bugün
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- her gün 1 litre kola içersek ne olur9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı24
- somali de türk bayrağı yakılması4
- sözlükteki kuzucuklarım6
- iskilipli atıf hoca21
- kablosuz mouse10
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- favlayan yazarın asıl amacı12
- tanımadığı kadına tokat atan adam7
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- songül karlı5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- togg4
- camfrog sönmez küfürleri3
- lpg'nin 50 tl olması2
- zenci kadın poposu4
- sözlük kürdü55
- ismail kartal18
- yurt dışı çıkış harcı2
- imei kayıt ücreti2
- ahmet nazif zorlu8
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- alex745alejandroali can2
- yerli marka kullanmak2
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler3
- travesti ile para kavgası2
- bir şeyler söyle2
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- uzay masalı2
- millette manyak para var21
- kasımda aşk başkadır4
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- iş yerinde atletle çalışmak4
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- melis işiten2
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- anın görüntüsü31
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- atatürk düşmanı değilim2
- fon vurgunu3
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
entry'ler (18)
duygularıma esir oluyorum seni görünce/Insan bin kere mi yanıyor bir kere sevince.
yalnızca bir kadını kendini aşık edebilir zira o bakış yalnızca bir kadına özeldir. *
ortaokuldayken bir tanesi sınıfın zeki ve ukala kızı tarafından darmadağın edilmişti.ahan da şöyle:
-Hocam zaten egonuzu tatmin etmek için öğretmenlik mesleğini seçmişsiniz,bize bağırıp dersin diğer yarısını bizi cezalandırmakla geçirmek yerine, derse hazırlanarak gelip hayranlığımızı kazansanız daha çok tatmin olmaz mısınız?
** *
-Hocam zaten egonuzu tatmin etmek için öğretmenlik mesleğini seçmişsiniz,bize bağırıp dersin diğer yarısını bizi cezalandırmakla geçirmek yerine, derse hazırlanarak gelip hayranlığımızı kazansanız daha çok tatmin olmaz mısınız?
** *
hesabi gold cardiyla oderken yutkunmadigi an.
Cimilli Ibo'dan gelir:
Birgün çıktım armuta yarim geldi altına
Seçtim sarılarını attım peştemalına
Armudu budakladım dallarını sakladım
anasının yanına kızını kucakladım
Armut budaklanır mı dalları saklanır mı
Anasının yanına kızı kucaklanır mı
Armudun dalı kara dökülür ara ara
yokki paralı dayım sülalemiz fukara
Çıktım armuda çıktım budaıdım dallarını
Gece sabaha kadar bekledim yollarını
Aha ben gidiyorum sar bana kollarını
Gel seveyim Seveeyim cilveli boylarını
Çıkıyordum armuta keserdim dallarını
O kendini zanneder severdim kardeşini
Birgün çıktım armuta yarim geldi altına
Seçtim sarılarını attım peştemalına
Armudu budakladım dallarını sakladım
anasının yanına kızını kucakladım
Armut budaklanır mı dalları saklanır mı
Anasının yanına kızı kucaklanır mı
Armudun dalı kara dökülür ara ara
yokki paralı dayım sülalemiz fukara
Çıktım armuda çıktım budaıdım dallarını
Gece sabaha kadar bekledim yollarını
Aha ben gidiyorum sar bana kollarını
Gel seveyim Seveeyim cilveli boylarını
Çıkıyordum armuta keserdim dallarını
O kendini zanneder severdim kardeşini
kabz hali.
(bkz: kabz-u bast)
(bkz: kabz-u bast)
Üniversiteye başladığım ilk sene henüz lavabo anlamına gelen "restroom" kelimesinden bihaberken görev aldığım konferansa konuşmacı olarak katılan amerikalı bir amcayla aramda geçen diyalog:
-Pardon "restroom" ne tarafta?
turkcede dinlenmek anlamina gelen "rest" kelimesi oda anlamina gelen "room" ile birlesince, adamin oturup dinlenebilecegi bir bekleme salonu aradigini, ve okulda bekleme salonu olmadigindan,bolum olarak kendi ellerimizle hazirladigimiz ve "parallel studies room" adini verdigimiz etud odasina goturmeyi planlayarak:
-Tabi ben sizi gotureyim deyip asansore yonelttim.
Bir universitenin her katinda "restroom" olmasi gerektigini dusunen amca:
-Bu katta yok mu?
-Hayir malesef, okul zaten cok kucuk oldugu icin yapamamislar galiba, ama seneye ek bina yapilacak oranin projesini gordum, yapilacak bir tane.
