bugün
- clemence baptista3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- avusturya3
- futbol3
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- renault 9 broadway8
- akrabalarla ilişkiyi kes5
- ekonomi13
- kezoların burada kibirlenmesi5
- dünya2
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- saç dökülmesi5
- nihoşun ölümü16
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- memduh bashgan14
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- yazın yorganla yatan insan5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- artı oy alma yolları5
- çaylak olunca hissedilenler5
- ispanya7
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- fransa6
- hangi şehrin neyi meşhur4
- en hakiki mürşitteki ilim4
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- tavsiye4
- mason greenwood5
- meal kuran değildir26
- gecenin şiiri5
- asteğmen7
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- erdoğan ın dünya lideri olması2
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- halkın fesad'ı ahlakta haiz olduğu derece3
- haydi selametle kt3
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- simko39
- inci sözlüğün sözlük olmakla alakası olmaması3
- tuba büyüküstün7
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- rambo ariel ortega8
- moderatörlere sesleniş5
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- brad pitt4
- eskort ile dertleşen adam2
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- bu saatte yenebilecek şeyler3
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
entry'ler (7)
sanırım bayan kelimesini baymak fiilinden türediğini düşünerek itici bulan kadınların tercihidir.
konu ile ilgili vakt-i zamanında rahmetli şakir süter bir yazı taşımıştı köşesine, okumaya değer sanırım.
--Kadın ve kız farkı--
Kadın ile kız arasında dağlar kadar fark vardır.
Üstelik bu farklar yaşla ya da cinsel deneyimle ilgili değildir.
50 yaşında da kız kalır bazıları, 20 yaşında kadınlar olduğu gibi.
- Kız, Marmara Denizi’dir. Kadın, Pasifik Okyanusu.
- Kız, nesquiktir. Kadın, 70’lik yeni rakı.
- Kız, bahar yağmurunda pembe bir şemsiyedir. Kadın, şarapnel yağmurunda bir sahra çadırı.
- Kız, frambuazlı cheesecaketir. Kadın, bir tencere etli biber dolması.
- Kız, Fransız biblosudur. Kadın, binayı taşıyan kolon.
- Kız, bebek kolonyasıdır. Kadın, tuz ruhu.
Sahil havası almak, güneşi teninde hissetmek ve çevrendekilerin imrenen bakışlarının tadını çıkarmak istiyorsan, kız tam sana göredir.
Ama savaş alanının tam ortasından geçerken bir kız değil, bir kadın gerekir.
- Kız, yavru kedidir. Kadın, olgun bir kaplan.
- Kız, Çin vazosu gibidir, elinden bırakırsan tuzla buz olur, ağlarsın. Kadın, pimi çekilmiş el bombası gibidir. Elinden bırakırsan ya ölürsün, ya sakat kalırsın.
- Kız, hayatın tuzu biberidir. Yaşamı keyifli kılar. Kadın, hayatın ta kendisidir.
- Kız, sahip olmak istediğindir. Kadın, sana sahip olmasını istediğin...
konu ile ilgili vakt-i zamanında rahmetli şakir süter bir yazı taşımıştı köşesine, okumaya değer sanırım.
--Kadın ve kız farkı--
Kadın ile kız arasında dağlar kadar fark vardır.
Üstelik bu farklar yaşla ya da cinsel deneyimle ilgili değildir.
50 yaşında da kız kalır bazıları, 20 yaşında kadınlar olduğu gibi.
- Kız, Marmara Denizi’dir. Kadın, Pasifik Okyanusu.
- Kız, nesquiktir. Kadın, 70’lik yeni rakı.
- Kız, bahar yağmurunda pembe bir şemsiyedir. Kadın, şarapnel yağmurunda bir sahra çadırı.
- Kız, frambuazlı cheesecaketir. Kadın, bir tencere etli biber dolması.
- Kız, Fransız biblosudur. Kadın, binayı taşıyan kolon.
- Kız, bebek kolonyasıdır. Kadın, tuz ruhu.
Sahil havası almak, güneşi teninde hissetmek ve çevrendekilerin imrenen bakışlarının tadını çıkarmak istiyorsan, kız tam sana göredir.
Ama savaş alanının tam ortasından geçerken bir kız değil, bir kadın gerekir.
