bugün
- 9 5 çalışan ipneler10
- cenazende kötü bilirdik denmesi11
- terlikle döven anne12
- akşamki tantana13
- arap neferler7
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- sözlük erkeklerinin bicepsleri38
- evliliğin süper bir şey olması5
- poğaça yiyen kız6
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- bir kaplumbağanın acele işi olması4
- fatma betül sayan kaya16
- patlıcanın organize suç örgütü kurması3
- açtığınız başlığa entry girilmemesi4
- köftenin insandan çok güven vermesi5
- bir salatalığın geçmişinden utanması3
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana2
- cedidacer9
- kokoreç10
- kargaların insanları fişlemesi4
- from gold'un bicepsleri12
- hurdacı geldi hurdacı2
- uzaylılar seracılık yapıyorlar mı2
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi7
- açtığın başlığa yazılanları favlama kuralı2
- uzaylı dışkısından gübre yapılır mı3
- sokağın sinirli hacı amcası3
- lokum gibi3
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- fenerbahahahahahçe9
- muzlu centro5
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- yarayı ateşle dağlamak5
- sude sendromu3
- melek mosso2
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- travesti uzaylılar var mı4
- çok uyunan günün sabahı2
- insanlık olarak vazgeçmek2
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- neden 50 tane arap devleti var2
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- patatesli yumurta2
- fenerbahçe taraftarı2
entry'ler (133)
yoktur.
ne zaman ki parkayla banyo yapan bir komünist/sosyalist/devrimci* meydana çıkar; işte o zaman belki bu da olabilir.
ne zaman ki parkayla banyo yapan bir komünist/sosyalist/devrimci* meydana çıkar; işte o zaman belki bu da olabilir.
(#11087085) kendisi hakkında iş bu entryi görünce insanların zenci asıllı, beyaz asıllı olabileceğini öğrendiğim cana yakın, beşiktaşlıların sevgilisi eski futbolcu.
3,5 tane finali olması gereken yarışmadır.
tapılası sese sahiptirler.
liv tyler iş bu videodaki sesiyle buna örnektir
[https://www.youtube.com/watch?v=Sa1HZKhjpIs ]
liv tyler iş bu videodaki sesiyle buna örnektir
[https://www.youtube.com/watch?v=Sa1HZKhjpIs ]
zatürre olmayı göze almaktır. Bir de cepte o aletle yürüme becerisinden öteri takdir edilesidir.
pişkindir efendim pişkin.
genelde futbol ile ilgili başlıklarda görülen durumdur.
aşağıdaki linkte bulunan videoda görebileceğiniz diyalog.
http://ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=88579
http://ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=88579
sonu merak edilmeyen ender filmlerdendir.
aslında genelde akılda kalmayıp; "dur bi laf vardı hemen bakayım da sözlüğe gireyim" diyerek; kısa bir araştırma sonucu hatırlanan repliklerdir.
erdoğan seçime giremeze tüm parayı basıp; seçmenin topluca seçimde şike yapıp ona oy vermemesi sonucu hem zengin olunup hem tayyipten kurtulabilinir.
Amerika'nın çok uluslu bir devlet olmasından mütevellit fiziken genelleme yapılamayacak kızlardır.
Harbiye Marşına göre; yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıdır.
bored to death adlı dizide reklamı yapılan web sitesi.
"Acaba atatürk bugün yaşasa akp gibi ne idüğü belirsizler ortalıkta olmaya cesaret edebilir miydi" sorusunu düşündüren önerme.
hem hacetini hem de cinsel isteğini aynı zamanda gidermek isteyen kadın olabilir neden olmasın?
17 yıldır kendisinden ayar yiyen ankaralı için hiçbir şey ifade etmemesi gereken davranıştır.
1995 yılında çıkan Mustafa Yıldızdoğan albümüdür.
Albüm adını; çamlıbel'in han duvarları şiirinde bahsettiği dörtlüklerden oluşan şarkıdan almıştır. Sözü geçen şarkı için;
[https://www.youtube.com/watch?v=sH8t0r7Mj2A ]
Albüm adını; çamlıbel'in han duvarları şiirinde bahsettiği dörtlüklerden oluşan şarkıdan almıştır. Sözü geçen şarkı için;
[https://www.youtube.com/watch?v=sH8t0r7Mj2A ]
ilköğretimde öğretilen ingilizce zaten temel amaçlıdır.
