bugün
- foşik törklörön liginde birinci amedspor21
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok18
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm13
- aşk-ı memnu3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- parcalandim toparlanamiyorum313
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması3
- debelenmek2
- simko33
- düşün ki o bunu okuyor6
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek2
- musa anter2
- türkler ile moğollar kardeştir11
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- anın görüntüsü28
- basketbol2
- emeviler6
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- iş arayanların aslında para araması4
- morkstar4
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek3
- terör örgütünün silah bırakmaması3
- ktç camdan atladı apandisti patladı2
- game of thrones taki kerhaneci17
- claudian clouds43
- kürdistan11
- ölümden korkuyor musunuz34
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- amedspor'un götü kalkan beşiktaş'a döşeyeceği boru2
- arap örfü mü yahudi örfü mü2
- taksicinin iltifatına maruz kalmak5
- dar mini etekli kadın2
- nervio16
- sahilde ağlamak2
- sözlük kızları dertleşiyor14
- güzel türkiyem3
- herkese benden karı2
- imamoğlu'nun erdoğan'ın abd ziyaretine tepkisi2
- filenin sultanları'nın siklenmemesi5
- eyüpspor2
- çok güzel bir kız havla deyince havlamayan erkek5
- vercenmi3
- şarapçı'nın taksici fantezileri4
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi2
- serok dediği için hasan atilla uğur'un ürkütülmesi2
- memduh bashgan2
- istanbul da para harcanacak çok yer olması3
- uludağ itiraf11
entry'ler (7)
sanırım bayan kelimesini baymak fiilinden türediğini düşünerek itici bulan kadınların tercihidir.
konu ile ilgili vakt-i zamanında rahmetli şakir süter bir yazı taşımıştı köşesine, okumaya değer sanırım.
--Kadın ve kız farkı--
Kadın ile kız arasında dağlar kadar fark vardır.
Üstelik bu farklar yaşla ya da cinsel deneyimle ilgili değildir.
50 yaşında da kız kalır bazıları, 20 yaşında kadınlar olduğu gibi.
- Kız, Marmara Denizi’dir. Kadın, Pasifik Okyanusu.
- Kız, nesquiktir. Kadın, 70’lik yeni rakı.
- Kız, bahar yağmurunda pembe bir şemsiyedir. Kadın, şarapnel yağmurunda bir sahra çadırı.
- Kız, frambuazlı cheesecaketir. Kadın, bir tencere etli biber dolması.
- Kız, Fransız biblosudur. Kadın, binayı taşıyan kolon.
- Kız, bebek kolonyasıdır. Kadın, tuz ruhu.
Sahil havası almak, güneşi teninde hissetmek ve çevrendekilerin imrenen bakışlarının tadını çıkarmak istiyorsan, kız tam sana göredir.
Ama savaş alanının tam ortasından geçerken bir kız değil, bir kadın gerekir.
- Kız, yavru kedidir. Kadın, olgun bir kaplan.
- Kız, Çin vazosu gibidir, elinden bırakırsan tuzla buz olur, ağlarsın. Kadın, pimi çekilmiş el bombası gibidir. Elinden bırakırsan ya ölürsün, ya sakat kalırsın.
- Kız, hayatın tuzu biberidir. Yaşamı keyifli kılar. Kadın, hayatın ta kendisidir.
- Kız, sahip olmak istediğindir. Kadın, sana sahip olmasını istediğin...
konu ile ilgili vakt-i zamanında rahmetli şakir süter bir yazı taşımıştı köşesine, okumaya değer sanırım.
--Kadın ve kız farkı--
Kadın ile kız arasında dağlar kadar fark vardır.
Üstelik bu farklar yaşla ya da cinsel deneyimle ilgili değildir.
50 yaşında da kız kalır bazıları, 20 yaşında kadınlar olduğu gibi.
- Kız, Marmara Denizi’dir. Kadın, Pasifik Okyanusu.
- Kız, nesquiktir. Kadın, 70’lik yeni rakı.
- Kız, bahar yağmurunda pembe bir şemsiyedir. Kadın, şarapnel yağmurunda bir sahra çadırı.
- Kız, frambuazlı cheesecaketir. Kadın, bir tencere etli biber dolması.
- Kız, Fransız biblosudur. Kadın, binayı taşıyan kolon.
- Kız, bebek kolonyasıdır. Kadın, tuz ruhu.
Sahil havası almak, güneşi teninde hissetmek ve çevrendekilerin imrenen bakışlarının tadını çıkarmak istiyorsan, kız tam sana göredir.