- Kız, yavru kedidir. Kadın, olgun bir kaplan.
- Kız, Çin vazosu gibidir, elinden bırakırsan tuzla buz olur, ağlarsın. Kadın, pimi çekilmiş el bombası gibidir. Elinden bırakırsan ya ölürsün, ya sakat kalırsın.
- Kız, hayatın tuzu biberidir. Yaşamı keyifli kılar. Kadın, hayatın ta kendisidir.
- Kız, sahip olmak istediğindir. Kadın, sana sahip olmasını istediğin...
hoş bulmuş yazar.
formatın aslında atılan bir şey olmadığını bilmeyen yurdum bilgisayar kullanıcısının sık sorduğu sorudur. format kelimesi ile (veya çok daha güzel bir versiyon olarak biçimlendirmek) kullanılması gereken yapı, en doğru şekliyle, "formatlamak"tır. Çok daha güzel bir gariplik de şurada vardır ki, format bilgisayarın kendisine değil, sadece sabit diskine uygulanan bir işlemdir. dolayısıyla "bilgisayara format nasıl atılır" demek yerine "sabit disk nasıl formatlanır (veya biçimlendirilir)" demek gerekir.
gerçek olmayan gerçektir.
bu gerçekdışı gerçeğe inanan arkadaşlardan, çocuklarını hiçbirşey öğretmediğine inandıkları okullara göndermemelerini ve farkı gözleriyle görmelerini rica edeceğim.
bu gerçekdışı gerçeğe inanan arkadaşlardan, çocuklarını hiçbirşey öğretmediğine inandıkları okullara göndermemelerini ve farkı gözleriyle görmelerini rica edeceğim.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana mühendis olmak için ne olmak gerektiğini öğreten kurum.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana en çok, güvenmemeyi öğreten kurum. patenti şahsıma ait olan, "her sınıfın bir sonuncusu vardır" aforizmasını aklıma getirmiş, hiç aklımdan çıkmamasını sağlamış kurum. ne alaka mı?
insan üniversite öğrenciliği boyunca kendisini verilenleri öğrenmekten ziyade derslerin ne kadar gereksiz olduğunu ispatlamaya adamış öğrenciler görünce, bir gece önce çalışıp ezberlediği sorularla sınava girip o sınavı geçince o konuyu biliyor yetkinliği alan insanlar görünce, derslere devam etmemeyi marifet olarak gören insanlar görünce, ve bütün bunları hemen her bölümden öğrenciler arasında görüp bir de sayıca ne kadar fazla olduklarını fark edince...
herhangi bir meslekten birine işi düşünce diyor ki kendi kendisine "ya bu da onlardan biriyse"? işini doğru yaptığına nasıl emin olabilirim ki...
güvensizlik öğretiyor üniversite.
bana mühendis olmak için ne olmak gerektiğini öğreten kurum.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana en çok, güvenmemeyi öğreten kurum. patenti şahsıma ait olan, "her sınıfın bir sonuncusu vardır" aforizmasını aklıma getirmiş, hiç aklımdan çıkmamasını sağlamış kurum. ne alaka mı?
insan üniversite öğrenciliği boyunca kendisini verilenleri öğrenmekten ziyade derslerin ne kadar gereksiz olduğunu ispatlamaya adamış öğrenciler görünce, bir gece önce çalışıp ezberlediği sorularla sınava girip o sınavı geçince o konuyu biliyor yetkinliği alan insanlar görünce, derslere devam etmemeyi marifet olarak gören insanlar görünce, ve bütün bunları hemen her bölümden öğrenciler arasında görüp bir de sayıca ne kadar fazla olduklarını fark edince...
herhangi bir meslekten birine işi düşünce diyor ki kendi kendisine "ya bu da onlardan biriyse"? işini doğru yaptığına nasıl emin olabilirim ki...
güvensizlik öğretiyor üniversite.
mr nobody isimli şaheserin baş karakteri.
karar verme aşamasında çuvallamış bir çocuk. bu konuda "aynı ben" dediğim bir film karakteri.
karar verme aşamasında çuvallamış bir çocuk. bu konuda "aynı ben" dediğim bir film karakteri.
show tv nin gece kuşağı yayını yaptığı dönemlerde, gece kuşağında yayınlanan bir eğitim(!) dizisi.