Lisede (ydal mezunuyum; diğer liseler hakkında bilgim yok; söyleyeceklerim okuduğum lise ile alakalıdır.) hazırlık sınıfında öğretilen ingilizce ise gayet olumludur. Longman, Oxford gibi kurumların yayınları kullanılır; ki bu da büyük meblağlar ödenerek gidilen kurslarla aynıdır (sadece Türkiye'de değil ingiltere'deki dil kurslarında da aynı kaynaklar kullanılmaktadır.). Sonuçta iş öğrenciye düşmektedir. Ancak; kafası özellikle hazırlık sınıfındayken derslerden ziyade başka işlere çalışan ergenliğin ilk aşamasındaki gençler için, ingilizce öğrenmek öncelikli hedef değildir ve genel anlamda bu sınıfı tamamlyana öğrencilerde ingilizce bilgisi çok iyi olmaz. Bu evreyi iyi atlatamayan öğrencilerin ilerleyen sınıflarda da ingilizce derslerinde başarlı olması beklenemez.
Bunu aslında şöyle de açıklayabiliriz. bir öğrenci ileride çok paralar verip aynı düzeyde kitaplarla ders verilen kurslara gider; burada iki fark vardır biri ilerleyen yaşı, diğeri de aynı içeriğe para ödemiş olması. Türk mantığı ile "madem para verdik hakkını verelim" gibi bir felsefeyle ingilizce çalışılır ve başarılı olunup intermediate ya da upper-intermadiate seviyeyle kurs tamamlanır.
Özetlemek gerekirse iş tamamen kişinin kendisinde biter; ki genelde de Türkiyedeki kurslarda emekli meb öğretmenleri tarafından ders verilir. Ama kursların yabancı öğretmenler ile telaffuz, speaking eğitimleri artı hanesine yazılır.
Her iki şekilde de ingilizce öğrenmeyi başaran bir kişinin türkiye sınırları dahilinde en büyük eksiği ise pratik ve kelime dağarcığıdır. Bu iki konu için ne kursların ne de meb'in yapabileceği bir şey yoktur.
Lisede (ydal mezunuyum; diğer liseler hakkında bilgim yok; söyleyeceklerim okuduğum lise ile alakalıdır.) hazırlık sınıfında öğretilen ingilizce ise gayet olumludur. Longman, Oxford gibi kurumların yayınları kullanılır; ki bu da büyük meblağlar ödenerek gidilen kurslarla aynıdır (sadece Türkiye'de değil ingiltere'deki dil kurslarında da aynı kaynaklar kullanılmaktadır.). Sonuçta iş öğrenciye düşmektedir. Ancak; kafası özellikle hazırlık sınıfındayken derslerden ziyade başka işlere çalışan ergenliğin ilk aşamasındaki gençler için, ingilizce öğrenmek öncelikli hedef değildir ve genel anlamda bu sınıfı tamamlyana öğrencilerde ingilizce bilgisi çok iyi olmaz. Bu evreyi iyi atlatamayan öğrencilerin ilerleyen sınıflarda da ingilizce derslerinde başarlı olması beklenemez.
Bunu aslında şöyle de açıklayabiliriz. bir öğrenci ileride çok paralar verip aynı düzeyde kitaplarla ders verilen kurslara gider; burada iki fark vardır biri ilerleyen yaşı, diğeri de aynı içeriğe para ödemiş olması. Türk mantığı ile "madem para verdik hakkını verelim" gibi bir felsefeyle ingilizce çalışılır ve başarılı olunup intermediate ya da upper-intermadiate seviyeyle kurs tamamlanır.
Özetlemek gerekirse iş tamamen kişinin kendisinde biter; ki genelde de Türkiyedeki kurslarda emekli meb öğretmenleri tarafından ders verilir. Ama kursların yabancı öğretmenler ile telaffuz, speaking eğitimleri artı hanesine yazılır.
Her iki şekilde de ingilizce öğrenmeyi başaran bir kişinin türkiye sınırları dahilinde en büyük eksiği ise pratik ve kelime dağarcığıdır. Bu iki konu için ne kursların ne de meb'in yapabileceği bir şey yoktur.