bugün
- çekirgeleri kim gönderdi7
- velvet36
- yazarların özledikleri şeyler6
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri5
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç9
- habire1233
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- velvet geceleri napıyor sorunsalı4
- olm niye böyle olduk lan herkes yarrak gibi3
- yaşlı insanlar nasılsınız iyi misiniz2
- torunlarını düşünen işe bisikletle gider3
- basit bir hayat istemek4
- kadınsızlık7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- dünyanın geoid olmaması2
- gazlı içecek2
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- dem parti5
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- kafayı kedi gibi hoşlanılan kıza sürtmek3
- kürdüm3
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- fatma soydaş3
- kabataş olayı görüntüleri27
- bot beğeni6
- istanbul un çok pahalı olması27
- 5 takipçim olması5
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- güne bir şarkı bırak3
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- bebeği gibi sevip düşmanı gibi siken erkek4
- hangi manifest kızısın12
- gavur isimlerinin versiyonları2
- 22 yaş5
- kadınların çok gamsız ve dertsiz olması meselesi4
- türkiye islamcı kemalist kavgasıyla vakit kaybetti7
- oğlum bir baktım da buradaki ekip bok gibi lan3
- incelikli erkek5
- mantı ve kolektif bilinçdışı2
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması6
- yeni parti8
- en sevilmeyen ev işleri14
- her şeyin üst üste gelmesi8
- yazarların yapmak istedikleri2
- anın görüntüsü11
- 6 oku görünce dayanamadım4
entry'ler (1)
Merhaba,
Açıköğretim de Hukuk Fakültesi açılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde şartlar getirilebilir. Örgün eğitimli bir üniversiteyi bitirip 2. üniversite olarak okuma şartı getirilebilir. (Akademik anlamda askerlik tecili veya işsiz kaldım bari açıköğretim okuyup avukat olayım veya benzeri düşüncelerle akademik olarak hukukla ilgilenmeyenlerin başka sebeplerle bölümü yazmalarını engellemek için) (düşüncesindeyim.) Örgün eğitimden mezun olmuş bugün iş hayatının içinde aktif olarak yönetici veya Ticari anlamda çalışan kişilerin Hukuk Fakültesi okumalarının önü kapatılmamalıdır bence. Bugün iş hayatında Hukuksal bir konuda Avukat ya da avukatlara danışıp bir konu (Borçlar Kanunu olabilir, Şuurlu Bir Yer sahipliği ve Şufa Hakkı, ipotek Tesisi veya hayatımızın içinde olan herhangi bir konuda danışmak istediğimiz zaman, avukatların bile hakim olmadığı (Ticari Hayatta bu işlemleri ancak dava dosyası olarak önlerine gelirse öğrendikleri) bir çok dava var. Düz ve hukukun ama larını bilmeden direk hayır dediği daha sonra bu konuda ama şu konuda var, bununla ilgili bir kanun maddesi buldum deyince bir bakayım evet varmış denilen olaylar başıma geldi.
Ör: Şufa hakkında ön alım hakkında, ortaklı hisseyi alan 3. kişi, alım tarihinden itibaren Noterden diğer ortaklara ön alım hakkını kullanmaları için tebligat çeker. Diğer ortaklar ise öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde ön alım hakkını kullanır kullanmazsa kaybeder. (Ben noterden tebligat çeken dürüst 3. kişi olduğunu, zaten o kadar dürüst olsa parasını yakmamak için böyle bir alımı yapıp 3 ay içinde noterden tebligat çekeceğini düşünmüyorum.) Bu konuyu başımıza gelince 5 avukata sordum her biri ayrı yanıtlar verdi, kimisi sadece öğrendiği tarihten itibaren, kimi tebligat halinde, kimi tebligat çekmek zorunda dedi.... Kanunun amasını ancak kendim araştırırken buldum ki meğer her halde 2 yıl içinde (tebligat olmazsa yani) ön halım hakkı kullanabiliyormuş, tabi olayın varlığını bilmek için her 6 ayda bir tapuya gidip sorarak, çünkü satışı haber veren ne bir tapu dairesi, ne de bir tebligat sözkonusu. Görüldüğü gibi Kanun koyucunun amaları (Kötü niyetli kişilere de hak veriyor.) Bu ve benzeri durumlarda hakkınızı bilmek için Ticari hayatta iş güç sahibiyseniz bir de atadan kalma ortaklı bir yeriniz varsa başınıza geleceklerden habersiz, bütün süreleri kaçırıp bi haber yaşar gidersiniz.
