bugün
- sözlük kızlarının ayak falları7
- kız kardeş ağda yaparken odasına dalmak5
- sözlük kızlarının kombileri7
- sözlüğün en güzel kız yazarı12
- ben aslında kızım7
- en köylü özelliğiniz3
- ctrlx abla12
- tecavüze ceza önerisi3
- yazarların en muhteşem özelliği3
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- oytunkaran'ı özlemek6
- eski sevgiliye 6 yıl sonra mesaj atmak2
- bugün hangi sözlük kızına evlenme teklif etsem15
- ben ahmet sezer bey sorularınızı yanıtlıyorum15
- yapay zekanın rüyaların esrarını çözmesi2
- aym'nin süresiz nafaka kararını iptal etmesi4
- nervio sözlüğün en asil kadınıdır4
- yılan hikayesi erkan2
- antipanik8
- o son birayı içmek5
- ktç'nin beni açık oylaması2
- arkadaşlar bi durum mu var3
- kürtler olmasaydı yaşanabilecek sıkıntılar2
- kitap okuyan erkek10
- benim liderim özgür özel dir3
- bir kadının kalçalarına veya ayaklarına aşık olmak2
- rastgele diyalog etkileşimi2
- beş büyük kişilik özelliği3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba20
- gocu31
- nervio abla6
- kavga etmeyin lan hepinizi döverim5
- cilgincapkin7
- kolye4
- galatasaray4
- kih kih kih diye gülen erkeklerin çekici olması5
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü12
- vexillarius the slayer'in ırkı6
- nick değiştiren yazarlar5
- sözlüğün abazalarla dolması5
- dersimci aleviler de pkk kadar tehlikelidir3
- cilgincapkin2'nin sarı teker olması4
- sedat pekmez adam mıdır5
- yapay zeka ile flört uygulaması prototipi2
- erkeklerin fetişleri8
- silvermist8
- çok osurmak4
- üniversite okumak5
- türk faşisti vs kürt faşisti3
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi2
entry'ler (133)
yoktur.
ne zaman ki parkayla banyo yapan bir komünist/sosyalist/devrimci* meydana çıkar; işte o zaman belki bu da olabilir.
ne zaman ki parkayla banyo yapan bir komünist/sosyalist/devrimci* meydana çıkar; işte o zaman belki bu da olabilir.
(#11087085) kendisi hakkında iş bu entryi görünce insanların zenci asıllı, beyaz asıllı olabileceğini öğrendiğim cana yakın, beşiktaşlıların sevgilisi eski futbolcu.
3,5 tane finali olması gereken yarışmadır.
tapılası sese sahiptirler.
liv tyler iş bu videodaki sesiyle buna örnektir
[http://www.youtube.com/watch?v=Sa1HZKhjpIs ]
liv tyler iş bu videodaki sesiyle buna örnektir
[http://www.youtube.com/watch?v=Sa1HZKhjpIs ]
zatürre olmayı göze almaktır. Bir de cepte o aletle yürüme becerisinden öteri takdir edilesidir.
pişkindir efendim pişkin.
genelde futbol ile ilgili başlıklarda görülen durumdur.
aşağıdaki linkte bulunan videoda görebileceğiniz diyalog.
http://ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=88579
http://ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=88579
sonu merak edilmeyen ender filmlerdendir.
aslında genelde akılda kalmayıp; "dur bi laf vardı hemen bakayım da sözlüğe gireyim" diyerek; kısa bir araştırma sonucu hatırlanan repliklerdir.
erdoğan seçime giremeze tüm parayı basıp; seçmenin topluca seçimde şike yapıp ona oy vermemesi sonucu hem zengin olunup hem tayyipten kurtulabilinir.
Amerika'nın çok uluslu bir devlet olmasından mütevellit fiziken genelleme yapılamayacak kızlardır.
Harbiye Marşına göre; yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıdır.
bored to death adlı dizide reklamı yapılan web sitesi.
"Acaba atatürk bugün yaşasa akp gibi ne idüğü belirsizler ortalıkta olmaya cesaret edebilir miydi" sorusunu düşündüren önerme.
hem hacetini hem de cinsel isteğini aynı zamanda gidermek isteyen kadın olabilir neden olmasın?
17 yıldır kendisinden ayar yiyen ankaralı için hiçbir şey ifade etmemesi gereken davranıştır.
1995 yılında çıkan Mustafa Yıldızdoğan albümüdür.
