bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı59
- ayrıldık31
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması4
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir4
- refah düzeyi yüksek ülkelerin ortak noktası3
- istanbul mahvoldu3
- fenerbahçenin yarım düzine gol yemesi2
- ev boş gelsene diyen kızın amacı13
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- elektrik akımına kapılan 14 yaşındaki çocuk2
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- fenerbahçeli yazarlar14
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak4
- queen ravenna'ya açık teklif12
- enayimiknatisii26
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru11
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız13
- kurt cobain2
- 17 yaşına dönseydin ne yapardın2
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- seks neden ayıptır14
- arkadaşlar çok sıkıcısınız8
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- erkeği karizmatik gösteren şeyler28
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- su yok elektrik yok ne var3
- arkadaşlar acıktım8
- from gold from dust5
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- evde çiçek yetiştiren erkek7
- fenerbahçe6
- ithal kürtler10
- aston villa fc6
- ikra3
- bedevi arap vahşiliği6
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- karton toplayan çocuğu aparta atmak6
- dem terör partisi22
- ankara abisi iyilik derneği11
- avustralya3
- sindirella'nın orospu olması8
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- diktatör erdoğan18
- pıttık fırlatma akımı7
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- din gerekli midir sorunsalı7
entry'ler (302)
polisiye sevenlerin bile "sahi neden polisiye?" diye kendilerini sorgulamaya başlayacakları film.
--çok hafif spoiler--
bir polisiye film/dizi/kitapta da şu "bariz şekilde şüpheli görünen kişinin katil çıkmama klişesi" aşılsın be kardeşim. bi kere şaşırtmayarak şaşırtın bizi. biliyoruz ki bir numaralı şüpheli film/dizi/kitap sonunda katil çıkmayacak.
--çok hafif spoiler--
herneyse, oyuncu kadrosu tanıdık bilindik isimler, uğur yücel var, polisiye de her zaman merakımı uyandırır zaten diye gittim izledim. film bence bi yerden sonra siniri zayıf insanların asabını bozuyor. benden söylemesi.
--spoiler--
"bu adamı yakalayın çerkez! bu olay hükümet düşürür valla!!"
bu ne be?! aftan yararlanarak çıkan tecavüzcüleri seri şekilde öldürmek suretiyle halkın takdirini kazanan bir seri katilin yakalamaması neden hükümet düşürüyor? halkta ciddi infial yaratan münevver karabulut cinayetinin katil zanlısı 100 küsur gün yakalanamadı. hükumet mi düştü allahını seversen? senarist nasıl abartacağını şaşırmış ve bence o cümleyle filmin tüm inandırıcılığını bitirmiş. şahsen bu laftan sonra filmi "amaaaaan" modunda izledim. berrak tüzünataç'ın "size baba diyebilir miyim?" sahnesi de tuz biber ekti.
--spoiler--
oyunculukları başarılı. değilse de uğur yücel'in varlığı tüm oyuncuları başarılı gösteriyor. ama bence sinemada para verip izlemeye değecek bir senaryoya sahip değil. aksiyon sahneleri de yer yer midtown madness'ı hatırlattı bana, bilemiyorum.
son olarak ceyda düvenci'nin canlandırdığı karakterin olay kurgusundaki yerini anlayan biri lütfen hepimizi aydınlatsın demek istiyorum.
--çok hafif spoiler--
bir polisiye film/dizi/kitapta da şu "bariz şekilde şüpheli görünen kişinin katil çıkmama klişesi" aşılsın be kardeşim. bi kere şaşırtmayarak şaşırtın bizi. biliyoruz ki bir numaralı şüpheli film/dizi/kitap sonunda katil çıkmayacak.
--çok hafif spoiler--
herneyse, oyuncu kadrosu tanıdık bilindik isimler, uğur yücel var, polisiye de her zaman merakımı uyandırır zaten diye gittim izledim. film bence bi yerden sonra siniri zayıf insanların asabını bozuyor. benden söylemesi.
--spoiler--
"bu adamı yakalayın çerkez! bu olay hükümet düşürür valla!!"
bu ne be?! aftan yararlanarak çıkan tecavüzcüleri seri şekilde öldürmek suretiyle halkın takdirini kazanan bir seri katilin yakalamaması neden hükümet düşürüyor? halkta ciddi infial yaratan münevver karabulut cinayetinin katil zanlısı 100 küsur gün yakalanamadı. hükumet mi düştü allahını seversen? senarist nasıl abartacağını şaşırmış ve bence o cümleyle filmin tüm inandırıcılığını bitirmiş. şahsen bu laftan sonra filmi "amaaaaan" modunda izledim. berrak tüzünataç'ın "size baba diyebilir miyim?" sahnesi de tuz biber ekti.
