bugün
- safran7
- meyveli lahmacun7
- hangi manifest kızısın10
- kabataş olayı görüntüleri27
- lahmacun yiyecek kadar düşmek5
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması5
- istanbul un çok pahalı olması27
- sanayi tipi kavurmalı tost4
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı6
- ne kadar geri zekalı varsa hepsi uludağ sözlük te3
- ciddiye alınmamak4
- galatasaray ne zaman transfer yapacak3
- en sevilmeyen ev işleri14
- sitede büyüyen çocuk3
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- gönül almaya çalışan erkek11
- gocu25
- mehdi bir ihtiyaçtır3
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- haluk levent son açıklaması7
- hayatın en zor günü2
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak4
- volkswagen beetle3
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi4
- rejim kuklaları2
- annesi dışarı çıkmasına izin vermeyen çocuk2
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- en son ne aldınız5
- edip yüksel2
- saddam bandı2
- marc cucurella7
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- dhalsim10
- gece yolda yürürken arabada görülen çığlık maskesi2
- ben lafa değil göte bakarım4
- temas2
- dünya kaç renklidir3
- tulumba tatlısı4
- bilgi içerikli entry girmeyen yazarın cnsl yönelmi2
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- helicobacter pylori2
- karı kıza para yedirir misiniz4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- şimdi herkes su içsin3
- ne yesem3
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- küsünce sevgiliye komik video atmak3
entry'ler (1)
Merhaba,
Açıköğretim de Hukuk Fakültesi açılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde şartlar getirilebilir. Örgün eğitimli bir üniversiteyi bitirip 2. üniversite olarak okuma şartı getirilebilir. (Akademik anlamda askerlik tecili veya işsiz kaldım bari açıköğretim okuyup avukat olayım veya benzeri düşüncelerle akademik olarak hukukla ilgilenmeyenlerin başka sebeplerle bölümü yazmalarını engellemek için) (düşüncesindeyim.) Örgün eğitimden mezun olmuş bugün iş hayatının içinde aktif olarak yönetici veya Ticari anlamda çalışan kişilerin Hukuk Fakültesi okumalarının önü kapatılmamalıdır bence. Bugün iş hayatında Hukuksal bir konuda Avukat ya da avukatlara danışıp bir konu (Borçlar Kanunu olabilir, Şuurlu Bir Yer sahipliği ve Şufa Hakkı, ipotek Tesisi veya hayatımızın içinde olan herhangi bir konuda danışmak istediğimiz zaman, avukatların bile hakim olmadığı (Ticari Hayatta bu işlemleri ancak dava dosyası olarak önlerine gelirse öğrendikleri) bir çok dava var. Düz ve hukukun ama larını bilmeden direk hayır dediği daha sonra bu konuda ama şu konuda var, bununla ilgili bir kanun maddesi buldum deyince bir bakayım evet varmış denilen olaylar başıma geldi.
Ör: Şufa hakkında ön alım hakkında, ortaklı hisseyi alan 3. kişi, alım tarihinden itibaren Noterden diğer ortaklara ön alım hakkını kullanmaları için tebligat çeker. Diğer ortaklar ise öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde ön alım hakkını kullanır kullanmazsa kaybeder. (Ben noterden tebligat çeken dürüst 3. kişi olduğunu, zaten o kadar dürüst olsa parasını yakmamak için böyle bir alımı yapıp 3 ay içinde noterden tebligat çekeceğini düşünmüyorum.) Bu konuyu başımıza gelince 5 avukata sordum her biri ayrı yanıtlar verdi, kimisi sadece öğrendiği tarihten itibaren, kimi tebligat halinde, kimi tebligat çekmek zorunda dedi.... Kanunun amasını ancak kendim araştırırken buldum ki meğer her halde 2 yıl içinde (tebligat olmazsa yani) ön halım hakkı kullanabiliyormuş, tabi olayın varlığını bilmek için her 6 ayda bir tapuya gidip sorarak, çünkü satışı haber veren ne bir tapu dairesi, ne de bir tebligat sözkonusu. Görüldüğü gibi Kanun koyucunun amaları (Kötü niyetli kişilere de hak veriyor.) Bu ve benzeri durumlarda hakkınızı bilmek için Ticari hayatta iş güç sahibiyseniz bir de atadan kalma ortaklı bir yeriniz varsa başınıza geleceklerden habersiz, bütün süreleri kaçırıp bi haber yaşar gidersiniz.
