bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle40
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak12
- kendini dinlemek5
- blok33
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- sizleri seviyorum çiçeklerim6
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- katatespizartmasi9
- nasıl bir kadınla evlenilmeli6
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- gece yıldızları izlemek3
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi4
- gitme isteği3
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf7
- özgür özel mallığı6
- masumiyet körlüğü3
- aşkın matematiği3
- tanita tikaram2
- aleyna tilki3
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- dünyanın sonu2
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- evlilik masrafları17
- mavi saçlı kız3
- aleyna tilki seksiliği2
- mebrure yapay zeka2
- arda güler5
- mokv geldi mi8
- kadınların aradığı erkek modeli11
- köpeklerde doğurganlık yaşı biter mi3
- sucsuz yere hapis yatmak4
- ıssız adaya düşmek2
- penis deliğinden içeri giren kene10
- entry girmek için 00 00 ı beklemek2
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek4
- rümeysa eker6
- uysaljakoben22
- 5 haziran 2026 san marino bangladeş maçı5
- ortamın enerjisini düşüren insan4
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- evde sufle yapmak2
- karılar3
- sözlük yazarlarının köylü zevkleri2
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- gül gibi kız olma kriterleri9
- havva öztel4
- göt deliği yalatmak11
sevdiği entry'ler
aslında anlamı basit ama nedense bu coğrafyada pek bir yanlış anlaşılıyor.
çağdaş bireyler yaz ve kış tatillerini bilumum "resort" otellerde geçirirler örneğin. şimdi yılbaşı tatili programlama arifesindeyiz biliyorsunuz.
Biryerlerde bir "Wellness Park" varmış mesela, yaz-kış sizi bekliyormuş... Hayır, California'da değil, Türkiye'de.
Park deyince Gülhane Parkı sanmayınız, bu bir tesis. Bir "spa and resort" merkezi.
Akşam yemekleri piyano, keman ve flüt eşliğinde... isteyene zurna çalmıyorlar.
Bu parkta "Kids Entertainment Fun Club" da var, çocuklarınız için.
Onlar orada debelenirken siz de "aquagym" ve "pilates" takılabilirsiniz...
"Kitchen Hell"de yemek kursuna katılabilir (Hells' Kitchen'ın akrabası olsa gerek) ve Akdeniz salataları üzerine uzmanlık kazanabilirsiniz.
Ayrıca "paintball" ve "trekking" olanakları da var.
Öğlene doğru da "Garden Brunch"ta "barbecue" tabii. ("Mangal" demeyiniz, size de kıro derler.)
Bir de "circus" gösterisi düzenlemişler, bunun içinde "Spider Man" varmış, bir de "holihop", onu pek çakamadım.
Ertesi gün "barbecue lunch" yaptıktan sonra "Red Rock" grubunun gösterisini kaçırmayınız.
Devrisi gün de "Glue Wein" gecesi düzenlenmiş... Gitar eşliğinde sıcak şarap ve sucuk ekmek...
Sucuklu sucuklu geğirirken de "Hollywoood gecesinde" film oynatıyorlar.
Ama titreyip kendine dönmek isteyenler fasıl eşliğinde Beyoğlu gecelerine ve Oryantal Dilara'ya da yazılabilirler... Hoplayıp zıplamak serbest, Dilara'ya sulanmak yasaktır. para takarken meme ucuna makas atabilirsiniz.
Yeni kimliğimize en uygun eğlenceye tangoyla başlanır, göbek atarak bitirilir.
Bu bir yılbaşı programı efendim yanlış anlaşılmasın, otel yönetimi öyle söylüyor.
yılbaşında öyle pijama ile evde oturup çerez atıştırmayınız efendim, biraz çağdaş olunuz. kaptırınız kendinizi hayatın akışına.
Siz çağdaş uygarlık yolunun ucunda bulunan "Thermal Resort"a gidiniz.
Oylarınızı da kemal kılıçdaroğlu'na veriniz.
He deserves you...
çağdaş bireyler yaz ve kış tatillerini bilumum "resort" otellerde geçirirler örneğin. şimdi yılbaşı tatili programlama arifesindeyiz biliyorsunuz.
Biryerlerde bir "Wellness Park" varmış mesela, yaz-kış sizi bekliyormuş... Hayır, California'da değil, Türkiye'de.
Park deyince Gülhane Parkı sanmayınız, bu bir tesis. Bir "spa and resort" merkezi.
Akşam yemekleri piyano, keman ve flüt eşliğinde... isteyene zurna çalmıyorlar.
Bu parkta "Kids Entertainment Fun Club" da var, çocuklarınız için.
Onlar orada debelenirken siz de "aquagym" ve "pilates" takılabilirsiniz...
"Kitchen Hell"de yemek kursuna katılabilir (Hells' Kitchen'ın akrabası olsa gerek) ve Akdeniz salataları üzerine uzmanlık kazanabilirsiniz.
Ayrıca "paintball" ve "trekking" olanakları da var.
