bugün
- terhis oluyorum sözlük17
- victor osimhen7
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- almanyaya işçi yazılmak5
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi6
- fatma betülüm yapmaz13
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak4
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı5
- akıllı telefon kullanan erkek4
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım8
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- münafık9
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- bir şeyler söyle7
- trafikte korna çalmanın işlevi2
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- sivasli bey'in sivaslı olması2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri10
- köln ford fabrikası2
- allahtan korkmazlar partisi2
- deniz altında nasıl nefes alınır2
- şabat kitabı3
- sözlük yazarlarının lolipopları2
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- fatma betül sayan kaya28
- grup vitamin5
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- kaç gammaz var9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- cop316
- 6 kasım 20025
- 6 kasım 2026 gaziantep kasımpaşa maçı2
- aşk14
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- sözlük açacak olsanız8
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- yapay zekanın çok yapay olması8
- alexander nübel14
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- kezo etc2
- duş yağı4
entry'ler (6)
istanbul'un en güzel semtlerinden biri. sütiş'in yanından içeri giren yoldan tırmanırken karşınıza çıkan evlerin güzelliği, yeşilliği ve harika sahili... sanırım beşiktaş-sarıyer sahil yolu arasındaki en güzel yerleşim yeri.
karamsarlıkta bir dünya markası olduğum yıllarda izlediğim ve neredeyse tüm sahnelerde gördüğüm iyimserliğe "siktir lan oradan" diyerek katıldığım bollywood filmi. çok kötü bir film dersem muhtemelen aamir khan hayranları tarafından yağlı kazıklara oturtulurum, ki çok kötü bir film değil ve ayrıca böyle bir fantezim yok. ancak iyi bir film olduğunu söylersem de kendime haksızlık etmiş olurum. cidden bir sürü boş sahnesi var. verilmek istenen mesajlar iq'su 83 olan hindular için hazırlanmış. komşumun oğlu 3,5 yaşındaki berkecan bile filmi tam anlamıyla çözdü, artık kapı dibindeyken çişini yapmıyor.
film gerçeklikten çok uzak geldi bana. belki de böyle bir arkadaşlığa ve iyimserliğe çok uzak olduğum içindir, bilemiyorum. ama bildiğim tek şey varsa o da imdb'de 8.4/10 puanı hak etmediğidir.
bu filmi tam 15 kez izlemiş bir kuzenim var. aamir khan, hocasına laf sokarken herif(kuzenim) bildiğin orgazm oluyor. enteresan.
film gerçeklikten çok uzak geldi bana. belki de böyle bir arkadaşlığa ve iyimserliğe çok uzak olduğum içindir, bilemiyorum. ama bildiğim tek şey varsa o da imdb'de 8.4/10 puanı hak etmediğidir.
bu filmi tam 15 kez izlemiş bir kuzenim var. aamir khan, hocasına laf sokarken herif(kuzenim) bildiğin orgazm oluyor. enteresan.
keanu reeves'in "i'm back" çektiği film. matrix ve neo en sevdiğim film/karakter ikilisinden biri. bu yüzden sadece aksiyon içeren filmlerden çok hoşlanmasam da bu filmi izledim. klişelerle dolu ve çok fazla bir şey içermeyen bir filmdi. kötü adamlar orospu çocukluğunun michael jordan'ı, iyi adamlar melek oğlu melek falan. sevmiyorum bunu, gerçeklikten uzaklaşıyor. ve dolayısıyla filmi sürprizlerden uzak ve tahmin edilebilir bir hale getiriyor. halbuki karakterler siyah ve beyaz olmak yerine hafiften griye dönse bence çok daha fazla duygu karmaşası yaşanabilir. tabii bu, john wick filmi için fazla büyük bir beklenti oldu. çünkü film kaç dakikaysa o süre içinde keanu reeves'in kırıp dökmesini konu alıyor. yine de erkek erkeğe takıldığınız bir ortamda açıp izlenebilir tarzda. bence fazlası değil. ama tekrar söylemeliyim, saf aksiyon seyircisi olamadım hiçbir zaman.
yıllar önce keşfettiğim ve neredeyse 2-3 haftada 54546646 kez dinlediğim efsane şarkı. sonrasında başka bir şeye tutulup kendisini rafa kaldırmıştım.