Kendim mali müşavirim, Vergisel bir konuda vergi ile ilgili bir dava konusunda bile Vergi mevzuatını bilmeden, kanunun ilgili maddesini bilmeden, Kanunun vergi mezuatıyla ilgili maddesini bildiği varsa da vergi mevzuatını bilmediği için kanunun amalarını bilmeyen çok avukatla karşılaştım. Ve haklı iken haksız dava sonuçlarıyla karşılaşıp daha sonra, avukatın konuyu izah etme gereksinimi dahi duymadan kaybettik dediği, başka avukata dosyanızı götürdüğünüzde de dava sürerken de şu şekilde bir dava daha açılsaydı dediği (iş işten geçtikten sonra) davalarla da karşılaştım. Bu nedenle Ticari hayatın içinde olan kişilerin Hukuku öğrenmeleri, haklarını kaybetmelerini veya kazanmalarının hukuksal süreci bilmelerini, mahkemede savunabilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Teşekkürler
Açıköğretim de Hukuk Fakültesi açılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde şartlar getirilebilir. Örgün eğitimli bir üniversiteyi bitirip 2. üniversite olarak okuma şartı getirilebilir. (Akademik anlamda askerlik tecili veya işsiz kaldım bari açıköğretim okuyup avukat olayım veya benzeri düşüncelerle akademik olarak hukukla ilgilenmeyenlerin başka sebeplerle bölümü yazmalarını engellemek için) (düşüncesindeyim.) Örgün eğitimden mezun olmuş bugün iş hayatının içinde aktif olarak yönetici veya Ticari anlamda çalışan kişilerin Hukuk Fakültesi okumalarının önü kapatılmamalıdır bence. Bugün iş hayatında Hukuksal bir konuda Avukat ya da avukatlara danışıp bir konu (Borçlar Kanunu olabilir, Şuurlu Bir Yer sahipliği ve Şufa Hakkı, ipotek Tesisi veya hayatımızın içinde olan herhangi bir konuda danışmak istediğimiz zaman, avukatların bile hakim olmadığı (Ticari Hayatta bu işlemleri ancak dava dosyası olarak önlerine gelirse öğrendikleri) bir çok dava var. Düz ve hukukun ama larını bilmeden direk hayır dediği daha sonra bu konuda ama şu konuda var, bununla ilgili bir kanun maddesi buldum deyince bir bakayım evet varmış denilen olaylar başıma geldi.
Ör: Şufa hakkında ön alım hakkında, ortaklı hisseyi alan 3. kişi, alım tarihinden itibaren Noterden diğer ortaklara ön alım hakkını kullanmaları için tebligat çeker. Diğer ortaklar ise öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde ön alım hakkını kullanır kullanmazsa kaybeder. (Ben noterden tebligat çeken dürüst 3. kişi olduğunu, zaten o kadar dürüst olsa parasını yakmamak için böyle bir alımı yapıp 3 ay içinde noterden tebligat çekeceğini düşünmüyorum.) Bu konuyu başımıza gelince 5 avukata sordum her biri ayrı yanıtlar verdi, kimisi sadece öğrendiği tarihten itibaren, kimi tebligat halinde, kimi tebligat çekmek zorunda dedi.... Kanunun amasını ancak kendim araştırırken buldum ki meğer her halde 2 yıl içinde (tebligat olmazsa yani) ön halım hakkı kullanabiliyormuş, tabi olayın varlığını bilmek için her 6 ayda bir tapuya gidip sorarak, çünkü satışı haber veren ne bir tapu dairesi, ne de bir tebligat sözkonusu. Görüldüğü gibi Kanun koyucunun amaları (Kötü niyetli kişilere de hak veriyor.) Bu ve benzeri durumlarda hakkınızı bilmek için Ticari hayatta iş güç sahibiyseniz bir de atadan kalma ortaklı bir yeriniz varsa başınıza geleceklerden habersiz, bütün süreleri kaçırıp bi haber yaşar gidersiniz.
Kendim mali müşavirim, Vergisel bir konuda vergi ile ilgili bir dava konusunda bile Vergi mevzuatını bilmeden, kanunun ilgili maddesini bilmeden, Kanunun vergi mezuatıyla ilgili maddesini bildiği varsa da vergi mevzuatını bilmediği için kanunun amalarını bilmeyen çok avukatla karşılaştım. Ve haklı iken haksız dava sonuçlarıyla karşılaşıp daha sonra, avukatın konuyu izah etme gereksinimi dahi duymadan kaybettik dediği, başka avukata dosyanızı götürdüğünüzde de dava sürerken de şu şekilde bir dava daha açılsaydı dediği (iş işten geçtikten sonra) davalarla da karşılaştım. Bu nedenle Ticari hayatın içinde olan kişilerin Hukuku öğrenmeleri, haklarını kaybetmelerini veya kazanmalarının hukuksal süreci bilmelerini, mahkemede savunabilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Teşekkürler