bugün
- arkadaşlar makarna yapamıyorum5
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum5
- erectoton6
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- arkadaşlar pilav yapamıyorum3
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması7
- bik bik abla vs vurduranlar7
- iremga9
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- motor inecek abi4
- diamond bosphorus12
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- düğmeye basıldı yakında çaylak olacakmışım3
- metro 20333
- sözlüğün mal dolması5
- durduk yere size kafayı takan yazarlar5
- çok yorgun olmak2
- ismet gey biraderin madam hanım olması hedesi2
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- gizli artı vermek5
- gocu8
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı5
- deniz göktaş31
- diamond bohsporus gayi2
- bu sözlüğe son ihtarımdır2
- tai lung30
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- kadın siniri5
- bir demlik kahve içmek3
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- vajinayla ilgili 4 sayfa yazı yazan erkek3
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı8
- araya adam sokup yazar banlatmak4
- yaş ilerledikçe fark edilen şey5
- yargıtay'ın pislik sözcüğünü hakaret saymaması3
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu14
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı3
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- lionel messi2
- aç yatıyorum8
- haklı çıkmak3
- kirazlı hiçbir şeyin olmaması2
- penisden kot pantolunun belli olması5
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı12
- birader yazar başlıkları5
entry'ler (134)
ne kullanıyorsun merak ettim.
not: fb
not: fb
siz hiç kpss'ye çalıştınız mı? siz hiç kpss'ye 5-10 defa çalıştınız mı? o insanları asla anlayamayacaksınız.
Ordu Valiliği'nin suç duyusu üzerine ekrem imamoğlu ve seyit torun ifadeye çağırılacakmış.
eğer öğretmen değilseniz çok da şansınız yoktur; ama ben öğretmenim ve büyük olasılıkla eşim de öğretmen olacak. 2 ay tatil falan filan, mükemmel hayat.
25 Ocak tarihinde kitapseç'ten iki adet kitap sipariş ettim, etmez olaydım. 28 Ocak'ta baktım ki ürünü hala kargoya vermemişler, tedarik edemedikleri ürünü iptal edip paramın yatırılmasını istedim. işte ne olduysa bundan sonra oldu. Diğer ürün ulaştı ama iptal ettiğim ürünün tutarı olan 7 tl (yanlış duymadınız yedi türk lirası) 10 gündür yatırılmadı. Ben de halt edip müşteri hizmetlerini aradım, yaptığım büyük ayıp. Telefonda bir de haddimi aşıp neden bu kadar yavaş olduklarını sorunca karşımdaki kadın köpürdü ve bana bağırdı. Bu nasıl bir kurumdur ki müşterilere bağıran çalışanları var? Tez zamanda batmaları dileğiyle. Bu siteden ürün almayın, aldırmayın.
Öğretmeni olduğum dildir.
Ne güzel demiş dağlarca: “Türkçem benim ses bayrağım.”.
Ne güzel demiş dağlarca: “Türkçem benim ses bayrağım.”.
Öncelikle belirtmek gerekir ki kültürsüzlüğün eğitimle bir alakası yoktur.
Kültür kelimesi Latince kökenli bir kelime olup oradan Fransızcaya ve Fransızcadan da dilimize geçmiştir. Türkçe karşılığı “ekin”dir. Yani, işlemek.Emeğin sonucunda oluşan ve birikimle gelen bir şeydir yani bu kültür denen şey. Ekersin, toprağı işlersin ve güzel bakıp incitmezsen güzel bir sonuç alarsın ve bunu nesiller boyu aktarırsın.
Türk halkı topraktan iyi anlar aslında. Nasıl oluyor da bu kadar kültürsüz kalıyor anlamıyorum. Hayır ecdadımız boş oturmuş da değil. işleyip bırakmış birçok şeyi.
Tabii tüm kültürsüzler burada değil sonuçta. Her ülkede, her millette mevcut.
Kültürsüz insan hiçbir işe yaramaz; çünkü dünden neredeyse hiçbir şey almamıştır ve yarına bırakacağı tek şey kültürsüzlüğüdür. iş gücüne katılması da tamamen hayati sebeplerdendir. Tek amacı Maslow’un hiyerarşisindeki ilk basamağı tamamlamaktır. Kendini gerçekleştirme falan hak getire.
