bugün

entry'ler (105)

bir milyon canlı para

şimdi de dünyayı kurtarmak için yarışmaya katıldığını açıklayan bir pıtırcığı kazandırdı bize. ama heyecandan bi dolu para kaybettiler ayak üstü. daha dünyayı kurtarıcaz yapmayın etmeyin!

bir milyon canlı para

açık tavşan kanı ipek saten gömlekli doktor amcanın* saç baş yoldurttuğu yarışma. neyseki gidiyorlar.

21 aralık 2010 roger federer rafael nadal maçı

federer'in 4-6/6-3/6-3'lük setlerle kazandığı maç.

federer nadal'a yılbaşı hediyesi olarak bir set vereceğini söylemişti zaten. yoksa onu da vermezdi.
bakın bakın şurda*
http://www.dailymotion.co...rer-nadal-gulme-krizi_fun

kazanan kaybeden bir tarafa, bu ikiliyi böyle amaçlar uğruna maç yaparken izlemek çok güzeldi. ikinci maç ise yarın ve bu kez adresimiz madrid.

21 aralık 2010 roger federer rafael nadal maçı

geliri roger federer vakfına bağışlanacak ve afrika'daki çocuklar yararına düzenlenen gösteri maçı. an itibariyle başlamış hatta 5 oyun geride kalmış olup eurosport ekranlarında canlı canlı izlenebilecek keyifli, bir o kadar da anlamlı maç.

çocukken nefret edilen şeyler

hep az kalıp hiç bitmeyen yollar.

-babacım daha gelmedik mi?
-az kaldı kızım.
-baba geldik mi?
-az kaldı kızım.
-baba
-az
-tamam peki o zaman.

marsel ilhan

bu gün açıklanan avustralya açık katılım listesine göre ilk kez erkeklerde eleme maçları oynamadan bir grand slam turnuvasında ana tabloda yer alacak olan tenisçimiz. geçen yıl elemelerden gelerek 2. tura kadar yükseldiğini, favori zemininin de sert kortlar olduğunu göz önüne alırsak, eh biraz da şansın yardımıyla daha ileriye gitmesi işten bile değil.

umarım o vakte kadar yeni yeni destekler ve çalışma fırsatları sağlanabilir de elindeki yetersiz imkanlarla gelebildiği şu noktanın bir teşekkürü olur..

üniversiteli kızın barda ne işi var

anlamlı bir eylemle eleştirilen hasan albayrak söylemi.

http://www.birgun.net/edu...mp;month=12&year=2010

3 aralık dünya engelliler günü

unutmamamız gereken gün.
http://www.engellerikaldir.com/kampanya/

hoşçakalın sözlük ve yazarlar

hoşça kalması, gitmemesi gereken yazarın sözleri.. çünkü artık tanısın tanımasın ona destek olabilecek bi dolu insan var sözlükte.

28 kasım 2010 federer nadal atp final maçı

son yedi yılın bir ve iki numaraları, tenisi onlar ve diğerleri diye ayıran iki ismin mücadelesi, nam-ı diğer rüya final. an itibariyle ilk oyunu federer'in kazandığı maç.

28 kasım 2010 federer nadal atp final maçı

yine beni totem yapayım diye şekilden şekile sokacak olan maç.

28 kasım 2010 haydarpaşa tren garı yangını

o çatının altında yaşadıklarını düşündükçe insanın içi de yanıyor..

hasan albayrak

yurtlardaki giriş-çıkış saati uygulaması ve bunun kadın, erkek öğrenciler üzerindeki uygulanma şeklinin farklı olması ile ilgili sorulan sorular üzerine "kız çocuğunun barda ne işi var? o saatte açık olan yerler neresi biliyorsunuz. erkek öğrenciler de gitmesin. tiyatroya, sinemaya gitsin. bar başka bir şeydir" gibi bir açıklama yapan, kız çocuklarının başıboş dolaşmasını doğru bulmayan kyk genel müdürü.

her yıl kadın cinayetleri inanılmaz oranlarda artarken böyle açıklamaları duymak, okumak, görevi gereği bu ülke için "önemli" insanların bu düşüncelere sahip olduğunu bilmek gerçekten üzücü.

bu arada "ben de babayım, kendimi yurtlarda kalan öğrencilerin babası gibi görüyorum" diye eklemiş. genel müdürümüz gerçekten çok babacan.

1 aralık dünya aids günü

eskişehir'de de birçok ilde olduğu gibi 1 aralıkta açılacak standlar, aids yürüyüşü, bilgilendirme broşürleri ve kondom dağıtılması, ücretsiz film gösterimi ve çözümlemesi, üreme sağlığı ve hiv konulu seminerler gibi çeşitli eylemcelerle sokaklarda, kampüslerde olacağımız gün.

denizi olmayan şehirde yaşamak

"denizi olan şehir"lere giderken arabada, denizi ilk kim görecek yarışması yapmaktır..

robin söderling

paris masters'da gael monfils'i* 6-1/7-6 lık setlerle yenerek şampiyon olmuş tenisçi. yarı finalde federer'i eleyen monfils'ten ellerimle intikam almış gibi huzurluyum.

her şeyde bir hayır vardır

kendime en sık söylediğim yalan.

cv ye uludağ sözlük yazarı yazmak

(bkz: prezantabl eleman)

donas

içinde her şey olan, merdane kalınlığında, vıcık vıcık bir garip dönerimsi. ben yarısını bile bitiremezken yanımdakilerin bir buçuğunu* ham yaptıklarını gördükçe, hala ve her seferinde şaşırıyorum..

nur yerlitaş

bugün anneyle telefonda konuşurken aramızda şu diyaloğun geçmesine sebebiyet veren kadın.

+- bla bla bla...
+* anne televizyonun sesi çok açık sanki, çok gürültü geliyo.
-* hayır kızım nur yerlitaş şarkı söylüyo.
+ hmm peki anne anladım, görüşürüz o zaman yine..
- görüşürüz kızım, öpüyorum.
+ bende öpüyorum annecim*