bugün
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum12
- mor semsiyeli yabanci16
- ahmet kaya'yı aşağılayan ülkücü2
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- aym'nin chp'nin 128 dolar yalanını tescillemesi2
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- sözlükte kavga etmek8
- cilgincapkin219
- ona bir şey söyle12
- altın fiyatları düşerken gelen altın alma isteği4
- memeleri füze gibi kadın13
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- buddy dude21
- chp'nin hali ne olacak46
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- kabuksuz kaplumbaga7
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- bisiklet marka tavsiyesi10
- masklavi'nin düşünceleri18
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- enayimiknatisii12
- karton toplayan abi7
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- sedat pekmez39
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- gammazlar çetesi15
- uysaljakoben17
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- insanlarda bıraktığımız iz5
- mermi abla4
- yeşil gözlü kız11
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- kızıl cin4
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- gocu24
- kanka olurduk ölümüne2
ilköğretimde öğretilen ingilizce zaten temel amaçlıdır.
Lisede (ydal mezunuyum; diğer liseler hakkında bilgim yok; söyleyeceklerim okuduğum lise ile alakalıdır.) hazırlık sınıfında öğretilen ingilizce ise gayet olumludur. Longman, Oxford gibi kurumların yayınları kullanılır; ki bu da büyük meblağlar ödenerek gidilen kurslarla aynıdır (sadece Türkiye'de değil ingiltere'deki dil kurslarında da aynı kaynaklar kullanılmaktadır.). Sonuçta iş öğrenciye düşmektedir. Ancak; kafası özellikle hazırlık sınıfındayken derslerden ziyade başka işlere çalışan ergenliğin ilk aşamasındaki gençler için, ingilizce öğrenmek öncelikli hedef değildir ve genel anlamda bu sınıfı tamamlyana öğrencilerde ingilizce bilgisi çok iyi olmaz. Bu evreyi iyi atlatamayan öğrencilerin ilerleyen sınıflarda da ingilizce derslerinde başarlı olması beklenemez.
Bunu aslında şöyle de açıklayabiliriz. bir öğrenci ileride çok paralar verip aynı düzeyde kitaplarla ders verilen kurslara gider; burada iki fark vardır biri ilerleyen yaşı, diğeri de aynı içeriğe para ödemiş olması. Türk mantığı ile "madem para verdik hakkını verelim" gibi bir felsefeyle ingilizce çalışılır ve başarılı olunup intermediate ya da upper-intermadiate seviyeyle kurs tamamlanır.
Özetlemek gerekirse iş tamamen kişinin kendisinde biter; ki genelde de Türkiyedeki kurslarda emekli meb öğretmenleri tarafından ders verilir. Ama kursların yabancı öğretmenler ile telaffuz, speaking eğitimleri artı hanesine yazılır.
Her iki şekilde de ingilizce öğrenmeyi başaran bir kişinin türkiye sınırları dahilinde en büyük eksiği ise pratik ve kelime dağarcığıdır. Bu iki konu için ne kursların ne de meb'in yapabileceği bir şey yoktur.
Lisede (ydal mezunuyum; diğer liseler hakkında bilgim yok; söyleyeceklerim okuduğum lise ile alakalıdır.) hazırlık sınıfında öğretilen ingilizce ise gayet olumludur. Longman, Oxford gibi kurumların yayınları kullanılır; ki bu da büyük meblağlar ödenerek gidilen kurslarla aynıdır (sadece Türkiye'de değil ingiltere'deki dil kurslarında da aynı kaynaklar kullanılmaktadır.). Sonuçta iş öğrenciye düşmektedir. Ancak; kafası özellikle hazırlık sınıfındayken derslerden ziyade başka işlere çalışan ergenliğin ilk aşamasındaki gençler için, ingilizce öğrenmek öncelikli hedef değildir ve genel anlamda bu sınıfı tamamlyana öğrencilerde ingilizce bilgisi çok iyi olmaz. Bu evreyi iyi atlatamayan öğrencilerin ilerleyen sınıflarda da ingilizce derslerinde başarlı olması beklenemez.
Bunu aslında şöyle de açıklayabiliriz. bir öğrenci ileride çok paralar verip aynı düzeyde kitaplarla ders verilen kurslara gider; burada iki fark vardır biri ilerleyen yaşı, diğeri de aynı içeriğe para ödemiş olması. Türk mantığı ile "madem para verdik hakkını verelim" gibi bir felsefeyle ingilizce çalışılır ve başarılı olunup intermediate ya da upper-intermadiate seviyeyle kurs tamamlanır.
Özetlemek gerekirse iş tamamen kişinin kendisinde biter; ki genelde de Türkiyedeki kurslarda emekli meb öğretmenleri tarafından ders verilir. Ama kursların yabancı öğretmenler ile telaffuz, speaking eğitimleri artı hanesine yazılır.
Her iki şekilde de ingilizce öğrenmeyi başaran bir kişinin türkiye sınırları dahilinde en büyük eksiği ise pratik ve kelime dağarcığıdır. Bu iki konu için ne kursların ne de meb'in yapabileceği bir şey yoktur.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar