

***Hiçbir Kürt olmayan hiç kimsenin hatta esnafın bile yerleşmediği (sadece orda görev yapan ırkçı MHPli, iYi Partili Milliyetçilerin veya Ulusalcıların bu Vatan bizim böldürmeyiz gibi duygusal şovlarla bağırıp, görevi bitince BATIYA,KUZEYE,GÜNEYE yani memleketine sıvıştığı) Diyarbakıra, Siirte, Şırnağa, Hakkariye, Vana, Muşa boşuna para akıtmayız. Kaçak elektrik gibi kambur yükü çekmeyiz.

****Su ve petrol ihtiyacımızı Karadeniz bölgesi karşılayabilir. Yağışı bol olan Karadeniz bölgesindeki Barajlar suyumuzu sağlarken, yine 200 metreden altı balçık olan Karadenizin dibi petrol dolu olduğu ancak işleme maliyeti yüksek olduğundan vazgeçildiği malumdur.2010-11 yılında ABD'li Deewaterchampion gemisi ile Samsun-Bafra, Trabzon-Sürmene de, BREZiLY-Petrobras ile Sinop açıklarında 2 yıl petrol arandı. Bu duurm raporlarla sabit..Petrol 8 bin ila 8500 metrede ancak işletme maliyetinden dolayı vazgeçildi. Yinede şart değil, zaten çoğunu dışarıdan alıyoruz, dolar ileride düşünce yine sorun değil.

*****Türkiyenin sınırları küçülmüş..çok ta tın. Ne işine yarıyor Diyarbakır, Van, Siirt* Haa gezmek istersen ilerde iki iyi komşu olursun, turist olarak gider gezer gelirsin. Bugün toprak olarak iNGiLTERE Türkiyenin 3/1'i..ALMANYA yarısı, ancak güçleri ortada..ne olur Van benim olmasa..bu mesele taa baştan hallolsaydı ve Kürtlerle Lozanda Milli Mücadele öncesi ayrılsaydık, Güneydoğuya karşılık öz Türk yurdu olan (yarısı Yunanistanda, yarısı Bulgaristanda olan) BATI Trakyayı alsaydık, daha iyi olmaz mıydı?

Haa bu formül olur mu?
Cevap: BATIDA yani bir ABD veya AVRUPA'da olsa olurdu. Mesela Çekler ile Slovaklar bir günde bir kişinin burnu kanamadan ayrıldı. Ancak bizde bu malesef zor, o medenilik, olgunluk yok. illa iç savaş, çatışma ve niahyetinde çok acı,trajedi ve büyük insanlık dramı malesef yaşanır.

Aslında bütün bunları yazmakla şunu demek istiyoruz:

Demokrasinin kıymetini bilelim, Toplumsal BARIŞI sağlayalım, bu ülkede ADELETi,EŞiTLiĞi, Sokak serserilerine ve Gençlere Cinsel özgürlük anlamında değil DÜŞÜNEN-OKUMUŞ-BELLi SEViYEYE GELMiŞ iNSANLAR BAŞTA OLMAK ZÜERE insanlara FiKiR HÜRRiYETiNi SAĞLAYALAIM.Kendimiz gibi düşünmeyeni HAiN-iŞBiRLiKÇi-ABD Uşağı diye damgalamktan vazgeçelim.

Devlet adamları, siyasiler,asker bu sorunu artık çzösün.elbette bunu başka yönde kullanmak isetmeyenlere fırsat vermesin.Artık bir daha böylece terör olayları ile uğraşmayalım.Ülkeye BARIŞ-HUZUR-ADALET gelsin

Bir sözümde özellikle bir kısım Kürt ve Kürt gençlerine.! YaşAdığınız toprakların, istanbulun-izmirin-Antalyanın-Bursanın-Edirnenin-Adananın-Mersinin kıymetini bilin. ŞIMARMAYIN, yaşadığınız yerlerde AŞiRET BAĞI ile Toplumda sağlanan dengeden, itaat kültüründen çıkıp, BATIYA gelince ipten kazıktan kurtulmuş insanlar (?) olmayın.
Millete çalıştığınız yerde özellikle esnaf olunca kaba saba davranmayın, çeteleşme yapmayın, kimsenin karısına kızına sarkıntılık etmeyin. PKK'yı lanetleyin,lanetlemesenizde sanal alemde övmeyin.PKK'nın hendek olaylarında yaptığını ve şiddetini reddedin, nasıl sonrasında yaşananlarda devlet bazı şehrileri harap etmesi yanlış ise buda yanlıştır.Şiddet değil siyaset yapın, ancak şiddeti ve gerilla dediğiniz militanları desteklemeyin. Dağa adam-genç göndermeyin, örgüte haraçta vermeyin,PKK'ya toplu örgütlü direnin. Yasalara uyun. Esnaflığı adam gibi yapın, millete kaba saba davranarak, zorla mal satmak-hileli satmak,adam kazıklamak gibi işlerinden uzak durun. Adam Kürt, hayatında denizi istanbulda yada izmirde görmüş,,balık satıyor ama döverek, söverek.! iNSANLAR dişini gıcırdatıyor, bişey diyecek ama yanda 5-10 adam var, ona güveniyorsun. Böyle mi olur, bir gün kafana geçirirler tezgahı, onu mu istiyorsun? Bakın nasıl geçen yıllarda Toplum öfkelenince, sokağa çıkınca yaşadığınız yerlerde can-mal korkusu içinde kaldınız, evlerinizden çıkamadınız, demek ki Allah göstermesin, yarın ortalık karışırsa buralarda duramazsınız. Bakın, nereye geldik, millet bezince işte böyle neler akla geliyor.Bak adam ne başlık ile tartışma açmış, halbuki 20-30 yıl önce bu düşünceler yoktu? Demek ki hem Devletin hem de halkın (Türk-Kürt) iki taraflı yanlışları-önyargıları-tavırları durumu hangi sonuca getirmiş.
Elbette BARIŞ isteyip Toplum içinde Ve Hukukla Adaletli biçimde yaşayana lafımız yok, işte o zaman eşitiz. O zaman Kürt sorununu Barış içinde konuşun.Gelin BARIŞA önce Toplum içinde sarılın.

Düşüncelerim bunlardır. Yanlışım olabilir, ancak küfretmeden eleştirin.Bölünmeden değil BARIŞ'tan ve 1.Formülü medenice Demokrasi içinde müzakere etmekten yanayım.
© copyright 2005 - 2026