Sanat anlayışları kıttır. edebiyatı romanlardan, müziği poptan ibaret sanarlar. Resim ve diğer dallardan bahsetmedim bile; çünkü bunlara karşı fikirleri dahi yoktur çoğunun.
Siyasetten anlamazlar. Takım tutar gibi parti tutarlar ve bir siyasi lider benimseyip onu kusursuz bir insan gibi görürler. Sığ yorumlarla sizi çileden çıkarırlar.
Muhabbet edemezsiniz, çok ve boş konuşurlar. Hiçbir zaman haksız değildirler, bazen canları isterse görüşünüzü desteklerler. Ne diyor Platon “Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar.”.
Kısacası bu insanlarla bir ortak paydada birleşmeniz büyük ihtimalle olanaksızdır. En iyisi siz cahille sohbeti kesin. (bkz: cahille sohbeti kestim)
He ben kültürlü müyüm? Estağfurullah.
Eyyorlamam bu kadar.
Kültür kelimesi Latince kökenli bir kelime olup oradan Fransızcaya ve Fransızcadan da dilimize geçmiştir. Türkçe karşılığı “ekin”dir. Yani, işlemek.Emeğin sonucunda oluşan ve birikimle gelen bir şeydir yani bu kültür denen şey. Ekersin, toprağı işlersin ve güzel bakıp incitmezsen güzel bir sonuç alarsın ve bunu nesiller boyu aktarırsın.
Türk halkı topraktan iyi anlar aslında. Nasıl oluyor da bu kadar kültürsüz kalıyor anlamıyorum. Hayır ecdadımız boş oturmuş da değil. işleyip bırakmış birçok şeyi.
Tabii tüm kültürsüzler burada değil sonuçta. Her ülkede, her millette mevcut.
Kültürsüz insan hiçbir işe yaramaz; çünkü dünden neredeyse hiçbir şey almamıştır ve yarına bırakacağı tek şey kültürsüzlüğüdür. iş gücüne katılması da tamamen hayati sebeplerdendir. Tek amacı Maslow’un hiyerarşisindeki ilk basamağı tamamlamaktır. Kendini gerçekleştirme falan hak getire.
Sanat anlayışları kıttır. edebiyatı romanlardan, müziği poptan ibaret sanarlar. Resim ve diğer dallardan bahsetmedim bile; çünkü bunlara karşı fikirleri dahi yoktur çoğunun.
Siyasetten anlamazlar. Takım tutar gibi parti tutarlar ve bir siyasi lider benimseyip onu kusursuz bir insan gibi görürler. Sığ yorumlarla sizi çileden çıkarırlar.
Muhabbet edemezsiniz, çok ve boş konuşurlar. Hiçbir zaman haksız değildirler, bazen canları isterse görüşünüzü desteklerler. Ne diyor Platon “Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar.”.
Kısacası bu insanlarla bir ortak paydada birleşmeniz büyük ihtimalle olanaksızdır. En iyisi siz cahille sohbeti kesin. (bkz: cahille sohbeti kestim)
He ben kültürlü müyüm? Estağfurullah.
Eyyorlamam bu kadar.
Devlet Bahçeli’nin 1970 model Ford marka arabasıyla ankara’da turlarken dinlediği sanatçı.
Burberry, Gant, Diesel
Aşkım valla ilk sensin.
Beni bir tek sen anladın, sen de yanlış anladın.
Başıma bir şey gelmeyecekse Spotify’den daha çok beğendiğim uygulama. Ses kalitesi vs. aynı. Tek sıkıntı şarkı bulma mantığı. Bunun dışında Spotify ile yarışır. Üstelik 24 ay beleş. 6.99x24=167,66 TL kardayım.
tahir efendi bana kelp demiş
iltifatı bu sözde zahirdir,
maliki mezhebim benim zira,
itikadımca kelp tahirdir.
iltifatı bu sözde zahirdir,
maliki mezhebim benim zira,
itikadımca kelp tahirdir.
edit: arkadaşlar, kullandığım noktalı virgül yanlış değildir. görüyorsunuz ki öncesinde bir yargıyı (cümleyi) bitirmişim ve o yargıda sunduğum bilgiyi açıklama aşamasına geçmişim. bu durumda virgül kullanamam; çünkü en başta bu iki cümlenin herhangi bir ögesi ortak değildir. bunun dışında “ama, fakat, lakin, çünkü...” gibi kelimelerden önce bir noktalama işareti kullanmak ya da kullanmamak tamamen kişinin kendi kararıdır; ama bana ve hocalarıma göre mantıklı olan kullanım şekli budur.
