bugün
- hikayeyi devam ettir54
- sokakta kavga teknikleri16
- çekirge7
- 31 yaş sendromu5
- 32 yaş sendromu3
- pişi olsa da yesek3
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- arkadaşlar iyi geceler4
- mezoterapi11
- geceye bir şarkı bırak14
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- üç harflilerden korkmak6
- sözlük yazarlarının saatleri10
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- arkadaşlar bakar mısınız28
- tai lung26
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- enteresan neden kavga yok6
- kavganın kazananı yoktur6
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- sedef adası4
- nickten isim tahmini yapmak72
- kürk giyen erkek6
- adalarda bisiklet sürmek4
- kızılcık şerbeti yeni fatih2
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- ilk buluşma3
- vakıf üniversiteleri3
- evreşe yollarını dar olmaması4
- çıplak ayakla lego parçasına basmak2
- türklerin islama göre yaşamaması5
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek2
- uysaljakoben17
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- 28 temmuz 2026 depremi3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- yeni parti48
- zaman baba10
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- nesrin doğan doğanlar çelik dövme2
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- tekne turu11
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
entry'ler (16)
güncel tutma amaçlı entrydir.
Merhaba arkadaşlar konuyu biraz karışık anlatabilirim şimdiden affola.
biz adalet bakanlığı sınavlarına katılmış ve her aşamasında başarılı olmuş fakat yıllarca hep sözlü mülakat aşamasında sebep ve puanlama anlaşılmaksızın elenmiş, aramızda adalet mezunları ve uygulama sınavında dereceye girenler olmak üzere sözlüde yetersiz bulunmuş, fakat gerekli bilgi birikimine ve mesleki yeterliliğe sahip olduğunu düşünen türkiye cumhuriyeti gençleriyiz. ülkemizde liyakat ve hakkaniyet ilkesinin ihlal edildiğini düşünürken, tarsus'ta patlak veren torpil skandalıyla kafamızda beliren soru işaretleri de netleşmiştir. peki bu torpil sadece tarsus'ta mı yapılmıştır?
mülakatta kimlere neler soruldu, mülakat soru havuzu hangi sorulardan oluşuyor, mülakatta geçenlerin uygulama vs sınav başarıları, kimlerin ''akrabası'' olduğu, sınavların bu kadar geç açıklanmasının acaba listelerin değiştirilmesinden mi kaynaklandığı gibi sorular, aklımıza ilk gelenlerdir.
bizim beklentimiz sınavda kazanamayan adayın bile bir sonraki sınava rahatlıkla hazırlanabilmesi, kafasında sınava ve mülakata dair en ufak bir soru işareti kalmamasıdır. bunun gerçekleşmesi için de sözlü mülakatların kayıt altına alınması, soruların önceden belirlenerek bir havuzdan çekilmesi, adalet mezunlarına (ki ben adalet mezunu değilim) öncelik tanınması ve sınav sonuçlarının şeffaf bir şekilde açıklanması gerekmektedir.
Sınav sonuçları neden belirtilen süreden aylar sonra açıklandı?
neden bir çok yer alınacağı söylenen kişi sayısından daha az kişi aldı? insanlar sırf alım sayısı daha yüksek diye kendi şehirleri dışında şehirlere başvuru yapabiliyor ve bu durum o kişilere haksızlık değil mi?
istanbuldaki bir adliye için istanbuldan başvuran adaylar var iken bingöl'de yaşayan birinin kazanması ne kadar hakka uygun? yoksa birilerinin yeğeni akrabası olduğu zaman otomatik olarak uygun mu olunmuş oluyor?
bizler sebebini bilmediğimiz şekilde elenmişken, hatta mülakatlarda 15 kez elenmiş arkadaşlarımız var iken, bir başka kişi nasıl hem infaz koruma memurluğunu hem de zabıt katipliğini kazanabiliyor?
insanların artık torpilin yoksa boşuna başvurma demesi bile adalete olan güvenin yeterince sarsıldığının kanıtı değil midir?
mersin'deki ve trabzon'daki torpil skandalının ortaya çıkmasına neden bir tepki veya yaptırım uygulanmamıştır? bütün adliyelerinin sınavının iptal edilmesi veya en azından mersin'dekinin iptal edilmesi gerekmez miydi?
bu soru işaretlerinin çözülmediği her gün biz ve bizden sonra gelecekler için adalet bakanlığına, devlet büyüklerine olan güveni azaltmakta, hukuk/adalet sistemine inancı zayıflatmaktadır.
mersindeki torpil skandalı için link: https://odatv.com/akpli-b...iriliyorlar-07011945.html
bununla ilgili olarak gazete manifesto da bir haber paylaşmıştır. ilgili link: https://gazetemanifesto.c...a-protesto-edecek-232125/
biz adalet bakanlığı sınavlarına katılmış ve her aşamasında başarılı olmuş fakat yıllarca hep sözlü mülakat aşamasında sebep ve puanlama anlaşılmaksızın elenmiş, aramızda adalet mezunları ve uygulama sınavında dereceye girenler olmak üzere sözlüde yetersiz bulunmuş, fakat gerekli bilgi birikimine ve mesleki yeterliliğe sahip olduğunu düşünen türkiye cumhuriyeti gençleriyiz. ülkemizde liyakat ve hakkaniyet ilkesinin ihlal edildiğini düşünürken, tarsus'ta patlak veren torpil skandalıyla kafamızda beliren soru işaretleri de netleşmiştir. peki bu torpil sadece tarsus'ta mı yapılmıştır?
