bugün
- simko331
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok26
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı17
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak8
- mekke anlaşması10
- chp zihniyeti vs ilham aliyev zihniyeti5
- kara para nasıl aklanır sorunsalı4
- ilham aliyev26
- ofsaytımsı vol 212
- husiler8
- bir önceki entryi devam ettir5
- nervio16
- şabısgoy9
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak5
- uludağ sözlüğe kayyum atanması3
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- gocu neden rip oldu2
- dünyanın en yakışıklı erkeğinin türk olması2
- türkiye de artan okul saldırıları12
- ebulfeyz elçibey2
- cilt kanseri4
- yetiş'ya mokv5
- yüksek enflasyon16
- son okunan kitap11
- israilin husilere karşı suudilere katılması2
- sıcak çıtır lahmacun ezme salata buz gibi kola3
- kadın parfümü3
- muslettin amca9
- birader beyler birader bey yazarlardır2
- kontrollü delilik ve mallaşma2
- kitap okuyan biri rte'ye oy vermez4
- kara parayı borsada aklamak3
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- fırat'tan kerbela'ya su getirmek2
- yavuz sultan selim6
- sözlük kızlarının kombinleri45
- riyad saldırılarının perde arkası3
- çok okuyup devreleri yakmak2
- kız rolü yapmak6
- türkiye'deki gürcüler4
- muşlettin amca birader beydir2
- ekonomi2
- fon vurgunu6
- karton toplayan bey2
- bir şeyler söyle5
- topalar2
- kendini türk hisseden arap artığı24
- bravi diyerek italyanım oğlum ben havası3
- rj mitte5
sevdiği entry'ler
bu entry alıntıdır.
çok hoşuma gittiği için paylaşıyorum.
buyursunlar;
yedi kişinin aynı tuvalet fırçasını hep birlikte tutarak 1 metrekare tuvaletin içine sığmaya çalışıp tuvaleti temizlemeleri.
uyarı: yazının bundan sonraki kısmı pistir, taocudur, dombilidir, mide bulandırabilir. bence okumayın.
11-1 karargah nöbetlerimden yine birini tutuyorum o gece. saat onikiyi henüz geçmiş bir sigara daha bitmişti. gecenin sessizliğini aceleyle atılan adımlar bozmuştu. önümden hızlı hızlı yedi tane tanıdık yüz geçti. o saatte böyle aceleyle nereye gittiklerini merak ettiğim için nereye gittiklerini sordum. "tuvalete sıçmışlar" dedi içlerinden biri. iyi de yüzlerce yıldır zaten tuvalete sıçmıyor muyuz nasıl bir bok ki bu kitleleri böyle peşinden sürükleyebiliyor? nasıl bir bok gece uykusundan daha tatlı olabilir? diye düşünürken merakıma yeni düşüp ben de kapıldım bok'un cazibesine ve peşlerinden gittim. işte insanoğlu böyledir, talep gören şey bir bok bile olsa onun peşinden gider.
tuvalete girmemizle şok olmamız bir oldu. adam delik hariç her yere sıçmış ve götüyle ortaya bir sanat eseri çıkarmış. bildiğin doğa resmi çıkmış ortaya. peçeteye attıran adama sanatçı deniyorsa bu adam duayen olmalıydı. belki burada küçük bir dere vardır demiş ve ishal olmuş orada. ağaçların bedenini çalışırken resmen kütük bırakmış. gölge olan yerlere daha koyu, güneş alan yerlere açık sıçmış. hepimiz bu manzara karşısında küçük dilimizi yutmuşken nöbetçi komutanın sesiyle tekrar gerçek dünyaya döndük. "kameralardan bugün buraya bu yedi kişinin girdiğini tespit ettik, bunu yapan itiraf etmeyeceğine göre ceza olarak hep birlikte temizleyeceksiniz bu pisliği" dedi uykusundan kalkıp gelen askerlere. içlerinden sanat tarihi okuyan asker "komutanım bunu yapmak kıyım olur. gotik tarz ve 17. yy. sonları natürmort üslubu kullanarak sıçmış adam. dikkatli bakarsanız renoir ve monet çizgilerinden ilham aldığını görebilirsiniz" dedi sessizce. fakat komutan kararını vermişti. bok'un hükmü verilmişti. ona daha fazla yer yoktu orada. suçsuz ve daha sonra değeri anlaşılacak bir idam mahkumu gibi mağrur, gururlu, kendinden emin ve kaderini kabullenmiş bir şekilde bize bakıyordu bok. hadi bitirin şu işi, uzatmayın! dercesine yatıyordu boylu boyunca önümüzde. sessiz, derinden gelen gözyaşları ve hıçkırıklar eşliğinde ilk fırça darbesi vuruldu bok'a. sanki o darbe bok'a değil de insanlığa vurulmuştu. sanki o fırça bok parçalarını değil de son kalan insani duyguları söküp alıyordu. hiç inat etmedi bok. geldiği gibi asilce çekti gitti tuvalet taşından. tuvalet kelimesinin içinde geçen tuval belki hiçbir zaman bu kadar anlamlı olmamıştı. belki bundan sonra da olmayacaktı.
evet belki tuvaletteki kara leke temizlendi ama tarihe bırakılan bu kara leke ne olacaktı? son fırça darbesi atıldıktan ve tuvalette birbiri içine giren yedi kişi kurtarıldıktan sonra herkes sessizce dışarı çıktı. birbirini teselli edenler farkındaydı ellerine bulaşan pisliğin. sonra ellerini yıkayıp aynı sessizlikle yataklarına geri döndüler. belki bir hiçbir zaman kendini affetmeyecek olmalarının verdiği vicdan azabıyla uyumaya çalıştılar.