--spoiler--
oyunculukları başarılı. değilse de uğur yücel'in varlığı tüm oyuncuları başarılı gösteriyor. ama bence sinemada para verip izlemeye değecek bir senaryoya sahip değil. aksiyon sahneleri de yer yer midtown madness'ı hatırlattı bana, bilemiyorum.
son olarak ceyda düvenci'nin canlandırdığı karakterin olay kurgusundaki yerini anlayan biri lütfen hepimizi aydınlatsın demek istiyorum.
ersin karabulut'un tıpkı başlangıcı gibi bitişi de birdenbire olmuş öyküsü. alışmıştık oysa ki...
yağlı saçıyla bir gün daha idare etmeye çalışan insandır.
aslında kilise değil, şapeldir.
gereksiz yere gerilmektir. vesikalık resim nasıl olsa kötü çıkacaktır.
"gönül güzeli sevmez, sevdiğini güzel bulur" önermesi göz önünde bulundurulduğunda, şaşılmaması gereken durumdur.
bir teknik adamın önceki başarılarının onu ömür boyu başarılı kılmayacağını bilmeyen insanlardır.
fatih terim'in geçmişte büyük başarıları vardır. ama futbol değişir, gelişir. bu noktada, örmeğin, yerinde sayan bir adamı* geçmiş başarılarına bakarak başarılı kabul etmek ne derece doğrudur? veya değişime uyum sağlar ama geçmiş başarıları öylesine gözünü kamaştırmıştır ki her yaptığının doğru olduğunu zannetmeye, yaptığı yanlıştan dönmeyi gururuna yedirememeye başlar; ki bence fatih terim'in durumu budur. hâl böyleyken, onun "hâlen başarılı bir teknik adam olduğunu" söylemenin ne kendisine ne de çalıştırdığı takıma faydası vardır.
kendi iyiliği için fatih terim'in ayakları yere basmalıdır artık...
fatih terim'in geçmişte büyük başarıları vardır. ama futbol değişir, gelişir. bu noktada, örmeğin, yerinde sayan bir adamı* geçmiş başarılarına bakarak başarılı kabul etmek ne derece doğrudur? veya değişime uyum sağlar ama geçmiş başarıları öylesine gözünü kamaştırmıştır ki her yaptığının doğru olduğunu zannetmeye, yaptığı yanlıştan dönmeyi gururuna yedirememeye başlar; ki bence fatih terim'in durumu budur. hâl böyleyken, onun "hâlen başarılı bir teknik adam olduğunu" söylemenin ne kendisine ne de çalıştırdığı takıma faydası vardır.
kendi iyiliği için fatih terim'in ayakları yere basmalıdır artık...
ingilizce kısmıyla türkçe kısmı aşağı yukarı aynı anlama geldiği için, anlatım bozukluğu içeren cümledir.
(bkz: redundant)
(bkz: redundant)
"mavi şeker"den kasıt ece erken'in kendisiyse, ki sanırım öyle, berbat bir program ismidir. megalomanlığın doruk noktasıdır.
bu önermenin yanlış olduğu pek çok açıdan kanıtlanabilir. benim için sadece "apo bebek katilidir, atatürk değildir" demek yeterli.
297 km hız yaparken kişinin başına bir şey gelmiyorsa, kaput açılınca da gelmeyecektir. o yüzden endişeye mahal yoktur.
"merak etmiyorum kardeşim. işte görüntülü konuşturacakmışsınız, küçük bir modemle her yerden internete girilebilecekmiş, ha bir de kol gibi fatura gelecekmiş. 3g dediğiniz şey bundan ibarettir benim için. ötesini merak etmiyorum!" diye cevap verme isteği uyandıran "merak etmiyor musun?" sorusuyla son bulan reklamlardır.
tıpkı sponge bob gibi, her yaştan insanın zevkle izleyebileceği az sayıdaki çizgi filmlerden biri.
g.o.r.a.'daki erşan kuneri karakterine çok gülmüş olduğunu tahmin ettiğim yazar. hoşgelmiş...
diğer favorilerin sıralama turlarında gerilerde kalması, kimi'nin muhteşem sürüşü, onu zorlayabilenin sadece fisichella olması, akıllara "suzuka 2005"i getirmiştir. son turlarda "fisichella raikkonen'i geçer de, 4 yıl öncenin intikamını alır mı lan?" diye düşünsek de öyle bir şey olmamış, kimi raikkonen çok temiz bir galibiyet almıştır.
