bugün
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı34
- risale-i nur8
- türkiye a milli futbol takımı8
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi7
- vincenzo montella13
- dakika 1 gol 15
- göbeksiz kadın kalmaması7
- ambulans arkasında oturana kahvenin nerden geldiği2
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı9
- kedisi öldü diye ağlayan erkek2
- 19 haziran 2026 recep tayyip erdoğan açıklaması3
- hadi güzel bir cumartesi kahvaltısı hazırlayalım2
- aylık 356 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kadınların ilgisiz yaşayamaması7
- göbek eritme taktikleri7
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- nuh tufanı olayı gerçek midir4
- 10 kişilik köy takımına gol atamamak2
- kavga2
- noldu şimdi2
- barış alper yılmaz8
- sistem patlamış5
- serçelerin artık ortada görünmemesi2
- fas5
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- kemal kılıçdaroğlu16
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- petek dinçöz bam bam3
- türkiye8
- en son aldığınız iltifat8
- paraguay3
- ona bir şey söyle17
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- ısparta6
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı23
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- çay koymak mı katmak mı8
- teen slasher film klişeleri6
- her sabah yoga yapan kadınlar2
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- tek dünya devleti2
- cehaletln cazibesi11
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak10
- patrona kurulmak3
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- irmik helvası6
entry'ler (7)
sanırım bayan kelimesini baymak fiilinden türediğini düşünerek itici bulan kadınların tercihidir.
konu ile ilgili vakt-i zamanında rahmetli şakir süter bir yazı taşımıştı köşesine, okumaya değer sanırım.
--Kadın ve kız farkı--
Kadın ile kız arasında dağlar kadar fark vardır.
Üstelik bu farklar yaşla ya da cinsel deneyimle ilgili değildir.
50 yaşında da kız kalır bazıları, 20 yaşında kadınlar olduğu gibi.
- Kız, Marmara Denizi’dir. Kadın, Pasifik Okyanusu.
- Kız, nesquiktir. Kadın, 70’lik yeni rakı.
- Kız, bahar yağmurunda pembe bir şemsiyedir. Kadın, şarapnel yağmurunda bir sahra çadırı.
- Kız, frambuazlı cheesecaketir. Kadın, bir tencere etli biber dolması.
- Kız, Fransız biblosudur. Kadın, binayı taşıyan kolon.
- Kız, bebek kolonyasıdır. Kadın, tuz ruhu.
Sahil havası almak, güneşi teninde hissetmek ve çevrendekilerin imrenen bakışlarının tadını çıkarmak istiyorsan, kız tam sana göredir.
Ama savaş alanının tam ortasından geçerken bir kız değil, bir kadın gerekir.
- Kız, yavru kedidir. Kadın, olgun bir kaplan.
- Kız, Çin vazosu gibidir, elinden bırakırsan tuzla buz olur, ağlarsın. Kadın, pimi çekilmiş el bombası gibidir. Elinden bırakırsan ya ölürsün, ya sakat kalırsın.
- Kız, hayatın tuzu biberidir. Yaşamı keyifli kılar. Kadın, hayatın ta kendisidir.
- Kız, sahip olmak istediğindir. Kadın, sana sahip olmasını istediğin...
konu ile ilgili vakt-i zamanında rahmetli şakir süter bir yazı taşımıştı köşesine, okumaya değer sanırım.
--Kadın ve kız farkı--
Kadın ile kız arasında dağlar kadar fark vardır.
Üstelik bu farklar yaşla ya da cinsel deneyimle ilgili değildir.
50 yaşında da kız kalır bazıları, 20 yaşında kadınlar olduğu gibi.
- Kız, Marmara Denizi’dir. Kadın, Pasifik Okyanusu.
- Kız, nesquiktir. Kadın, 70’lik yeni rakı.
- Kız, bahar yağmurunda pembe bir şemsiyedir. Kadın, şarapnel yağmurunda bir sahra çadırı.
- Kız, frambuazlı cheesecaketir. Kadın, bir tencere etli biber dolması.
- Kız, Fransız biblosudur. Kadın, binayı taşıyan kolon.
- Kız, bebek kolonyasıdır. Kadın, tuz ruhu.
Sahil havası almak, güneşi teninde hissetmek ve çevrendekilerin imrenen bakışlarının tadını çıkarmak istiyorsan, kız tam sana göredir.