Albüm adını; çamlıbel'in han duvarları şiirinde bahsettiği dörtlüklerden oluşan şarkıdan almıştır. Sözü geçen şarkı için;
[http://www.youtube.com/watch?v=sH8t0r7Mj2A ]
Albüm adını; çamlıbel'in han duvarları şiirinde bahsettiği dörtlüklerden oluşan şarkıdan almıştır. Sözü geçen şarkı için;
[http://www.youtube.com/watch?v=sH8t0r7Mj2A ]
ilköğretimde öğretilen ingilizce zaten temel amaçlıdır.
Lisede (ydal mezunuyum; diğer liseler hakkında bilgim yok; söyleyeceklerim okuduğum lise ile alakalıdır.) hazırlık sınıfında öğretilen ingilizce ise gayet olumludur. Longman, Oxford gibi kurumların yayınları kullanılır; ki bu da büyük meblağlar ödenerek gidilen kurslarla aynıdır (sadece Türkiye'de değil ingiltere'deki dil kurslarında da aynı kaynaklar kullanılmaktadır.). Sonuçta iş öğrenciye düşmektedir. Ancak; kafası özellikle hazırlık sınıfındayken derslerden ziyade başka işlere çalışan ergenliğin ilk aşamasındaki gençler için, ingilizce öğrenmek öncelikli hedef değildir ve genel anlamda bu sınıfı tamamlyana öğrencilerde ingilizce bilgisi çok iyi olmaz. Bu evreyi iyi atlatamayan öğrencilerin ilerleyen sınıflarda da ingilizce derslerinde başarlı olması beklenemez.
Bunu aslında şöyle de açıklayabiliriz. bir öğrenci ileride çok paralar verip aynı düzeyde kitaplarla ders verilen kurslara gider; burada iki fark vardır biri ilerleyen yaşı, diğeri de aynı içeriğe para ödemiş olması. Türk mantığı ile "madem para verdik hakkını verelim" gibi bir felsefeyle ingilizce çalışılır ve başarılı olunup intermediate ya da upper-intermadiate seviyeyle kurs tamamlanır.
Özetlemek gerekirse iş tamamen kişinin kendisinde biter; ki genelde de Türkiyedeki kurslarda emekli meb öğretmenleri tarafından ders verilir. Ama kursların yabancı öğretmenler ile telaffuz, speaking eğitimleri artı hanesine yazılır.
Her iki şekilde de ingilizce öğrenmeyi başaran bir kişinin türkiye sınırları dahilinde en büyük eksiği ise pratik ve kelime dağarcığıdır. Bu iki konu için ne kursların ne de meb'in yapabileceği bir şey yoktur.
Lisede (ydal mezunuyum; diğer liseler hakkında bilgim yok; söyleyeceklerim okuduğum lise ile alakalıdır.) hazırlık sınıfında öğretilen ingilizce ise gayet olumludur. Longman, Oxford gibi kurumların yayınları kullanılır; ki bu da büyük meblağlar ödenerek gidilen kurslarla aynıdır (sadece Türkiye'de değil ingiltere'deki dil kurslarında da aynı kaynaklar kullanılmaktadır.). Sonuçta iş öğrenciye düşmektedir. Ancak; kafası özellikle hazırlık sınıfındayken derslerden ziyade başka işlere çalışan ergenliğin ilk aşamasındaki gençler için, ingilizce öğrenmek öncelikli hedef değildir ve genel anlamda bu sınıfı tamamlyana öğrencilerde ingilizce bilgisi çok iyi olmaz. Bu evreyi iyi atlatamayan öğrencilerin ilerleyen sınıflarda da ingilizce derslerinde başarlı olması beklenemez.
Bunu aslında şöyle de açıklayabiliriz. bir öğrenci ileride çok paralar verip aynı düzeyde kitaplarla ders verilen kurslara gider; burada iki fark vardır biri ilerleyen yaşı, diğeri de aynı içeriğe para ödemiş olması. Türk mantığı ile "madem para verdik hakkını verelim" gibi bir felsefeyle ingilizce çalışılır ve başarılı olunup intermediate ya da upper-intermadiate seviyeyle kurs tamamlanır.
Özetlemek gerekirse iş tamamen kişinin kendisinde biter; ki genelde de Türkiyedeki kurslarda emekli meb öğretmenleri tarafından ders verilir. Ama kursların yabancı öğretmenler ile telaffuz, speaking eğitimleri artı hanesine yazılır.
Her iki şekilde de ingilizce öğrenmeyi başaran bir kişinin türkiye sınırları dahilinde en büyük eksiği ise pratik ve kelime dağarcığıdır. Bu iki konu için ne kursların ne de meb'in yapabileceği bir şey yoktur.