Ama savaş alanının tam ortasından geçerken bir kız değil, bir kadın gerekir.
- Kız, yavru kedidir. Kadın, olgun bir kaplan.
- Kız, Çin vazosu gibidir, elinden bırakırsan tuzla buz olur, ağlarsın. Kadın, pimi çekilmiş el bombası gibidir. Elinden bırakırsan ya ölürsün, ya sakat kalırsın.
- Kız, hayatın tuzu biberidir. Yaşamı keyifli kılar. Kadın, hayatın ta kendisidir.
- Kız, sahip olmak istediğindir. Kadın, sana sahip olmasını istediğin...
hoş bulmuş yazar.
formatın aslında atılan bir şey olmadığını bilmeyen yurdum bilgisayar kullanıcısının sık sorduğu sorudur. format kelimesi ile (veya çok daha güzel bir versiyon olarak biçimlendirmek) kullanılması gereken yapı, en doğru şekliyle, "formatlamak"tır. Çok daha güzel bir gariplik de şurada vardır ki, format bilgisayarın kendisine değil, sadece sabit diskine uygulanan bir işlemdir. dolayısıyla "bilgisayara format nasıl atılır" demek yerine "sabit disk nasıl formatlanır (veya biçimlendirilir)" demek gerekir.
gerçek olmayan gerçektir.
bu gerçekdışı gerçeğe inanan arkadaşlardan, çocuklarını hiçbirşey öğretmediğine inandıkları okullara göndermemelerini ve farkı gözleriyle görmelerini rica edeceğim.
bu gerçekdışı gerçeğe inanan arkadaşlardan, çocuklarını hiçbirşey öğretmediğine inandıkları okullara göndermemelerini ve farkı gözleriyle görmelerini rica edeceğim.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana mühendis olmak için ne olmak gerektiğini öğreten kurum.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana en çok, güvenmemeyi öğreten kurum. patenti şahsıma ait olan, "her sınıfın bir sonuncusu vardır" aforizmasını aklıma getirmiş, hiç aklımdan çıkmamasını sağlamış kurum. ne alaka mı?
insan üniversite öğrenciliği boyunca kendisini verilenleri öğrenmekten ziyade derslerin ne kadar gereksiz olduğunu ispatlamaya adamış öğrenciler görünce, bir gece önce çalışıp ezberlediği sorularla sınava girip o sınavı geçince o konuyu biliyor yetkinliği alan insanlar görünce, derslere devam etmemeyi marifet olarak gören insanlar görünce, ve bütün bunları hemen her bölümden öğrenciler arasında görüp bir de sayıca ne kadar fazla olduklarını fark edince...
herhangi bir meslekten birine işi düşünce diyor ki kendi kendisine "ya bu da onlardan biriyse"? işini doğru yaptığına nasıl emin olabilirim ki...
güvensizlik öğretiyor üniversite.
bana mühendis olmak için ne olmak gerektiğini öğreten kurum.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana en çok, güvenmemeyi öğreten kurum. patenti şahsıma ait olan, "her sınıfın bir sonuncusu vardır" aforizmasını aklıma getirmiş, hiç aklımdan çıkmamasını sağlamış kurum. ne alaka mı?
insan üniversite öğrenciliği boyunca kendisini verilenleri öğrenmekten ziyade derslerin ne kadar gereksiz olduğunu ispatlamaya adamış öğrenciler görünce, bir gece önce çalışıp ezberlediği sorularla sınava girip o sınavı geçince o konuyu biliyor yetkinliği alan insanlar görünce, derslere devam etmemeyi marifet olarak gören insanlar görünce, ve bütün bunları hemen her bölümden öğrenciler arasında görüp bir de sayıca ne kadar fazla olduklarını fark edince...
herhangi bir meslekten birine işi düşünce diyor ki kendi kendisine "ya bu da onlardan biriyse"? işini doğru yaptığına nasıl emin olabilirim ki...
güvensizlik öğretiyor üniversite.
mr nobody isimli şaheserin baş karakteri.
karar verme aşamasında çuvallamış bir çocuk. bu konuda "aynı ben" dediğim bir film karakteri.
karar verme aşamasında çuvallamış bir çocuk. bu konuda "aynı ben" dediğim bir film karakteri.
show tv nin gece kuşağı yayını yaptığı dönemlerde, gece kuşağında yayınlanan bir eğitim(!) dizisi.