Kendim mali müşavirim, Vergisel bir konuda vergi ile ilgili bir dava konusunda bile Vergi mevzuatını bilmeden, kanunun ilgili maddesini bilmeden, Kanunun vergi mezuatıyla ilgili maddesini bildiği varsa da vergi mevzuatını bilmediği için kanunun amalarını bilmeyen çok avukatla karşılaştım. Ve haklı iken haksız dava sonuçlarıyla karşılaşıp daha sonra, avukatın konuyu izah etme gereksinimi dahi duymadan kaybettik dediği, başka avukata dosyanızı götürdüğünüzde de dava sürerken de şu şekilde bir dava daha açılsaydı dediği (iş işten geçtikten sonra) davalarla da karşılaştım. Bu nedenle Ticari hayatın içinde olan kişilerin Hukuku öğrenmeleri, haklarını kaybetmelerini veya kazanmalarının hukuksal süreci bilmelerini, mahkemede savunabilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Teşekkürler
Açıköğretim de Hukuk Fakültesi açılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde şartlar getirilebilir. Örgün eğitimli bir üniversiteyi bitirip 2. üniversite olarak okuma şartı getirilebilir. (Akademik anlamda askerlik tecili veya işsiz kaldım bari açıköğretim okuyup avukat olayım veya benzeri düşüncelerle akademik olarak hukukla ilgilenmeyenlerin başka sebeplerle bölümü yazmalarını engellemek için) (düşüncesindeyim.) Örgün eğitimden mezun olmuş bugün iş hayatının içinde aktif olarak yönetici veya Ticari anlamda çalışan kişilerin Hukuk Fakültesi okumalarının önü kapatılmamalıdır bence. Bugün iş hayatında Hukuksal bir konuda Avukat ya da avukatlara danışıp bir konu (Borçlar Kanunu olabilir, Şuurlu Bir Yer sahipliği ve Şufa Hakkı, ipotek Tesisi veya hayatımızın içinde olan herhangi bir konuda danışmak istediğimiz zaman, avukatların bile hakim olmadığı (Ticari Hayatta bu işlemleri ancak dava dosyası olarak önlerine gelirse öğrendikleri) bir çok dava var. Düz ve hukukun ama larını bilmeden direk hayır dediği daha sonra bu konuda ama şu konuda var, bununla ilgili bir kanun maddesi buldum deyince bir bakayım evet varmış denilen olaylar başıma geldi.
Ör: Şufa hakkında ön alım hakkında, ortaklı hisseyi alan 3. kişi, alım tarihinden itibaren Noterden diğer ortaklara ön alım hakkını kullanmaları için tebligat çeker. Diğer ortaklar ise öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde ön alım hakkını kullanır kullanmazsa kaybeder. (Ben noterden tebligat çeken dürüst 3. kişi olduğunu, zaten o kadar dürüst olsa parasını yakmamak için böyle bir alımı yapıp 3 ay içinde noterden tebligat çekeceğini düşünmüyorum.) Bu konuyu başımıza gelince 5 avukata sordum her biri ayrı yanıtlar verdi, kimisi sadece öğrendiği tarihten itibaren, kimi tebligat halinde, kimi tebligat çekmek zorunda dedi.... Kanunun amasını ancak kendim araştırırken buldum ki meğer her halde 2 yıl içinde (tebligat olmazsa yani) ön halım hakkı kullanabiliyormuş, tabi olayın varlığını bilmek için her 6 ayda bir tapuya gidip sorarak, çünkü satışı haber veren ne bir tapu dairesi, ne de bir tebligat sözkonusu. Görüldüğü gibi Kanun koyucunun amaları (Kötü niyetli kişilere de hak veriyor.) Bu ve benzeri durumlarda hakkınızı bilmek için Ticari hayatta iş güç sahibiyseniz bir de atadan kalma ortaklı bir yeriniz varsa başınıza geleceklerden habersiz, bütün süreleri kaçırıp bi haber yaşar gidersiniz.
Kendim mali müşavirim, Vergisel bir konuda vergi ile ilgili bir dava konusunda bile Vergi mevzuatını bilmeden, kanunun ilgili maddesini bilmeden, Kanunun vergi mezuatıyla ilgili maddesini bildiği varsa da vergi mevzuatını bilmediği için kanunun amalarını bilmeyen çok avukatla karşılaştım. Ve haklı iken haksız dava sonuçlarıyla karşılaşıp daha sonra, avukatın konuyu izah etme gereksinimi dahi duymadan kaybettik dediği, başka avukata dosyanızı götürdüğünüzde de dava sürerken de şu şekilde bir dava daha açılsaydı dediği (iş işten geçtikten sonra) davalarla da karşılaştım. Bu nedenle Ticari hayatın içinde olan kişilerin Hukuku öğrenmeleri, haklarını kaybetmelerini veya kazanmalarının hukuksal süreci bilmelerini, mahkemede savunabilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Teşekkürler