çok hoşuma gittiği için paylaşıyorum.
buyursunlar;
yedi kişinin aynı tuvalet fırçasını hep birlikte tutarak 1 metrekare tuvaletin içine sığmaya çalışıp tuvaleti temizlemeleri.
uyarı: yazının bundan sonraki kısmı pistir, taocudur, dombilidir, mide bulandırabilir. bence okumayın.
11-1 karargah nöbetlerimden yine birini tutuyorum o gece. saat onikiyi henüz geçmiş bir sigara daha bitmişti. gecenin sessizliğini aceleyle atılan adımlar bozmuştu. önümden hızlı hızlı yedi tane tanıdık yüz geçti. o saatte böyle aceleyle nereye gittiklerini merak ettiğim için nereye gittiklerini sordum. "tuvalete sıçmışlar" dedi içlerinden biri. iyi de yüzlerce yıldır zaten tuvalete sıçmıyor muyuz nasıl bir bok ki bu kitleleri böyle peşinden sürükleyebiliyor? nasıl bir bok gece uykusundan daha tatlı olabilir? diye düşünürken merakıma yeni düşüp ben de kapıldım bok'un cazibesine ve peşlerinden gittim. işte insanoğlu böyledir, talep gören şey bir bok bile olsa onun peşinden gider.
tuvalete girmemizle şok olmamız bir oldu. adam delik hariç her yere sıçmış ve götüyle ortaya bir sanat eseri çıkarmış. bildiğin doğa resmi çıkmış ortaya. peçeteye attıran adama sanatçı deniyorsa bu adam duayen olmalıydı. belki burada küçük bir dere vardır demiş ve ishal olmuş orada. ağaçların bedenini çalışırken resmen kütük bırakmış. gölge olan yerlere daha koyu, güneş alan yerlere açık sıçmış. hepimiz bu manzara karşısında küçük dilimizi yutmuşken nöbetçi komutanın sesiyle tekrar gerçek dünyaya döndük. "kameralardan bugün buraya bu yedi kişinin girdiğini tespit ettik, bunu yapan itiraf etmeyeceğine göre ceza olarak hep birlikte temizleyeceksiniz bu pisliği" dedi uykusundan kalkıp gelen askerlere. içlerinden sanat tarihi okuyan asker "komutanım bunu yapmak kıyım olur. gotik tarz ve 17. yy. sonları natürmort üslubu kullanarak sıçmış adam. dikkatli bakarsanız renoir ve monet çizgilerinden ilham aldığını görebilirsiniz" dedi sessizce. fakat komutan kararını vermişti. bok'un hükmü verilmişti. ona daha fazla yer yoktu orada. suçsuz ve daha sonra değeri anlaşılacak bir idam mahkumu gibi mağrur, gururlu, kendinden emin ve kaderini kabullenmiş bir şekilde bize bakıyordu bok. hadi bitirin şu işi, uzatmayın! dercesine yatıyordu boylu boyunca önümüzde. sessiz, derinden gelen gözyaşları ve hıçkırıklar eşliğinde ilk fırça darbesi vuruldu bok'a. sanki o darbe bok'a değil de insanlığa vurulmuştu. sanki o fırça bok parçalarını değil de son kalan insani duyguları söküp alıyordu. hiç inat etmedi bok. geldiği gibi asilce çekti gitti tuvalet taşından. tuvalet kelimesinin içinde geçen tuval belki hiçbir zaman bu kadar anlamlı olmamıştı. belki bundan sonra da olmayacaktı.
evet belki tuvaletteki kara leke temizlendi ama tarihe bırakılan bu kara leke ne olacaktı? son fırça darbesi atıldıktan ve tuvalette birbiri içine giren yedi kişi kurtarıldıktan sonra herkes sessizce dışarı çıktı. birbirini teselli edenler farkındaydı ellerine bulaşan pisliğin. sonra ellerini yıkayıp aynı sessizlikle yataklarına geri döndüler. belki bir hiçbir zaman kendini affetmeyecek olmalarının verdiği vicdan azabıyla uyumaya çalıştılar.
Damarına basıldı mı ciddi ciddi o kulağı kesen yazar.
Keser ve o kulağı burnunuza sokar, sonra onu burnunuzdan üflettirerek tekrar kulağınıza geri sokar. Akıllı olun derim benden söylemesi.
iyi yazmalar baba.
Keser ve o kulağı burnunuza sokar, sonra onu burnunuzdan üflettirerek tekrar kulağınıza geri sokar. Akıllı olun derim benden söylemesi.
iyi yazmalar baba.