Selamlar, 2 hafta önce üniversiteden mezun oldum. istanbul Üniversitesi Türkçe öğretmenliği alanında yüksek lisans kazandım; ama okul taşınacak falan diyorlar. Bu da benim canımı sıktı. Yüksek lisans yaparken bir yandan da KPSS’ye çalışmayı düşünüyorum; ama arkadaşlarım çok zor olur falan diyorlar. Ben de sözlüğe danışmak istedim. Beni aydınlatırsanız çok makbule geçer; zira düşünmekten kafayı yiyeceğim.
22 yaşındayım ve yaklaşık 2 hafta önce üniversiteden mezun oldum. 4 yıl boyunca birkaç ilişkim oldu ve en uzunu 1 ay sürdü, üniversitenin son 2 yılında 200+ arkadaş edindim ve birçok geziye katıldım; ama yalnızlığıma bir çare bulamadım. Şimdi diyeceksiniz ki "nasıl olur yahu?". Ben de anlam veremiyorum; ama böyle oluyor. Mesela kalabalık whatsapp gruplarında yazdıklarıma cevap alamayınca, gezi yolculuğunda yanıma kimse oturmayınca anlıyorum yalnızlığımı.
Bana kimse kendi hür iradesiyle mesaj atmaz, mutlaka mücbir bir sebep gerekir. Durduk yere kimse nasıl olduğumu, neler yaptığımı merak etmez mesela. Kimse doğum günümde hediye almaz ve kimse sürpriz doğum günü etkinliği düzenlemez benim için. Bazı zamanlar olur ki beş on gün telefonuma gruplar dışında mesaj bile gelmez. Konuşmaya çalıştığım kızlar mesajlarıma cevap vermez. Böyle anlarda anlarım işte yalnızlığımı.
Tipimde bir sıkıntı yok, sosyal bir insanım ve birçok konuda kendimi geliştirdim; ama yalnızım. Buna hiç ama hiç anlam veremiyorum.Ne zaman bir şeyler yapmak istesem tek başıma olduğum için iptal etmek zorunda kalıyorum. mesela güzel bir restoran keşfediyorum ya da gezilip görülecek bir yer ama tek başına gitmenin hiç keyif vermeyeceğini düşündüğümden yapmıyorum hiç.
Bugün bir arkadaşımın paylaştığı hikaye beni çok etkiledi mesela. Sevgilisyle birinci yıl dönümleriymiş ve boğazda yemeğe gitmişler, rakılar mezeler falan. Allah mutluluklarını bozmasın. Ben de gidiyorum bazen öyle mekanlara; ama tek başıma ve hiç keyifli olmuyor.
Amacım duygu sömürüsü yapmak ya da sevgilim yok diye ağlamak değil. Hayatı anlamlandırabilmek için sevmek ve daha önemlisi sevilmek gerektiğine inanıyorum.
Sevilmeyeli öyle uzun zaman oldu ki... bir insana dokunmayı, sarılmayı ve öpmeyi özledim. insan olduğumu unuttum resmen son yıllarda. Geziye gittiğimizde yan odadaki çiflerden gelen seslere kulak veriyorum bazen, sonra yan tarafta yatan arkadaş horluyor ve bütün ahenk bozuluyor. Balkona sigara içmeye çıkıyorum, derken sabah oluyor ve hiç uyumadan denize!
Çok zor gerçekten çok zor, bir başına tutunabilmek hayata.
Merak ediyorsanız, annem ve babam çok şükür hayatta. Hatta bir kardeşim de var. onlar bana elbette çok iyi geliyor. zaten onlar olmasa şu an perişan bir halde olurdum galiba.
Velhasılkelam, yalnızlık insanın en büyük düşmanıdır.
