bugün
- filistin33
- antipanik'e bir şey söyle21
- silvermist'e iki şey söyle16
- 44 yaşında psikolog olmak6
- sözlük kızlarının kombinleri14
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- muşlettin amca7
- tarhana çorbası5
- azerbaycan8
- piyasada bol miktarda herif ve karı olması4
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- barış sürecinde siyasallaşma aponun da hakkıdır4
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması5
- keşke yunan galip gelseydi diyen orospu evladı4
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel5
- alttaki yazara bir şey söyle24
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması4
- akp'ye geçersem anam evlatlıktan reddeder3
- ehliyet sınavının kurallarını kim koyuyor ya2
- florentia village istanbul2
- cenazede gülmek8
- abazan yazarlar4
- abd'nin en iyi üniversiteleri2
- bosna hersek2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- antipatik'e iki şey söyle3
- egay sucukcu'ya bir şey söyle3
- su bardağında çay içmek10
- ürdün9
- tuvalette ilham gelmesi5
- whatsapp grubundan atılmak2
- altın fiyatları2
- mhp nin atatürk düşmanı olması5
- bir hikayenin sonuna nokta koyamamak3
- slovakya2
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili8
- şükretmeyen insan7
- bulgaristan2
- almanya3
- sahaflık tecrübem5
- fransa6
- pudingi çay kaşığıyla yemek5
- trump'ın rus dizeli anlaşması3
- yunanistan2
- insanın düşüncelerinden utanması6
- kars 36 spor antalyaspor maçı2
- hafta sonu ayakları uzatıp evde oturmak3
- arnavutluk2
- kosova3
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
entry'ler (193)
herkesin farklı şekillerde yaşadığı, ifadelerin hep değiştiği, yanına yapıştırılan geçecek kelimesiyle geçmediğini en iyi bildiğim şey.
milyarlarca insan, milyonlarca kalbi kırık insan, binlerce sevme şekli.
gün geliyor öyle biri oluyor ki o zamana kadar bulamadığın huzru tatıyorsun. karşılıklı sevmenin güzelliğinden dünyanız yumuşacık küçücük bir buluta dönüşüyor.
bitiyor;
içindeki boşluğa bazen acı diyip genelleştiriyorsun, benim için kocaman bir eksiklik oluyor. etrafınızdaki insanların kendi ilişkilerinden çıkarımlar yaparak binlerce öğütler sunuyor. kimisi yanınızda durmayı istiyor, kimisi ne yaşadığınızı daha anlayamadan bildiği bir kaç genel geçer şey söylüyor size. hiçbirini işitmeye dayanılmıyor. ne unut, ne geçer gider, ne sevseydi bırakıp gitmezdi diyişleri duymak istemez oluyor insan.
ben ne unutmayı seçtim, ne de geçip gitmesini seçtim. beni sevmediğini düşünmemeye çalıştım. düşünmekten alamıyorum kendimi, bunca insan nasıl oluyor da ne hissetiğimi hiç anlayamaz, hiç sevmemiş olamazlar diyorum. sanırım sadece bu kadar doğru olduğunu inandıklarını birini sevmemişler diye düşünmekten başka çarem kalmıyor.
başta dağa taşa haykırmak geliyor, ne kadar çok sevdiğimi. kendimi asla unutacaksınla avutmayı sevemedim. unutmayı seçmeyi sevmediğimdendir belkide. her gece kendimle tek kaldığımda bir gün gelirse o sevdiği elbisemi giyip, saçlarımı istediği gibi toplayıp nasıl yanına koşacağımı düşünüyorum. uykulara dalıyorum bazen ellerimi boynuna doluyorum, bazen deliler gibi terk ediliyorum rüyalarımda.
yanlış giden hiçbir şey yoktu, yük ağır gelmişti ona gitme diyememiştim. her sabah uyandığımda onun için güzel bir gün diliyorum, her gece uyumadan önce ahmet kaya dinleyip özleminden dört dönmesini diliyorum.
daha içimden dökülecek yüzlerce satır var ama devam etmesi bile zor geliyor, iyi geceler.
milyarlarca insan, milyonlarca kalbi kırık insan, binlerce sevme şekli.
gün geliyor öyle biri oluyor ki o zamana kadar bulamadığın huzru tatıyorsun. karşılıklı sevmenin güzelliğinden dünyanız yumuşacık küçücük bir buluta dönüşüyor.
