bugün
- kolye99
- var olmak için ne yaptınız9
- sevgili nedir6
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- elma5
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver7
- kaplan17
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- aslan15
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- amerika birleşik devletleri6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- fatoş seğmen2
- zebra7
- sarı teker kim sorunsalı8
- evi ev yapan şeyler14
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- timsah9
- ona bir şey söyle10
- asla evlenilmeyecek erkekler2
- ankara8
- futbol18
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bileklik19
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak2
- papatya5
- fransa5
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- fenerbahçe18
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek2
- bugün sözlüğün sakin olması4
- almanya10
- evlenilecek erkeği sanayiye götürmek2
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- anadolu çomarları7
- galatasaray19
- jeffrey epstein6
- billie eilish'in memeleri2
- yalnızlık ömür boyu4
- prezervatif alan müşterinin sırtına vuran eczacı2
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- türkiye18
- evrim2
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
entry'ler (292)
bir kaç gündür bulunduğum şehir. haliyle hakkında yazacak belli bir miktarda bilgi sahibi oldum diyebilirim. öncelikle kısaca tanımlayacak olursak düzensizliğin ve gelir adaletsizliğinin başkenti diyebiliriz mexico city için. öyle bir hayat yaşanıyor ki her şey iç içe ve tam bir karmaşa ve kaos içinde. tabi aynı yaşam tekrarlana tekrarlana kaosta bile bir ahenk tutturmuşlar diyebiliriz. 7 haziranda bizdeki gibi onlarda da genel bir seçim var. ve ülke bizdekine nazaran daha hassas bir dönemden geçiyor diyebiliriz. günün her anında polis aracı sirenlerini duyuyorsunuz. ayrıca polis sosyal hayatın o kadar içinde ki gözünüzü her çevirdiğiniz yer devriye gezen veya sabit olarak bekleyen polislerle dolu. bir de kahrolası federaller var ki varın siz düşünün bu sayıyı. ama normal hayatın içinde çok ta olayla veya suçla karşılaşmıyorsunuz. tabi bu nerelerde dolaştığınızla da alakalı olabilir. şehre gelecek olursak en dikkat çeken noktalardan biriisi de her tarafta seyyar atıştırmalık şeyler satan fast food'çular. ancak oo meksika yemeği alırım bir dal diyemiyorsunuz. çünkü tipik bir tür insanı için kokusu dayanılacak gibi değil. sırf bu yüzden kaldırım değiştirdiğimi bilirim. ama restorantlar çok iyi. her türlü yemeği bulabilirsiniz ve gerçekten bize de uygun tadlar mevcut. ancak acı miktarı sandığınız kadar olmuyor genelde. sonra ulaşım meselesi trafik kötü ama istanbul kadar değil bence. bizdeki metrobüs fikrinin de ana vatanı mexico city. kızları/kadınları çok güzel değil. ten rengi çağla şikel tadında olan insanlar hep itici gelmiştir. tabi bu bir genelleme. istisnalar da bolca mevcut. özetle o kadar yol çekip para verilerek gelinecek yer değil. ha illa meksika'ya gitmeliyim diyorsanız önerebileceklerim; cancun, chiapas, monterrey hatta guadalajara (google a bakmadım yanlış yazmış olabilirim). ha bir de adamlarda gram ingilizce yok. öyle.
dokusu olan ama ruhu olmayan şehir.
Şu an yattığım yerden yazdığım bu yazıyı Türkiye'nin belki de dünya'nın değişik bölgelerindeki insanlarin okuyabiliyor olmasina hala şaşırıyorum. Hayat çok garip.
rte: %53
ekmeleddin: %39
s.demirtaş: %8
ekmeleddin: %39
s.demirtaş: %8
trafik ışıklarına aldırmayıp yol boş diye yola atlıyorsa türktür.
Evet pek sevgili sözlük kullanıcısı, senden bahsediyorum. Başlığı okuyunca hemen gözlerini belertip ne alakasi var ben buldum işte deme. Kendini kandiriyorsun bulmadin, bulamadin. Bulduğunu sandığın aslinda en başta aradigina hiç benzemiyor. Kendini kandiriyorsun. Senin yaptığın bulduğunu aradigin şey yapmak sadece. Önce bulup sonra, tam da bunu ariyordum demek.
Başlığı okuyunca evet öyle valla öyle biri yok gercekten diyenler, sizin için (aslinda bizim için caktirma) ne soylesem az. Insanlar sizi haketmiyor. Bu dünya için fazla temizsiniz. Şaka lan şaka ipsiz sapsiz insanlarsiniz hepiniz kalabalık yapmayin sözlükte.
Başlığı okuyunca evet öyle valla öyle biri yok gercekten diyenler, sizin için (aslinda bizim için caktirma) ne soylesem az. Insanlar sizi haketmiyor. Bu dünya için fazla temizsiniz. Şaka lan şaka ipsiz sapsiz insanlarsiniz hepiniz kalabalık yapmayin sözlükte.
evet dünya kupasıyla birlikte futbol yine hayatımızın esas gündem maddelerinden biri olmaya başladı.