-Turkiye'ye gelmeden once ilkel bir yer olabilecegini dusunmustum ama bu kadarini beklemiyordum dogrusu.
-(icimden)ne abartti yahu, oturma odasina dogmus sanki mubarek, biz sizin nerelerden nerelere geldiginizi bilmiyoruz sanki!
-(disimdan)Aslinda ilkellik degil de, sartlar..Bizim kattaki "restroom"u da hocalarimizla birlikte kendi imkanlarimizla yaptik zaten.
Amcam sok!
-Inanamiyorum!Peki diger ogrenciler ne yapiyorlar, ihtiyac duyduklarinda?
Bir gariplik oldugunu sezdim ama klasik turist saskinligina verip, ara sira parallel studies rooma ing sozluk v.s odunc almak icin gelen diger bolum ogrencilerini dusunerek:
-Gerektigi zaman diledikleri gibi geliyorlar,imza karsılığında istedikleri gibi kullanabiliyorlar.
Konusacak gucu bi sure sonra kendinde bulan amca:
-Anladim, cok garip...ha bu arada Senden once "restroom"u bir kac kisiye daha sordum ama anlamadilar,siz ne dioyosunuz bu "restroom"a?
-Bizimki Parallel Studies Room.
-Nasil yani parallel? Ne alaka?
-Butun bolum ogrencilerine acik calisma odasi ya hani kem kum..
-Hic bu kadar absurd bir diyalogun bir parcasi olmamistim! Ne yani siz tuvalette cisinizi yaparken mi ders calisiyorsunuz??
-Dank!!!Pardon ya siz "rest" diince yorgunsunuz sanmistim..
Hep beraber kopuş.
-Pardon "restroom" ne tarafta?
turkcede dinlenmek anlamina gelen "rest" kelimesi oda anlamina gelen "room" ile birlesince, adamin oturup dinlenebilecegi bir bekleme salonu aradigini, ve okulda bekleme salonu olmadigindan,bolum olarak kendi ellerimizle hazirladigimiz ve "parallel studies room" adini verdigimiz etud odasina goturmeyi planlayarak:
-Tabi ben sizi gotureyim deyip asansore yonelttim.
Bir universitenin her katinda "restroom" olmasi gerektigini dusunen amca:
-Bu katta yok mu?
-Hayir malesef, okul zaten cok kucuk oldugu icin yapamamislar galiba, ama seneye ek bina yapilacak oranin projesini gordum, yapilacak bir tane.
-Turkiye'ye gelmeden once ilkel bir yer olabilecegini dusunmustum ama bu kadarini beklemiyordum dogrusu.
-(icimden)ne abartti yahu, oturma odasina dogmus sanki mubarek, biz sizin nerelerden nerelere geldiginizi bilmiyoruz sanki!
-(disimdan)Aslinda ilkellik degil de, sartlar..Bizim kattaki "restroom"u da hocalarimizla birlikte kendi imkanlarimizla yaptik zaten.
Amcam sok!
-Inanamiyorum!Peki diger ogrenciler ne yapiyorlar, ihtiyac duyduklarinda?
Bir gariplik oldugunu sezdim ama klasik turist saskinligina verip, ara sira parallel studies rooma ing sozluk v.s odunc almak icin gelen diger bolum ogrencilerini dusunerek:
-Gerektigi zaman diledikleri gibi geliyorlar,imza karsılığında istedikleri gibi kullanabiliyorlar.
Konusacak gucu bi sure sonra kendinde bulan amca:
-Anladim, cok garip...ha bu arada Senden once "restroom"u bir kac kisiye daha sordum ama anlamadilar,siz ne dioyosunuz bu "restroom"a?
-Bizimki Parallel Studies Room.
-Nasil yani parallel? Ne alaka?
-Butun bolum ogrencilerine acik calisma odasi ya hani kem kum..
-Hic bu kadar absurd bir diyalogun bir parcasi olmamistim! Ne yani siz tuvalette cisinizi yaparken mi ders calisiyorsunuz??
-Dank!!!Pardon ya siz "rest" diince yorgunsunuz sanmistim..
Hep beraber kopuş.