Öğlene doğru da "Garden Brunch"ta "barbecue" tabii. ("Mangal" demeyiniz, size de kıro derler.)
Bir de "circus" gösterisi düzenlemişler, bunun içinde "Spider Man" varmış, bir de "holihop", onu pek çakamadım.
Ertesi gün "barbecue lunch" yaptıktan sonra "Red Rock" grubunun gösterisini kaçırmayınız.
Devrisi gün de "Glue Wein" gecesi düzenlenmiş... Gitar eşliğinde sıcak şarap ve sucuk ekmek...
Sucuklu sucuklu geğirirken de "Hollywoood gecesinde" film oynatıyorlar.
Ama titreyip kendine dönmek isteyenler fasıl eşliğinde Beyoğlu gecelerine ve Oryantal Dilara'ya da yazılabilirler... Hoplayıp zıplamak serbest, Dilara'ya sulanmak yasaktır. para takarken meme ucuna makas atabilirsiniz.
Yeni kimliğimize en uygun eğlenceye tangoyla başlanır, göbek atarak bitirilir.
Bu bir yılbaşı programı efendim yanlış anlaşılmasın, otel yönetimi öyle söylüyor.
yılbaşında öyle pijama ile evde oturup çerez atıştırmayınız efendim, biraz çağdaş olunuz. kaptırınız kendinizi hayatın akışına.
Siz çağdaş uygarlık yolunun ucunda bulunan "Thermal Resort"a gidiniz.
Oylarınızı da kemal kılıçdaroğlu'na veriniz.
He deserves you...
türkiye de 9 milyon engelli/özürlü oldugu halde neden dısarı cıkmıyorlar sorunsalıdır ...
türkiyenin en büyük sorunudur engellilerin düşünülmemesi.
ama engelliler kendilerini insanlara düşündürtmüyor türkiyede 9 milyon engelli insan var bunlar resmi rakamlar üstelik fazlası olabilir yani. şimdi bu insanlar nerde? neden sokaga cıkmıyorlar? efendim deniyor ki kaldırımlar sehir düzenlemesi uygun degil falan. bir nebze dogru sehir planlaması ne yazık ki uygun degil. engelli birisinin sokakta gezmesi dolaşması biraz zor. ama sebep bu mu? gercekten engelliler bunun icin mi sokaga cıkmıyor? bence hayır ! bu işlerin icinde olan biri olarak diyebilirim ki dısarıya sehir düzenlemesinden ötürü cıkamayan engelli yok!
asıl sebep ailelerde ve insanlarda...
şimdi efendim cocuk dısarıya cıkıyor dakika bir birisi yanasıyor soruyor; Ne oldu sana? anlatıyoruz tabi asla anlatmaktan yorulmadım sıkılmadım hatta hosuma gidiyor olayları anlatmak konusmak ama anlattıktan sonra baslıyor hersey. şimdi anlattıktan sonra karsında ki insan üzülüyor tabi ama oyle bir üzülüyor onu sana o kadar cok yansıtıyor ki sanki benim engelli olmam dünyanın en kötü seyiymiş gibi. ilk soylenen şey ''allah büyük'' ''sabret'' ''hem gencsin ilerde yürürsün inşallah''
bu cok önemli işte ''gencsin yürürüsün'' bunu bana moral vermek icin soylüyor biliyorum ama anlatıyorum teyze/amca benim yürümem genclikle alakası yok anlatıyorum ama o amca/teyze olaya oyle bir yaklaşıyor ki sanki ben yürümek istemiyorum da o beni ikna etmeye calısıyor şöyşe olay geciyor.
+geçmiş olsun evladım
-saol teyze/amca
+gencsin yürürsün inşallah
-yok teyze/amca öyle birsey degil
+oğlum allah tan ümit kesilmez
-öyle tabi haklısınız *
+hem yürüyince evlenirsinde *
bunun gibi bi ton olay yani yüriyemiyeceginizi ıspatlamak zorunda kalmak engelli insanların asosyal olmalarını saglıyor. yani engelli bir kişi icin moral cok önemli oda genelde cevresindeki insanları moralli görmek istiyor ama böyle olaylarla karsılasınca istemeyerek te olsa asosyal oluyor.
ikincisi aile..
utanıyorlar evltlarından aileler. bu nasıl anne, baba, amca, dayı, hala, teyzedir. oysa bu olay allah'tan gelmiş birsey buna inanıyorlar. nasıl bu cocuktan utanıyorlar bunun acıklaması yok. herseyi anlarım ama bunu anlamam imkansız. gerci annesinden babasından utanan züppe yok mu? onlarda aynı bokun anası babası işte. tabi o engellinin de sucu pısıp oturuyor öyle biraz diş gösterse oysa annesi babası onu tutabilir mi? onun da işine geliyor tabi. istemiyor dışarıya cıkıp insanlarla kaynasmak. cünkü öz güveni yok, kendine güvenmiyor yani sorun beyinde. yani engelliymis özürlüymüs farketmiyor.