bitiyor;
içindeki boşluğa bazen acı diyip genelleştiriyorsun, benim için kocaman bir eksiklik oluyor. etrafınızdaki insanların kendi ilişkilerinden çıkarımlar yaparak binlerce öğütler sunuyor. kimisi yanınızda durmayı istiyor, kimisi ne yaşadığınızı daha anlayamadan bildiği bir kaç genel geçer şey söylüyor size. hiçbirini işitmeye dayanılmıyor. ne unut, ne geçer gider, ne sevseydi bırakıp gitmezdi diyişleri duymak istemez oluyor insan.
ben ne unutmayı seçtim, ne de geçip gitmesini seçtim. beni sevmediğini düşünmemeye çalıştım. düşünmekten alamıyorum kendimi, bunca insan nasıl oluyor da ne hissetiğimi hiç anlayamaz, hiç sevmemiş olamazlar diyorum. sanırım sadece bu kadar doğru olduğunu inandıklarını birini sevmemişler diye düşünmekten başka çarem kalmıyor.
başta dağa taşa haykırmak geliyor, ne kadar çok sevdiğimi. kendimi asla unutacaksınla avutmayı sevemedim. unutmayı seçmeyi sevmediğimdendir belkide. her gece kendimle tek kaldığımda bir gün gelirse o sevdiği elbisemi giyip, saçlarımı istediği gibi toplayıp nasıl yanına koşacağımı düşünüyorum. uykulara dalıyorum bazen ellerimi boynuna doluyorum, bazen deliler gibi terk ediliyorum rüyalarımda.
yanlış giden hiçbir şey yoktu, yük ağır gelmişti ona gitme diyememiştim. her sabah uyandığımda onun için güzel bir gün diliyorum, her gece uyumadan önce ahmet kaya dinleyip özleminden dört dönmesini diliyorum.
daha içimden dökülecek yüzlerce satır var ama devam etmesi bile zor geliyor, iyi geceler.
ya sızın ananızın, bacınızın dahıl olduğu sosyo-kültürel gruba laf atmaya hıç mı utanmıyorsunuz. *
türk kızı kendısı.
(bkz: ünlü düsememesi)
arkadas bakıre olmakla gurur duymak ne kadar abesle ıstıgalse, bu da o derece anlamsız.
vermedın gururlusun, verdın gururlusun. hay su zara yükledığını anlamları sey etsınler.
vermedın gururlusun, verdın gururlusun. hay su zara yükledığını anlamları sey etsınler.
bır üst klıse versıyonu; (bkz: sorun sende değıl bende)
yenı bır heyecan mı arıyorsunuz, monoton hayattan sıkıldınız mı; arayın (bkz: arıf ın manchester a attığı gol)
türkler olarak daha süper bı cover versıyonunu cekıp, ''knk koptummm'' dıye yorumlar atıp paylasamadıgımız ıcın selebrıtı vıdeolar arasında görmüyorum. ama dansını denemıslıgım vardır evet.
bırı de benı bkzlamamıs. sözlükte bürokrası yok !!!!!
ıkna etmeyı pekıstırıcı bır soylem.
yörrüü dıye tepkı aldığınızda devamı ıcın ; (bkz: ya valla bak)
tanım: saskın ınsan serzenısı.
bende bu kapasıte, bu potansıyelle nasıl sözlük selebrıtısı olamam hıc anlayamıyorum olom ya. kadın selebrıtı kontenjanından basvurmak ıstıyorum lakın hep torpıl. uyu güzel ülkem uyu!!1!!1
bende bu kapasıte, bu potansıyelle nasıl sözlük selebrıtısı olamam hıc anlayamıyorum olom ya. kadın selebrıtı kontenjanından basvurmak ıstıyorum lakın hep torpıl. uyu güzel ülkem uyu!!1!!1
istanbul teknik üniversitesi, endüstri mühendisliği kulübünün düzenlediği etkinliktir. her üniversiteden öğrencinin katılımını gerçekleştirebildiği, organizasyon komitesiyle katılımcıların, konukların göz bebeği olan oturumlardır.
amacı; üniversite öğrencileri, rağbet gören, geniş kapsamlı her sektörü barındırmaya çalışarak, bizleri ''çok yetkili abilerle, ablalarla'' buluşturmak, eğlenirken düşündürmek, gülerken felsefe yapmak, platon, nietzsche gibi... (yok be olm şaka yaptım) basitçe; beleş ikramlarla, hoşsohbetli oturumlar gerçekleştirmektir.