19. yy'da melville tarafından kaleme alınmış hala dünyanın pek çok yerinde edebiyat lisans öğrencilerine okutulup okutulmaması konusunda profesorlerin muallakta kaldığı ağır ağır okunması gereken muhteşem roman.
toplamda 120 bolumden oluşur ve her bir bölümün başlığı açılsa yeridir.
melville in denizcilik deneyiminin eserdeki gerçekçi dile ve anlatıma yansıdığını görürüz.
bacağını yıllar önce moby dick'e kaptıran kaptan ahab'ın, tüm hayatını alacağı intikama adayarak kendini ve emrindeki bir gemi dolusu tayfayı ölüme sürükler ve öfke ile kinin yıkıcı etkilerini dev dalgalarla zihnimize işlemis olur.
toplamda 120 bolumden oluşur ve her bir bölümün başlığı açılsa yeridir.
melville in denizcilik deneyiminin eserdeki gerçekçi dile ve anlatıma yansıdığını görürüz.
bacağını yıllar önce moby dick'e kaptıran kaptan ahab'ın, tüm hayatını alacağı intikama adayarak kendini ve emrindeki bir gemi dolusu tayfayı ölüme sürükler ve öfke ile kinin yıkıcı etkilerini dev dalgalarla zihnimize işlemis olur.
ders calisirken acikan karin, dile yapisan nakarat,zirt pirt akla dusen sigara ya da kontrol edilmeyi bekleyen e-mailler gibidir.
karincayi bile incitmez ayni zamanda. humanist, animalist ve otumalisttir.
Nathaniel Hawthorne'un en basarili eserlerinden biri kabul edilir. O kadar cok simge kullanilmis ve gondermeler o kadar açıktır ki elinizdeki kitabın sadeleştirilmiş olduğunu düşünürsünüz. 17. yy Amerika'sında kurgulanan hikayede evlilik dışı çocuk sahibi olan Hester Prynne puritanlar tarafından sonsuza dek gogsunde"A" (Ingilizce zina yapan kadin anlamına gelen adulteress) harfi taşımakla cezalandırılır. Cezasını sukunetle kabul eden iyi yürekli,yardımsever Hester novellanın sonunda Adulteress'ın A'sını Angel(melek)'ın A'sına dönüştürmeyi başararak kavramların has niyetle değişebileceğini kanıtlamış olur.
kitap bittiğinde "eee ameller niyetlere göredir" deyiverirsiniz.
kitap bittiğinde "eee ameller niyetlere göredir" deyiverirsiniz.
24000 beyitten oluşup Hindistan'ın en önemli iki destanından biri kabul edilir. Hindu tanrısı Vishnu'nun reankarnasyonu olan Rama, Kralın kızı Sitayla evlenmesi için şart koşulduğu üzere Tanrı Şivanın yayını bir hamlede kırar. Lakin Sitanın çirkef anasi kralı kandırarak Rama'yı ormanda sürgüne gönderir. Aslında tüm Hindistan'ı tarumar edecek kadar güçlü olan Rama, kraliyete ve büyüklerine olan saygısından cezasını kabul edip 14 yıllık zorlu bir sürgün hayatına boyun eğer. -Tum genclere ornek olur-Ramanın itaati ve iyimserliği içinizi bayar. Hemen her bölümde "karanlığın peşi aydılıktır be" mesajı "bi kavusamazlarsa bu Hint fakirleri yakarım bu destanı" tarzı efelenmelere yol açar. Ama korkulan gerçekleşmez Sita ve Ramanın aşkı herşeyin üstesinden gelir.
antik yunan şairi sappho'ya göre aşkın tanımı.
Aristokrat bir aileden gelip, geçmişi ile bugün ve hayal dunyasi ile gerçeklik arasinda sıkışıp kalan Blanche'in çöküşünün muhteşem bir boğuculuk ve akıcılıkla işlendiği eserdir. Tennessee Williams ile Zeki Demirkubuz'un akrabalik bagi olup olmadigini düşündürür.
Hristiyanlarca öte dünyada Hz. Isa'dan ölen kişiler ile vaftiz edilmeden ölen çocukların yaşadığına inanılan yer. Cennet ile cehennem arasında bir yerde bulunduğuna inanılır. Sakinleri ne cehennemde yanacaktır,ne cennette keyif çatacaktır.
Kadir Has Universitesi Reklamcılık Bolumu öğrencilerinin Can Sarcan'in onderliginde el birliği ile hazirlayip Hayrettin Karaoguz'un sebekliginde "sanat dunyasi"na kazandirdigi kisa film. Grubun 200'u askin benzer projeleri vardir, populeritelerini goruntu yonetmenlerine borcludurlar. Sinan Cetin'in kanatlari altinda onumuzdeki yillarda palazlanacaklardir