bugün
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması4
- pazar günü aktiviteleri2
- pazar sabahı2
- bedelini ödeyen yazarlar17
- filistin37
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- ten uyumu vs kafa uyumu4
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan2
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- antipanik'e bir şey söyle22
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- fon kurdum para yatırır mısınız9
- silvermist'e iki şey söyle20
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- arkadaşlar ne yesek8
- seksten önce dua etmek10
- nöbetteyim sözlük4
- israil3
- özelden şeftalisini atan yazar14
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- tarhana çorbası12
- israil'i allah cezalandıracak9
- dua3
- alttaki yazara bir şey söyle24
- sözlük kızlarının kombinleri15
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlük kızlarının tantunici7
- parcalandim toparlanamiyorum323
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- güzelsen koy resmini görelim6
- redbull5
- sapık şarkı sözleri9
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- ucan tekme atan hipopotam47
- adana lezzet festivali5
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- porno entelektüelliği8
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- hayat yaşamaya değer mi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- kalpteki boşluk hissi4
- yakışıklı olgun erkekler6
- platon un mağara alegorisi5
entry'ler (16)
güncel tutma amaçlı entrydir.
Merhaba arkadaşlar konuyu biraz karışık anlatabilirim şimdiden affola.
biz adalet bakanlığı sınavlarına katılmış ve her aşamasında başarılı olmuş fakat yıllarca hep sözlü mülakat aşamasında sebep ve puanlama anlaşılmaksızın elenmiş, aramızda adalet mezunları ve uygulama sınavında dereceye girenler olmak üzere sözlüde yetersiz bulunmuş, fakat gerekli bilgi birikimine ve mesleki yeterliliğe sahip olduğunu düşünen türkiye cumhuriyeti gençleriyiz. ülkemizde liyakat ve hakkaniyet ilkesinin ihlal edildiğini düşünürken, tarsus'ta patlak veren torpil skandalıyla kafamızda beliren soru işaretleri de netleşmiştir. peki bu torpil sadece tarsus'ta mı yapılmıştır?
mülakatta kimlere neler soruldu, mülakat soru havuzu hangi sorulardan oluşuyor, mülakatta geçenlerin uygulama vs sınav başarıları, kimlerin ''akrabası'' olduğu, sınavların bu kadar geç açıklanmasının acaba listelerin değiştirilmesinden mi kaynaklandığı gibi sorular, aklımıza ilk gelenlerdir.
bizim beklentimiz sınavda kazanamayan adayın bile bir sonraki sınava rahatlıkla hazırlanabilmesi, kafasında sınava ve mülakata dair en ufak bir soru işareti kalmamasıdır. bunun gerçekleşmesi için de sözlü mülakatların kayıt altına alınması, soruların önceden belirlenerek bir havuzdan çekilmesi, adalet mezunlarına (ki ben adalet mezunu değilim) öncelik tanınması ve sınav sonuçlarının şeffaf bir şekilde açıklanması gerekmektedir.
Sınav sonuçları neden belirtilen süreden aylar sonra açıklandı?
neden bir çok yer alınacağı söylenen kişi sayısından daha az kişi aldı? insanlar sırf alım sayısı daha yüksek diye kendi şehirleri dışında şehirlere başvuru yapabiliyor ve bu durum o kişilere haksızlık değil mi?
istanbuldaki bir adliye için istanbuldan başvuran adaylar var iken bingöl'de yaşayan birinin kazanması ne kadar hakka uygun? yoksa birilerinin yeğeni akrabası olduğu zaman otomatik olarak uygun mu olunmuş oluyor?
bizler sebebini bilmediğimiz şekilde elenmişken, hatta mülakatlarda 15 kez elenmiş arkadaşlarımız var iken, bir başka kişi nasıl hem infaz koruma memurluğunu hem de zabıt katipliğini kazanabiliyor?
insanların artık torpilin yoksa boşuna başvurma demesi bile adalete olan güvenin yeterince sarsıldığının kanıtı değil midir?
mersin'deki ve trabzon'daki torpil skandalının ortaya çıkmasına neden bir tepki veya yaptırım uygulanmamıştır? bütün adliyelerinin sınavının iptal edilmesi veya en azından mersin'dekinin iptal edilmesi gerekmez miydi?
bu soru işaretlerinin çözülmediği her gün biz ve bizden sonra gelecekler için adalet bakanlığına, devlet büyüklerine olan güveni azaltmakta, hukuk/adalet sistemine inancı zayıflatmaktadır.
mersindeki torpil skandalı için link: https://odatv.com/akpli-b...iriliyorlar-07011945.html
bununla ilgili olarak gazete manifesto da bir haber paylaşmıştır. ilgili link: https://gazetemanifesto.c...a-protesto-edecek-232125/
biz adalet bakanlığı sınavlarına katılmış ve her aşamasında başarılı olmuş fakat yıllarca hep sözlü mülakat aşamasında sebep ve puanlama anlaşılmaksızın elenmiş, aramızda adalet mezunları ve uygulama sınavında dereceye girenler olmak üzere sözlüde yetersiz bulunmuş, fakat gerekli bilgi birikimine ve mesleki yeterliliğe sahip olduğunu düşünen türkiye cumhuriyeti gençleriyiz. ülkemizde liyakat ve hakkaniyet ilkesinin ihlal edildiğini düşünürken, tarsus'ta patlak veren torpil skandalıyla kafamızda beliren soru işaretleri de netleşmiştir. peki bu torpil sadece tarsus'ta mı yapılmıştır?