Ama savaş alanının tam ortasından geçerken bir kız değil, bir kadın gerekir.
- Kız, yavru kedidir. Kadın, olgun bir kaplan.
- Kız, Çin vazosu gibidir, elinden bırakırsan tuzla buz olur, ağlarsın. Kadın, pimi çekilmiş el bombası gibidir. Elinden bırakırsan ya ölürsün, ya sakat kalırsın.
- Kız, hayatın tuzu biberidir. Yaşamı keyifli kılar. Kadın, hayatın ta kendisidir.
- Kız, sahip olmak istediğindir. Kadın, sana sahip olmasını istediğin...
hoş bulmuş yazar.
formatın aslında atılan bir şey olmadığını bilmeyen yurdum bilgisayar kullanıcısının sık sorduğu sorudur. format kelimesi ile (veya çok daha güzel bir versiyon olarak biçimlendirmek) kullanılması gereken yapı, en doğru şekliyle, "formatlamak"tır. Çok daha güzel bir gariplik de şurada vardır ki, format bilgisayarın kendisine değil, sadece sabit diskine uygulanan bir işlemdir. dolayısıyla "bilgisayara format nasıl atılır" demek yerine "sabit disk nasıl formatlanır (veya biçimlendirilir)" demek gerekir.
gerçek olmayan gerçektir.
bu gerçekdışı gerçeğe inanan arkadaşlardan, çocuklarını hiçbirşey öğretmediğine inandıkları okullara göndermemelerini ve farkı gözleriyle görmelerini rica edeceğim.
bu gerçekdışı gerçeğe inanan arkadaşlardan, çocuklarını hiçbirşey öğretmediğine inandıkları okullara göndermemelerini ve farkı gözleriyle görmelerini rica edeceğim.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana mühendis olmak için ne olmak gerektiğini öğreten kurum.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana en çok, güvenmemeyi öğreten kurum. patenti şahsıma ait olan, "her sınıfın bir sonuncusu vardır" aforizmasını aklıma getirmiş, hiç aklımdan çıkmamasını sağlamış kurum. ne alaka mı?
insan üniversite öğrenciliği boyunca kendisini verilenleri öğrenmekten ziyade derslerin ne kadar gereksiz olduğunu ispatlamaya adamış öğrenciler görünce, bir gece önce çalışıp ezberlediği sorularla sınava girip o sınavı geçince o konuyu biliyor yetkinliği alan insanlar görünce, derslere devam etmemeyi marifet olarak gören insanlar görünce, ve bütün bunları hemen her bölümden öğrenciler arasında görüp bir de sayıca ne kadar fazla olduklarını fark edince...
herhangi bir meslekten birine işi düşünce diyor ki kendi kendisine "ya bu da onlardan biriyse"? işini doğru yaptığına nasıl emin olabilirim ki...
güvensizlik öğretiyor üniversite.
bana mühendis olmak için ne olmak gerektiğini öğreten kurum.
bana birçok şey öğreten kurum.
bana en çok, güvenmemeyi öğreten kurum. patenti şahsıma ait olan, "her sınıfın bir sonuncusu vardır" aforizmasını aklıma getirmiş, hiç aklımdan çıkmamasını sağlamış kurum. ne alaka mı?
insan üniversite öğrenciliği boyunca kendisini verilenleri öğrenmekten ziyade derslerin ne kadar gereksiz olduğunu ispatlamaya adamış öğrenciler görünce, bir gece önce çalışıp ezberlediği sorularla sınava girip o sınavı geçince o konuyu biliyor yetkinliği alan insanlar görünce, derslere devam etmemeyi marifet olarak gören insanlar görünce, ve bütün bunları hemen her bölümden öğrenciler arasında görüp bir de sayıca ne kadar fazla olduklarını fark edince...
herhangi bir meslekten birine işi düşünce diyor ki kendi kendisine "ya bu da onlardan biriyse"? işini doğru yaptığına nasıl emin olabilirim ki...
güvensizlik öğretiyor üniversite.
mr nobody isimli şaheserin baş karakteri.
karar verme aşamasında çuvallamış bir çocuk. bu konuda "aynı ben" dediğim bir film karakteri.
karar verme aşamasında çuvallamış bir çocuk. bu konuda "aynı ben" dediğim bir film karakteri.
show tv nin gece kuşağı yayını yaptığı dönemlerde, gece kuşağında yayınlanan bir eğitim(!) dizisi.