Bana kimse kendi hür iradesiyle mesaj atmaz, mutlaka mücbir bir sebep gerekir. Durduk yere kimse nasıl olduğumu, neler yaptığımı merak etmez mesela. Kimse doğum günümde hediye almaz ve kimse sürpriz doğum günü etkinliği düzenlemez benim için. Bazı zamanlar olur ki beş on gün telefonuma gruplar dışında mesaj bile gelmez. Konuşmaya çalıştığım kızlar mesajlarıma cevap vermez. Böyle anlarda anlarım işte yalnızlığımı.
Tipimde bir sıkıntı yok, sosyal bir insanım ve birçok konuda kendimi geliştirdim; ama yalnızım. Buna hiç ama hiç anlam veremiyorum.Ne zaman bir şeyler yapmak istesem tek başıma olduğum için iptal etmek zorunda kalıyorum. mesela güzel bir restoran keşfediyorum ya da gezilip görülecek bir yer ama tek başına gitmenin hiç keyif vermeyeceğini düşündüğümden yapmıyorum hiç.
Bugün bir arkadaşımın paylaştığı hikaye beni çok etkiledi mesela. Sevgilisyle birinci yıl dönümleriymiş ve boğazda yemeğe gitmişler, rakılar mezeler falan. Allah mutluluklarını bozmasın. Ben de gidiyorum bazen öyle mekanlara; ama tek başıma ve hiç keyifli olmuyor.
Amacım duygu sömürüsü yapmak ya da sevgilim yok diye ağlamak değil. Hayatı anlamlandırabilmek için sevmek ve daha önemlisi sevilmek gerektiğine inanıyorum.
Sevilmeyeli öyle uzun zaman oldu ki... bir insana dokunmayı, sarılmayı ve öpmeyi özledim. insan olduğumu unuttum resmen son yıllarda. Geziye gittiğimizde yan odadaki çiflerden gelen seslere kulak veriyorum bazen, sonra yan tarafta yatan arkadaş horluyor ve bütün ahenk bozuluyor. Balkona sigara içmeye çıkıyorum, derken sabah oluyor ve hiç uyumadan denize!
Çok zor gerçekten çok zor, bir başına tutunabilmek hayata.
Merak ediyorsanız, annem ve babam çok şükür hayatta. Hatta bir kardeşim de var. onlar bana elbette çok iyi geliyor. zaten onlar olmasa şu an perişan bir halde olurdum galiba.
Velhasılkelam, yalnızlık insanın en büyük düşmanıdır.
Açılımı: Marmara Üniversitesi Sualtı Sporları Kulübü.
müsas yılda en az 10 dalış gezisi yapan (yaz gezileri dahil), yılda yaklaşık 400 üye alıp bunların birçoğunun 1 yıldız dalıcı olmasını sağlayan bir kulüptür. Bunun yanında birçpk sosyal sorumluluk projesi organize etmiştir. Geçen sene ilk defa yapılan derin akıntı sempozyumunu bu sene tekrar organize ettiler. kulüpte eski-yeni ayrımı ve hiyerarşi bulunmamaktadır. Marmara üniversitesinde okuyup sosyalleşmek, eğlenmek isteyen herkese tavsiye olunur.
not: 1 yıldız dalıcı
müsas yılda en az 10 dalış gezisi yapan (yaz gezileri dahil), yılda yaklaşık 400 üye alıp bunların birçoğunun 1 yıldız dalıcı olmasını sağlayan bir kulüptür. Bunun yanında birçpk sosyal sorumluluk projesi organize etmiştir. Geçen sene ilk defa yapılan derin akıntı sempozyumunu bu sene tekrar organize ettiler. kulüpte eski-yeni ayrımı ve hiyerarşi bulunmamaktadır. Marmara üniversitesinde okuyup sosyalleşmek, eğlenmek isteyen herkese tavsiye olunur.
not: 1 yıldız dalıcı
arabistan uzak dersen bi sonraki durakta inme şansın da var ;)
(bkz: bunu burdan alın)
(bkz: bunu burdan alın)
şok şok şok...
yalancı öpüyorlar...
yalancı öpüyorlar...
çekemezsin bir yere sineden başka
(bkz: turgut uyar)
(bkz: turgut uyar)