hendisine engelli dediginizde bozulurlar mesela sakat dersiniz bozulur özürlü dersiniz bozulur engelli dersiniz bozulur lan ne diyelim de hele bana? sanki ben senden farklıyım yavrum! bende engelliyim özürlüyüm sakatım bunu kafama takıyormuyum bunu söylemekten utanıyormuyum.
lan bu özürlüler neden bu kadar sahtekar iki yüzlü arkadas internet aleminde özürlü engelli adam yok yahu bu nasıl iş. ekşi ye bakıyorum buraya bakıyorum binlerce yazar var. rockcu yazar var rapci yazar var ibne yazarlar bile var da özürlü yazar yok aq. nedir bu neden utanıyorsunuz. neden kendinizle bu kadar sorunlusunuz. siz gercekten engellisiniz özürlüsünüz kusura bakmayın.
türkiyenin en büyük sorunudur engellilerin düşünülmemesi.
ama engelliler kendilerini insanlara düşündürtmüyor türkiyede 9 milyon engelli insan var bunlar resmi rakamlar üstelik fazlası olabilir yani. şimdi bu insanlar nerde? neden sokaga cıkmıyorlar? efendim deniyor ki kaldırımlar sehir düzenlemesi uygun degil falan. bir nebze dogru sehir planlaması ne yazık ki uygun degil. engelli birisinin sokakta gezmesi dolaşması biraz zor. ama sebep bu mu? gercekten engelliler bunun icin mi sokaga cıkmıyor? bence hayır ! bu işlerin icinde olan biri olarak diyebilirim ki dısarıya sehir düzenlemesinden ötürü cıkamayan engelli yok!
asıl sebep ailelerde ve insanlarda...
şimdi efendim cocuk dısarıya cıkıyor dakika bir birisi yanasıyor soruyor; Ne oldu sana? anlatıyoruz tabi asla anlatmaktan yorulmadım sıkılmadım hatta hosuma gidiyor olayları anlatmak konusmak ama anlattıktan sonra baslıyor hersey. şimdi anlattıktan sonra karsında ki insan üzülüyor tabi ama oyle bir üzülüyor onu sana o kadar cok yansıtıyor ki sanki benim engelli olmam dünyanın en kötü seyiymiş gibi. ilk soylenen şey ''allah büyük'' ''sabret'' ''hem gencsin ilerde yürürsün inşallah''
bu cok önemli işte ''gencsin yürürüsün'' bunu bana moral vermek icin soylüyor biliyorum ama anlatıyorum teyze/amca benim yürümem genclikle alakası yok anlatıyorum ama o amca/teyze olaya oyle bir yaklaşıyor ki sanki ben yürümek istemiyorum da o beni ikna etmeye calısıyor şöyşe olay geciyor.
+geçmiş olsun evladım
-saol teyze/amca
+gencsin yürürsün inşallah
-yok teyze/amca öyle birsey degil
+oğlum allah tan ümit kesilmez
-öyle tabi haklısınız *
+hem yürüyince evlenirsinde *
bunun gibi bi ton olay yani yüriyemiyeceginizi ıspatlamak zorunda kalmak engelli insanların asosyal olmalarını saglıyor. yani engelli bir kişi icin moral cok önemli oda genelde cevresindeki insanları moralli görmek istiyor ama böyle olaylarla karsılasınca istemeyerek te olsa asosyal oluyor.
ikincisi aile..
utanıyorlar evltlarından aileler. bu nasıl anne, baba, amca, dayı, hala, teyzedir. oysa bu olay allah'tan gelmiş birsey buna inanıyorlar. nasıl bu cocuktan utanıyorlar bunun acıklaması yok. herseyi anlarım ama bunu anlamam imkansız. gerci annesinden babasından utanan züppe yok mu? onlarda aynı bokun anası babası işte. tabi o engellinin de sucu pısıp oturuyor öyle biraz diş gösterse oysa annesi babası onu tutabilir mi? onun da işine geliyor tabi. istemiyor dışarıya cıkıp insanlarla kaynasmak. cünkü öz güveni yok, kendine güvenmiyor yani sorun beyinde. yani engelliymis özürlüymüs farketmiyor.
hendisine engelli dediginizde bozulurlar mesela sakat dersiniz bozulur özürlü dersiniz bozulur engelli dersiniz bozulur lan ne diyelim de hele bana? sanki ben senden farklıyım yavrum! bende engelliyim özürlüyüm sakatım bunu kafama takıyormuyum bunu söylemekten utanıyormuyum.
lan bu özürlüler neden bu kadar sahtekar iki yüzlü arkadas internet aleminde özürlü engelli adam yok yahu bu nasıl iş. ekşi ye bakıyorum buraya bakıyorum binlerce yazar var. rockcu yazar var rapci yazar var ibne yazarlar bile var da özürlü yazar yok aq. nedir bu neden utanıyorsunuz. neden kendinizle bu kadar sorunlusunuz. siz gercekten engellisiniz özürlüsünüz kusura bakmayın.
