bugün
- türk müsün türkiyeli misin12
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı3
- nasıl birisiniz6
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- alin2
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- anın görüntüsü16
- karadeniz'e neden karadeniz denmiştir2
- ayrılık6
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- rüyada nervio yu görmek8
- beni özleyenler elime mum diksin15
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- ölüm5
- gecenin rap şarkısı3
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- ispanya daki göçmen krizi8
- yunanistan29
- yazarların ruh hali3
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- gecenin şarkısı3
- favori coldplay şarkınız4
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- ilk kez penis gören kız tepkisi2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- mutlu kalmak için öneriler6
- tonlu diller2
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- türkiyeliyim var mı bir sorun3
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez3
- rte'nin yürüme problemi yaşaması3
- sözlüğün canlanması için gerekenler3
- köfteci yusuf2
- oyum ak partiye3
- bir şeyler söyle2
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- issız bir yerde tatil yapmak2
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- sözlükteki derin yapılanma4
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- akp ve mhp sol partilerdir3
entry'ler (6)
istanbul'un en güzel semtlerinden biri. sütiş'in yanından içeri giren yoldan tırmanırken karşınıza çıkan evlerin güzelliği, yeşilliği ve harika sahili... sanırım beşiktaş-sarıyer sahil yolu arasındaki en güzel yerleşim yeri.
karamsarlıkta bir dünya markası olduğum yıllarda izlediğim ve neredeyse tüm sahnelerde gördüğüm iyimserliğe "siktir lan oradan" diyerek katıldığım bollywood filmi. çok kötü bir film dersem muhtemelen aamir khan hayranları tarafından yağlı kazıklara oturtulurum, ki çok kötü bir film değil ve ayrıca böyle bir fantezim yok. ancak iyi bir film olduğunu söylersem de kendime haksızlık etmiş olurum. cidden bir sürü boş sahnesi var. verilmek istenen mesajlar iq'su 83 olan hindular için hazırlanmış. komşumun oğlu 3,5 yaşındaki berkecan bile filmi tam anlamıyla çözdü, artık kapı dibindeyken çişini yapmıyor.
film gerçeklikten çok uzak geldi bana. belki de böyle bir arkadaşlığa ve iyimserliğe çok uzak olduğum içindir, bilemiyorum. ama bildiğim tek şey varsa o da imdb'de 8.4/10 puanı hak etmediğidir.
bu filmi tam 15 kez izlemiş bir kuzenim var. aamir khan, hocasına laf sokarken herif(kuzenim) bildiğin orgazm oluyor. enteresan.
film gerçeklikten çok uzak geldi bana. belki de böyle bir arkadaşlığa ve iyimserliğe çok uzak olduğum içindir, bilemiyorum. ama bildiğim tek şey varsa o da imdb'de 8.4/10 puanı hak etmediğidir.
bu filmi tam 15 kez izlemiş bir kuzenim var. aamir khan, hocasına laf sokarken herif(kuzenim) bildiğin orgazm oluyor. enteresan.
keanu reeves'in "i'm back" çektiği film. matrix ve neo en sevdiğim film/karakter ikilisinden biri. bu yüzden sadece aksiyon içeren filmlerden çok hoşlanmasam da bu filmi izledim. klişelerle dolu ve çok fazla bir şey içermeyen bir filmdi. kötü adamlar orospu çocukluğunun michael jordan'ı, iyi adamlar melek oğlu melek falan. sevmiyorum bunu, gerçeklikten uzaklaşıyor. ve dolayısıyla filmi sürprizlerden uzak ve tahmin edilebilir bir hale getiriyor. halbuki karakterler siyah ve beyaz olmak yerine hafiften griye dönse bence çok daha fazla duygu karmaşası yaşanabilir. tabii bu, john wick filmi için fazla büyük bir beklenti oldu. çünkü film kaç dakikaysa o süre içinde keanu reeves'in kırıp dökmesini konu alıyor. yine de erkek erkeğe takıldığınız bir ortamda açıp izlenebilir tarzda. bence fazlası değil. ama tekrar söylemeliyim, saf aksiyon seyircisi olamadım hiçbir zaman.