14.nün bugün düzenlendiğidir, bugün ki için ; allaaaah dediğim. deli gibi geçmiştir.
hani teknik üniversitenin, creative canları, muhteşem bir organizasyon hazırlamıştır. turkcell'in eğlence dolu sunumundan, angry birds turnuvasından, beleş ikramlar için girilen sıralardan, hep birlikte hem oturumlardan feyzlendik, hem çok eğlendik, hem de itüden çıkacak adam teknik elemandan ileri gidemeyecektir diyen cinyıslar için sosyal etkinlik tarafımızı pek güzel yansıttık.
emk, türkiyenin en büyük iş ve kariyer kulübü olmasına nazaran en şekerto, sıcaklığından dolayı gözünüzde minicikleşen bir üye tabanına sahip. hani kariyer, iş dediğimize bakmayın. gayet gerektiğinde çöpleri toplayıp, yerleri paspasladığımız yavrucak gibi büyüttüğümüz bir yer burası.
hani boşuna her yerden bas bas bağırmadık, kaçırmayın anacım.
sektör günüyle, panelleriyle, oturumlarıyla, çöpüyle, paspasıyla hepiciğinize yer olan kocaman bir kulup burası.
artık 15. sektör günümüzde görüşmek dileğiyle!
sağlıcakla.
amacı; üniversite öğrencileri, rağbet gören, geniş kapsamlı her sektörü barındırmaya çalışarak, bizleri ''çok yetkili abilerle, ablalarla'' buluşturmak, eğlenirken düşündürmek, gülerken felsefe yapmak, platon, nietzsche gibi... (yok be olm şaka yaptım) basitçe; beleş ikramlarla, hoşsohbetli oturumlar gerçekleştirmektir.
14.nün bugün düzenlendiğidir, bugün ki için ; allaaaah dediğim. deli gibi geçmiştir.
hani teknik üniversitenin, creative canları, muhteşem bir organizasyon hazırlamıştır. turkcell'in eğlence dolu sunumundan, angry birds turnuvasından, beleş ikramlar için girilen sıralardan, hep birlikte hem oturumlardan feyzlendik, hem çok eğlendik, hem de itüden çıkacak adam teknik elemandan ileri gidemeyecektir diyen cinyıslar için sosyal etkinlik tarafımızı pek güzel yansıttık.
emk, türkiyenin en büyük iş ve kariyer kulübü olmasına nazaran en şekerto, sıcaklığından dolayı gözünüzde minicikleşen bir üye tabanına sahip. hani kariyer, iş dediğimize bakmayın. gayet gerektiğinde çöpleri toplayıp, yerleri paspasladığımız yavrucak gibi büyüttüğümüz bir yer burası.
hani boşuna her yerden bas bas bağırmadık, kaçırmayın anacım.
sektör günüyle, panelleriyle, oturumlarıyla, çöpüyle, paspasıyla hepiciğinize yer olan kocaman bir kulup burası.
artık 15. sektör günümüzde görüşmek dileğiyle!
sağlıcakla.
bu neymiş la dedim geldim; http://connected2.me/aradaoluroyle
özdemir asaf'ın yanlış bildiğidir..
en paylaşılandır aslında yalnızlık, öyle ya paylaşıldıkça ortaklaşandır. bitmeyendir sadece biteceğine inandırandır..
en paylaşılandır aslında yalnızlık, öyle ya paylaşıldıkça ortaklaşandır. bitmeyendir sadece biteceğine inandırandır..
aşktır sonuçta, zaten unutulmak için başlanmamıştır...
koskocaman bir inançtır aşk, öyle şeylere inanırsınız ki.. bir dünya kurdurur size, hüznün daha tatlı olduğu bir yer yoktur diye düşündürür..
bu yüzden unutulmazdır ya..
zaten, unutulmak için başlanmamıştır.
biraz fon müziğidir aslında aşk, bundandır unutulmazlığı..
hani olur ya, uyanırsınız, hiç bilmediğiniz bir şarkının nakaratını söylerken bulursunuz kendinizi.. bu da öyledir işte, en umulmadıktır.
bir de bakarsınız o yabancı nasıl da tanıdık olmuştur size, şimdi ise unutulmaya çalışandır.