mülakatta kimlere neler soruldu, mülakat soru havuzu hangi sorulardan oluşuyor, mülakatta geçenlerin uygulama vs sınav başarıları, kimlerin ''akrabası'' olduğu, sınavların bu kadar geç açıklanmasının acaba listelerin değiştirilmesinden mi kaynaklandığı gibi sorular, aklımıza ilk gelenlerdir.
bizim beklentimiz sınavda kazanamayan adayın bile bir sonraki sınava rahatlıkla hazırlanabilmesi, kafasında sınava ve mülakata dair en ufak bir soru işareti kalmamasıdır. bunun gerçekleşmesi için de sözlü mülakatların kayıt altına alınması, soruların önceden belirlenerek bir havuzdan çekilmesi, adalet mezunlarına (ki ben adalet mezunu değilim) öncelik tanınması ve sınav sonuçlarının şeffaf bir şekilde açıklanması gerekmektedir.
Sınav sonuçları neden belirtilen süreden aylar sonra açıklandı?
neden bir çok yer alınacağı söylenen kişi sayısından daha az kişi aldı? insanlar sırf alım sayısı daha yüksek diye kendi şehirleri dışında şehirlere başvuru yapabiliyor ve bu durum o kişilere haksızlık değil mi?
istanbuldaki bir adliye için istanbuldan başvuran adaylar var iken bingöl'de yaşayan birinin kazanması ne kadar hakka uygun? yoksa birilerinin yeğeni akrabası olduğu zaman otomatik olarak uygun mu olunmuş oluyor?
bizler sebebini bilmediğimiz şekilde elenmişken, hatta mülakatlarda 15 kez elenmiş arkadaşlarımız var iken, bir başka kişi nasıl hem infaz koruma memurluğunu hem de zabıt katipliğini kazanabiliyor?
insanların artık torpilin yoksa boşuna başvurma demesi bile adalete olan güvenin yeterince sarsıldığının kanıtı değil midir?
mersin'deki ve trabzon'daki torpil skandalının ortaya çıkmasına neden bir tepki veya yaptırım uygulanmamıştır? bütün adliyelerinin sınavının iptal edilmesi veya en azından mersin'dekinin iptal edilmesi gerekmez miydi?
bu soru işaretlerinin çözülmediği her gün biz ve bizden sonra gelecekler için adalet bakanlığına, devlet büyüklerine olan güveni azaltmakta, hukuk/adalet sistemine inancı zayıflatmaktadır.
mersindeki torpil skandalı için link: https://odatv.com/akpli-b...iriliyorlar-07011945.html
bununla ilgili olarak gazete manifesto da bir haber paylaşmıştır. ilgili link: https://gazetemanifesto.c...a-protesto-edecek-232125/
hiç bir zaman bir ekşi sözlük olamayacak sözlüktür. ha amacımız ekşi olmak değil zaten de diyebilirler ama aslında biliyorum ki ekşi sözlük olmayı isterlerdi. ve buradaki yazarların çoğunun ekşide yazarlığı olmuş olsaydı buraya yan gözle bile bakmazlardı. ve evet ben de dahil.
dışlama hakkınız var elbette. yarın bir gün çocuğunuz gay olursa onu da dışlarsınız muhtemelen.
ortada daha konuşmayı gerektiren bir şey olmadığını ifade eder.
benim için g harfidir. sebebi ismimin, soy ismimin ve kızımın baş harfi olmasıdır.
çünkü çalışmak zorundayım. çalışmak için ofise gelmek, ofise gelmek için de ayakta olmam gerekiyor. ha ofiste ayakta değilim oturuyorum o ayrı konu.
ülkemizdeki boy ortalamadı dikkate alındığında çok normal olan bir şeydir. gören de sanacak ki erkeklerimizin hepsi 1.90.
neyse ben 170 boyumla kendi kendime kahve içmeye devam edeyim.
neyse ben 170 boyumla kendi kendime kahve içmeye devam edeyim.
vicdansızlıktır net. insanlara yapmaya cesaret edemeyenler güçlerini hayvanlarda kullanarak kendini tatmin ediyor. bu yüzden her zaman söylüyoruz hayvanlara şiddet de cezalandırılmalı.
neyseki her 3 5 dakikada bir metrobüs geliyor da insanı derinden sarsmıyor dedirtir.
ülkemizde artık şaşıramadığım bir ailedir. hepimizin içinde gizli bir yerlerde bir psikopat var ama kimininki bu şekilde açığa çıkıyor, kimininki bu kadar şiddetli olmadığı için kontrol altında tutabiliyor.
eğer işe mutlu gitmenize sebep olan bir şey var ise yapılabilendir. ama ülkemizde kaç kişi işine severek ve mutlu bir şekilde gidiyor orası düşündürücü.
hiç bir zaman bu marka kalemim boyam olmamıştı benim.
benim dönemimde en havalı markaydı kendisi.
benim dönemimde en havalı markaydı kendisi.
peki bundan şeyin haberi var mı? uzaylıların.
barış akarsu, barış manço, cem karaca ve onurcan özcan.
yıllarımın geçtiği mahalledir. okulum, arkadaşlarım hep oradaydı.
küçükçekmece'ye bağlıdır aynı zamanda.
küçükçekmece'ye bağlıdır aynı zamanda.