yıllar önce keşfettiğim ve neredeyse 2-3 haftada 54546646 kez dinlediğim efsane şarkı. sonrasında başka bir şeye tutulup kendisini rafa kaldırmıştım.
ne bok yemeye bunu yaptım bilmiyorum ama hem kitabını okudum hem de filmini izledim. galiba efemine bir dönem yaşadığım yıllarda bunu gerçekleştirdim, halbuki ben tinerci gibi gezip-tinerci arkadaşlarımız alınmasın- üstüme başıma çok özenmem. modayla zaten alakam yok ve insanlar ne yapıyorsa tersini yapıp kendimi iyi hissederim. neyse işte, sanırım kitabın başlığı bana çekici gelmiş olacak ki 6-7 yıl önce kitabını alıp okumuştum. ki o yıllarda elime ne aldıysam bitirmeye özen gösterdiğim için kitabı bırakmadım ve zor da olsa bitirdim. son 100 sayfa oldukça acılı geçmişti, demek ki o kadar efemine de değilmişim. çünkü statüleri, patronluk bıdı bıdılarını ekseriyetle tanımayan ve reddeden bir insanım. bu yüzden kitapta dönen muhabbet beni çok sıkmıştı.
kitap bitti, anneme pasladım. o bile çok hoşlanmamıştı. sonrasında bu kitabın filminin olduğunu fark ettim. baktım meryl streep, anne hathaway ve entourage'ın vincent chase'i falan oynuyor. açtım, onu da izledim. dürüst olmalıyım ki film, kitap kadar sıkıcı gelmedi. ama yine de beni içine çekmemişti. güzel elbiseli birkaç kürdan etrafta koşup duruyor, bir kadından korkuyor falan. bu ne amına koyım.
sonuç olarak; eğer moda ve türevleri sizi içine çekmiyorsa, hatta saçma geliyorsa the devil wears prada kitabını katiyen önermem. filmi ise bir nebze... hani gece uykunuz tutmaz, bir şeyler açarsınız ama ekrana götünüzü dönersiniz, işte o anlar için uygun olabilir.
not: meryl streep'in oyunculuğu göz dolduruyordu, gerisi fazlasıyla boş gelmişti.
kitap bitti, anneme pasladım. o bile çok hoşlanmamıştı. sonrasında bu kitabın filminin olduğunu fark ettim. baktım meryl streep, anne hathaway ve entourage'ın vincent chase'i falan oynuyor. açtım, onu da izledim. dürüst olmalıyım ki film, kitap kadar sıkıcı gelmedi. ama yine de beni içine çekmemişti. güzel elbiseli birkaç kürdan etrafta koşup duruyor, bir kadından korkuyor falan. bu ne amına koyım.
sonuç olarak; eğer moda ve türevleri sizi içine çekmiyorsa, hatta saçma geliyorsa the devil wears prada kitabını katiyen önermem. filmi ise bir nebze... hani gece uykunuz tutmaz, bir şeyler açarsınız ama ekrana götünüzü dönersiniz, işte o anlar için uygun olabilir.
not: meryl streep'in oyunculuğu göz dolduruyordu, gerisi fazlasıyla boş gelmişti.
annem "hadi bir film aç da izleyelim" diyince aklıma gelen ve sonrasında izlediğimiz film. sinema konusunda yüzeysel zevkleri olan annemin "10 verdim" demesiyle film sınıfta kaldı zaten hehe-hain evlat mode on-. sonrasında düşündüm ve aslında o kadar da kötü olmadığına kanaat getirdim. lakin burada söz edildiği gibi gereksiz uzun. tüm bu uzunlukta bir şeyler eksik. ayrıca, geri zekalı joy'un camlı şeyleri sildikten sonra paspası meme sıkar gibi tutkuyla sıkması bana da tuhaf geldi.
bunlara ek olarak, robert de niro'yu ekranda görür görmez mutlu olan biri olduğum için onun sahnelerinde oldukça keyif aldım. boş bir zamanınızda aile ortamında izlenecek türden bir film, ondan fazlası değil. 7/10
bunlara ek olarak, robert de niro'yu ekranda görür görmez mutlu olan biri olduğum için onun sahnelerinde oldukça keyif aldım. boş bir zamanınızda aile ortamında izlenecek türden bir film, ondan fazlası değil. 7/10