bugün

sevdiği entry'ler

room

ismi gibi filmin yarısı odada geçiyor. annesi ile aralarındaki bağ çok duygusaldı.
çocuğun hayal dünyasının karışıklığı, tek göz tavandaki pencere ve televizyonla bile kafasındaki tasarı oldukça yaratıcıydı.

en dikkatimi çeken sahne ise annesi intihara kalkışırken ettiği sözler;
"anne de cennete gitmek için acele etti ama beni unuttu. şapşik anne. o yüzden uzaylılar onu aşağı attı tak! ve onu kırdılar."

sözlük yazarlarının itirafları

Sen kilometrelerce uzaktasın. O uyuyor, ayakları yorganın dışında kalmış. Ayaklarını ısıttığın geceleri hatırladın mı?
Hatırladın elbet, ona dair hiçbir şeyi unutmadın ki.
Güldüğünde küçülen gözlerini, utandığında titreyen kirpiklerini, üzüldüğünde büzdüğü dudaklarını. Sen ona dair hiçbir şeyi unutmadın.

Nasıl unutur ki insan? Yaşadığın kalp çarpıntıları, bir mesajı için elinde telefonla uyuya kaldığın sayısız geceler, yüzünü yarım saat görmek için gittiğin kilometreler.

Sen unutsan yollar unutmaz, geceler unutmaz, kalbin unutmaz.
Ama o uyuyor şimdi. Unuttu seni, hala unutulmadığına dair ümidin tükensin istemem ama o unuttu ve uyuyor şimdi.
Sevilenler unutur, sevenler unutmazmış.

Sahi, sen hala neden uyumadın?
© copyright 2005 - 2026