öncelikle belirtmem lazım ki bu entry'i yazma fikri şunu okuduktan sonra hasıl oldu https://eksisozluk.com/fi...-degerlendirmeli--4449322 . içerik olarak alakaları yok sadece konsept olarak aynı tür olmaları nedeniyle ilham verdi.
bu girişi okuyup buraya kadar geldiyseniz gelelim g.ötümden uydurduğum sisteme:
şimdi öncelikle mevcut durumu belirtelim. normalde ne oluyor kazanan üç, beraberlik bir, kaybeden sıfır puan oluyor. bu açıdan önereceğim sistemle maçın her dakikası heyecanlı olacak hiç bir takım ümidini kesmeyecek puan eşitliği veya averaj eşitliği gibi saçmalıklar ortadan kalkacak. şimdi örnekler üzerinden anlatırsam. şimdi iki takımda maça beraberlik olduğu üzere başlıyorlar değil mi? bu beraberlik bozulana kadar örneğin 20. dk'da bozuldu diyelim golü yiyen taraf 20*1 den 20 puanı hanesine yazdırmış olsun. diğer golü atan tarafta 20*1 den 20 puan aldı. ve 60'a kadar bu sürsün 60'ta yenik olan taraf gol atsın 1-1 olsun. 20-60 dk'ları arası önde olan taraf 40*3(40 dk olduğu için 40 ve önde olduğu için 3, galibiyet puanı)'ten 120 puan alsın. diğer tarafta 40*0 dan 0 puan almış olsun. totalde altmışa kadar önde ki takım 120+20 den 140 yenik takımda 20 puan aldı. 60'tan 90'a kadar da beraberlik olsun 30*1 den ikisine de 30 puan daha ekle. maç sonunda gerideki takım toplamda 20+0+30 dan 50, önde götürüp berabere kalan takım 20+120+30 dan 170 puan aldı.
sonuç olarak ne kadar süre önde olursan o kadar çok puan alacağın ve her dk'nın önemi olan bir sistem.
öncelikle belirtmem lazım ki bu entry'i yazma fikri şunu okuduktan sonra hasıl oldu https://eksisozluk.com/fi...-degerlendirmeli--4449322 . içerik olarak alakaları yok sadece konsept olarak aynı tür olmaları nedeniyle ilham verdi.
bu girişi okuyup buraya kadar geldiyseniz gelelim g.ötümden uydurduğum sisteme:
şimdi öncelikle mevcut durumu belirtelim. normalde ne oluyor kazanan üç, beraberlik bir, kaybeden sıfır puan oluyor. bu açıdan önereceğim sistemle maçın her dakikası heyecanlı olacak hiç bir takım ümidini kesmeyecek puan eşitliği veya averaj eşitliği gibi saçmalıklar ortadan kalkacak. şimdi örnekler üzerinden anlatırsam. şimdi iki takımda maça beraberlik olduğu üzere başlıyorlar değil mi? bu beraberlik bozulana kadar örneğin 20. dk'da bozuldu diyelim golü yiyen taraf 20*1 den 20 puanı hanesine yazdırmış olsun. diğer golü atan tarafta 20*1 den 20 puan aldı. ve 60'a kadar bu sürsün 60'ta yenik olan taraf gol atsın 1-1 olsun. 20-60 dk'ları arası önde olan taraf 40*3(40 dk olduğu için 40 ve önde olduğu için 3, galibiyet puanı)'ten 120 puan alsın. diğer tarafta 40*0 dan 0 puan almış olsun. totalde altmışa kadar önde ki takım 120+20 den 140 yenik takımda 20 puan aldı. 60'tan 90'a kadar da beraberlik olsun 30*1 den ikisine de 30 puan daha ekle. maç sonunda gerideki takım toplamda 20+0+30 dan 50, önde götürüp berabere kalan takım 20+120+30 dan 170 puan aldı.
sonuç olarak ne kadar süre önde olursan o kadar çok puan alacağın ve her dk'nın önemi olan bir sistem.
fake hesap tespit edicisidir. insana iki yil aradan sonra entri yazdırır. şaka bir yana yokluğumu farkeden ilk insan. saygılar.
başlığın zamanlamasına bakarsak aslında başlığı açan entry sinde ifade ettiği düşüncelerin tam tersini düşünüyor. insanların gelip rte ye sövmesini bekliyor. tabi arkadaşlar yardımlarını esirgemeyip kendileri pişirip kendileri yiyorlar.
(#16644198) hiç öyle nick altı girmişliğim yoktur. ince zeka ürünü görünce dayanamıyorum. takdir ettim. tabi anlamak için bir üstündeki entry ile beraber okuyun.
tarihin gördüğü en tırt şarkıcılardandır. magazin muhabirleriyle ettiği kavgalarla hatırlanır.
ya banane, sanane, onane, bunane, şunane. yazmak için yazıyosunuz. bu yazdığınız saçmalık kime hizmet ediyor.
bir an düşündüm böyle bir kişi için koskoca uludağ sözlükte bugüne kadar hiç entry girilmemiş olabilir mi diye. sonra yok artık o kadar da değil dedim kendi kendime. kesinlikle yanlış isme yazılan yanlış bir entry dir olsa olsa. yanıltmadı sağolsun.
türkçe' deki en çakma kelimelerdendir anneanne. aynı kelimeyi yan yana getirince nasıl arada ingilizcede of, türkçede -nın, -nin ekinin anlamını versin ki. özetle ne derseniz deyin.
yok rixos yapılacakmış yok kime peşkeş çekilecekmiş. uydurun anasını satayım. inşallah kazara çıkan bir yangındır da siz de bu kul hakkıyla öte tarafı boylarsınız.
kendinden bahsederken ben kelimesini kullanması muhtemeldir.
(bkz: ben).
(bkz: ben).
ne zaman aklıma düşse, sıcak suyun içinde ufalanan o hali gelir aklıma. bir tuhaf olurum. şimdi uzaklardaki eski bir dost gözümde.
bugün babalarına karton marlboro ve don-atlet götürmesi gereken taraftara sahip kulüp.
bugünkü haber bile türkiye' nin gelişimini göstermesi için yeterlidir.