her çabada biraz daha batırandır..
ne rezil olmaktan ne küçük düşmekten korkunuz kalır, tek bir düşünceniz vardır; unutmak.. budur ya zaten onu unutulmayan yapan..
olmadık yerde en mide bulandırandır..
eh işte sonuç olarak;
unutulamayan değil sadece alışılandır...
koskocaman bir inançtır aşk, öyle şeylere inanırsınız ki.. bir dünya kurdurur size, hüznün daha tatlı olduğu bir yer yoktur diye düşündürür..
bu yüzden unutulmazdır ya..
zaten, unutulmak için başlanmamıştır.
biraz fon müziğidir aslında aşk, bundandır unutulmazlığı..
hani olur ya, uyanırsınız, hiç bilmediğiniz bir şarkının nakaratını söylerken bulursunuz kendinizi.. bu da öyledir işte, en umulmadıktır.
bir de bakarsınız o yabancı nasıl da tanıdık olmuştur size, şimdi ise unutulmaya çalışandır.
her çabada biraz daha batırandır..
ne rezil olmaktan ne küçük düşmekten korkunuz kalır, tek bir düşünceniz vardır; unutmak.. budur ya zaten onu unutulmayan yapan..
olmadık yerde en mide bulandırandır..
eh işte sonuç olarak;
unutulamayan değil sadece alışılandır...
hayatımı sikendir..
3 ay önce ayrıldığım insandır, unutulmayandır.. ismi her şeyde saklıdır. her şey..
1.5 ay konuşmadığınızdır, unutacaksınız ya birbirinizi hiç aranmayandır.. en sonunda kendinizi telefonun başında kalbiniz delice çarparken bulduğunuz kişidir..
hepsi eski sevgilidir, ağlamak da odur, gülmek de.. mutluluk da onunladır, özlem de..
biraz sizsinizdir eski olan, biraz gözledir eski ama hiç hatrınızda solmayan..
arkadaş olduğunuzdur, biraz anne biraz baba, dediğim gibi kendinizdir biraz da..
arkadaş olmak da fayda etmez ya neyse işte.. hala kıskanılandır, o artık nefret ettığınız gözler, nasıl da kök salmıstır yüregınıze.
dedim ya unutulmayandır..
ayrıldıktan sonra hiçbir yere koyamadığınız olur.. ne sevgilinizdir, ne arkadaşınız, şimdi ne siz ne kendisidir. hiçliği anlatır sadece.
zamanla alıştığınızdır eski sevgili, dost olmaya çalışırken, unut beni olmuyor diyip tekrar hayatınızdan çıkandır.. size gecenin bu saatinde bu cümleleri kurdurur, gözlerinizi davetsiz yaşlara boğar.
öyle ya unutulmayandır o..
biraz da sizsinizdir biraz da o..
ha tabi bir de hayatınızı sikendir..
3 ay önce ayrıldığım insandır, unutulmayandır.. ismi her şeyde saklıdır. her şey..
1.5 ay konuşmadığınızdır, unutacaksınız ya birbirinizi hiç aranmayandır.. en sonunda kendinizi telefonun başında kalbiniz delice çarparken bulduğunuz kişidir..
hepsi eski sevgilidir, ağlamak da odur, gülmek de.. mutluluk da onunladır, özlem de..
biraz sizsinizdir eski olan, biraz gözledir eski ama hiç hatrınızda solmayan..
arkadaş olduğunuzdur, biraz anne biraz baba, dediğim gibi kendinizdir biraz da..
arkadaş olmak da fayda etmez ya neyse işte.. hala kıskanılandır, o artık nefret ettığınız gözler, nasıl da kök salmıstır yüregınıze.
dedim ya unutulmayandır..
ayrıldıktan sonra hiçbir yere koyamadığınız olur.. ne sevgilinizdir, ne arkadaşınız, şimdi ne siz ne kendisidir. hiçliği anlatır sadece.
zamanla alıştığınızdır eski sevgili, dost olmaya çalışırken, unut beni olmuyor diyip tekrar hayatınızdan çıkandır.. size gecenin bu saatinde bu cümleleri kurdurur, gözlerinizi davetsiz yaşlara boğar.
öyle ya unutulmayandır o..
biraz da sizsinizdir biraz da o..
ha tabi bir de hayatınızı sikendir..