2009 belçika gp'sinde aldığı muhteşem startla bizlere eski muhteşem günlerini hatırlatmıştır. özlemiştik be kimi...
başlangıçta çok yavaş ilerlemesi sebebiyle itici bulunsa da, sonraları okuyucuyu saran bir ersin karabulut öyküsü. yamulmuyorsam 3 hafta sonra bitecekmiş.
kimi raikkonen'e olan düşmanlığını 2009 belçika gp'si sonrasında yaptığı yorumlarla tescillemiş, bazılarına göre çok sevimli ve başarılı, bana göre ise beş para etmez spor spikeri.
adam* zaten 1,5 sene sonra ilk defa yarış kazanmış, bırak azıcık keyfini çıkaralım değil mi? hayır! hemen okay karacan'a bağlanılır ve okay bey'in ilk sözleri şunlar olur: "raikkonen kazandı ama bunda hamilton, alonso ve button'ın gerilerde start almaları ve ilk turlarda yarışdışı kalmalarının etkisi büyük. fisichella'nın ikinciliği de raikkonen'in zaferine gölge düşüren bir faktör. yani ferrari burada nasıl olsa kazanacakmış..."
bakar mısınız?!? sanki cumartesi günü raikkonen; alonso, hamilton ve button ile birlikte sıralama turu atmadı da torpille son seansa kaldı... sorsan buna da "ferrari nasıl olsa son seansa kalacakmış" der tabii bu zihniyet. ayrıca bu fisichella'yı küçümsemek ne? fisichella pole'de başladığına ve yarışı ikinci bitirdiğine göre bu yarışı herkes kazanabilirmiş demeye çalışıyor kendisi. madem öyle hamilton kazansaymış! ya da button! artık tarafsız olması gereken bir spiker olarak her kimi destekliyorsan...
"ferrari burada nasıl olsa kazanacakmış" diyor adam ya! madem öyle luca badoer kazansaymış. onun da altında ferrari var!sonuncu bitirdi!
bir kere takdir et şu adamı okay karacan! bir kere içtenlikle takdir et, veya vazgeçtim, raikkonen hakkında iyi bir söz söyle dişimi kırayım...
adam* zaten 1,5 sene sonra ilk defa yarış kazanmış, bırak azıcık keyfini çıkaralım değil mi? hayır! hemen okay karacan'a bağlanılır ve okay bey'in ilk sözleri şunlar olur: "raikkonen kazandı ama bunda hamilton, alonso ve button'ın gerilerde start almaları ve ilk turlarda yarışdışı kalmalarının etkisi büyük. fisichella'nın ikinciliği de raikkonen'in zaferine gölge düşüren bir faktör. yani ferrari burada nasıl olsa kazanacakmış..."
bakar mısınız?!? sanki cumartesi günü raikkonen; alonso, hamilton ve button ile birlikte sıralama turu atmadı da torpille son seansa kaldı... sorsan buna da "ferrari nasıl olsa son seansa kalacakmış" der tabii bu zihniyet. ayrıca bu fisichella'yı küçümsemek ne? fisichella pole'de başladığına ve yarışı ikinci bitirdiğine göre bu yarışı herkes kazanabilirmiş demeye çalışıyor kendisi. madem öyle hamilton kazansaymış! ya da button! artık tarafsız olması gereken bir spiker olarak her kimi destekliyorsan...
"ferrari burada nasıl olsa kazanacakmış" diyor adam ya! madem öyle luca badoer kazansaymış. onun da altında ferrari var!sonuncu bitirdi!
bir kere takdir et şu adamı okay karacan! bir kere içtenlikle takdir et, veya vazgeçtim, raikkonen hakkında iyi bir söz söyle dişimi kırayım...
doğumgünü google tarafından da hoş bir jest ile kutlanan sanatçı.
http://www.google.com.tr
devamında "birlikte nice mutlu senelere" diyemiyorsak birinin doğumgününü kutlamanın bir anlamı var mı bilmiyorum ama;
doğumgünün kutlu olsun michael, gittiğin yerde mutlusundur umarım...
http://www.google.com.tr
devamında "birlikte nice mutlu senelere" diyemiyorsak birinin doğumgününü kutlamanın bir anlamı var mı bilmiyorum ama;
doğumgünün kutlu olsun michael, gittiğin yerde mutlusundur umarım...