ne bok yemeye bunu yaptım bilmiyorum ama hem kitabını okudum hem de filmini izledim. galiba efemine bir dönem yaşadığım yıllarda bunu gerçekleştirdim, halbuki ben tinerci gibi gezip-tinerci arkadaşlarımız alınmasın- üstüme başıma çok özenmem. modayla zaten alakam yok ve insanlar ne yapıyorsa tersini yapıp kendimi iyi hissederim. neyse işte, sanırım kitabın başlığı bana çekici gelmiş olacak ki 6-7 yıl önce kitabını alıp okumuştum. ki o yıllarda elime ne aldıysam bitirmeye özen gösterdiğim için kitabı bırakmadım ve zor da olsa bitirdim. son 100 sayfa oldukça acılı geçmişti, demek ki o kadar efemine de değilmişim. çünkü statüleri, patronluk bıdı bıdılarını ekseriyetle tanımayan ve reddeden bir insanım. bu yüzden kitapta dönen muhabbet beni çok sıkmıştı.
kitap bitti, anneme pasladım. o bile çok hoşlanmamıştı. sonrasında bu kitabın filminin olduğunu fark ettim. baktım meryl streep, anne hathaway ve entourage'ın vincent chase'i falan oynuyor. açtım, onu da izledim. dürüst olmalıyım ki film, kitap kadar sıkıcı gelmedi. ama yine de beni içine çekmemişti. güzel elbiseli birkaç kürdan etrafta koşup duruyor, bir kadından korkuyor falan. bu ne amına koyım.
sonuç olarak; eğer moda ve türevleri sizi içine çekmiyorsa, hatta saçma geliyorsa the devil wears prada kitabını katiyen önermem. filmi ise bir nebze... hani gece uykunuz tutmaz, bir şeyler açarsınız ama ekrana götünüzü dönersiniz, işte o anlar için uygun olabilir.
not: meryl streep'in oyunculuğu göz dolduruyordu, gerisi fazlasıyla boş gelmişti.
kitap bitti, anneme pasladım. o bile çok hoşlanmamıştı. sonrasında bu kitabın filminin olduğunu fark ettim. baktım meryl streep, anne hathaway ve entourage'ın vincent chase'i falan oynuyor. açtım, onu da izledim. dürüst olmalıyım ki film, kitap kadar sıkıcı gelmedi. ama yine de beni içine çekmemişti. güzel elbiseli birkaç kürdan etrafta koşup duruyor, bir kadından korkuyor falan. bu ne amına koyım.
sonuç olarak; eğer moda ve türevleri sizi içine çekmiyorsa, hatta saçma geliyorsa the devil wears prada kitabını katiyen önermem. filmi ise bir nebze... hani gece uykunuz tutmaz, bir şeyler açarsınız ama ekrana götünüzü dönersiniz, işte o anlar için uygun olabilir.
not: meryl streep'in oyunculuğu göz dolduruyordu, gerisi fazlasıyla boş gelmişti.
annem "hadi bir film aç da izleyelim" diyince aklıma gelen ve sonrasında izlediğimiz film. sinema konusunda yüzeysel zevkleri olan annemin "10 verdim" demesiyle film sınıfta kaldı zaten hehe-hain evlat mode on-. sonrasında düşündüm ve aslında o kadar da kötü olmadığına kanaat getirdim. lakin burada söz edildiği gibi gereksiz uzun. tüm bu uzunlukta bir şeyler eksik. ayrıca, geri zekalı joy'un camlı şeyleri sildikten sonra paspası meme sıkar gibi tutkuyla sıkması bana da tuhaf geldi.
bunlara ek olarak, robert de niro'yu ekranda görür görmez mutlu olan biri olduğum için onun sahnelerinde oldukça keyif aldım. boş bir zamanınızda aile ortamında izlenecek türden bir film, ondan fazlası değil. 7/10
bunlara ek olarak, robert de niro'yu ekranda görür görmez mutlu olan biri olduğum için onun sahnelerinde oldukça keyif aldım. boş bir zamanınızda aile ortamında izlenecek türden bir film, ondan fazlası değil. 7/10