mülakatta kimlere neler soruldu, mülakat soru havuzu hangi sorulardan oluşuyor, mülakatta geçenlerin uygulama vs sınav başarıları, kimlerin ''akrabası'' olduğu, sınavların bu kadar geç açıklanmasının acaba listelerin değiştirilmesinden mi kaynaklandığı gibi sorular, aklımıza ilk gelenlerdir.
bizim beklentimiz sınavda kazanamayan adayın bile bir sonraki sınava rahatlıkla hazırlanabilmesi, kafasında sınava ve mülakata dair en ufak bir soru işareti kalmamasıdır. bunun gerçekleşmesi için de sözlü mülakatların kayıt altına alınması, soruların önceden belirlenerek bir havuzdan çekilmesi, adalet mezunlarına (ki ben adalet mezunu değilim) öncelik tanınması ve sınav sonuçlarının şeffaf bir şekilde açıklanması gerekmektedir.
Sınav sonuçları neden belirtilen süreden aylar sonra açıklandı?
neden bir çok yer alınacağı söylenen kişi sayısından daha az kişi aldı? insanlar sırf alım sayısı daha yüksek diye kendi şehirleri dışında şehirlere başvuru yapabiliyor ve bu durum o kişilere haksızlık değil mi?
istanbuldaki bir adliye için istanbuldan başvuran adaylar var iken bingöl'de yaşayan birinin kazanması ne kadar hakka uygun? yoksa birilerinin yeğeni akrabası olduğu zaman otomatik olarak uygun mu olunmuş oluyor?
bizler sebebini bilmediğimiz şekilde elenmişken, hatta mülakatlarda 15 kez elenmiş arkadaşlarımız var iken, bir başka kişi nasıl hem infaz koruma memurluğunu hem de zabıt katipliğini kazanabiliyor?
insanların artık torpilin yoksa boşuna başvurma demesi bile adalete olan güvenin yeterince sarsıldığının kanıtı değil midir?
mersin'deki ve trabzon'daki torpil skandalının ortaya çıkmasına neden bir tepki veya yaptırım uygulanmamıştır? bütün adliyelerinin sınavının iptal edilmesi veya en azından mersin'dekinin iptal edilmesi gerekmez miydi?
bu soru işaretlerinin çözülmediği her gün biz ve bizden sonra gelecekler için adalet bakanlığına, devlet büyüklerine olan güveni azaltmakta, hukuk/adalet sistemine inancı zayıflatmaktadır.
mersindeki torpil skandalı için link: https://odatv.com/akpli-b...iriliyorlar-07011945.html
bununla ilgili olarak gazete manifesto da bir haber paylaşmıştır. ilgili link: https://gazetemanifesto.c...a-protesto-edecek-232125/
hiç bir zaman bir ekşi sözlük olamayacak sözlüktür. ha amacımız ekşi olmak değil zaten de diyebilirler ama aslında biliyorum ki ekşi sözlük olmayı isterlerdi. ve buradaki yazarların çoğunun ekşide yazarlığı olmuş olsaydı buraya yan gözle bile bakmazlardı. ve evet ben de dahil.
dışlama hakkınız var elbette. yarın bir gün çocuğunuz gay olursa onu da dışlarsınız muhtemelen.
ortada daha konuşmayı gerektiren bir şey olmadığını ifade eder.
benim için g harfidir. sebebi ismimin, soy ismimin ve kızımın baş harfi olmasıdır.
çünkü çalışmak zorundayım. çalışmak için ofise gelmek, ofise gelmek için de ayakta olmam gerekiyor. ha ofiste ayakta değilim oturuyorum o ayrı konu.
ülkemizdeki boy ortalamadı dikkate alındığında çok normal olan bir şeydir. gören de sanacak ki erkeklerimizin hepsi 1.90.
neyse ben 170 boyumla kendi kendime kahve içmeye devam edeyim.
neyse ben 170 boyumla kendi kendime kahve içmeye devam edeyim.
vicdansızlıktır net. insanlara yapmaya cesaret edemeyenler güçlerini hayvanlarda kullanarak kendini tatmin ediyor. bu yüzden her zaman söylüyoruz hayvanlara şiddet de cezalandırılmalı.
neyseki her 3 5 dakikada bir metrobüs geliyor da insanı derinden sarsmıyor dedirtir.
ülkemizde artık şaşıramadığım bir ailedir. hepimizin içinde gizli bir yerlerde bir psikopat var ama kimininki bu şekilde açığa çıkıyor, kimininki bu kadar şiddetli olmadığı için kontrol altında tutabiliyor.
eğer işe mutlu gitmenize sebep olan bir şey var ise yapılabilendir. ama ülkemizde kaç kişi işine severek ve mutlu bir şekilde gidiyor orası düşündürücü.
hiç bir zaman bu marka kalemim boyam olmamıştı benim.
benim dönemimde en havalı markaydı kendisi.
benim dönemimde en havalı markaydı kendisi.
peki bundan şeyin haberi var mı? uzaylıların.
barış akarsu, barış manço, cem karaca ve onurcan özcan.
yıllarımın geçtiği mahalledir. okulum, arkadaşlarım hep oradaydı.
küçükçekmece'ye bağlıdır aynı zamanda.
küçükçekmece'ye bağlıdır aynı zamanda.